28 Nisan 2013 Pazar

İstanbul Trafiğindeki BJK Plaka Araçlar


istanbul'daki trafik şubelerinden ruhsatları çıkmış en karizmatik plakalar serisi, istanbul'daki besiktas plakalari. detaylı araştırmalarım sonucu 11 tanesinin sahiplerine ve araclarin modellerine ulasabildim. yine bilgi amacli; toplam 99 tane olan 34 bjk xx plakalardan bir tanesi bile yaklasik 10-15 yildir bosta bulunmamakta. uzerinde oldugu aracla birlikte satin alindiginda dahi piyasa degeri 10.000-40.000 lira civari..
34 bjk 01
34 bjk 02 / range rover
34 bjk 03
34 bjk 13 / range rover sport
34 bjk 21 / bmw 320
34 bjk 23
34 bjk 27
34 bjk 34 / bmw 760
34 bjk 35
34 bjk 48 / mini cooper
34 bjk 64 / mini cooper
34 bjk 73 / bmw 525
34 bjk 86 / bmw 325
34 bjk 89 / bmw 520
34 bjk 93 / bmw 320

34 bjk 15 / Renault flash

34 bjk 59 / Peugeot 206




25 Nisan 2013 Perşembe

Beşiktaş: Amerika'yı futboldan soğutan takım


İşte Amerika'yı futboldan soğutan takım


CNN International'ın futbol editörlerinden James Montague, 'Neden Amerikalılar Futbolu Sevmez' isimli köşe yazısında Beşiktaş'ı kaleme aldı. Montague, köşesinde ABD Milli Futbol Takımı'nın eski oyuncuları, eski kaptanları, yöneticileri ve taraftarıyla konuştu. İşte ünlü gazetecinin ABD Milli Takımı kaptanı Walter Bahr ile yaptığı söyleşide Bahr'ın, Beşiktaş ile ilgili anıları: "O yıllar Philadelphia Nationals takımında oynuyordum.


BİZİ 5-0 MAĞLUP ETTİLER


St. Louis'de Beşiktaş'la bir maç yaptık. 2. Dünya Savaşı'ndan çıkmıştık ve kendimize çok güveniyorduk. Amerikalılar'ın, dünyanın en iyi askerleri ve sporcuları olduğuna inanıyorduk. Fakat Beşiktaş bizi 5-0 yendi. Herkes o kadar büyük hayal kırıklığına uğradı ki adeta şok olduk. Bu sonucu asla beklemiyorduk. Futboldan ben bile soğudum."

22 Nisan 2013 Pazartesi

Video: Fikret Orman'dan Rıdvan Dilmen'e Fırça



Fikret Orman, Rıdvan Dilmen’in “Para koymuyorsanız, risk almıyorsanız bırakacaksınız” sözlerine cevap olarak şu ifadeleri kullandı:

“Siz beni istifaya davet ediyorsunuz. Enkaz edebiyatı yapmanın manası yok. Beni ve arkadaşlarımı ‘Para koymayan, risk almayan’ diye yorumluyorsunuz. Biz göreve geldiğimiz dönemdeki durumunu herhalde siz de iyi biliyorsunuz. Beşiktaş’ın bir maç kaybetmesiyle, bir başkana ‘Bıraksınlar’ demeyi doğru bulmuyorum. Üslubunuza ve yorumlarınıza saygı duyduğum için konuşuyorum. Biz önemli bir mücadele verdik, önemli bir başarı elde ettiğimizi düşünüyorum.”

Rıdvan Dilmen ise, “Üslubunuzu beğenmedim başkanım. Bir kusurum varsa özür dilemesini de bilirim. Siz beni fırçalamak için mi yayına bağlandınız” ifadelerini kullandı.

"Hiçbir hocayla görüşmedik"
Fikret Orman ayrıca şu açıklamaları yaptı:

-Feda sezonunu biz demedik, basının koyduğu bir isimdir. Beşiktaş ligin yüksek bütçeli bir takımıdır. Takımın yıllık masrafı 35 milyon avrodur. Bizim bu saatten sonra hiç kimseye borcumuz yoktur. Bundan sonra bir daha geçmiş sıkıntıları yaşamayacağız. Borcumuzu 150 milyon aşağı çektik.

-Akhisar maçından çıktıktan sonra bakanlarla buluştuk. İnönü Stadı’nın inşaatına Nisan’ın sonu ya da Mayıs’ın başında başlamak istiyoruz. Bir sezon dışarıda oynamak istiyoruz. Önümüzdeki sezon nerede oynayacağımız netlik kazanmadı. Beşiktaş statla alakalı bir sene sıkıntılı bir yıl geçirecek ama bunu yaşamak zorundayız.

-Hocalar senelik değil uzun vadeli çalışılacak kişilerdir. Biz niyetimizi ilk günden ortaya koyarak dört yıllık kontrat yaptık. Bu kontratlar saha skorlarıyla ya da takımın durumuyla da ilgilidir. Sezon sonundan sonra yeni stratejilere bakacağız. Oturup konuşacağız. Sezon sonunda belli olacak her şey. Gazetelerde yazıldığı gibi kimseyle doğrudan ya da dolaylı olarak görüşmedik.

Fikret Orman'dan Rıdvan Dilmen ve NTV'ye tarihi Ayar



Fikret Orman, Rıdvan Dilmen’in “Para koymuyorsanız, risk almıyorsanız bırakacaksınız” sözlerine cevap olarak şu ifadeleri kullandı:

“Siz beni istifaya davet ediyorsunuz. Enkaz edebiyatı yapmanın manası yok. Beni ve arkadaşlarımı ‘Para koymayan, risk almayan’ diye yorumluyorsunuz. Biz göreve geldiğimiz dönemdeki durumunu herhalde siz de iyi biliyorsunuz. Beşiktaş’ın bir maç kaybetmesiyle, bir başkana ‘Bıraksınlar’ demeyi doğru bulmuyorum. Üslubunuza ve yorumlarınıza saygı duyduğum için konuşuyorum. Biz önemli bir mücadele verdik, önemli bir başarı elde ettiğimizi düşünüyorum.”

Rıdvan Dilmen ise, “Üslubunuzu beğenmedim başkanım. Bir kusurum varsa özür dilemesini de bilirim. Siz beni fırçalamak için mi yayına bağlandınız” ifadelerini kullandı.

"Hiçbir hocayla görüşmedik"
Fikret Orman ayrıca şu açıklamaları yaptı:

-Feda sezonunu biz demedik, basının koyduğu bir isimdir. Beşiktaş ligin yüksek bütçeli bir takımıdır. Takımın yıllık masrafı 35 milyon avrodur. Bizim bu saatten sonra hiç kimseye borcumuz yoktur. Bundan sonra bir daha geçmiş sıkıntıları yaşamayacağız. Borcumuzu 150 milyon aşağı çektik.

-Akhisar maçından çıktıktan sonra bakanlarla buluştuk. İnönü Stadı’nın inşaatına Nisan’ın sonu ya da Mayıs’ın başında başlamak istiyoruz. Bir sezon dışarıda oynamak istiyoruz. Önümüzdeki sezon nerede oynayacağımız netlik kazanmadı. Beşiktaş statla alakalı bir sene sıkıntılı bir yıl geçirecek ama bunu yaşamak zorundayız.

-Hocalar senelik değil uzun vadeli çalışılacak kişilerdir. Biz niyetimizi ilk günden ortaya koyarak dört yıllık kontrat yaptık. Bu kontratlar saha skorlarıyla ya da takımın durumuyla da ilgilidir. Sezon sonundan sonra yeni stratejilere bakacağız. Oturup konuşacağız. Sezon sonunda belli olacak her şey. Gazetelerde yazıldığı gibi kimseyle doğrudan ya da dolaylı olarak görüşmedik.

21 Nisan 2013 Pazar

Servette 10-0 Galatasaray Sparta Praha 12- 0 Galatasaray


LİNK: http://en.wikipedia.org/wiki/1921-22_Galatasaray_S.K._season




Galatasaray Avrupa'da
Galatasaray bir buçuk aylık bir Avrupa turnesine gidiyor ve 17 maç yaparak dönüyor.
31 08 1921 Lausanne-Sport 7-2 Galatasaray (Lausanne)
02 09 1921 Servette FC Genève 10-0 Galatasaray (Genève)
04 09 1921 Phönix Karlsruhe 1-0 Galatasaray (Karlsruhe)
07 09 1921 1.FC Saarbrücken 5-3 Galatasaray (Saarbrücken)
11 09 1921 Germania Frankfurt 2-1 Galatasaray (Frankfurt)
14 09 1921 Phönix Karlsruhe 1-1 Galatasaray (Ludwigshafen)
17 09 1921 Ballspiel 1-4 Galatasaray (Köln) *
18 09 1921 Germania 0-1 Galatasaray (Bochum) *
21 09 1921 Arminia Hannover 5-3 Galatasaray (Hannover)
23 09 1921 Volkenbut 1-1 Galatasaray (Peine) *
25 09 1921 Hamburger SV 6-0 Galatasaray (Hamburg)
28 09 1921 SV Werder Bremen 0-1 Galatasaray (Bremen)
02 10 1921 1.FC Nürnberg 6-0 Galatasaray (Nürnberg)
04 10 1921 Gusmuts 7-0 Galatasaray (Dresden) *
06 10 1921 Sparta Praha 12-0 Galatasaray (Praha)
11 10 1921 Bratislava 4-1 Galatasaray (Bratislava) *
18 10 1921 Üniversite Karması 3-3 Galatasaray (Budapest)


* - Bu takımların isimlerinde yanılmalar olabilir.
Bu turnede özellikle Almanya'da güzel oyunlar çıkaran Bekir (Refet), Phönix Karlsruhe takımına transfer oluyor.

Bu bölüm için kaynakça: "1453-1991 Türk Spor Tarihi Ansiklopedisi" - Yazar: Cem Atabeyoğlu


İşte o kitap lütfen edinin >> http://www.nadirkitap.com/1453-1991-turk-spor-tarihi-ansiklopedisi-cem-atabeyoglu-kitap1342065.html

18 Nisan 2013 Perşembe

Benim de Beşiktaş'a Bir Katkım Olsun Diyorsan

Beşiktaş kulübü kontrollü hızlı ve camianın büyük bir bölümünün desteğini arkasına alarak  bir ayağa kalkma hamlesi içerisinde, bundan 7-8 ay önce 600.000.000 tl olan borç bugün YTÜ'de başkanın yaptığı konuşmaya göre Mayıs ayında 300.000.000 tl  civarlarına inecek  bu rakamın 145.000.000 tl'sinin Demirören, Adalı ve mevcut yönetimden isimlere olduğunu  biliyoruz, gelinen  noktanın bu kısa  vadede iyi bir yer olduğu aşikar, ancak asla  yeterli değil, amacımız ise apaçık belli, sıfır borçlu, büyüyen,  sportif başarılara imza atan, ekonomik bir dev olma yolunda ilerleyen (spor kulübü olduğumuzu tabi ki unutmadan  ve  sporun her dalında rekabetçi, şampiyonluğa oynayan şubeler yaratarak yola devam eden) bir kulüp gayesindeyiz.

İşte bu noktada  hepimizin yapması gereken işler, samimi olması gereken  bir maddi fedakarlık eşiği var, kimseden  kulübe bağış yapmasını isteyemeyiz  ama  aşağıda yazdığımız  şeyleri her birimiz  pekala  yapabiliriz, yazıyı  okuyan sevgili kardeşlerimden  ricam  twitter ve facebook'ta bu yazıyı  yaymaları, onlar çok iyi biliyorlar ki  çabamızın  adı  BEŞİKTAŞ.


1-Kulübe üye olalım, üyelik ücreti  1.200 TL, yıllık aidat  120 TL, http://www.bjk.com.tr/tr/cms/uyelik/5/
2-Kartal Yuvasından alışveriş yapalım, 3 tl'den 1000 tl'ye  kadar yüzlerce çeşit ürün var  Beşiktaş Kartal Yuvası hali hazırda 70  mağaza 3 tır kartalyuvasi.com.tr ve bjkshop.com adreslerinden taraftarlarımıza  hizmet vermekte.
3-Kartalcell ve Kartalnet hizmetlerini kullanalım  borsa bildirimlerindende görüyoruz ki kulubümüzün bu kalemlerden  ciddi gelirleri var.
4-BjkYandex kullanalım,  arama  motoru olarak artık hepimiz  BjkYandex tarayıcısına geçelim Beşiktaş temasını indirelim ve kullanalım  lütfen. Bjkyandex.com
5-Beşiktaş Kredi Kartları  kullanalım, bunlar : Vakıfbank World, Garanti Bonus ve Denizbank Bonus kartları  her harcamada ve kart aidatlarında Beşiktaşımızda kazanıyor.
6-Beşiktaş Dergisine abone olalım  hali hazırda 34.000 abonemiz  var  ve  2013 hedefimiz  80.000 lütfen dergimizi alalım okuyalım önerelim. Bjkdergisi.com
7-Borsada BjkAS  hissesi alalım ve yatırımcı olarak kulübümüze ortak olalım, lotu sayısı  farketmez  kulübümüzün arkasında  duralım lütfen.  https://www.bjk.com.tr/tr/cms/bjk_futbol_as/10/
8-Kombine Kart alalım maçlara gidelim Beşiktaş kulübünün çıkaracağı Kart 1903 (bu daha çıkmadı) e ilgi gösterelim  elimizden geldiğince kulüp gelirlerin arttırılması  maçlarda stadımızın dolup gişe gelirinin yükselmesi için bu detayada dikkat  edelim.
9-Beşiktaş kulübünün lisanslı iştirakleri (Kartal Yuvasında satılmayan) Cips, Kalem, oyuncak, terlik, diş macunu, fırça, elbise, her türlü ürünü alalım tercihimizi kulüp ürünlerinden yana kullanalım.
10-Beşiktaş kulübü resmi twitter ve Facebook sayfalarını lütfen takip edelim gelişmelerden kampanyalardan  her türlü yenilikten  haberdar olalım lütfen
10-a Twitter.com/Besiktas
10-b Facebook.com/Besiktas

Her şey Beşiktaş için.


Kartal Yuvası 110 ncu Yıl ve Yaz Sezonu Ürünleri


16 Nisan 2013 Salı

Utanç Dolu Tarihinle Yüzleş Galatasaray


Alıntıdır: http://www.serencebey.com/tr/tab.aspx?tabid=173
çocukluk yillarim, babamin elinden tutarak maclara gidiyorum...Kombine biletler.....Eskiden kombine biletler kulupler tarafindan degil, beden terbiyesi mudurlugu tarafindan hazirlatilip satilirdi....Sadece numarali tribun kombinesi olurdu... Ve Besiktas-Fenerbahce Galatasaray'in butun maclarinI kapsardi...
Butun maclar o zamanki adiyla Dolmabahce stadinda oynanir, bizler de futbol asigi olarak butun maclara giderdik...

1971- 72 -73 yillari Galatasaray 3 sene ust uste sampiyon oluyor...Antrenorleri Ingiliz Brian Birch Aliskin olmadigimiz yumruk showla tanistirmisti tribundekileri... Galatasaray takimi da sahaya cikar, hocalarindan gorduklerini uygular, ayni anda yumruklarini havaya kaldirirlardi... Hircin, sert futbol oynatan bir Ingilizdi... Yasin, Tarik, Bulent, Enver, Muzaffer, Tuncay, B. Mehmet, Cilli Mehmet, Metin Kurt, Gokmen ve digerleri... Sert ve hircin bir futbol oynarlardi... Hocalari sahada fotomuhabiri kovalar, fotograf makinalarini kirarak olay cikartacak,talebeleri bir macta numarali tribune tirmanarak (yanlis hatirlamiyorsam $evki ve Gokmen'di...) seyirci kovalayacak kadar hircindi....
Oynayarak kazanmislardi sampiyonlugu... Kimse gikini cikarmamisti... Eller uzatilmis, tebrik edilmisti sampiyonluklari...O zamanlar numarali tribunde karisik otururdu taraftarlar...Her seye ragmen biraz daha saf, biraz daha spor doluydu Musabakalar... Sonralari uzun yillar sampiyon olamadi (14 yil) Galatasaray...


Onceleri Fenerbahce, sonra Trabzonspor'un altin yillari, ardindan Besiktas...Galatasaray sampiyon olamiyordu.... Bir futbolcu transfer etmislerdi Adanademirspor'dan, 3 yil ust uste sampiyonluklarinin ardindan; Fatih.. Fatih Terim'in gelmesiyle tesaduf mudur, sans midir, ugursuzluk mudur?...bilinmez.. Oynadigi yillar boyunca sampiyonluk yuzu goremedi Galatasaray... Iyi bir defans oyuncusuydu Fatih, ama sevilmezdi.. Bir kabadayi edasiyla oynardi futbolunu... Yanlis hatirlamiyorsam bir Mersinidmanyurdu macinda, Mersin atagina ofsaytkaldirmayan yanhakemin uzerineyurumesini, tartaklamasini, hirsini alamayip bir de hakemin yuzune kocaman bir tukuruk gondermesini unutamiyorum...Simdiki talebeleri Bulent-Vedat karisimi bir seydi yani... (Kiziyoruz ya bizi, tukuren, isiran, dirsek atan futbolcularini korumasi, kendisi futbolcuyken aynilarini yapardi, ona gore normal olmali...!) Son senesinde hakeme fiili saldiridan oyle bir ceza almasi gerekiyordu ki, o cezayi alsaydi, kurallara gore teknik direktor olma hakki yok oluyordu, allem ettiler, kallem ettiler cezasini indirdiler, jubilesini yapti, kurslari bitirdi, calistirici oldu.... 80 yillarin ortalari... Turkiye hizli bir degisime ugruyordu... Hizli ve apar topar bir sekilde liberal ekonomiye gecis, beraberinde degisen deger yargilari ve ahlaki degerleri de getiriyordu... Ve hala Galatasaray sampiyon olamiyordu.... Ama hizla degisiyordu yonetici profilleri, yonetim anlayisi yavas yavas ele geciriyordu sari kirmizili camiayi...Ne kanun taniyordu ne nizam bu anlayis... Ne hak gozetiyordu, ne hukuk... Ariyordu, buluyordu kurallardaki bosluklari... Felsefeleri yavas yavas belirginlesiyordu:"Ben Yaptim Oldu ! Basari icin her yol mubah !..Yapanin yanina kar kalir!" VE TURK SPORUNDA ILKLER PES PESE SIRALANIYOR, PARAM PARCA OLUYOR SPOR AHLAKI, SARI KIRMIZILI CIZMELER ALTINDA....




Mirsad Kovacevic, yabanci kontejaninin dolmasindan dolayi, oynayamiyor Besiktas'ta... Ama bonservisi Besiktas'ta... Amatorluge donuyor Kovacevic,1 hafta icinde Galatasaray PAF takimina transfer oluyor, 1 mac oynuyor gencler liginde, begenilerek (!) A takim kadrosuna aliniyor: Ve ta ta taaa: karsinizda Turk statusunde oynayan Mirsad Gunes... Sonralari bir kac gunde Turklesen Fransiz milli takim oyuncusu, Didier Six, Dundar Siz olarak top kosturuyor Galatasaray'da... Inanilmaz sekilde deliniyor kurallar, kural oyucularin dusunemedikleri seytanliklar, bir bir uygulamaya geciliyor...Yabanci milli takimlarda oynayan cifte pasaportlulari da Turk statusunde oynatmayi basariyorlar sonralari...




O kapiyi da aciyorlar ardina kadar... Isvicre milli takimi oyuncusu Kubilay Turkyilmaz, Turk statusunde oynayiveriyor liglerimizde...(Piskinligi de elden birakmiyorlar bir yandan... Kendi actiklari yolda ilerleyen ve yabanci yasaklarini delen Fenerbahce'yi de elestiriyorlar bir taraftan....Yalandan...yalandan....)




Yil 1987 Galatasaray basketbol takimi... Ligdeki butun takimlar tek yabanci ile oynuyor... Galatasaray'in kadrosunda oynayan dort isim: Iziç , Michael Sceorse, Paul Dawkins , Calvin 1'i haric digerleri Turk vatandasi yapilivermis, basketbol sube sorumlusunca...Yillarca sampiyon olamamislar basketbolde de... Ve her sey ayarlanmis sampiyonluk icin...Kurallar delik desik edilmis... Basketbol federasyonu caresiz...Diger kulupler itiraz ediyor ama, isi kitabina uydurmus seytanlar...Ve caresizlikle bir sonraki sene icin yeni bir kural koyuveriyorlar... (Sahaya cikan 10 kisilik kadroda Turk Milli takiminda oynamaya haiz en az 9 oyuncu bulunma zorunlulugu getiriyorlar...) Omer Buyukaycan ' i taransfer etmis o sezon Galatasaray...Inanilmaz sekilde... Omer Buyukaycan'in transferi mumkun degil... Ancak bir kural var enteresan: "Egitim dolayisiyla "istedigi okulun takimina serbestce transfer olabiliyor oyuncu... O zamanki Galatasaray basketbol sube sorumlusu buluyor yolunu,Ankara'da "Ayse Abla Spor Kulubu"diye bir kulupten lisans cikariyor Buyukaycan, 'Ayse Abla Spor Kulubu"....dalga gecermis gibi futursuzca... Tesaduf bu ya, kisa bir sure sonra, "Ayse Abla Spor Kulubu"olaganustu kongreye gidiyor, ve kongresinde aldigi olaganustu bir kararla, Galatasaray kulubuyle birlesmeyi kararlastiriyor.. Boylece Omer Buyukaycan Galatasarayli oluveriyor... Bak su Allahin isine...!




O sene Besiktas basketbola buyuk yatirim yapmis... Iyi bir kadro kurmus..Efe Aydan, Erman Kunter Besiktas'ta forma giyiyorlar... Ve Besiktas- Galatasaray finale kaliyor sonunda... Gozleri fildir fildir donen, konusurken gerdan kiviran Galatasaray basketbol subesi yoneticisi, isini saglama aliyor..Ve bir kez daha spora ahlaksizligi ve sikeyi bulastiriyor.. Besiktas'in tek ABD lisi James Bullock'a 10 Bin Dolar veriyor, satin aliyor Amerikaliyi... James Bullock aldigi paranin hakkini veriyor, ilk final macinda sahada kavga cikariyor, ama sadece tek mac ceza alacagini biliyor, ne olur ne olmaz diye sahadan atildiktan sonra saga sola saldiriyor ve 2 mac ceza aliyor... Yabancisiz Besiktas, bol Turklestirilmis" yabancili Galatasaray'a boyun egiyor, ve Galatasaray sampiyon oluyor
.... (Bu olay daha sonralari butun acikligiyla, Ahmet kurt'un yayin yonetmenligini yaptigi "Basket"dergisinde yayinlanan bir roportajda rahmetli Aydan Siyavus tarafindan anlatiliyor...) Hatirladiniz mi o meshur basketbol subesi yoneticisini? Hatirlayamadiysaniz adi FARUK SUREN.... Baskanlik yapti bir aralar Galatasaray'da!!! O sene sampiyon olan Galatasaray takimi kaptani Turgay Demirel ise su anki Basketbol Federasyon baskanimizdan baskasi degil... Ve 1986-87 futbol sezonu, bir utanc yili, tesvik, doping gibi kavramlarin ayyuka ciktigi, resmen satin alinmis bir sampiyonluk.... Bir kac yildir surdurulen araliksiz calismalar artik meyvesini vermeye baslamis, kose baslarina adamlar yerlestirilmis, ne yapilacak ne edilecek 14 yildir sampiyonluk yuzu gormeyen Galatasaray sampiyon yapilacak.... Federasyon baskani, bos zamanlarinda gidip de Galatasaray antremani seyreden bir baskan: Eski Galatasaray baskani Ali Uras , federasyon baskani olmus.. Merkez hakem komitesi kararlarinda soz gecirilir olmus..Basinda malum sari kirmizili kaskollu yazar ve yandaslari kamuoyu olusturmaya, olaylari kendi gozlukleriyle empoze etme ugrasi icindeler... Buna ragmen, 2 puanlik sistemde oyanan ligde, son 3 haftaya girilirken Besiktas 2 puan onde, buyuk bir avantaj yakalamis durumda.... Malatyaspor'la oynuyor Besiktas o hafta...




VE TURK FUTBOL LITARETURUNE ILK KEZ DUYACAGIMIZ BIR KAVRAM DAHA GIRIYOR: 'TESVIK PRIMI "




Haftanin basi, 19-5-1987 tarihli "Hurriyet " spor sayfasinin manseti: GALATASARAY'IN BUTUN UMUDU MALATYASPOR'DA Hala matematiksel olarak sampiyonluk sansi tasiyan sari- kirmizililarin, Besiktas'i yenmesi durumunda Malatyaspor'lu futbolculara toplam 32 Milyon lira tesvik primi verecegi iddia edildi. Buna gore maci kazandiklari taktirde oynayan ve yedek kulubesinde oturan Malatyaspor'lu futbolcular 2'ser milyon lira alacaklar...Mac gunu, 24-5-1987 tarihli "Cumhuriyet " gazetesinde Hilmi Turkay imzali yazi: KENT BIR GUNLUGUNE GALATASARAYLI Kent bir gunlugune Galatasaray'li oldu. Kaldigimiz iki gun boyunca hep "Para"konusuldu kentte..Simitcisinden kasabina kadar herkes agzinda ayni seyleri mirildaniyordu. Galatasaray'in adam basi 3'er milyon ve bu tesvik pirimine gecenin gec saatlerine dogru birerde Dogan marka otomobil eklendi. Arabalari verecek kisinin Ergun Gursoy oldugu soyleniyor... (Olaylarin daha iyi kavranabilmesi icin bir aciklama getireyim. Malatyaspor yonetiminin o mac icin butun takima vaadettigi galibiyet pirimi toplam 600 Bin liraydi... Galatasaray kulubu iseoyuncu basina, butun takima onerilen pirimin 5 mislini veriyordu.. "Dogan"marka oto, o yillarda otomobil ithalinin kisitli oldugu ulkemizde son derece kiymetliydi...Boyle bir araba sahibi olabilmek icin Tofas'a parasini yatiriyor, 4 ile 6 ay bekledikten sonra otonuzu teslim alabiliyordunuz...) e Turk Futbolunda bir UTANC senaryosu Malatya'da sahneye konuyordu. Malatyaspor'a Derwall tarafindan Almanya'dan ozel olarak getirilen "doping igneleri"nin teslim edildigi basinda alenen yaziliyor, futbol kamuoyunda konusuluyor, ama Ali Uras fedarasyonu olaylari sadece izlemekle yetiniyordu(!!!) Yapilan duyurulara ve sikayetlere federasyon kulaklarini tikiyordu.. ne bir doping kontrolu ne de bir sorusturma yapilmiyordu... Agzindan salyalar akitacak kadar gucune guc katmis Malatyasporlu futbolcular, Besiktas'a 1-0 galip geliyor ve puanlar esitleniyordu... (Ancak Besiktas'in averajla liderligi suruyordu....) Olaylar o kadar cirkin, o kadar UTANC verici ki, basina kolay kolay demec vermeyen baskan Seba bile patliyor: 27-5-1987 tarihli "TERCUMAN"gazetesi, Bulent Kigan imzali haber: "LANET OLSUN BOYLE LIGE !" Sonunda Seba patladi: Turk futbolu bir takim cirkin olaylarla bir seviyeye gelecekse lanet olsun boyle lige! Acikca yapilan cirkef olaylar neden hala telakki edilemiyor? Takim cikarmakta bile gucluk ceken ekipler, bizimle karsilastiklarinda adeta aslan esiliyorlar. Genclerbirligi ile yaptigimiz lig macindan once Genclerbirligi antrenorune (Metin Turel) gelecek sezon Galatasaray'i calistirmasi icin teklifte bulunuldugu ogreniliyor. Sampiyonluk yarisinda bizi celmeyecek takimlara, 'TESVIK"adi altinda super pirimler dagitiliyor. Besiktas'a karsi donen entrikalara artik dur demenin zamani geldi." Yine 27-5-1987 tarihli "GUNES"gazetesinde yazar Faik Gurses, "IGNE, PARA, ARABA. SONRA SAMPIYONLUGA" baslikli yazisinda olaylari bir bir yaziyordu...Ayni gun (27 Mayis 1987) tarihli "HURRIYET " gazetesinde ise Metin Keceli'nin sozleri Onur Belge imzasiyla yayinlaniyordu: 'Bu ne futbol cirkinligidir? Yeter artik, girtlagimiza kadar geldi. Her sey alenen cereyan ediyor..Gazetelerde yaziliyor. Gerekli merciler neden bir sey yapmiyor?"




Gercekten de her sey spor kamuoyunun gozleri onunde ceryan ediyor, Ali Uras fedarasyonu ise kulaklarini tikamis, gozlerini yummus, kilini bile kipirdatmiyordu... Bir sonraki hafta Denizlispor karsilasmasinda da, ayni utanc verici senaryonun ikinci perdesi sergileniyordu...Aradaki tek fark, formul kisaltilmisti, "IGNE + ARABA "olarak uygulanmisti...Bir hafta evvel "Dogan"lar fazla goze batmis olmaliydi... Macin bitimine 5 dakika beraberlik golunu atanDenizlisporlu oyuncularin, mac bitiminde bizlerin $a$kin bakislari arasinda sampiyon olmus gibi sevinmelerini, taklalar atmalarini, oradan oraya kosusturarak birbrlerine sarilmalarini ve butun bu hareketleri yaparken sanki hic mac oynamamis kadar dirilikte (!!!) olmalarini unutamam.... Galatasaray boylece 1 puan one geciyor, ondan sonraki hafta, UTAN senaryosunun son perdesini sahneye koyuyor, Eskisehir'le ASY de yaptigi macta,Prekazi serbest vurus sirasinda sirpca olarak Eskisehir kalecisi Zalad'a topu atacagi koseyi bildiriyor, (bu olay tesadufen Sirpca bilen Eskisehirli gocmen futbolcu tarafindan macin hakemine iletiliyor ama hakem orali bile olmuyordu) Zalad topun gittigi koseye atlamiyor, Eskisehir'i yenen Galatasaray 14 sene sonra Sampiyon oluyordu..... 2 Puanlik sistemde, Galatasaray 1 puan farkla, butun degerleri ve kurallari delik desik ederek, sampiyon oluyordu...Baskanlari Ali Tanriyar TV kameralari karsisinda tam kendisine yakisan lafi ediyordu: "Seni sevmeyen olsun ! " "BASARI ICIN HER YOL MUBAHDIR" ilkesi Galatasaray'in sportif anlayisinda zirveye yerlesiyordu...(Bu arada meshur hakem AHMET AKCAY'dan bahsetmeden edemiyecegim... Akcay o sezon yonettigi Ankaragucu-Besiktas karsilasmasinda, ne isi varsa kale diregine 4 metre mesafede duruyor, 85. dakikada Ankaraguclu oyuncunu cektigi sut tesadufen (!!!) hakemin omuzuna carparak yon degistiriyor ve Besiktas aglariyla bulusuyordu.Maci 1-0 kaybeden Besiktas 1 puani Ankara'da birakiyordu... Ayni hakem Eskisehir- Galatasaray macinda , Yusuf'un kalecinin elindeki topu faulle alip aglara gondermesine gol karari veriyor, televizyon goruntuleri uzerine, "Gozume kar suyu kacti, goremedim ! "seklinde kendini komikce savunuyordu... 1 puan ordan, bir puan burdan, sampiyonu belirleyen hakem olarak tarihe geciyordu....) Artik Turk futbolunda kanunlar kurallar terkedilmis, minareyi calan kilifini hazirlamis, yapanin yanina kar kalir olmustu..1988 senesinde Hile, hurda transfere bile karistirilmis, Besiktas-Fenerbahce kupa finali oncesi, Fenerbahceli Hasan, Ergun Gursoy tarafindan kacirilmis, maclar bitmeden transfer edilen bu oyuncuya, gudumlu federasyon ses cikaramamisti.. 93 sampiyonlugunu ve UTANC verici 8-0 lik maci ise, genc arkadaslar da hatirliyordur herhalde...O yuzden kisaca gecistirecegim..Skor uzerinde anlasarak yapilan sikelerde, en zor gerceklestirilen gollerin yenilecegi dakikalari tespit etmektir...Evet liglerimizde bir cok farkli skorla biten mac oynanmis, ama dikkat ederseniz bu maclarda oyun genellikle 70.dakikadan sonra kopmus, yenik durumda olan takimin direncinin tamamen kirilmasinin ardindan,fark artmistir. Bu yuz karasi macta ise, Zalad denilen ahlaksiz, golleri ne zaman yiyecegini ayarlayamamis, 70.dakikada skor 8-0 oluvermistir... Sonrasi al gulum, ver gulum.... Enteresan tarafi bu macin ardindan Zalad apar topar Turkiye'yi terketmis, bonsevis sahibi Ankaragucu takimi ise kendisinden hic bir sey talep etmemistir...! Satin aldigi sampiyonlugunun ardindan Galatasaray, sampiyonlar ligi elemelerine katilan ilk Turk takimi olma unvanini hakkiyla (!!!) eline gecirmistir. Sonraki yillarda olan olaylari, Vahap Beyazlari, Ahmet Cakar'lari hepimiz hatirliyoruz umarim.... Yalniz traji-komik bir mapeza hadisesi var, hatirlatmadan gecemiyecegim. Galatasaray-Beskitas lig maci ASY'de... Kubilay Turkyilmaz profesyonelce Riza'yi cekistirerek kendini yere birakiyor,hakem Bulent Yavuz pozisyonu yutuyor(!!!)... Penaltiyi kullanan Mapeza, golu attiktan sonra, kapali tribundeki Besiktas seyircisine kosuyor ve yeni aldigi KOL SAATINI gosteriyor....Kapali tribun o macta ilk defa bir demir kafes ile 2 ' ye ayrilmis.3000 civari bilet satilmis Besiktas seyircisine, ancak kasitli olarak 1000 kisilik yer ayrilmis, "TUVALET YOK O KISIMDA, SU VE YIYECEK YOK"...Bir de bunun uzerine Mapeza'nin agir tahriki...... Seyirci cildiriyor....Koltuklari sokup sahaya atiyor...SONUC:· Besiktas'a para ve 1 mac saha kapatma cezasi... Mapeza hakkinda Galatasaray kulubunun, "Oyuncumuz Turkiye'nin yabancisidir. Renkleri karistirmistir. O tribunu Galatasaray tribunu zannetmistir " konulu savunmasi kabul ediliyor...Ve Mapeza'ya ceza verilmiyor...(!!!) Bu arada Merkez hakem komitesi baskanlari, TFF baskanlari birbiri pesin sira, 'Galatasarayli "olduklarini ilan ediyorlar, acikca.... "BASARI ICIN HER YOL MUBAH " Artik Galatasaray'in vazgecilmez yonetim politikasi olmustur... Kose baslarini ele gecirme politikalarinin yani sira, kendilerine rakip olacak, yollarina tas koyacak kisiler ve kurumlar uzerinde de, bilincli bir yipratma politikasi izlenmistir son senelerde... Ertugrul, Alpay, Sergen, Oktay ve digerleri....Hatirlayin bakalim, transferlerine hangi kulup girdi surekli? Hangi kulup surekli zarara ugratti kulubumuzu....? Hangi kulup yukseltti fiyatlari durmaksizin? Sadece bizim transferlerimizi mi? Tabii ki hayir...Fenerbahce'nin alacagi veya sozlesme yenileyecegi futbolcularin da fiyatlarini arttirmadilar mi surekli...? Menfaatlerine aykiri gordukleri rakip kulup baskanlarina, rakip kulup baskan adaylarina medyasiyla, gudumlu yazarlariyla, satilik kalemsorleriyle saldirmadilar mi surekli? Rakip kuluplerin secim kongrelerine burunlarini sokacak kadar ipin ucunu kacirmadilar mi? Doping kullanan oyuncularini, cocuklarin bile Eczanelerden alabildikleri A-ferin ilaci kullandi seklinde komik sekilde savunanlar ve buna inanan safdiller.... Inanabiliyor musunuz sadece A-ferin denilen basit bir ilaci, husn-i niyetiyle bir kullanacak, oyunculari 6 ay ceza alacak ve Galatasaray kulubu bu cezayi olgunlukla kabul edecek... Cenaze marsi cal, klasik muzik caldik diye kendini savun... Doping yap, grip ilaci aldi diye kamuoyunu yanilt... Gecin bunlari...gecin... Komik oluyorsunuz!! Taktik hep ayni... 15 senedir degismedi.... Kendine rakip olabilecekleri, menfaatine engel olanlari, UTANC verici gecmisinle yuzlestireni, KOTULE, SALDIR, hic bir sey yapamazsan IFTIRA AT... nasil olsa hala yaptiklarina seyirci kalabilecek safdiller bulunur bir yerlerden !!! Sarilirsin hemen, "Spor kardesliktir..." "Nedir bu anlamsiz dusmanlik...?" "Hepimiz kardesiz, bizler Turk milletini temsil ediyoruz...!" teranelerine.. YAPTIKLARIN ve YAPACAKLARIN YANINA KAR KALIR.... Centilmenlik anlasmasi yaptilar bu sene diger buyuklerle... Nedense kadrolarindaki futbolcularinin tamamina yakininin sozlesmesinin bittigi ve transfer butcelerinin olmadigi bir zamana rastladi centilmenlesmeleri... Bir yoneticimize sormustum 1-2 hafta evvel, "Bu centilmenlik anlasmasina guveniyor musunuz?" Yoneticimiz: "Siz olsaydiniz guvenir miydiniz? " seklinde soruya soruyla cevap vermisti... Aslinda bu soru icinde anlamini da gizliyordu.... ASY'de rakip takimlara kurduklari kumpas, tekme, tukuruk, cift dalma, dirsek atma, isirma..Ve gecici korluk yasayan hakemlerin talihsizlikleri, istemeden pozisyonlari kacirislari...!




Iste Fatih'in aslanlari.... "Efendim, Fatih hocanin verdigi asiri motivasyonla bazen asiri hareketler yapiyormus aslanciklar...!" Bu asiri MOTIVASYON ne menem bir seydir? Agizdan hap olarak mi alinmaktadir, yoksa damardan siringayla mi? "BASARI ICIN HER YOL MUBAH... AMAC = PARA, DAHA COK PARA...." Spor, esit sartlarda, spor ahlakina bagli kalinarak yapildiginda spordur...Mucadelemiz, kisilerle veya kurumlarla degil, 15 senedir sporumuzda UTANC tablolarini bir biri ardina sergileyen YONETIM ANLAYISI iledir..."Seni de, seni seveni de sevmiyorum ! " diye sehrin en islek caddesine pankart astiracak kadar, rakip camialarda nefret uyandiran YONETIM anlayisi iledir...Bunu anlamak istemeyenler cikacaktir bu rakip camiadan, kafalarini deveku$u gibi kuma gomup, olani biteni basit bir KISKANCLIK olarak algilamaya calisanlar da cikacaktir. Ozelestiri yapmamakta israrci olanlar olacaktir elbet.... Hatta isin icine son parasini mac biletine yatiran gariban taraftari karistirip,ucuz duygu somurusu yapmaya kalkisanlar da olacaktir...





Dusunmeyeceklerdir UTANC dolu gecmislerinde defalarca, o gariban taraftarin COSKUSUNU, SEVINCINI caldiklarini, o gariban taraftarin AKITTIGI GOZ YA$LARINI geri veremeyeceklerini... DUSUNEMIYECEKLERDIR....! Bu arada geçen hafta Galatasaray yoneticileri ve futbolculari Ankara'da gitmedik kapi birakmamislardir. Milletvekilleri, bakanlar, parti baskanlari ve niceleri ... amac UEFA sampiyonu Galatasaray kulübunun odullendirilmesi ve detaylariydi. Hani millete mal olmustu bu kupa, hani ulkemizin reklami yapilmisti.. Eger gerçekten inansalardi bu soylediklerine once Anitkabire gider ATATURK'u ziyaret ederlerdi. Ama oraya gidecek yuzleride yok unutmayalim ki Ataturk'un bize miras biraktigi bu topraklarda yetisecek sporculara soyledigi bir soz var;




Ben sporcunun zeki çevik ayni zamanda AHLAKLISINI severim.

Beşiktaş Taraftarı Dünya Tribünlerine Meydan Okuyor

Nisan Ayına Damgasını Vuran Dünya Tribünleri Mükemmel Meşale Şovları Görselleri

Hakkı Yeten Kimdir 439 Maçta 382 Gol



Hakkı Yeten (d. 1910, Vodina - ö. 16 Nisan 1989, İstanbul), forvet mevkiinde görev almış Türk futbolcu, teknik direktör ve spor yöneticisi. Baba Hakkı lakabıyla da tanınan Yeten, 1926-1931 yılları arasında Karagümrük'te oynadı. 1931 ile 1948 yılları arasını geçirdiği Beşiktaş'ın tarihindeki önemli isimler arasına girdi. Futbolculuk kariyerini sonlandırmasının ardından Beşiktaş'te teknik direktörlük ve kulüp başkanlığı da yaptı.





1 yaşında iken ailesi İstanbul'da Beşiktaş semtine yerleşti. Babası Binbaşı Mahmut Nedim Bey 1914'de I. Dünya Savaşı'nda şehit düşünce o da asker olmaya karar verdi. 5 kardeşiyle birlikte yaşam savaşı veren Hakkı Yeten askeri okula yazıldı. Bu dönemde Karagümrük'te futbola başladı. Maltepe, Halıcıoğlu ve Kuleli askeri takımlarında da oynadı. Beşiktaş Futbol Şubesi’nin kurucusu Şeref Bey tarafından Karagümrük'ten, Siyah-Beyazlı renklere kazandırıldı. Bu arada askerlik mesleğini bırakarak 1937 yılında Hukuk Fakültesi'ni bitirdi ve avukat oldu.





Karagümrük'de oynadığı dönemde; Bozkurt Kulübü, Karagümrükle bir maç almıştı. Bozkurt takımı devrin kuvvetli kulüplerinin futbolcularıyla takviye edilmişti. Rakip kaleyi zamanın meşhur kalecilerinden; Harbiyeli Paşa Sırrı koruyordu. Maç Halıcıoğlu Sahası'nda yapılacaktı. Maç günü takımlar karşılıklı dizildiği zaman, Baba Hakkı'nın olmadığı farkedildi. Maç başladıktan az sonra Hakkı Yeten, Balat istikametinden gelen bir sandal içinde göründü. Taraftarlar oyunu bırakmış sevinçle ona doğru koşmaya başladı. Maça geç kaldığını anlamış olacak ki; sandalda soyunuyordu. O sahile çıktı, idareciler da takım kaptanı Sebahattine geldiğini haber verdi. Fakat Kaptan Hakkı'nın geç kalmasına kızarak oyuna sokmadı. Maçın ikinci yarısında Hakkı'nın oynaması için İdareciler, Sabahattin'i ikna ettiler. Kaptan da verdiği cezayı yeterli görerek Hakkı Yeten'i oyuna dahil etti. O gün yarım devre oynayan Hakkı Yeten, Bozkurt takımına 6 gol attı.[1]


1931 yılında Hakkı Karagümrük'te oynarken Şeref Bey Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel'den daha atik davranarak Beşiktaş'a maletti. 17 yıl boyunca Beşiktaş formasını giydi ve bu dönemde takım kaptanlığı yaptı.


Beşiktaş forvetinde özellikle sağ açık olarak yer aldı. Otoriter ve teknik oyunculuğuyla kısa sürede kaptan oldu. Özellikle disipline verdiği önem nedeniyle kısa süre içinde “Baba” lakabını aldı. Saha dışında da tam bir beyefendi olan Hakkı Yeten, güçlü yapısıyla rakip oyuncularla ikili mücadelelerde kollarını açar ve karşı takım oyuncusu önüne geçemezdi. Askerliği sırasında Ankara Demirspor'da oynadığı 1 sezon hariç hep Beşiktaş'ta oynadı.


Beşiktaş formasıyla gol kralı da oldu. İngiliz kulübü Arsenal'dan teklif aldığı ancak kabul etmediği söylenir. Oynadığı 439 maçta 382 gol kaydederek Beşiktaş'ın en golcü futbolcusu olmuştur. Derbilerde de en çok gol atan futbolculardandır. Hem Fenerbahçe'ye hem Galatasaray'a 30 gol atarak çok zor kırılacak bir rekora sahiptir.


1948 yılında (38 Yaşında) bir maçta taraftarın onu ıslıklamasından sonra





"Bu formayı bana taraftar giydirdi. Şimdi onlar isteyince de çıkarırım"






diyerek futbolu o maçta bırakmıştır.


Otoriter yapısı ve takım üzerindeki ağırlığı üzerine anlatılanlar gerçekten bugünkü profesyonel futbolda zor inanılacak olaylardır. Bu anılara örnek olarak; kırmızı kart gören futbolcunun önceBaba Hakkı'ya dönerek, "Çıkayım mı?" diye sorması ve o "Evet" deyince çıkması veya Harp Okulu ile Ankara'da oynanan ve ilk yarısı 3-0 yenik kapanan maçın devre arasında soyunma odasında





"Dönüş biletlerinizi yırtarım, yürüyerek İstanbul'a dönersiniz"






tehditi sonucu maçın ikinci yarısında Beşiktaş'ın 6 gol atarak maçı 6-3 kazanması verilebilir.


Ne kadar güçlü ruha sahip olduğuna ve sportmenliğine örnek olarak anlatılan başka bir olay ise şu şekildedir. Fenerbahçe ile Şeref Stadı'nın çamurlu ortamında oynanan maçta Beşiktaş 2 farklı skorla önde gitmektedir. Maçın ortasında Beşiktaş atakları art arda devam ederken orta sahada Fenerbahçe kaptanının yanına gelen Hakkı Yeten şöyle der:





"Arkadaşlarına söyle biraz maça asılsınlar bu maçın zevki böyle çıkmaz."









II. Dünya Savaşı nedeniyle Türkiye A Milli Takım çok az sayıda maç yaptığından Hakkı Yeten de yalnızca 3 kez ay-yıldızlı formayı giyebildi. Türkiye'nin 27 Eylül 1931'de Bulgaristan'a 5-1 yenildiği maçta, Türkiye'nin tek golünü Baba Hakkı atmıştı.





iki defa, 1948-1949 ve 1950-1951 yılları arasında Beşiktaş teknik direktörlüğü yapmıştır.





Futbol Federasyonu'nda asbaşkanlık görevi de yapan Yeten, 1960-68 arasında üç kez Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanlığı yapmıştır. Yönetimde olmasa da her zaman takım içinde söz sahibi olan Hakkı Yeten sert ve otoriter tutumunun ve hem kendi takımındaki hem de rakip takımdaki futbolculardaki ona karşı duyulan saygı nedeniyle Baba Hakkı unvanıyla anılmıştır.


Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün Süleyman Seba ile birlikte iki onursal başkanından biridir.



Beşiktaş
İstanbul Futbol Ligi: 1933-34, 1938-39, 1939-40, 1940-41, 1941-42, 1942-43, 1944-45, 1945-46
İstanbul Şildi: 1934-35
Millî Küme: 1941, 1944, 1947
İstanbul Kupası: 1943, 1945
Başbakanlık Kupası: 1944, 1947 Kişisel
İstanbul Lig gol krallığı: 1939 (44 gol)
Millî Küme gol krallığı: 1941 (18 gol), 1944 (15 gol)



^ Beşiktaş JK Resmi İnternet Sitesi
^ HAKKI YETEN - Oyuncu Bilgi Ekranı Türkiye Futbol Federasyonu

13 Nisan 2013 Cumartesi

Mart 2013 itibarı ile Üç Büyüklerin Toplam Borçları Ekonomik Durumları


















İşte Borsaya yapılan son bilanço bildirimleri:

Beşiktaş :  http://kap.gov.tr/yay/Bildirim/Bildirim.aspx?id=273893

Galatasarayhttp://kap.gov.tr/yay/Bildirim/Bildirim.aspx?id=274101

Fenerbahçehttp://kap.gov.tr/yay/Bildirim/Bildirim.aspx?id=270305

Bilançolardan (Borsa bildirimleri) görüleceği üzere Mart 2013 itibarı ile

Toplam Borçlar:

Beşiktaş : 510.000.000 TL (141.000.000 TL'si YD, Adalı ve Yönetim Kuruluna)

Galatasaray : 694.000.000 TL

Fenerbahçe : 410.000.000 TL


Not 1 : Kulüplerle ilgili diğer tüm ekonomik verilere http://kap.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz. Beşiktaş için BJKAS Galatasaray için GSRAY  Fenerbahçe için FENER kodlarını kullanabilirsiniz.

Not 2 : Beşiktaş kulübünün son yaptığı halka arz verileri kulüp bildiriminde yer almamıştır  son Sermaye arttırımı ile  Sermaye 40.000.000 Tl'den 240.000.000 Tl'ye çıkarılmış gelen paranın 73.000.000 Tl'si kulübe 125.000.000 Tl'si ise Sermayeye eklenmiştir bu veriler  daha sonraki dönemlerde borsaya ve verilere yansıyacaktır.

12 Nisan 2013 Cuma

TFF'nin Beşiktaş düşmanlığı ortaya Çıktı

11 Nisan 2013 PFDK Kararları (Sadece Fatih Terim'e ceza verip GS'ye 25.000 Tl veren kararlar)

http://www.tff.org/default.aspx?pageID=246&ftxtID=17765

Fatih Terim'in cezasının Ertelenmesi (Yolunun açılması)

http://www.tff.org/default.aspx?pageID=246&ftxtID=15108

19 Nisan 2012 Beşiktaş'ın Galatasaray ile aynı gerekçeden sahasının 2 resmi maça kapanması kararları

http://www.tff.org/default.aspx?pageID=246&ftxtID=14989

Beşiktaş yönetim kurulunun bu kararlara sessiz kalması tek gelime ile gaflettir, çıkıp itiraz etmek gerekir GS-Mersin maçında hakeme küfür edilmiş, temsilci darp edilmiş sahaya  seyirci giymiştir buna karşılık olarak  TERİM'e 9 GS ye 25.000 Tl  ceza verilmiş.

Beşiktaşımızın süper kupa maçında yine Gs ile oynadığı maçta  seyirci olayları ve 1 taraftarın sahaya  girmesi sebebi ile 2 maç sahası kapanmış ve 48.750 Tl para  cezasına çarptırılmıştır.


Beşiktaş kulübü buna tepkisini kanıtları olayları ve kararları ortaya koyarak göstermelidir.Galatasaray'ın açık bir şekilde TFF ve PFDK tarafından kollanmaktadır, Beşiktaş'ın 2 maçı seyircisiz oynamasından zararı en az 6-7.000.000 Tl'dir bunun içinde Kartal Yuvası gelirleri ve diğer iştirak gelirleri  yok.

Şimdi Beşiktaş Kamuoyu Beşiktaş yönetim kurulunun bu tiyatroya nasıl bir tepki vereceğini merakla izliyor ve takipçisi olacak, bu kirli tezgaha daha fazla seyirci kalmak onaylamak anlamına  gelir lütfen alet olmayalım.

9 Nisan 2013 Salı

Kartal Yuvası 110 ncu Yıl Yaz Sezonu Ürünleri

-SATIN ALMAK İÇİN LÜTFEN KARTAL YUVASI MAĞAZALARIMIZI BJKSHOP.COM ADRESİNİ VE KARTALYUVASi.COM.TR'Yİ ZİYARET EDELİM 


3 Nisan 2013 Çarşamba

Avrupa Kupalarında 4 büyükler



Beşiktaş    ----------- 219  maçta 87 galibiyet 45  beraberlik 87 mağlubiyet.




Fenerbahçe  -------- 226 maçta 82 galibiyet 47 beraberlik 97 mağlubiyet.




Galatasaray ------- 276 maçta 99 galibiyet 71 beraberlik 106 mağlubiyet.




Trabzonspor -------- 126 maçta 49 galibiyet 31 beraberlik 46 mağlubiyet.





*Güncelleme tarihi 14-12-2018 Bjk nin Malmö Fb'nin Trnava  ve Gs nin Porto maçlarıda eklendi.

*veriler kulüp siteleri, tff ve vikipedi'den alınmıştır.

*Beşiktaş'ın Oly ve Apoel maçlarındaki 4 hükmen galibiyeti verilere dahildir.

About