22 Mayıs 2018 Salı

Beşiktaşta iyiler hep gidiyor bize de mavi bir hüzün kalıyor, yorulduk artık yordular

Biz mesela çok sevdik mi! Sevdik, peki ne oldu? Anlatayım efendim,
Bizim Beşiktaşlılar olarak kaderimizi Bergen yazmış olabilir. Kimi sevdiysek gitti, kimi beklediysek gelmedi, elimizden mutluluğumuzu zorla çaldılar, mavi formadan nefret eder hale getirdiler.  Bizki “göğe bakma durağında ’ki” o romantik çocuklardık, ama işte, mavi görmemek için gökyüzüne bakamaz olduk. Ne diyelim ki eksik kaldık,  Önce Gomez gitti, sonra İtalya’yı kendine mesken seçip Akçabat’da daireye razı olan Sosa, sonra Olcay.  Yaprak dökümündeki Ali Rıza Efendi gibi kaldık, kapı eşiğinde gelmesini bekledik, Gomez’in. Yerine gelen Abuş Bey ise, gol atmayı öğrendiği ilk gün yeni aldığımız I phone tel ile kaçıp gitti. Hani Porto’da bir daha oynamazdın be kral! Yerine gelen matador ise bildiğin çamaşır makinesi çıktı, seviyoruz ama işte, kelimeler boğazda düğüm düğüm.
Ya sen yeşil vadinin sahibi Tosun Paşa,  Gaziantep’ten ÖzGaziantep Turizm ile esenler otogarına inişin gün gibi aklımda, ne demek Everton, üşürsün be kardeşim, puslu memleket orası, neyse ağlamıyorum gözüme, 21 milyon Euro kaçtı (Fikret Orman). Gittin zaten Babel kendini İnstagram’a verdi. Huwai mat20 ile fotoğraf! (Reklamlar)!
Herkes gidiyor işte.
Biz sen de tutuklu kaldık be Gomez, 20 forvet dolaştık, 10 golü geçemediler.  El alemin forvetleri top yiyor top, gel gör ki cebimizde ne var ne yok verdiğimiz 4 tane forvet toplam 15 gol attılar, 15 kanka 15! İnanabiliyor musun?
Herkes gitti, Pektemek hala bizde. Esat devrildi, Pektemek hala bizde ama gol atamıyor inanabiliyor musun Gomez? Boyun posun devrilsin inşallah Gomez, ellere yar olma emi!
Bizde herkes gitti, ben bizi Sezen Aksu şarkısına benzetiyorum Gomez’im, hele Tosic ile Talisca’da gidince iyice öyle olduk.
Zülfü Livaneli’nin Sezen Aksu ile ortaklaşa yaptığı “Belalım” şarkıda gizli her şey. Bu şarkının sözleri Talisca için, Bestesi de, her maç mutlaka 2 3 gol önledikten sonra hata yapan Tosiç’e yapılmış, öyle dedi Livaneli reis, oda çok yaşlandı, “kardeşimin hikayesi” adlı kitabını mutlaka oku!
“Uçurum uçurum gözlerine baktığım sensin
Prangalarca boynuma taktığım sensin
Dağ gülleri gibi gibi hasret çektiğim
Her gece uyku diye yattığım sensin
Yanarım, yanarım
tutuşur yanarım
kavurur ateşim
seni de beni de belalım
Gün değmemiş ormanlarda yittiğim sensin
Ömrüme ömür diye kattığım sensin
Deli deli boranlarda aç denizlerde
Teninin tuzunu canım tattığım sensin”
Beşiktaş’tan kim giderse gitsin içi burkuluyor insan olanın, sevgiliye eşe dosta akrabaya veda gibi. Son kez sahaya çıkıp 2 gol bir asist yapan mı dersin, yoksa “üçlü çektir kartala” denmeden kendiliğinden ellerini Allah’a yakarır gibi kaldırıp son üçlüsünü çektiren mi! Büyüyen gidiyor yuvadan uçuyor işte. Geride oğlunu çocuğunu gurbette yollamış anne baba gibi kalıyoruz. Biri Çin’de, biri İngiltere’de biri bilmem nerde. Seni hiç demiyorum renkli gözlü, sarışınım, seni hiç demiyorum! Özledik mi özledik valla ama işte ne yapacan! Yaşamak dediğin şey bu işte.
Bizim sevdamız tabki de renklere, renklerin içindekiler de önemli, insan bir burkuluyor be, bir boşluğa düşüyor düşünebiliyor musun? Pektemek hala bizde ve gol atamıyor, hala geçen gerçi bir tane çarpıp girdi ama atı alan TFF’yi çoktan geçmişti.
Şenol Hoca gitmesin diye günlerce dua ettik, oligarşiye kafa tuttuk Gomez, bak bu adam seni Alman milli takımına sokan adamdır ha bilesin. Sende yaşlandın, kadayıf teli gibi oldu bir yerlerin ama sen başkaydın be, 40 teker kamyon gibi kükrerdin üstüne stoperlerin.
Şimdi herkes gidiyor, başımızın tatlı belası da geçenlerde teşekkür etmiş, tirivela reis. O da başka adam be’ tanıyorsun zaten…
Biz aynıyız, aynı yerde, aynı renklerin altında, aynı tarafta, aynı haksızlıklarla devam ediyoruz.
Boyun posun devrilsin Gomez, ellere yar olma inşallah.
Ha unutmadan Necip bir acayip oldu, nazar değmez inşallah!
Şarkı şöyle devam eder Gomez Reis!
Yanarım, yanarım
tutuşur yanarım
kavurur ateşim
seni de beni de belalım

Damga damga göğsüme vurduğum sensin
Öfke dolu şehirlerde bulduğum sensin
Yer nerede gök nerede ben neredeyim
Diye diye sınırlara geldiğim sensin

Yanarım, yanarım
tutuşur yanarım
kavurur ateşim
seni de beni de belalım.

Seneye görüşmek üzere,

18 Mayıs 2018 Cuma

Sinan Vardar'ın bugün ki köşe yazısı ''Beşiktaş gerçekleri''





Geçtğimiz pazar günü Beşiktaş'ın Mali Genel Kurulu gerçekleşti. Kulübün ekonomi gidişatından memnun olmayan ve bu konuda ne yapılmasıyla ilgili öneriler getiren 6 arkadaşımız genel kurul divan kurulunun onayıyla konuşma yapma fırsatı buldu.
Bu konuşmacılardan biri de bendim. Köşemde fazla ayrıntıya girmeyeceğim. En büyük eleştiriler Beşiktaş'ın; diğer bir çok kulübün da olduğu gibi şeffaf olmaması...
Örneğin BJK TV'de konuşmacılara yasak getirilerek mali genel kurulda sadece başkanın konuşmasının yayınlanması, diğer konuşmacılara böyle bir olanak sağlanmaması ayıptı.
Konuşmacılardan biri Seyit Ateş'ti. Çok detaylı bir çalışma yapmış. Ateş, Beşiktaş Stadı'nın devlet tarafından yapılabileceğini fakat Fikret Orman'ın stadın kulüp tarafından yapılmasını tercih ettiğini vurgulayarak; devletin statlarıyla, Vodafone Park Stadı'nın maliyetleriyle ilgili çok çarpıcı detayları bir bir anlattı.
Diğer konuşmacılar da kulübün mali yapısının hiç de iç acıcı olmadığını bu konuda neler yapılması gerektiğini de çok güzel anlattılar.
Çok seviyeli bir mali genel kurul yaşadık. Bizlere de söz hakkı veren Divan Kurulu başkanlığına ve kulüp yetkililerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Konuşmalardan sonra Fikret Orman eleştirilere yanıt verdi. Bana da en kuvvetli olduğum ve Beşiktaş için varımı yoğumu harcadığım altyapı için tenkit getirdi.
Altyapıda kurduğum Beşiktaş Futbol Araştırma Merkezi (BEFAM) projesiyle 6 Milli oyuncu çıkardığımızın farkında değil.
6 yıldır Beşiktaş altyapısından ne Ümit ne de A milli oyuncu çıkmadı. Şu anda da kadroda BEFAM kökenli Necip ve Atınç'ın da olduğunun farkında değil galiba ki; bu konuda beni eleştirdi.
Ben de kendisine cevabımı verdim. Bir kez daha hatırlatayım;
Atınç'ı 15 bin TL'ye almıştık, o Atınç kulübe 6 milyon euro para getirdi.
Necip de şu anda bence en sevilen futbolcularından biri.
Başkan lütfen hep geçmişi eleştirmeyi bırak, doğru işleri de takdir et!
Artık kulüplerimiz şeffat bir yönetim şekli benimsemeli.
Yine konuşmamda Süper Lig AŞ. ile ilgili bir soru yönelttim. Mecbur kaldığınız bu konuya çok kısa bir şekilde değindiniz. Bu konunun daha geniş bir şekilde Beşiktaş camiasına açıklamanız çok önemli. Bu konunun çok ciddi bir şekilde takipçisi olacağım.

Transferler!
Başımıza ne geliyorsa kulüplerin ekonomilerinin berbat oluşlarından geliyor. Beşiktaş, Cenk Tosun gibi golleriyle şampiyonluk getirecek bir futbolcuyu devre arasında sattk. Bu bir rekor satıştı. Emeği geçenlere teşekkürler. Negredo ve Vagner Love ve Larin'e verilen para Cenk'ten gelen paradan daha fazla. O zaman burada bir yanlışlık yok mu? Şampiyonlar Ligi'ne gitseydik 250 milyon TL gelecekti. Bu ayın sonuna kadar futbolculara ödenecek rakam 24 milyon euro. Tosic'in 5 milyon euro'ya Çin'e satılışı mükemmel! Hatta Tosic;
Beşiktaş'a transfer olurken futbol dünyasındaki en sevdiğim dostlarımdan biri olan rahmetli İlhan Cavcav'la görüşmüştüm.
O da bana Tosic'in vasat bir sol bek olduğunu ve kendisiyle sözleşme yenilemediğini belirtmişti.
Ben de ilk başlarda Tosic'i eleştirmiştim. Fakat Dusko Tosic; Şenol Hoca'nın öngörüsüyle stopere kaydırıldı ve bazı hatalarına rağmen çok başarılı oldu. Galiba ona özür borcum var. Özetle Tosic 32 yaşında, bonservissiz alındı. Onu satan yetkilileri tebrik ediyorum.
Beşiktaş'ta Talisca gidici gibi.
Daha bir kaç yıldız oyuncunun daha satılması gündemde.
Artık çok akıllı davranmak gerekiyor. Dünyanın en yaşlı futbolcuların oynadığı lig;
Türkiye ligleri. Ülkemizde 270'e yakın yabancı futbolcu var. Sadece yüzde 10'nu milli takımlarında oynuyor. Bu istatistiğe dikkat ederek yapılacak transferler mutlaka Şenol Hoca'nın onayıyla yapılmalı.
Bu takım gençleştirilmeli.
Kulübün borcunu, "O yaptı, bu yaptı" tartışmasını bir kenara bırakalım, geleceği bakalım.
Bundan sonra kulübün harcamalarına çok dikkat edilmeli.
Olmazsa olmaz; Güneş, Beşiktaş'ta kalmalı ve hatta altyapı dahil tüm futbol organları Şenol Hoca'ya bağlanmalı.
Geçmiş yıllarda futbolla ilgisi hiç olmayan ve de başkanın etrafını saran yancılardan bir an önce kurtulmalı. İnanın bu kişiler büyük zarar veriyor ve futbol camiasında çeşitli şaibeler ciddi ciddi konuşuluyor.
Yani özetle hemen hemen Türk kulüplerinde olduğu gibi Beşiktaş da bilhassa futbol yönetiminde kurumsallaşmalı. Ve onursal başkanımızın kulüp de masraf olmasın diye elektrikleri bile kapatması örnek alınmalı.

Sevinçler ve hüzünler
Türkiye'deki hemen hemen tüm kulüp yöneticilerini tanırım.
Ama özellikle bazı kulüplere sevgi ve saygım vardır.
Bunlardan biri de G.Birliği...
Süper Lig'de bu sezonun ismi İlhan Cavcav'dı. İlhen Ağabey;
G.Sirliği'ne büyük hizmetler verdi. Borçsuz ve kasasında 60 milyon TL bıraktığı çok sevdiği kulüp küme düştü. Umarım Ankara ekibi İlhan Cavcav'ın ilkelerine geri döner ve yeniden o başarılı günlerini yakalar.
Boluspor Başkanı Necip Çarıkcı çok iyi işler yapıyor.
Büyük bir mücadele ile sıfır borçla yönettiği Kulübü Süper Lig'e çıkma şansını Play- Off'ta kaybetti. Çok üzüldüm.
Çünkü Boluspor düzgün yönetiliyor.
Tabii ki Erzurumspor ve Gaziantep Gazişehir'e de finalde başarılar dilerim.
Ziraat Türkiye Kupasını müzesine götüren Akhisarspor'u da tebrik ederim.
Sevgili dostum Hüseyin Eryüksel ve yöneticileri 6 yıldır büyük bir başarı hikayesi yazdılar. Süper Lig'de küme düşme tehlikesi yaşamayan Sivasspor'a, başkan Mecnun Odyakmaz ve teknik direktör Samet Aybaba'ya da tebriklerimi sunarım..

17 Mayıs 2018 Perşembe

gençleşme yeni oyuncularla kadroyu takviye etme zamanı


son 4 senedir elinde ciddi bir jenerasyon vardı (bunu daha önceki yazılarımda belirtmiştim son 3-4 yılda belli bir başarı beklediğimi söylemiştim) ki son 4 senede 2 şampiyonluk ile beni yanıltmadılar. 


lakin artık kadro yaş ortalaması (ve başarıya doygunluk) epey yükseldi. kadroya özellikle +30 yaş üzeri jenerasyonun yerine yeni oyuncular adapte etmeleri lazım. açıkcası ben bu sene de şampiyonluk bekliyordum ama 2. yarıda gösterdikleri 38 (belki son maçla 41 olacak) puanlık performansa galatasaray ve diğer rakipleri iyi direnç gösterdiler ve farkın kapanmasına engel oldular. (özellikle ekim ve kasım ayındaki performans düşüklüğünün bedelini ödediler diyebiliriz.)

ligi son 2 haftaya kadar taşıdılar ve son haftada da şampiyonlar ligi iddiaları devam ediyor. nasıl ki fenerbahçe şampiyon olmak için başakşehir ve galatasaray'ın kaybetmesine ihtiyacı var ise kendilerinin de şampiyonlar ligi için fenerbahçe ve başakşehir'in kaybetmesine ihtiyacı var.

2 sene üst üste gelen şampiyonluktan sonra çok da kötü geçmeyen bir sezon ile kaybedilen şampiyonluk takım içinde hakim olan "biz mükemmeliz bizden iyisi yok" tarzı psikolojiyi de düzeltir umarım.

14 Mayıs 2018 Pazartesi

Bugün itibarı ile Beşiktaş kombine satış adedi


passoligten alınan ve  kulübün verisi ile de tutan sayılara göre Beşiktaş 30.800 adet koltuğu  kombine olarak  sezonluk satmış   durumda.


passo.com.tr  de an  itibarı  ile satışlar   devam   ediyor  ancak   5-6-7-8 nci  kategorilerde  tek  boş   koltuk yok.


passo.com.tr

https://www.passo.com.tr/tr/clubs/besiktas/ticket.aspx?series=ff9cc986-3128-e811-80fe-00155d14366f

Ali Ece Osmanlı Beşiktaş maç yazısı

kaynak:
http://www.fanatik.com.tr/yazarlar/ali-ece/ikinci-yarida-duzeltti/1370935

Evet Beşiktaş’ın savunmasında çok eksik var. Ancak yenilen gollerin hiçbiri kollektif savunma hatasından değil. Tam aksine bireysel hatalardan kaynaklandı. Haftalardır orta sahada takımın kalbi olan Medel’in neyse de geldiğinden beri hayal kırıklığı yaratan Vida’nın hatası tolere edilecek cinsten değil. Beşiktaş bir dahaki sezon için şimdiden Vida ile ilgili kararını vermeli. Eğer seneye sürekli oynayacaksa Vida’nın sezonu Beşiktaş takımından bile önce açması gerekiyor. Buna karşın bütün sezon çok az süre bulsa da kendisini sürekli hazır tutmayı başaran Necip’i tebrik etmek lazım. İkinci yarıda Necip’in orta sahaya geçmesiyle Beşiktaş toparlandı. Evet Beşiktaş tarihinin en yetenekli futbolcularından bir tanesi değil ancak bu profesyonelliğiyle saygı duyulması gereken bir isim. İlk yarıda bu sezonun en kötü Beşiktaş’ı vardı. Şenol Güneş, ikinci yarıda doğru değişikliklerle elindeki kısıtlı malzemeden çıkartabileceği en iyi formasyonu çıkardı.

Gecenin sorusu

Siyah- Beyazlılar neden ilk yarıda hücum ederken sadece orta yaptı? Bu ortaları neden ısrarla ‘Nobody’nho’ya yaptı?

Maçın starı

Osmanlıspor’un yıldız ismi Serdar Gürler, Beşiktaş karşısında da bireysel açıdan tüm yeteneklerini sergiledi. Takımının iki golünü kaydeden Serdar’ın bu çabası Osmanlı’nın puan almasına yetmedi

Maçın olayı

Serdar Gürler’in harika röveşata golü estetik açıdan, Jeremain Lens’in ise alışık olmadığı sol bekte sağ açığa göre daha az kötü oynaması taktiksel açıdan maçın olayıydı.

Kısa mesaj

2. yarıdaki Oğuzhan Özyakup eski günlerine dönme sinyali verdi. Eğer sezon başından beri Oğuzhan formda olsaydı Beşiktaş halen şampiyonluk mücadelesi veriyordu.

Rıdvan Dilmen Osmanlı Beşiktaş maç yazısı


kaynak:  https://www.fotomac.com.tr/yazarlar/ridvandilmen/2018/05/14/klas-farki

Mustafa Pektemek'in attığı golü gördükten sonra Süper Lig'de ikinci yarıda Beşiktaş'ta gol atan Türk futbolcu yokmuş.
İlk Mustafa oldu. Gerçekten nerede bu alt yapılar? Nerede bu genç oyuncular? Beşiktaş'ta bugün çok da eksik vardı üstelik.
Bu oyuncuları oynayarak kazanıyorsunuz.
Türkiye'de zorunlu tutmalısınız 1-2 tane oyuncuyu. 2 oyuncuyu zorunlu bırakırsanız, kulübede de 4-5 tane yerli oyuncuyu bırakırsanız, oynata oynata geliştirirsiniz. Maça gelecek olursak, Osmanlıspor açık futbol oynamak zorundaydı. Çünkü kazanma mecburiyetleri vardı. Beşiktaş ise eksik gelmesine rağmen klas oyuncularıyla galibiyet uzandı ve Şampiyonlar Ligi ümidini devam ettirdi..

Metin Tekin Osmanlı Beşiktaş maç yazısı


kaynak:   https://www.sabah.com.tr/yazarlar/spor/tekin/2018/05/14/kazanma-refleksi

 Beşiktaş'ı ilk yarı ve ikinci yarı olarak nasıl değerlendirirsiniz?
 ilk yarıda ihtiyacı olan skoru buldu ama işin içine kalite girince  kazanmayı başardı. Osmanlıspor'un Beşiktaş'ı yenmek için tek şansı vardı: Mücadele ve tempo. İlk yarıda bunu çok iyi yaptılar ama ikinci yarıda mücadele güçleri azalıp, tempoları da düşünce Beşiktaş oyunu ele aldı ve kazanmayı da bildi. Sonuçta hiçbir takım mağlup olmak istemez ve Beşiktaş da yenilgiye karşı bir refleksle mücadele etti.

 Güneş'in 11'ini ve değişikliklerini nasıl buldunuz?
İlk 11'e baktığımızda Larin'i gördük. Belli ki Şenol hoca da onu görmek istemiş. Larin hakkında 'Nasıl?' diye sorsanız hala net bir şey söyleyemem. Ama iki maçtaki performansına göre gole yakın olduğunu söylemek mümkün. İkinci yarı oyuna giren  de bütün yılın oyun açlığını gidermek istercesine hırslıydı ve onun gol iştahı da skorda etkili oldu.
Tolgay'ın sakatlanmasından sonra 'in yaptığı değişiklikler ise biraz da mecburiyettendi ve maçı çok farklı isimlerle tamamladı Beşiktaş bu yüzden.

 Öne çıkan oyuncular?
Oğuzhan... Oyun kalitesi ve futbol becerisi ile skorda etkili oldu Oğuzhan... 'nın da sezonu kapattığını gördük. Bu zaman zaman doğaldır. Hedefler azaldıkça konsantrasyon da azalır futbolda. Talisca da bu durumu yaşıyor.
Sonuçta Beşiktaş mağlup olmama refleksi ile skoru lehine çevirmeyi başardı. Ve artık oturup son haftayı bekleyecek. Şampiyonluk şansı bitse de küçük de olsa bir ihtimal dahilinde olan Şampiyonlar Ligi şansını zorlayacak artık Beşiktaş.

Güntekin Onay Osmanlı Beşiktaş maç yazısı


kaynak: http://sampiy10.gazetevatan.com/guntekin-onay-1165969-sampiy10-yazar-yazisi-sorumluluk-duygusuyla/

BEŞİKTAŞ, formasının olduğu her yerde kazanmak için oynar ve oynamalıdır. Çünkü bu maç ligde düşme hattındaki bütün takımları ilgilendiriyordu. Spor ahlakı ve sorumluluğu bunu gerektirir. Beşiktaş dün birçok eksiğe ve olumsuzluğa rağmen kazanmak için oynadı. Yenik duruma düşmesine rağmen maçı bırakmadı ve 2. yarıda bulduğu 3 golle bunu başardı.
ŞENOL Güneş oyun içinde yaptığı hamlelerle, oyuncu ve pozisyon değişiklikleriyle ibreyi lehine çevirmeyi başardı. İlginç olan ise Lens’in sol beke geçmesiydi. Açıkçası ben de Lens’in kariyerinin bundan sonraki bölümünde sağ beke evrilebileceğini ve bu bölgede ofansif olarak daha faydalı olabileceğini düşünüyorum. Ama tabii ki öncelikle, oyuncunun bunu kabul etmesi ve buna odaklanması gerekiyor. 
LENS, BEKE EVRİLEBİLİR
AntonIo Valencia, Manchester United’da iyi bir sağ beke dönüştü. Lens için de böyle bir pozisyon değişikliği neden olmasın. Çünkü kapalı savunmalara karşı önde oynadığı zaman verimlilik sağlayamıyor. Açık alanda hızıyla daha etkili. Yüzü dönük ve daha geniş mesafede oynamak, bu tip oyuncular için daha kolaydır.
DÜN Beşiktaş’ta yenilen ilk golde Medel’in, 2. golde Vida’nın hataları vardı. Oyuna sonradan giren Mustafa Pektemek ve Vagner Love’ın golleriyle Beşiktaş kazandı ve ligde az da olsa devam eden ikincilik iddiasını devam ettirdi. 

About