28 Nisan 2018 Cumartesi

Cemal Ersen (milliyet) Beşiktaş'ın kararına saygı duymak zorundasınız



kaynak: http://www.milliyet.com.tr/cemal-ersen/herkes-kendine-gore-hakli-2657429-skorer-yazar-yazisi/

Futbol Federasyonu yönetim kurulunun Fenerbahçe-Beşiktaş kupa yarı final rövanş maçıyla ilgili “kaldığı yerden devam” kararı farklı yorumlara yol açtı.
Fenerbahçe cephesinin iddiası, çıkan olayların organize edildiği ve kendilerine kumpas kurulduğu yönünde idi. Ardından devletin zirvesinden de benzer açıklamalar gelince, doğrusu sarı-lacivertli takımın hükmen yenik ilan edilmesi ve kupadan elenmesi ihtimali iyice azaldı diye düşünmüştüm.
Önemli olan, yönetim kurulu kararına kadar geçecek süreçte emniyet ve savcılık tarafından yürütülen soruşturmada gelinecek nokta idi. 25 kişi gözaltına alındı. Sadece üçü tutuklandı. Diğerleri adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 
Doğal olarak, eylemin planlanmış bir hareket mi, yoksa bireysel saldırılardan mı ibaret olduğunun bu kadar kısa sürede saptanması ve yargıya varılması mümkün değildi. 

Yanıtınız nedir?
Lakin, maç sırasında milyonlarca kişinin izlediği, kimsenin inkâr edemeyeceği çirkinlikler vardı. Durum saptaması yapmak adına soruyorum:
Maçın tatil edildiği dakikaya kadar Beşiktaşlı oyuncuların köşe atışı kullanmak için gittikleri noktaya, defalarca her türlü tehlikeli madde atıldı mı? Evet.
Hakem iki kez oyunu durdurup, uyarıda bulundu mu? Evet. 
Fenerbahçe kaptanı Volkan ve diğer oyuncular tribünlere gidip maçın devamı için çaba gösterdi mi? Evet.
Temsilci raporlarına da yansıdığı gibi Beşiktaş teknik direktörü Şenol Güneş’e maç boyunca ağır hakaretler edildi mi? Evet.
Güneş kafasına isabet eden cisimle başından yara aldı mı? Evet. Kısa bir süre sonra yere düşüp ilk müdahale yapıldı, kafasına “zımba” tabir ettiğimiz yöntemle dikiş atıldı mı? Evet.
Soyunma odası tünelinde, orada bulunmaması gereken şahıslar (!) ve özel güvenlik güçleri ile Beşiktaşlı oyuncular arasında arbede yaşandı mı? Evet. 
Peki, tüm bunlar normal ve maçın devamını gerektiren şeyler mi?..
Suçlu hakem!
FİFA ve UEFA üyesi bir futbol ülkesiyiz. Talimatlarımız, kurallarımız, disiplin uygulamalarımız üç aşağı beş yukarı aynı. Soru şu; Bu olaylar uluslararası bir karşılaşmada yaşansa idi, hakem o maçı tatil edip içeri girer miydi?.. 
Beşiktaşlı futbolcuların hakemin izni olmadan soyunma odasına gitmesinden yola çıkarak, yaşanan rezaleti masum gösterme çabaları gerçekten şaşkınlık verici. “Organize işler” söylemlerini bir kenara bırakıp; ihaleyi, tatil kararı nedeniyle hakeme yıkmak, temsilci raporları arasındaki çelişkiyi hiçbir şey yaşanmamış gibi yorumlayarak haklı pozisyona geçmeye çalışmak da hâkeza!..

Cesaret işi!
Kuşkusuz olaylı derbinin artçıları bir süre daha devam edecek. Beşiktaş kulübünün, divan kurulu tavsiyesi ve camianın talebiyle “maça çıkmayalım” kararı da bunlardan biri. Karar alınırken herhâlde sonuçları değerlendirilmiş ve ağır yaptırımlar hukukçuları tarafından irdelenmiştir. Yoksa, yüksek tonda seslendirilen “kumpas” iddiaları  ortada dururken, böyle bir hamle yapmak cesaret gerektirirdi. Beğenseniz de beğenmeseniz de saygı duymak gerekir. Tıpkı Futbol Federasyonu yönetim kurulunun  “kaldığı yerden devam” kararı gibi.
Sonuç olarak endişem; çıkan olaylar ve devamında yaşananların bundan sonraki yansımasının nasıl olacağı. Örnek teşkil eder mi, etmez mi? Umarım etmez. Yoksa bu sorumluluğun altından hiç birimiz kalkamayız! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen değerli yorumlarınızı bizlerle paylaşınız.

About