21 Nisan 2018 Cumartesi

Beşiktaş köşe yazarı muhabiri yorumcusu diye geçinen çapsız vasıfsızlar utansın Nilay Yılmaz (Fanatik) dan mükemmel bir yazı HELAL OLSUN


önce yazının kaynak  linkini verelim:  http://www.fanatik.com.tr/yazarlar/nilay-yilmaz/bitmek-bilmeyen-operasyonlar/1366335

Kadıköy’de yaşananlardan sonra tanıdığınız insanların bile fanatizm adına sosyal medyada düştükleri durumu görmek nasıl tanımlanır emin değilim. Kendisine gazeteci diyen ama gazetecilik tarihinde adları dahi anılmayacak, iki kitap yazarak yüksek entelektüel sınıfına dâhil olduğunu sanan zevatların Şenol Hoca’ya ve dahi ailesine yazdıkları, içine düşülen halet-i ruhiyeyi anlatmaya yeter mi bilemiyorum... “Ne olursa olsun haklı çıkmalıyız” mantığıyla hareket eden Fenerbahçe yönetimi, resmi internet sitesinden bir özür dilemek, bir “geçmiş olsun” demek yerine yaptığı açıklamayla olayları destekleyecek kadar kendini kaybetti maalesef. Aziz Yıldırım operasyon diyor da başka bir şey demiyor. Onlar hep suçsuz, onlar hep muhteşem; kahrolsun dış güçler!

Kimi kandırıyorsunuz? 

1. 25. dakikada sağdan korner kullanılırken madde atıldı, MAÇ DURDU.
2. 41. dakikada soldan korner kullanılırken madde atıldı, MAÇ DURDU.
3. 55. dakikada soldan korner kullanılırken madde atıldı, MAÇ DURDU.
4. 57. dakikada yedek kulübesi arkasından madde atıldı, Şenol Güneş yaralandı, MAÇ TATİL EDİLDİ.
Ama “OPERASYON VAR”mış. Yedek kulübesinin arkasındakilerin çoğunluğu kombineli ve yıllardır orada olan kişiler. Koridorda Beşiktaşlılar’a saldıranlar, görevli kartları olan çalışanlar. Ama “OPERASYON VAR”mış

İçerdeki düşman! 

Evet operasyon var; düşman yaratıp kendi taraftarını uyutarak kulübü yönetmeye çalışanların yaptığı bir operasyon var. Kendi yetersizliklerini ve başarısızlıklarını örtmek için hep başkalarını suçlayıp yerini korumaya çalışanların yaptığı bir operasyon var. Aylardır Beşiktaş’ı ağızlarına dolayarak Fenerbahçe taraftarını öyle bir doldurdular ki, en sonunda avantajlı oldukları maçta taraftarın öfkesini engel olamadılar. Konu sadece bundan ibaret, geri kalanı teferruat. Tabii ki bunu kabul etmezler, büyük oyun derler, operasyon derler. Suçunu kabul etmeyen herkesin dediği gibi. Kadıköy’de cereyan edenler sadece bir sonuç.

Adaleti eşit ve hukuka uygun bir şekilde dağıtmayanların, bir ceza verdikten sonra sırf birisine yaranmak ya da taraftarın gazını almak için indirimlerde bulunanların; özür mekanizmasını unutan kulüplerin, takımının haklarını savunur görünmek için rakiplerini karalamaktan çekinmeyen başkanların, hakemin kuralı uygulamaya çalışan bir insan olduğunu unutanların; para kazanacağım ve şov yapacağım diye tüm ülkeye kıraathane muamelesi yapan spor yorumcularının, sosyal medyayı savaş meydanı görenlerin, bizim hepimizin suçu var. Aslında tüm bunların arasında en güzeli taraftarlardı, tepkilerini maça giderek ya da gitmeyerek gösteriyorlardı ama gördük ki bu da gerçekleri gizleyen bir bulutmuş...

Not: Fenerbahçe’nin hakkı, ona buna saldırarak savunulmaz. Fenerbahçe taraftarı Fenerbahçe’den vazgeçmesin, Fenerbahçe’yi göklere çıkarsın ama o koltuklarda oturmak için onları uyutanların Fenerbahçesi’ni değil; Lefter Küçükandonyanis’in, Can Bartu’nun, Cihat Arman’ın, Basri Dirimlili’nin, Alparslan Eratlı’nın, Cemil Turan’ın, Oğuz Çetin’in, Rıdvan Dilmen’in Fenerbahçesi’ni.

Gs'li yazar Ali Sami Alkış federasyon sakın ha eyyam yapmaya kalkmasın sakın ha! Beşiktaş 3-0 hükmen..



Fiyasko ve rezalet kelimeleri, yarım kalan derbi maçın havasını özetlmeye/anlatmaya/tarif etmeye yetmiyor. Daha keskin, daha otoriter, daha etkili bir kelime gerekiyor ama; o da bende yok.
Çünkü literatürde bulamadım.
İşin kötüsü... Bu olayların arkasından, daha büyük skandallara tanık olma tehlikesi var. Şenol Güneş’in iki kez başının yaralanması ve hastaneye kaldırılması... Bütün dünya basının olayları manşet yapması... Maç içinde korner atışlarının bir türlü yapılamaması... Oyunun gereğinden fazla duraksaması falan hikaye; bizim federasyonun alacağı karar, asla tatmin edici olmayacaktır.
Hatta ve hatta, maçın seyircisiz olarak kaldığı yerden devamına bile karar verebilir. Bu eyyamcı kurumdan; ders/ibret/örnek ceza beklentisi içinde olanlara şaşarım. Bu federasyon; “Ne şiş yansın ne kebap” der ama, “Hem şiş yansın, hem kebap” demez... Oluşabilecek en uygun yumuşak fırsat neyse, onu kollayacaktır. Dünyaya rezil olduğumuzla kalacağız.
***
Evet, (Futbolcularının bir kusuru olmamasına rağmen) F.Bahçe ceza almalıdır diyoruz ama; Beşiktaş’ta önce Caner sonra da kaleci Tolga’nın tahrik unsuru davranışlarını da arada unutmayalım. Her ikisi olayların bu çizgiye ulaşmasında, aktif baş aktörlerdir. Kalkavan, gerilimin eşiğindeki maçı önceden süzemedi. Caner’in el-kol hareketleriyle ortalığı yangın yerine çevirmesine hoşgörülü davrandı.
Şenol Güneş, kendi oyuncusunu yatıştırmak için gittiği bir sırada yaralandı. Tolga, abartılı öfkesini bu kadar açık ve net göstermeseydi, işler bu noktaya gelmezdi. Yani olayların büyümesinde, Beşiktaş’ın da payı var. Tamamen masum değiller.
***
Maçın olması gereken kararı; Fener 3-0 hükmen mağlup olmalı ve bir ya da bir kaç maçını seyircisiz oynama durumunda kalmasıdır. Maçın tekrarı ya da kaldığı yerden devam etmesi gibi kollayıcı kararlar; eyyamcılığın ağababası olur ki, bunu bu federasyondan her an beklerim.

20 Nisan 2018 Cuma

ekşiden: Beşiktaş kendisine karşı yaratılmak istenen krizi çok muazzam bertaraf etti helal olsun soğukkanlı takım ve taraftara


19 nisan 2018 fenerbahçe beşiktaş maçı'nda ilk defa bir krizi basariyla yonetmis takimdir.


rakip takiminin tahrik stratejisini, rakibe uygulayarak krizi firsata cevirmistir. santrayla birlikte kufure baslayan tribunlere karsi deplasman tribununun sakinligi ile baslayan surec; ricardo quaresma'nin atilan maddeleri gormezden gelmemesi, caner erkin'in "ben anlamam arkadas, kullanicam ben bu korneri" deyip korkmadan kose gonderine gitmesi, robin van persie'nin gecen sene cikardigi dili gunlerce paylasip uzerinden makara yapan taraftara; sahsina ve ailesine edilen kufurlere goz yummayip, cevap veren tolga zengin'i ile krizi basariyla yonetmistir. 

besiktasfenerbahce gibi durumu yonetirken tribunlerde adeta zamaninda bizim yaptigimiz gibi anlamsiz bir sekilde galeyana gelip, hata yaparak rezil goruntulere sebep olmustur.

su saatten sonra; her lafi carpitmak icin bekleyen medyaya karsi, takima konusma yasagi getirilmeli ve surec yakindan takip edilmelidir.

edilen kufurlerin, bu kadar ofkenin sebebi de budur. herkes bizim, bize karsi oynanan tahrik oyunlarina her zamanki gibi dusecegimizi beklerken; dusenin fenerbahce olmasi.

sarı kardeşlere birbirini yalatan takımdır Beşiktaş


sarı kardeşlere birbirini yalatan takımdır.


yöneticisi aziz yıldırım, hocası aykut kocaman değildir.

zira o derecede düşmüş,aciz bir kulüp değildir. takımı ve hocasıyla gurur duyulur.

çirkefmiş, aynı zamanda gs alacakmış aklını. ya bu gerizekalılıktır. ikiz dingiller gibi oldular. biri salak, diğeri ondan salak. çirkeflikten falan bahseden adamlar stadlarında kupa kaldırmasınlar diye ışığı kapatan adamları savunur oldu buralarda. bu kadar mı büyük lan göt korkunuz? noldu beşiktaş 8 9 kişi kalsın, sizin maça yedek çıksın diye mi bekliyordunuz? istediğin gibi olmadı mı?
https://eksisozluk.com/entry/76176671

ekşiden: bu kadar rezillik kepazelikten sonra çıkip hala operasyon vs konusuyorlar olayların sebebi bizzat sizsiniz fb


dünkü tarihi rezaletten sonra hala kalkıp olayı 3
temmuz’a, fetö’ye, fenerbahçe üzerine oynanan oyunlara (?) bağlamaya çalışan beyin ve futbol fukarası holiganlar görüyorum. yazık gerçekten, size ali koç gibi bir vizyon değil, aziz yıldırım gibi bir zihniyet yakışır bir 20 yıl daha!

tolga zengin’in ölmüş annesine dakikalarca durmadan küfür eden taraftarlar,
şenol güneş’in kafasına yabancı cisim yağdırıp 65 yaşında adamı hastanelik edenler,
koridorlarda fenerbahçe misafirperverliği (!) ile teknik ekibimize saldıran vahşiler,
quaresma ve caner korner kullanmaya her geldiğinde hunharca yabancı madde atmaya devam edenler,
ilk yarı 2 defa uyarı alınmış olmasına rağmen, üçüncü aksiyonda hakemin içeri girip maçı tatil edeceği bariz belli iken tüm uyarılara rağmen yabancı madde yağmuruna devam edenler,
beşiktaş 10 kişi iken, yine de beşiktaş’a karşı üstün top oynayamayan ve ilk maçın avantajını kullanamayacağını anlayıp maçı tarihi rezalete çeviren futbol düşmanları
sarı kartlık bir pozisyonda pepe’yi atan, kırmızı kartlık pozisyonlarda valbuena’yı ve skrtel’e sarı kart dahi veremeyen, yine bariz golümüzü vermeyen mete kalkavan,

bu kepazeliğin sorumlusu sizlersiniz. siz ve size yıllarca çanak tutan aziz, şekip, mahmut gibi vandal yöneticiler ve fenerbahçe medyası bu işi buraya kadar getirdi. sahada yenemediğiniz beşiktaş’ı masa başında yenmenize izin vermeyeceğiz. fenerbahçe kulübü ve taraftarının euro 2024 adayı türkiye’yi futbolda dün gece düşürdüğü vahim durum en okkalı şekilde cezalandırılmalıdır. dünkü olaylar trabzon’da olduğunda uygulananlar ne ise aynısı uygulanmalıdır. 

tüm beşiktaş camiasına geçmiş olsun. herkesin içi rahat olsun, şampiyonluk bizim kupa bizim olacak!

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/76176038

ekşiden: Beşiktaş soğukkanlı kalmayı başardı hükmen galibiyetle önümüze bakıyoruz artık.. senciyiz Şenol Güneş


2005’ten sonra 2018 yılında da bir nisan https://eksisozluk.com/entry/76173652
ayında 10 kişiyle kadıköy’den galip çıkmış gibi görünen kulüp. yine de hafta içi tff’nin kararına kadar temkinli olalım. “orayı burayı gerelim, beşiktaş’ı tahrik ederiz” diye aylardır saçma sapan demeçler verenler dün geceki rezaletin sorumluları. beşiktaşım olması gerektiği gibi soğukkanlılıkla futbolunu oynadı, evine döndü. psikolojik üstünlük diye sayıklarken dünkü utanç fotoğraflarına neden olanlar alacakları cezayı düşünsün şimdi. kaynak:

ilk başta tiyatro diyorlardı, sonra tahrik dediler baktılar yemiyor şarlatanlarına operasyon başlıkları attılar,


Biz yaralarımızı sarar, dikişlerimizi söker yolumuza bakarız, ya siz!
Biz Fenerbahçeli dostlarımızla yine tatlı sert atışacak, oturup Alex mi Sergen mi tartışacağız, siz çıktığınız o çukura şarlatanlarınız ve TV’leriniz köşe yazarlarınızla defolup gideceksiniz. Ya siz bizi yüzsüzlüğünüzle yeneceksiniz ve futbol bitecek ya da biz sizi yenip futbolu Avrupa seviyesine çıkaracağız. Gerçi biz 20 senedir o seviyedeyiz ama neyse! Fenerbahçeli dostlarımız olayın farkındadırlar diye düşünüyoruz. Umarız operasyon saçmalığına inanmıyorlardır!
Hiç Beşiktaşlı, yerde  yatan Şenol Hocayı, Tolga Zengin’in ölmüş annesine edilen küfürü, köpeklerin saldırdığı A takım sorumlularını, hakemi, doğranan Beşiktaş’ı unutmasın, biz asla unutmayacağız, sizin gibi olmayacağız ama sizin yaptıklarınızı da unutmayacağız!
İlk başta tiyatro diyorlardı, sonra tahrik dediler baktılar yemiyor şarlatanlarına operasyon başlıkları attılar, şimdide 3 temmuz diyorlar. Belki kendiniz yersinizde, sizden başka kimse ye-mez-ler!
Biz yaralarımızı sarar, acılarımızda kendi içimizde unuturuz da sizi ne yapacağız, bu vicdansızlıkla yaşamanız diğer bütün canlılara hakaret. Akşam yaşananlar ortada medya ağa babalarını aklayacak. Aklamak zorundalar yoksa aç kalırlar!
Ne yani siz bu olaylardan Beşiktaş’a ceza gelmeyecek mi sanıyorsunuz, daha olaylar sürerken TV başında yorum yapan yorumcu müsveddesi yok Fenerbahçe’ye operasyon yok provokasyon, ağalar kimse inanmıyor dediklerinize. Aklama çabalarınızı anlıyoruz sonuçta; köpekler yemek yedikleri kaba pislemezler de; ama bu adam 65 yaşında 65, yerde yatan 65 yaşında bir adam, babanız dedeniz anneniz babaanneniz yaşında. Yemişim ulan sizin futbolunuzu. Yabancı madde yağdırdığınız adamlar milyon dolarlık adamlar, daha 1 ay önce o adamlar sizin sürekli milliyetçilik tasladığınız o bayrakla Avrupa’da ses getiriyordu. Geçmiş olsun deyin utanmaz arlanmazlar sizi! Yalandan da olsa geçmiş olsun!
Biz yaralarımızı sararız dikişlerimizi sökeriz biz yine şarkılar türküler marşlar söyleriz boğazın sahipleri olarakta. Sizin bu kaos, bize operasyon yapıyorlar bize şunu yapıyorlar bize bunu deyip her şeyi yapıp ondan sonra pişmiş kelle gibi kendinizi savunmanız, ak kaşık görmeniz, TV’lerdeki şarlatanlarınızı yandaş kanallarınıza çıkıp yok 15 Temmuz yok 3 Temmuz. Ye-mez-ler artık. Dünya bizi biliyor sizi, dün gece bütün dünya gazeteleri sizi yazdı, ünlü oldunuz bakın 10 senedir Edirne’yi geçemiyordunuz, tebrikler geçtiniz. Gurur duyun!
Siz değil miydiniz Trabzon şehri haritadan silinsin, can güvenliğimiz yok diyen. Siz değil miydiniz bize kapı kolu attılar diyen, o zaman birileri Trabzonspor’a operasyon yapıyorlar, e belki Trabzonspor ceza alsın diye ağababalarınız yaptırmıştır, sonuçta siz hep böyle demiyor musunuz? Holiganlığınızın kendini yaptığınız her şeyi size birileri yaptırıyormuş gibi davranmanız sizi aklamaz, sizin aklama çalışmanız bizi aptal yerine koyduğunuzu gösterir ama biz aptal değiliz, siz holigan vicdansız ve sıradan sığsınız. Her olaydan sonra çıkıp ağlayıp sızlayıp kendinizi aklama çalışmanız komik kendi taraftarınızda yemiyor. Siz İnönü’deki maçta yapmaya çalıştınız ama kimse sahaya inmedi, bizim oyuncumuz beş maç ceza aldı, yine siz aklandınız. Kaos olmadığı sürece bizi yenemeyeceğinizi biliyorsunuz!
Bu olaylar Beşiktaş veya Trabzonspor stadında olsaydı, şuan Türkiye’de Trabzon şehir olarak silinmiş ve biz gezi olaylarına bağlanıp terörist ilan edilmiştik. Düşünün en azılı Beşiktaş düşmanı emeğimizi çalanların en büyük hırsız hakem Toroğlu bile yaptığınız “3 Temmuz fetö o bu gibi” komik kendinizi aklama çalışmalarınızı yemedi. Ye-mez-ler.
Şenol Güneş fobinizin 2011 senesi ile alakası olabilir mi? Biz değil sizin şarlatan yorumcularınız söylüyor, hazımsız başarıyı çekemeyen güruhtan ibaretsiniz. Ağababalarınızda aynı, şimdi çıkıp diyecek ki 3 temmuzun devamı; ki ben bu yazıyı yazarken çıkıp bize “operasyon düzenlediler 3 temmuz fetö dhkpcpkk işid elnusra vs bir sürü bomboş konuşma yapmış”.
Geçmiş olsun dese, biz zaten hazırdık affetmeye ama bizim umudumuz işte. Gerçi sizden umudu kendi taraftarınız kesmiş ama neyse! Aykut Hocam, çıkıp konuşsana burada şampiyon olmak zor tacımızı çaldılar diye, bak adam hastanede yatıyor, solcu sosyalistsin hocam, hadi konuşsana, korkma biz arkanda olacağız! Yapamazsın hocam korkuyorsun, kimse sana bu futbol mantığı ile takım emanet etmez. Konya Fener arası gider gelirsin hocam!
65 yaşında adama geçmiş olsun yok, niye çünkü yavuz hırsız. Çünkü 50 senedir Fenerbahçe’ye operasyon saçmalığı ile 20 senedir kendisi başkan. Kendi aklı başında taraftarınızda yemiyor bunu artık. O tribünleri o hale sokan sizsiniz efendiler. Her maçtan önce TV’de düşmanlık naraları atanlar, 90 dakika maçı 5 gün konuşanlar. Şenol Hocaya Şenor diyenler, yandaş kanalınızda insanları alenen tehdit edenler. Sizsiniz bunun sorumlusu, biz dünyanın en büyük takımları ile oynadık siz kimseniz de sizden çekineceğiz.
Biz yaralarımızı saracağız, biz o stada gelip yine futbol oynamaya çalışacağız, Motorları mavilikler ile süsleyip fosseptik çukurlarınıza geri gömeceğiz.
O yapanları o saldıranları çıkarın, adalete teslim edin, gerçi adalet sadece bir saray adı ama yine de bir umut!

 “sisler bulvarına akşam çökmüştü
omuzlarımıza çoktan çökmüştü
kesik birer kol gibi yalnızdık
dağlarda ateşler yanmıyordu
deniz fenerleri sönmüştü
birbirimizin gözlerini arıyorduk

sisler bulvarında seni kaybettim
sokak lambaları öksürüyordu
yukarda bulutlar yürüyordu
terkedilmiş bir çocuk gibiydim
dokunsanız ağlayacaktım
yenikapıda bir tren vardı

sisler bulvarında öleceğim
sol kasığımdan vuracaklar
bulvar durağında düşeceğim
gözlüklerim kırılacaklar
sen rüyasını göreceksin
çığlık çığlığa uyanacaksın
sabah kapını çalacaklar
elinden tutup getirecekler
beni görünce taş kesileceksin
ağlamayacaksın! ağlamayacaksın!
Atilla İlhan/ Sisler Bulvarı…

Ercan Nogay Alper
İletişim: Ercannogayalper@gmail.com

18 Nisan 2018 Çarşamba

Avrupa'nin en büyük ve detaylı futbol data analiz sayfası ´euroclubindex´e göre süper lig takımlarının şampiyonluk şansları


avrupa'nin en buyuk ve detayli futbol data analiz sayfasina gore (´euroclubindex´) siralamada ucuncu olmasina ragmen (ikili averajda basaksehir'in gerisindeyiz) %43.7 ile acik ara en fazla sampiyonluk sansi verilen takim ´besiktas´.

su linke gidip spor toto super ligi secip duruma bakabilirsiniz. yaptiklarid etayli sayisal analize gore siralama ve puan durumu su sekilde;

siralama-mevcut puan-lig sonu puani-sampiyonluk sansi

1 besiktas 59 70 %43.7
2 basaksehir 59 69 %20.3
3 galatasaray 60 68 %24.4
4 fenerbahce 57 68 %11.4

kaynak:  https://eksisozluk.com/entry/76116903

Beşiktaş gelirlerinin sürekli artması ve sürdürülebilir borç durumu ile alakalı müthiş bir yazı


kaynak: https://eksisozluk.com/entry/76071748


bu sezon kartal yuvaları üzerinden lisanslı ürün satış geliri kaleminde tüm zamanların rekorunu kırmıştır.

2016/17 sezonunun tamamında (1 haziran 2016 - 31 mayıs 2017) toplam kartal yuvası net satışı 87 milyon lira ile o güne kadarki rekoru kırmıştı.

son açıklanan, 2017/18 sezonunun tamamlanmamış halindeki verisi bile (1 haziran 2017 - 28 şubat 2018) 109 milyon lirayı bulmuş durumda.

mart, nisan ve mayıs satışlarıyla 130 milyon liranın geçileceğini düşünüyorum.

yani geçen sezonki rekor veriden %50 daha yüksek bir rakam.

2017/18 sezonu ile tüm zamanlarda bir türk spor kulübünün bir sezon içerisinde elde ettiği en yüksek gelire ulaşacağız (takriben 750 milyon lira). 

faiz giderimizden kurtulmayı, hatta yarılamayı bile başarabildiğimiz takdirde bu sportif kadro ve yönetim istikrarı ile her sezon kaçınılmaz şekilde kar yazarız.

2018/19'da da 30 bin kombine, 500 bin forma, 45 milyon euro şampiyonlar ligi geliri, +100 milyon lira lisanslı ürün geliri ve artan sponsor geliri; bizi gerçekten sürdürülebilir karlılığa doğru götürecektir.

bu bağlamda her beşiktaşlı üzerine düşeni (takım iyi veya kötü olsa da 1 formasını, 1 kombinesini - bunlara maddi durumu el vermiyorsa 1 tişörtünü satın almayı) her sezon alışkanlık haline getirerek yapmaya devam etmelidir. çok değil 5 sezon önce 14 milyon lira olan lisanslı ürün gelirini 5 yılda 10 katına çıkıyorsa, diğer ezeli rakiplerini geçiyorsa, beşiktaş taraftarının potansiyeli, tutkusu tartışılmaz derece güçlüdür. 

sportif başarıdan bağımsız olarak, ülkemizde bugüne dek uzun periyotlar için hiç gerçekleştirilememiş bu taraftar katılımcılığı felsefesini içselleştirirsek, yaşamımızın sonuna dek dolmabahçe'de 15 günde bir güzel hafta sonları geçiririz semtimizde, boğaz'a karşı. bence buna değer.

19 nisan 2018 uefa'nın galatasaray'a vereceği ceza (ekşiden)


gs'nin ağır bir ceza almaması diğer avrupa kulüpleri için cas yolunun açılması anlamına gelebilir, başta da aynı ülke takımı olduğu için beşiktaş ve fenerbahçe'ye açılır bu yol, tabi hukukçular bunu daha iyi bilir.

vaad ettiği zarar miktarının kat be kat üzerinde zarar eden bir mali yapı var ortada, ceza almazlarsa bu durumda beşiktaş; kardeşim ben en iyi dönemimde senin kriterlerine uymak için en önemli oyuncularımı sattım (marcelo, demba ba, sosa vs.), geçen sene toplam bilançoda 2m € kar açıkladım, bu sene ise 10m € kar açıkladım, gs ise bu sene sıfırdan takım kurup 45m € bonservis ödedi, aldıkları oyunculara da 85m € kontrat bağladı, toplam bilanço da vaad edilenden 100m € içerdeler, burada adalet göremiyorum, buna ceza vermiyorsan bende konuyu cas mahkemelerine götürürüm deme hakkına sahip olabilir.

edit: beşiktaş'ın uefa'dan aldığı cezanın konu ile alakası yok, zaten ondan bahsetmedim, konu beşiktaş'ın uefa ile yaptığı ffp anlaşmasına uymak için tüm taahhütlerini yerine getirmek için ödediği bedele rağmen (en iyi oyuncularını kaybetmek, bedava oyunculara yönelmek vs.) galatasaray'ın taahhütlerinin çok çok üzerinde zarar etmesine rağmen (2. dönem 33m € taahhüt - 133m € zarar yanlış hatırlamıyorsam) ceza almaması durumunda beşiktaş yada fenerbahçe'nin hukuki anlamda cas mahkemesine itiraz edebileceğidir.

edit2: konu ile alakası yok ama uefa'ya sahte belgeler verdiği için beşiktaş ceza aldı diyenleri şöyle alalım , çok sevdikleri burak elmas, dönemin yöneticisi.

edit3: finansçı değilim ama ne demek istediğimi gayet iyi anladılar, ortada 2 kez verilen ve hiçbir şekilde uyulmayan taahhütler var, bunu ben değil gs başkanı daha yeni açıkladı, aşağıda bir arkadaşın da dediği gibi bu sezon harcanan bonservis ve maaşlar lig sıralamasını da doğrudan etkiledi, borçla kurduğun takım şampiyonlar ligine gidecek, beşiktaş ise o kriterlere uymak için aboubakar'ı bile alamadan avrupa'ya gidemeyecek öyle mi? ne güzel dünya.

edit4: hala bazı gerizekalılar yukarıda yazılanlardan "umarım gs ceza alır, ceza almazsa bjk ve fb buna itiraz etsin" sonucunu çıkarıyorlar, öyle birşey yok, söylemek istediğim; eğer bu kadar kötü verilere ve verilen sözlerin yerine getirilmemesine rağmen uefa bir yaptırım uygulamayacaksa bjk ve fb cas mahkemesine giderek bugüne kadar ffp yüzünden ettikleri zararın tanzimi için başvursun, bu kadar basit.

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/76115158

Beşiktaş'a Talisca için tarihe geçecek teklif!


Beşiktaş'ta kiralık olarak forma giyen, siyah-beyazlıların da sezon sonunda 21 milyon euro ödeyerek bonservisini satın alma hakkına sahip olduğu Anderson Talisca için İngiltere'den ilginç bir teklif geldiği ortaya çıktı.

Benfica kulübü,  dışında 'ya talip olan takımlardan bonservis bedeli olarak 40 milyon euro talep ediyor.

Premier Lig'e ilk yükselen takım olan Wolverhampton kulübü siyah-beyazlılara, "Talisca'dan memnun olduğunuzu biliyoruz. Ama eğer onu seneye almaya düşünmüyorsanız; 21 milyon euro'luk satın alma bedelini kullanın, biz de Talisca'yı sizden 29 milyon euro'ya alalım. Hem 4 milyon euro'luk iki yıllık kiralama bedelini geri alın, hem de 2 yılda oyuncuya ödediğiniz 4 milyon euro'yu kurtarın. Biz de Benfica'ya 40 milyon euro ödemekten kurtulalım. Herkes kazansın" teklifini yaptı.

 yönetiminin bu teklif üzerine teknik heyetle bir görüşme yaptıktan sonra yanıt verebileceğini İngiliz ekibine iletti.

Brezilyalı yıldız Anderson 'ta 74 resmi maçta forma giydi. Sambacı bu periyotta 35 gol atarken, 11 de asist yaptı. Talisca daha önce Benfica formasıyla 78 maçta 20 gol atıp, 4 de asist yapmıştı. Genç yıldız, Beşiktaş'taki performansıyla Brezilya Milli Takımı'na da çağırıldı.


kaynak: sabah

Süper Lig'deki şampiyonluk yarışını değerlendiren Güntekin Onay, kalan haftalarda 5'te 5 yapmaya en yakın takımı açıkladı



Süper Lig'de son 5 hafta kala liderlik yarışı iyice kızışırken şampiyonluk ipini göğüsleyecek takımın hangisi olacağı merak konusu.
Galatasaray, Beşiktaş, Başakşehir ve Fenerbahçe'nin içerisinde olduğu nefes kesen şampiyonluk yarışını değerlendiren Vatan yazarı Güntekin Onay, dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Onay, Galatasaray-Beşiktaş derbisinden ziyade düşme korkusu yaşayan ekiplerle oynanacak maçların şampiyonlukta belirleyici olabileceğini ifade etti.
G.Saray-Beşiktaş derbisi haricinde zirveyi kovalayan takımların kalan maçlarda puan kaybı yaşayacaklarını düşündüğünü belirten Onay'ın şampiyonluk yarışıyla ilgili yaptığı analizin bir bölümü şöyle;
  • "Öyle herkesin, her maçı kazanması konuşulduğu gibi kolay değil. G.Saray-Beşiktaş derbisi her ne kadar kilit maç gibi gözükse de bence bu Beşiktaş için öyle. Beşiktaş, Malatya ve G.Saray maçlarını kazanırsa çok avantajlı olur. G.Saray da 3 deplasmana çıkacağı için Beşiktaş’ı yense dahi son haftaya kadar şampiyonluk için beklemek durumunda kalabilir. Başakşehir’in Kayseri ve Osmanlı maçlarında alacağı sonuçlar da bence derbinin sonunda bize daha net bir resim gösterecek."
  • "Bir başka önemli husus da düşmemeye oynayan takımların ateş hattının içinde kalıp kalmayacağı. Mesela Akhisar, Göztepe’ye ve Malatya’ya puan kaybetmesi durumunda evinde G.Saray’la oynarken büyük bir olasılıkla küme düşme tehlikesiyle karşı karşıya olacak. Aynı şeyler Antalya için de geçerli. Şayet Antalya; F.Bahçe, Trabzon ve G.Birliği deplasmanından kötü sonuçlarla çıkarsa evindeki Başakşehir maçına bir final havasında çıkacak. Çünkü son hafta Alanya’ya gidiyor. Asıl belirleyici olan da esasında diğer maçlar olabilir. Başakşehir’in kaderini biraz da bu tip maçlar belirleyecek."
  • Yani uzun lafın kısası ligdeki diğer takımların hedefleri de bir anlamda kalan maçların zorluk seviyesini belirleyecek. Herkesin bahsettiği 5’te 5’i yapmaya en yakın takım bana göre derbiyi kazanırsa Beşiktaş. Ama bu durum Beşiktaş’a yetmiyor ve şöyle bir realite de var. G.Saray’ı evinde yenmek hiç de kolay değil. İki hafta sonra bu düğüm derbinin sonrasında çözülmese bile bize büyük resmi gösterebilir. Ama genel fikrim şu; G.Saray, Alanya ve Beşiktaş’ı yenerse şampiyonluğa çok yaklaşır ve ipleri tamamen eline alır."
Şampiyonluk yarışı veren takımların kalan maçları
Galatasaray: Aytemiz Alanyaspor (D), Beşiktaş, Teleset Mobilya Akhisarspor (D), Evkur Yeni Malatyaspor, Göztepe (D).
Beşiktaş: Evkur Yeni Malatyaspor, Galatasaray (D), Kayserispor, Osmanlıspor (D), Demir Grup Sivasspor.
Medipol Başakşehir: Kayserispor, Osmanlıspor (D), Demir Grup Sivasspor, Antalyaspor (D), Kasımpaşa.
Fenerbahçe: Antalyaspor, Kasımpaşa (D), Bursaspor, Kardemir Karabükspor (D), Atiker Konyaspor.

Aykut Kocaman'ın özenle hazırlanmış Beşiktaş açıklamaları


Fenerbahçe Teknik Direktörü, yarın Türkiye Kupası yarı finalinde 2-2’nin rövanşında karşılaşacakları Beşiktaş ile 'iki yönlü' bir maç oynayacaklarını belirtti, “Bu, sadece bir kupa maçı değil. Sahadaki futbol ve skor, lige de yansıyacaktır” dedi.



Fenerbahçe’de yarınki Beşiktaş kupa maçı için tur planları yapılırken, bir yandan oyuncular, bir yandan da teknik heyet yüksek bir motivasyon ile karşılaşmaya hazırlanıyor. Tribünlerin tamamen dolmasını çok önemsediğini belirten teknik direktör Aykut Kocaman bu maçın ligi de etkileyeceği düşüncesini dile getirdi. Fenerbahçe hocasına göre, yarı final derbisi bir çok bakımdan kritik önem taşıyor.

İşte Aykut Kocaman’ın lig yarışı, Beşiktaş maçı ve derbinin olası yansımalarıyla ilgili düşünceleri: “Sezonun geri kalanında şanssız maçlar yaşadık. 3-3 biten Kayseri ve 2-2 biten G.Birliği maçları bizim için kırılma noktalarıydı. Sezonun bitimine 5 hafta kala sadece 3 puan gerideyiz. Alnımızın akıyla sezonu buraya kadar getirdik. Bundan sonrasını göreceğiz.”

“Beşiktaş maçı iki yönlü bir mücadele. Kendimizi gösterme ve ‘Biz bu sezonun iyi takımıyız’ demek adına çok önemli. Aynı zamanda bir dönüm noktası. Beşiktaş kalan haftalar için özgüveni en yüksek ve ligi kazanma şansı en yüksek olan takım. Bu karşılaşmada alacağımız skor, oynayacağımız futbol lige de yansıyacaktır. Beşiktaş’ın özgüvenine de darbe vurmuş olacağız. Bu durum Beşiktaş’ın ligde de kırılmasına yol açabilir.




“Tüm bu nedenlerle bu derbiyi sadece bir kupa maçı olarak görmeyeceğiz. Ligi de düşünerek bu maçta çok ciddi bir hazırlık yapacağız. Taraftar ile bütünleşmeye büyük ihtiyaç duyduğumuz bir karşılaşma olacak. Fenerbahçe taraftarının rakibi boğan halini bu maçta görmek istiyoruz. Hakemler maalesef tribündeki bu küskünlük nedeni ile bize karşı çok kolay hatalı düdükler çalabiliyor. Bu maç taraftarımızın yeniden dönüş maçı olmalı.”




hürriyet

17 Nisan 2018 Salı

Beşiktaş Kredi Kartları


VAKIFBANK >>  https://www.vakifkart.com.tr/kartlarimiz/taraftar/besiktas-kart-222

GARANTİ>> http://www.garanti.com.tr/tr/bireysel/kredi_kartlari/bonus_card_ailesi/bjk_bonus.page

DENİZBANK http://www.denizbank.com/kartlar/deniz-bonus-card/bjk-bonus-card/



  • Süper Lig ve Türkiye Kupası iç saha maçları için öncelikli bilet satın alma hakkına sahip olursunuz.
  • Kartal Yuvası mağazalarında  özel indirim ve kampanyalardan faydalanabilirsiniz.
  • Çekiliş sonucunda Beşiktaş Profesyonel Futbol Takım oyuncularının yer alacağı organizasyonlara katılabilirsiniz.
  • kulüp kampanyalarından öncelikli ve indirimli faydalanabilirsiniz.
  • Beşiktaş Dergisi'ne indirimli abone olabilirsiniz.
  • Tüm alışverişlerinizde kredi kartlarını tercih ederek kulübünüze katkıda bulunursunuz.*

İstanbul Trafiğindeki BJK Plaka Araçlar


istanbul'daki trafik şubelerinden ruhsatları çıkmış en karizmatik plakalar serisi, istanbul'daki besiktas plakalari. detaylı araştırmalarım sonucu 11 tanesinin sahiplerine ve araclarin modellerine ulasabildim. yine bilgi amacli; toplam 99 tane olan 34 bjk xx plakalardan bir tanesi bile yaklasik 10-15 yildir bosta bulunmamakta. uzerinde oldugu aracla birlikte satin alindiginda dahi piyasa degeri 10.000-40.000 lira civari..

34 bjk 02 / range rover
34 bjk 13 / range rover sport
34 bjk 21 / bmw 320
34 bjk 27 / bmw 530
34 bjk 34 / bmw 760 
34 bjk 48 / mini cooper
34 bjk 64 / mini cooper
34 bjk 73 / bmw 525 
34 bjk 86 / bmw 325
34 bjk 89 / bmw 520
34 bjk 93 / bmw 320

34 bjk 15 / Renault flash

34 bjk 59 / Peugeot 206

PSG ve Arsenal, Beşiktaş'ı istiyor




Yeni sezon hazırlıkları kapsamında Singapur’da yapılacak turnuvada yer alan Arsenal ve PSG, Şampiyonlar Ligi başarısı nedeniyle Beşiktaş’ın da aralarında olmasını istedi. İki kulübün organizasyonu yapan şirkete bu talebini iletmesinden sonra Kartal’a davet geldi


Başkan Fikret Orman’ın ve yönetimin projesi doğrultusunda Uzak Doğu’ya açılma planı olan ve bunun başlangıcını geçen sezon Çin’de yapan Siyah-Beyazlılar’ın şampiyon olması halinde yeni sezon için Singapur’dan bir turnuva için davet aldığını Habertürk geçtiğimiz günlerde duyurmuştu. Bu davetin perde arkasında ise Avrupa’nın dev kulüplerinin olduğu ortaya çıktı. Gazete Habertürk'ün haberine göre, turnuvaya katılacak olan İngiliz Arsenal ile Fransız devi PSG’nin Beşiktaş’ın da çağrılması için organizasyonu yapan şirketten istekte bulundukları öğrenildi.







TARİHTE SORUN OLABİLİR




Organizasyon şirketinin de birçok kulübü turnuvaya çağırmak için masaya yatırdığı ancak Arsenal ve PSG’nin Beşiktaş’ı istemesinden dolayı başkan Fikret Orman ile irtibata geçip teklif yaptıkları belirtildi. Orman’ın bu davete olumlu yanıt verdiği öğrenilirken şampiyon olunması halinde turnuvaya katılım tarihinde bir sorun olmadığı ancak ligin ikinci ya da daha altta bitirilmesi halinde bu konuda sorun yaşanabileceği ifade edildi.


SUKER'DEN 'KARDEŞ KULÜP' TALEBİ




Geçtiğimiz hafta Beşiktaş Kulübü’nü ziyaret eden Hırvatistan Futbol Federasyonu Başkanı ve eski futbolcu Davor Suker’in başkan Fikret Orman’a iş birliği çağrısında bulunduğu öğrenildi. Orman ile yemek yiyip stadı gezen Suker’in, Siyah-Beyazlı kulübün Hırvatistan’da bazı kulüplerle kardeş kulüp olmasını ve pilot takım uygulamasının hayata geçirilmesini istediği belirtildi. Kulüp olarak Avrupa’da bir takım almak gibi bir planlarının olduğunu söyleyen Fikret Orman’ın da bu teklife sıcak baktığı yakın zamanda Hırvatistan’a giderek incelemelerde bulunacağı belirtildi.




kaynak: http://www.haberturk.com/psg-ve-arsenal-dan-besiktas-a-teklif-1922673-spor

Fb'li yazar: Hakkı Yalçın: Şampiyonluk yarışında en ciddi aday Beşiktaş ama sistemin tüccarları üst üste 3 ncü şampiyonluğa izin verecek mi






Liderliğin her hafta el değiştirmesi, gelecek haftalarda çok şeyin sinyalidir. Sistem yeni sinsilikler tezgahlamıyorsa!
Başakşehir maçında Galatasaray kulübesinden hakeme yapılan baskının, saha içinde rakip takıma yapılan baskıdan daha etkili olduğunu gördüm.
Emre'nin sahada duruşunun meşru olmadığını da gördüm.
Saldırı uzmanı Hasan Şaş'ın kimin yaveri olduğunu soruşturmaya gerek görmedim.
Maçın 12'nci dakikasında Donk'u sahadan atmayan hakemi gördüm de, "Bu adam aynaya bakınca utanmış mıdır?" dedim.
Elbette maçın sonu tabeladan hesaplanır ama bazı gerçekler de ayrıntılarda gizlidir.
Allah'ı var; hakemler çok dürüst.
Kimlerden korktuklarını asla gizlemiyorlar. Ve hep aynı adrese taşıyorlar liderliğin ganimetlerini.

Başakşehir'in yenilmesi reyting tutkunlarına bayram havası yaşatsa da... Başakşehir'in yenilgisi medyayı "imparator masallarıyla" donatsa da...
Abdullah Avcı'nın adamlık ve teknik direktörlük resimleri namuslu yüreklerde zerre kadar değişmez!
Çünkü sonuçlar gerçeklerin üzerini örtemez!
Her teknik adam kendi belgeselini izlesin. Ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Liderlik tutkusunu ateşlemekte geciken bir takım gibi duruyor Fenerbahçe. Ama gerçeklerle yüzleşmek de kaçınılmaz.
Bu takımın Galatasaray maçında verilmeyen penaltılarının bugün liderliğin bedeli olduğunu söylemekten nasıl vazgeçmiyorsak.
Aykut Kocaman'ın inadından vazgeçmeyen tavrını işaret etmek de görevimiz.
Sivas maçında ilk yarıdaki Fenerbahçe maçı kopartıp gidecek bir yolculuktaydı. İkinci yarıda da "buyurun beni yenin" tavrında.
Fernandao'nun Fenerbahçe'nin kimyasına uymayan fiziksel duruşuyla, Valbuena'nın kenarda otarması arasındaki bağları analiz edelim.
Hala bir şampiyonluk umudu varken; haksızlık korsanlarının ekmeğine yağ sürmekte ısrar niye?
Puan kaybetme ihtimali en az takımlardan biri olarak, kolektif ruhun içinde bireysel tepkilerin sırası değil.

Beşiktaş ligin en kaliteli takımı.
"Şampiyonlukla arama kimse giremez" yolculuğu da başladı.
Yine ayrıntıları işaret etmeliyim.
Galatasaray'ın hakem hatasıyla tek puanlık bir kayba uğramadığı hatta çok şey kazandığı ortadayken, Beşiktaş'ı bekleyen sinsi bir tezgahı işaret etmek de görevimiz!
Sistem iki kez şampiyon olmuş takımın üçüncü kez taçlanmasına izin vermeyi düşünmüyor olabilir.
Buna kısaca "tüccarlığın soysuz dengesi deniyor!"
Futbol garip oyundur.
İnsanlığını kaybeden insanlar olarak da tarihe geçenler var.
O yüzden bazıları korkuluğu bile olamaz sportmenliğin.
Çocuklara eliyle çiçek verirken güzelleşenleri sevdim. Konuşma diliyle silah çekenleri değil.
Gençliğimizdeki gözaltı gerçeğini, bugün el üstünde tutulanlara değişmememin sebebi bu.
Ayrıca senaristleri ve yapımcıları sadece futbolun içinde aramayın.
Birçokları da medyanın içinde.

Kötülüğün terimlerine tepki göstermemin nedeni budur.
Kötülüğün kazanması darbelerin en korkuncudur çünkü!.

sonunda biri yazabildi Ercan Güven: Emre’nin talimatı ‘yazın bunları’


kaynak: http://www.milliyet.com.tr/ercan-guven/emre-nin-talimati-yazin-bunlari--2649483-skorer-yazar-yazisi/


Delikanlılık onlarda!.. Cesaret onlarda... Hakkaniyet, insanlık, açık sözlülük, hepsinin dibidir kendileri... Arada bir ofsayta düşüyorlar, bu “meziyetleri” bitirimlik, pervasızlık, küstahlıkla karıştırılıyorsa, “onlara kafayı takmış adamların” yarattığı imajdır sebebi!..
Yani bizim...İyi de... Haftanın değil, sezonun maçı oynanıyor Galatasaray ile Başakşehir arasında; sahadan “sağa sola direktif yağdırmak, hakeme ayar vermek” gibi ne futbolla ne de futbolculukla alakası olan iki “tuhaf olayın” biri Arda imzalı, diğeri Emre...
HHH
Neden sizce?
Adebayor da tartıştı topsuz alanda arkadan gelip üstüne çıkan rakibiyle. Ama orada kaldı. Gidip saha kenarındaki emniyet güçlerine falan şikayet etmedi kimseyi... Kulübeden cep telefonunu alıp dayısını aramadı.
Ama Emre Belözoğlu ve Arda Turan “ayrıcalıklı” olduklarına inanıyorlar bu alemde.
Haksız da değiller hani!
“Güçleri” sadece baldır kaslarında değil; dostluklarında, ilişkilerinde, kısacası futbol dışında asıl.
HHH
Fark ettiniz mi, hakeme gözlerini dikerek kafasını emmebasma tulumba gibi aşağı yukarı hareket ettirmesini Emre’nin?
Klasik “göreceksin gününü” mesajıdır o... “Ben sana bunun hesabını sorarım” jestidir.
Sorar da...
Hatta, anında başladı sormaya!
Direktiflerini her zaman yaptığı gibi “sessiz film” yöntemleriyle santradan vermeye koyuldu.
İşaret belli; “yazın bunları”!..
HHH
Kim?.. Medya mı gözlemci mi? Yoksa kimileri bir kenara mı yazacak da vakti geldiğinde hakemin önüne koyacak?
Valla adam emri verdi!.. Durumdan vazife çıkaracaklar, gereğini yapacaklar vardır mutlaka.
“Boğazını keserim” işareti yaptığında da adresi tespit edememiştik, ama hepimiz payımıza düşeni bilmiştik.
Kaşkolu çıkarın bir basamak yukarı çıkın oradan bakın:
Olacak şeyler midir bunlar?
Başka ülkelerden örneği var mıdır?
Olsa nasıl karşılanır?
HHH
Bizde işe yaradığı ortadadır.
Bakın... Yolda, otobüste tartıştığınız bir şahıs “dileği ile niyetini” harmanlayıp “seni mahvederim” dese, ağzının payını verip geçersiniz... Ama karşınızdakinin maliye müsteşarının yakını olduğunu bilirseniz, vergi müfettişi falan yollatabilir mi diye tırsarsınız.
O yüzden güçlü ilişkileri/bağlantıları olanların birilerini tehdit etmesi vahimdir bu coğrafyada.
Futbolcununki ise “bizde bile” inanılmazdır.
Problem sadece futbolcuda değil, aynı zamanda ona bu cesareti verendedir.

/* */
Arda’nın ayarı: ‘Cebine sok sarı kartı’
Arda’ya gelince... Ben bile yazmıştım Arda’lı Başakşehir’in daha güçlü değil daha zayıf olacağını... Abdullah Avcı mı bilmeyecek?
Nitekim, Ferrari motoru gibi çalışan takım, öksürdü-aksırdı-tekledi.
Galatasaray’a karşı Arda’yı oynatmak fikri, teknik adamın değil başka bir planın gereği olmalı!
Ama yapanların elinde patladı.
Zerre kadar faydası olmadı Arda’ya da Başakşehir’e de...
Devre arasında hakeme talimat vermek gibi sıra dışı bir vaka ile altı çizilen “antipatik Arda” durumu bir yana, kötü futboluyla Başakşehir’in mağlubiyetinde büyük payı olan Arda’nın Galatasaray’a dönmesini ebediyen bitirmese bile en az birkaç sezon daha öteledi bu maç.
HHH
Tabi, iyice ortaya çıkan bir gerçek daha var:
Futbollarını tenzih etmek isterim ama mesele futboldaki yeteneklerinden kaynaklandığı için oradan başlıyoruz:
İstediğiniz terazi ile tartın Emre ile Arda’yı, “futbolumuza kaşıkla verip sapıyla göz çıkaran” adamlar pozisyonundadırlar bilançoda.
Başarılı futbollarından sağladıkları popülarite ve gücü, zaman zaman takımları ve futbol atmosferini sabote edecek şekilde kullanmaktan çekinmeyen Arda ile Emre’den “futbol atmosferimizi, takımlarını hatta kendilerini korumak görevi” yine onlara bu pervasızlığı veren güce düşüyor.
Çünkü bize karşı önyargıları var. Söylediklerimiz “kafayı takmış adamlar” kategorisinde değerlendiriliyor.
Çünkü aşmış bu adamlar... Hoca falan da işe yaramıyor.
Uyarması gereken ve uyarısı işe yarayacak tek makam, onların bu kadar güçlü ve aldırmaz olmasını sağlayandır.
Vanayı kısmak gerek.

16 Nisan 2018 Pazartesi

İddaa şampiyonluk oranları (Güncel)


Spor Toto Süper Lig'in 29. haftasında alınan sonuçlar, İddaa'nın şampiyonluk oranlarını da değiştirdi. Galatasaray, Medipol Başakşehir'i 2-0 mağlup ederek liderliğe oturdu ve şampiyonluk oranında da favori konuma geldi. Haftaya lider giren ancak 3. sırada kapatan Başakşehir'in oranı da büyük değişime uğradı.

28. hafta sonu itibarıyla 2.30 olan Galatasaray'ın şampiyonluk oranı, 1.85 oldu. 59 puanla ikinci sırada bulunan Beşiktaş'ın oranı 3.90'dan 2.85'e, Başakşehir'in oranı 2.00'dan 3.30'a döndü. Fenerbahçe'nin 8.75 olan oranı ise değişmedi.

About