27 Ağustos 2018 Pazartesi

Şapkayı önüme koyup yazılmış en ağır Beşiktaş/Orman/Güneş eleştirisini yapıyorum


Görünen köy uzakta değildir,
İnsan olan sevdiği ile uğraşır eleştirir eksiklerini görür, kapatmasını ister. Beşiktaş’ı hocasını renklilere medyaya karşı hep savunduk, Fikret Orman’ı baş üstünde tuttuk. Gelen şampiyonluklarda paylarını teslim ettik, Şenol Hoca’ya hiç verilmediği kadar değer verdik, vereceğiz, mecburuz. Oynattığı oyunu da kendisini de çok seviyoruz…lakin Beşiktaş’ı renkleri kişilerden ve egolardan arınmış olarak daha çok seviyoruz. Eksik varsa söyleriz, eleştiririz. Başlayalım, lig başlamadan UEFA’dan elenmeden eleştirilerimizi yapalım. Kervan yolda düzülmesin kervan başta düzülsün, eksikler giderilsin diye bütün çabamız, ha sonra biz yine kanser oluruz, o sorun değil. Biz zaten kanser olmuştuk daha önce.
Yaklaşık 11 tane maç oynadık, takımın atanı ve tutanı yok. Orta sahada topu ileri taşıyacak ADAM YOK. Talisca’nın gideceği şubat ayında belli oldu, yerine 4 ayda bir tane adam koyamadık. Hoca forvet on numara diye diye yazı bitirdi. Bir de adamın elindeki en iyi kaleci lige 1 hafta varken satıldı. Peki bütün bunlar olurken takım ne yaptı. Tosiç’te gitti, hadi diyelim orda vida Roco idare edeceğiz de , gecen sene takımın gol ve asist yükünü üstlenen Talisca’nın eksikliğini gol kısırlığı çeken 5 forvetin yapamadığını kim yapacak. Şenol Güneş ne yapsın! Güneş gittikçe form düşüklüğü yaşıyor, elinde 5 forvet var gol atan yok, adam ne yapsın. İçeri girip şut atan var yapan yok, orta açan var kafa vuran yok, orta saha var 10 numara yok, defans var en iyisi var ama ortada yenilen garip goller var, atan var, ama atamayan çok tutan var tutamayan çok. Adam elindeki ile en iyisini yapmaya çalışıyor, bazen laz inadı tutuyor ama işte o kadar da olur. Bu yenilgiler yönetime değil ona yazıyor.
Fikret Orman mucize işler yaptı. Kayyum derdinden kurtarıp, borç harç stadın yapımı Gomez gibi dünya yıldızları vs vs vs. Sezarın hakkı sezara. Basket takımının toparlanması, sportif başarılar, Fikret Başkanı yedirmeyiz ve arkasında durduk ama! Gelinen noktada kendisi dediğim dedik çaldığım düdük diyor. Torunoğluları’nın gidişi ile başlayan bir durum var, sonra kongre kararı. Hepsi monarşi yönetim modeline denk düşüyor, andırıyor. Hocaya eleman yakıştırması da cabası.
Takım gecen seneden beri S.O.S. veriyor, Talisca olmasa gecen sene ilk dört bile zordu. Takım orta kafa gol oynuyor, niye 10 numara yok. Sosa gitti orta saha bildiğin yol gecen hanı. Niye top sürekli geriye dönüyor ön liberolara baskı yapılınca sürekli şişiriliyor. Bu oyun şablonu ile gecen sene bitmedi bu sene de bitmez. Gecen senenin hızlandırılmış hali de yeni sezonda devam ediyor üstelik skorer oyuncu yok, 10 numara yok kaleci ligin 3. haftası geldi.  2 senedir hoca forvet, stoper, 10 numara diye diye kör oldu. Alındı mı hayır, zar zor parlattığı adamlarda satıldı üstelik. Neyse de nereye kadar. Tamam kur yüksek para kısıtlı da, hiç mi planlama yok, Serkan Rençber niye alındı niye gönderildi, madem ihtiyaç vardı gecen sene hocaya yardımcı neden alınmadı, Oğuzhan Tolgay ikilisi asist ve skor üretemiyor, bunu sokakta çay satan adam görüyorken yönetim “herkes işini yapsın” demekten başka ne iş yapıyor. Basket takımında şuan hiçbir şey yok. En son 6 oyuncu vardı onlarında ikisi 3 çöp zaten. Orası da karışık.
Hakemmişte, ofsaytmış vs. ilk 33 dakika da 3 gol yenmiş, bir önceki maçta Erzurum ilk yarı farkı kaçırmış, ondan önceki Uefa maçı zar zor geçilmiş, hazırlık maçları ışık vermemiş, yönetim abarttığı tatiller haricinde ne iş yapıyor. Tamam ilk gol 2 metre ofsayt elle alındı da 3 golu nasıl yedik kardeşim.
Fikret Orman Beşiktaş’a başkan olmadan önce hiç kimse tarafından bilinen biri değildi. Şimdi sürekli ben merkezci bir eda ile gittikçe itici olmaya başlayan açıklamalar yapıyor. Kimse Beşiktaş’tan üstün değil, madem maaşlı eleman değilsin, madem maaş almıyorsun aday olmazsın olur biter, seni seviyoruz ama bu tanınırlığını Beşiktaş üzerinden yapıp sonra dönüp taraftara laf edeceğin anlamı taşımaz. Yorulduysan kazanda iki bira içip özel jetinle tatile gidebilirsin başkan. Kimse zorla sana bu işi yap demiyor. Bence Seba kadar hatırlanan bir başkan olacaksın en azından bende yerin o kadar büyük ama bir yere kadar.
Şenol Hoca olmazsa şimdiye kadar zaten bırakmıştın yada gönderilmiştin. Beşiktaş’ın sahibi biziz taraftar, siz değil. Evet öğrenciyiz asgari ücretliyiz açız tokuz ama bu senin kalkıp laf edeceğin anlamına gelmez, forma alan maça gelen Feda diyen biziz. Cebinizden verdiğinizi borç olarak biz öderiz. Çok zor değil 2 3 senede bir tane 10 numara bir tane sağlam forvet bulmak, cenk gideli altı ay oldu, Talisca’nın gideceği belli olalı altı ay tamam başkan transfer yapan sensin de, bu eksikleri de sen görüp kapatacaksın. 10. Hafta gelen adam takıma katkı sağlasa ne olacak. Yarıştan düştükten sonra. Biz başta bunu diyoruz. Tamam başkan sensin de bu sene de şampiyon olamazsak ekonomik olarak işler daha da sarpa saracak.
Atanımız yok taşıyanımız yok, tutanımız yeni geldi, ne çıkacağı belli değil ya tutarsa.
Şenol Hoca dersen Oğuzhan Babel sahada yürürken Tolgayı oyundan alır Larin 1. Forvet olamaz. Sene başında Negredo’ya mobing uygulandı ama gitmedi, şimdi bizi ipten alan goller atıyor.
Ne olacak, ben deyim size böyle gidersek, 3 4 hafta sonra yenilgiler yada beraberlikler artmış olur.
Acil olarak dünden bugüne değil de acil olarak;
- Net bir 10 numara yada topu ileti götürebilen bir orta saha,
- Net bitirici yırtıcı son vuruşları iyi bir forvet,
- Babel’in saçlarının boyanması ya sözleşme imzalanması yada gönderilmesi,
- Oğzuhan ve Tolgay’a acil birer psikolog,
- Vida Roco Pepe’yi gün içerisinde iple de olsa bir birine bağlayıp birlikte oynama alışkanlığı.
- Caner, Gökhan’dan daha fazla verim alınma çalışmaları.
- Orta Kafa gol saçmalığından kurtulmamız, yapalım ama bir maçta bilemedim 20 olsun 59 boş orta nedir.
- Fikret Orman’ın kendini taraftardan üstün görme durumunun törpülenmesi,
- Oynamayan adama forma verilmemesi.
- Mental yada metal yorgunluğu olan kim varsa teşekkür edilip gönderilmesi.
- Taraftarın ve Beşiktaş’ın en büyük olduğunun unutulmaması.
- Transfer komitesinde oğluna yeni transferler ile foto çekinen çocuğun bu laubali hareketlerinin sorumlusunun bulunup gönderilmesi.

Yanlışım varsa düzeltin!
Sevgiler,
Ercan Nogay Alper

17 Ağustos 2018 Cuma

Dernekler masasından alınan resmi verilere göre 4 büyüklerin borçları TEYİTLİ



Türk futbolunda "Dört büyükler" olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve
Trabzonspor'un toplam borcu, son 6 yılda yüzde 360 arttı.
Türk sporunun lokomotifi konumundaki büyük kulüpler, son yıllarda maddi sorunlarla boğuşuyor. Kulüplerin geldiği son noktada mali devamlılık sıkıntısı yaşanırken borçlar da giderek artıyor.
Kulüpler, zaman zaman sporcularının ve profesyonellerinin ücretlerini ödemede sıkıntı çekerken, artan kur ve borçların faizleri, yüklerini her geçen gün biraz daha ağırlaştırıyor.
Dört büyük kulübün 2012'de 2 milyar 62 milyon lira olan borcu, 2018'in ilk 7 aylık bölümüne kadar yüzde 360 artarak 9,5 milyar lirayı buldu.

En fazla artış 2017'de
"Dört büyükler"in borçlarındaki en fazla artış, 2017'de gerçekleşti.
Ağustos 2012'de 4 kulübün toplam borcu yaklaşık 2,062 milyar lirayken, bu rakam yüzde 25'lik artışla 2013'te 2,6 milyar liraya yükseldi.
Bir sonraki yıl yüzde 35 artarak 3,5 milyar liraya ulaşan borçlar toplamı, 2015 yılında yüzde 32'lik yükselişle 4,6 milyar lira oldu.
Dört büyük kulübün borcu, 2016 yılında sadece yüzde 9 artarak 5 milyar lira olsa da sonraki yıl artış oranı yüzde 41'e (7,171 milyar lira) çıktı. Borçlar, 2018'in ilk 6 aylık bölümünde geçen yıla göre yüzde 34 arttı.
Böylece 2012 yılında yaklaşık 2,1 milyar lira olan borçlar toplamı, 6 yılda yüzde 360 artarak 9,5 milyar liraya ulaştı.
En fazla artış Trabzonspor'da
Son 6 yılda dört büyük kulüp arasında borcu en fazla artan Trabzonspor oldu.
Bordo-mavili kulübün 2012 yılında 177,9 milyon lira olan borcu, 2018'in ilk yarısında yüzde 521 artışla 1,1 milyar liraya yükseldi.
Söz konusu dönemde Trabzonspor'u yüzde 516 yükselişle Fenerbahçe izlerken, Galatasaray'daki artış oranı yüzde 283, Beşiktaş'ta ise yüzde 259 olarak görüldü.
Son 6 yıldaki artış
Dört kulübün lira üzerinden son 6 yıldaki borçları ve borçlardaki yüzdelik artış şöyle:
Takımlar2012201320142015201620172018'in ilk yarısıArtış oranı (Yüzde)
Beşiktaş584,9 milyon628,3 milyon830,4 milyon1,117 milyar1,524 milyar1,885 milyar2,1 milyar259
Fenerbahçe568,4 milyon571,2 milyon889,2 milyon1,423 milyar1,258 milyar1,753 milyar3,5 milyar516
Galatasaray731 milyon1,152 milyar1,434 milyar1,703 milyar1,830 milyar2,585 milyar2,8 milyar283
Trabzonspor177,9 milyon237 milyon350.7 milyon407,7 milyon453 milyon948 milyon1,1 milyar521
Toplam2,062 milyar2,589 milyar3,504 milyar4,651 milyar5,065 milyar7,171 milyar9,5 milyar360



ekşiden: iki takımın da deli gibi maddi sıkıntı çektiği senede onca satış yapmanıza rağmen bir tane bile kaliteli topçu getiremediniz.


fikret orman başlığında yazmıyorum, çok fazla troll entry eşliğinde ciddi yorumlar arada kaynıyor çünkü. 

mutlaka ama mutlaka başkana yakın birinin buraya göz gezdirdiğini varsayarak, geldiği günden beri yaptıklarını destekleyen biri olarak yazıyorum.

mario gomez'den aboubakar'a elimizden kaçan onlarca fırsat var, bunları es geçiyorum ama geçen sene kendin parlattığın cenk'in satışından en aşağı 22 milyon euro para kazanmışken, cenk'e rağmen yetersiz olan hücum hattına cenk kalitesinde birini almak yerine gidip ligi tanıyor diyerek 3 milyon euro bedelle vagner love'u aldın. sandık ki lig bitince ortalığın amına koyacaksın. 

ekonomik olarak boka batmış bir kulübü yönetmekle mükellefsin, şampiyonlar ligi'nden gelir elde etmediğin her sene de sıkıntıdasın ffp olsun olmasın. bunun bilincindesin ve geçen sene yapılan onca haksızlığa, şampiyonluk maçından bir önceki maçta rakip lehine yapılan hakem hatasına çıkıp tek kelime etmedin, başkanı olduğun kulüp 4. oldu. 

sen bu takımı geliştirecek hamleler yapmalıyken, cenk'in satışından gelen paranın 19 milyon eurosu sende olmalıyken , üstüne 15 milyon euroluk daha satış yapmışken takımın geldiği noktaya bak. 

son 8 ayda eline 34 milyon euro para geçmiş, hala kur farkından dolayı transfer bilmem ne bilmem ne. 10 numara ve forvet eksikliği her maç göze batıyoken inatla hiçbi girişimin olmaması artık kabak tadı vermeye başladı. hadi forvette fazlalık var, maaş yükü de fazla *anlayabilirim. ama insan bi tane 10 numara alır da, belki taraftarın artık homurdanmaya başladığı oğuzhan ve tolgay'ın verimi yükselir. belki negredo, larin, love ile uyum yakalar da gol sorunu çözülür. 

ama yok. transfer dönemi başladığından beri en aşağı 100 isim okudum, kayda değer tek transfer enzo roco, onu da gördük bugün. ilk maçı diye bi şey demiyorum. 

yazık vallahi yazık. takımı düze çıkartarak hem kendi adınıza, hem takım adına müthiş bir prestij elde edebilecek, ülkedeki diğer rakiplerinize fark atarak kendinize hata yapma payı bırakacak olduğunuz senede şampiyonluğu ikram ettiğiniz yetmedi, iki takımın da deli gibi maddi sıkıntı çektiği senede onca satış yapmanıza rağmen bir tane bile kaliteli topçu getiremediniz. 

benim gibi sizin destekçiniz olan bir taraftarın bile sabrı kalmadı. şu saatten sonra yapılacak transfer, yumurta göte sıkışınca yapılan transferdir. ister kaliteli olsun, ister elinde patlasın. erdal torunoğulları'ndan bu yana tamamen plansız programsız transfer yapıldığı gün gibi ortada. siz hala sağda solda çıkıp transfer taraftarın işi değil demeye devam edin, burak yılmaz transferinden taraftar tepkisi yüzünden vazgeçtiğiniz ortaya çıkmışken.

son olarak, kalemize gelen her topta gol yicez korkusuyla maç izlemeyi özlemişim. teşekkür ederim(!)

https://eksisozluk.com/entry/80346287

9 Ağustos 2018 Perşembe

bu akşam ki maç için mükemmel bir yorum.. sakin olun


türkiyeli bireyler olarak olumsuz durumlar ve sonuçlarla karşılaştığımız zaman hemen

gemileri yakarcasına moral bozmak, kötüyü düşünmek ve birilerini suçlamak/kötülemek gibi 'milli' bir alışkanlığımız var. hemen şampiyonluk kayıpları ah'lar vah'lar holiganca boş beleş fanatik yorumlar. yahu arkadaşlar, dostlar, ahali her futbol takımı için sezon öncesi hazırlıkları sırasında ve sonrasında oynanan ortalama 4-5 maç ritim duygusu olmayan orkestra tadı verir hepimiz biliyoruz. neyse,
takım içersindeki durumu değerlendirelim; (bkz: aykut kocaman)ın baba 11 kişi savunalım yıkalım vuralım rakip yorulunca da bi' kontra atalım yatalım taktiğiyle oynayan linz takımına karşı şans biraz yanımızda olsaydı daha rahat bir skor bulurduk diye düşünüyorum. 

futbol dışı olan faktörlerden de bahsetmek istiyorum, gavur gibi bir nemde yaşıyoruz 2 haftadır istanbul'da, benim su almaya gidesim gelmiyor bu havada ne topu ne koşusu ne taktiği. bir diğer husus ise; kendi içinde 11 arayışında olan takımın kimler gidecek kimler kalacak manşetlerinden bi' hayli etkilendiği hissediliyor. (bkz: fikret orman)'ın sessiz ve gizli transfer oyunlarına son vermesini diliyorum zira takıma en büyük zararı kendisi verebilir bu onu da satarım bunu da satarım sonra gencolarla oynarım tavırlarıyla. iyi ve birbirini tanıyan oyuncularla oturmuş bir kadro derinliğine 
sahibiz.

*somurtuk kötümser dostlara da gönülden bi trivela gönderiyorum

sezon boyuna görüşmek üzere, hadi sağlıcakla kalın.

https://eksisozluk.com/entry/80089653

Lask Linz maçı yazısı, ekşiden..


roco bonservissiz
dorukhan bonservissiz
Büyük taraftar

mertcan bonservissiz
umut nayir 250 bin euro
devre arasında bonservisi alınan 
lens’e 4m euro
love’a 3m euro
larin’e 1,85m euro
vida bonservissiz
yaz alt alta etti mi sana yaklaşık 9m euro

aynı dönemde sattıklarına gel
cenk 22,5m euro
fabri 6m euro
tosic 4.5m euro
mitrovic 3.5m euro
hepsi 36.5m euro

27.5m euro transferden artıdayken hala cepte para yok 25m euroya vida satcaz da 3 transfer yapcaz.. ağustosun ortasına geldik.. sahadaki futbola bak.. sanki yedek takımı izliyoruz, aslında başka da as takım yok..

talisca da gitmiş, şampiyonlar ligi geliri de yok, elde negredo, love, lens.. takım veteran takımı.. kaleci, sağ bek, 10 numara, golcü yok.. 

içim şişti..

https://eksisozluk.com/entry/80089363

About