23 Nisan 2018 Pazartesi

Şampiyonluk için hazırsanız bu yazıyı okuyun


eveet... 29 nisan'da son yılların en önemli maçına çıkacak takımımızdır.

derbiyi kazandığımız takdirde kalan 3 maçı da kayıpsız atlatacaktır. siz bakmayın rakiplerin yok efendim kollanıyor, vay efendim tüpçüye borç zırvalarına. ben artık iki sezondur aleyhimize yapılan bariz hataların (hata değil aslında lafın gelişi), kumpasların sayısını unuttum. ibneler algı kasıyorlar. yahu daha lig açılırken süper kupa maçında konyaspor taraftarının yaptıklarının dünyada eşi benzeri yoktur. sahayı bombalamak mı dersin, tribünü söküp atmak mı dersin rezilliğin bini bir paraydı. yetmedi, sahaya kadar girip futbolcuya bıçak göstermek nedir lan? bizzat öldürmeye teşebbüstü. peki ne oldu? biz ceza aldık.

ayrıca her hakemi beşiktaşlı ilan edip baskılamalar, beşiktaşlı teknik direktörleri yatacak suçlamalarıyla gazlamalar gırla gidiyor. önüne gelen hakem bizi sikiyor. beşiktaşlı teknik adamlardan çekmediğimiz kalmadı. bu sezon trabzonspor'u yendik diye sinir krizleri geçirdiler. bir kısmı pensilvanya diğer kısmı kandil saflarına katılma safhasına geldiler adeta.

kupa maçında (fb) kumpasın startını verdiler. zokayı yutmadığımız için halis görevlendirildi, yine olmadı. plan beşiktaş'ın engellenmesi arkadaşlar. gs, başakşehir'i geçemez. oyunları pamuk ipliğine bağlı. her maçı kaybetme modundalar. ben hakem korkusundan kesin yeneriz diyemiyorum. illa bir pislik çevirecekler. işte takımın buna göre hazırlanması gerekiyor.

gs, hasbelkader bizi yense bile kalan maçlarını kazanamaz. başakşehir'in şampiyon olabilmesi için bizim puanlar kaybetmemiz gerekiyor. gs, şu futboluyla kendi sahasında bugün izlediğim malatyaspor'u bile yenemez. akhisar ve göztepe deplasmanları cabası.

başakşehir de bu sezon pek iyi değil. dirençli takımları ya tek farkla zoru zoruna geçiyorlar ya puan kaybediyorlar. beni korkutan malatyaspor'un resmen yatması oldu. bakalım osmanlı ve antalya ne yapacak?

gs maçında dikkatli olursak illa gol bulup morallerini bozarız. dağılmaya çok yatkınlar. şenol hoca iyi hazırlanmalı. gs'yi yen, tamamen devre dışı bırak, başakşehir'in 1 maçta takılmasını bekle.

bol şans.

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/76261824

Bilal Meşe: Beşiktaş-Malatya maç yazısı

kaynak: http://m.milliyet.com.tr/bilal-mese/bu-yarisa-yurek-dayanmaz--2653708-skorer-yazar-yazisi/


Evet, ligin bitimine dört hafta kaldı, Beşiktaş ilk yarıda savunma ağırlıklı oynayan Malatya karşısında zorlandı, taraftarlarının yüreğini hoplattı, sonuca son on dakikada gitti, şampiyonluk şansını Galatasaray derbisine taşıdı. Görüyoruz ki, zirve yarışı kora-kor geçecek, ancak kalan haftalarda ortakların işleri öyle kolay değil, dün bunu bir kez daha gördük.
Topla oynama yüzdesi ilk yarıda 72’ye 28 Beşiktaş lehine, istatistik ilk yarıda böyle... Gelin görün ki, bu üstünlük pozisyonlara yansımıyorsa, neye yarar?  Elbette Negredo’nun attığı bir gol, o da rakip savunmanın ikramı! Yeni Malatya’nın savunmaya kapanacağını cümle-alem biliyor, doğal... Şimdi, böylesi tabloda pas yüzdesini üretime yansıtacaksınız... Ne var ki, Fenerbahçe ile oynayan olaylı kupa derbisinin şokunu ve stresini üzerinden atamayan Beşiktaş, bunu ilk yarıda beceremediği gibi, bir de kalesinde golü gördü.
Pereira’nın attığı gole bakın, adam tek başına,  Vida ve Tosiç, yani iki stoper, ne topu alabildiler, ne de önünü kapatabildiler, vurdu, Fabri köşeyi iyi tahmin etti, ama elinde kaçırdı, gol oldu! Gel de Pepe’yi arama arkadaş! Dememiz o ki, bir Vida, asla Pepe’nin yerini dolduramaz!
Maçın geneli mi, valla abartmıyoruz ama Beşiktaş oyunu tamamen tek kaleye çevirdi, konuk takım bir puanın üstüne yatma adına zamana oynadı. Bu tabloda Güneş’in oyuncu hamleleri geldi, sakatlanan Caner’in yerine Gökhan Gönül’ü, oyunda kaldığı sürece bir varlık gösteremeyen Oğuzhan’ın yerine Tolgay’ı aldı, iyi de yaptı. Ne var ki, Babel’in yerine Lens’i alması tartışılır. Oyunun son on dakikasında seyirci desteğini de arkasına alan Kartal, vites yükseltti, nitekim 81’de Adriano’nun soldan ortasına Talisca mükemmel yükseldi, kafayı çaktı, bu kez affetmedi, kritik bir gole imzasını attı. Talisca’nın golünden sonra derin bir nefes alan Kartal, Quaresma’nın nefis frikik golüyle olası puan kaybına tamamen set çekti.
Kalan haftalarda, kritik maçlarda sürekli hakem hatalarına tanıklık ediyoruz, yapanların hepsi de kokartlı, inanılır gibi değil! Halis Özkahya FIFA kokartlı, ilk yarıda Murat’ın Quaresma’ya bir faulü var ki, sanırsınız Murat kick-bokscu, Portekizli futbolcunun kaburgalarına tekmeyi basıyor, karşılığı sarı mı, kırmızı mı? Sabaha kadar kırmızıdır eyyy Özkahya!

Lemi Çelik: Beşiktaş Malatya maç yazısı

kaynak: http://skor.sozcu.com.tr/2018/04/23/adil-olalim-719941/


Fenerbahçe maçında yediği fiziksel ve zihinsel dayaktan sonra Beşiktaş için Malatya maçında futboldan daha önemli olan üç puanı almaktı. Buna rağmen topa sahip olan, oyunun hâkimi olan ve sürekli gol arayan bir Beşiktaş vardı.
Bir takım düşünün üç kulvarda ortaya mükemmel bir performans koyuyor. Haliyle zaman zaman ligde haksız mağlubiyet alsa bile zihinsel olarak sürekli ayakta kalıyor. Takımını şartlar ne olursa olsun ayakta tutmaya çalışan ve psikolojik olarak çok iyi hazırlayan öğretmen Şenol Güneş sadece Beşiktaş camiasının psikolojik bozukluğunu gidermiyor aynı zamanda da Türk futbolunun daha adaletli daha hakkaniyetli daha adil devam etmesi adına çok büyük özveri ve fedakârlıkta bulunuyor. Bu zihniyet ile takımını maçlara hazırlıyor. Üç gün önce ağır bir müsabakadan çıkan Kartal, çok dirençli, hırslı ve inatçı militan futbol karakter yapısıyla sonuca gitti. Bu galibiyet camia ve futbol takımı adına çok önemliydi. Beşiktaş her şeye rağmen oynamış olduğu kolektif oyunla ve yıldız oyuncuları Talisca ve Quaresma'yla bu maçı da kazandı.
Ben de bir futbol adamı olarak Ali Koç'la aynı fikirdeyim. Hedefe giderken her yol mubah olmamalı. Futbolun ahlaklı, adaletli, hakkaniyetli centilmenlik anlayışı, ruhu ve felsefesi mutlaka korunup kollanmalı. İnsanları birleştiren, olgunlaştıran ve barıştıran değere asla zarar vermemeliyiz. Bunu koruyup kollamalıyız. Ve bu süreçte de medyaya ve yöneticilere büyük görevler düşmekte. Lütfen hiç kimse müsabakalara ve olaylara yanlı bakmasın. Futbol kültürü ve değerleri içerisinde adaletli değerlendirsin. İşte o zaman ligimize ve birbirimize olan güven artacaktır.

Attila Gökçe: Beşiktaş Malatya maç yazısı

kaynak: http://m.milliyet.com.tr/attila-gokce/hakem-de-kartal-da-kurtuldu-2653707-skorer-yazar-yazisi/


Neresinden bakarsanız bakın, Beşiktaş travmalı. Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçında yaşanan olaylar sadece Fenerbahçe’yi değil, Beşiktaş’ı da sarstı. Şimdi her iki taraf “mağdur” olduğunu iddia ediyor ... İşte bu “mağduriyet” hali, siyah-beyazlı takımın ligdeki oyununu da etkiliyor ister istemez.
Travmayı henüz atlatamayan takımın arıza üstüne arıza çıkardığını görüyoruz.
İşte onlardan birincisi: Beşiktaşlı hücum oyuncuları, rakip ceza alanı ve ceza yayının üzerinde sürekli top kaybediyorlar. Oğuzhan, Talisca, Babel ‘in kaybettiği, kullanamadığı, kaptırdığı toplar, dakikalar geçtikçe Malatyaspor’un iştahını ve motivasyonunu artırıyor.
Quaresma’nın kullandığı korner atışında rakipten seken topla buluşan Negredo, beklenen golü atıyor ama, öne geçmenin sefası sadece 20 dakika sürüyor. Onca kaptırılan toptan sonra Malatyaspor oyuna ortak oluyor. Dahası, Fabri kurtarmasa fazlasını da yapacak fırsatlar yakalıyorlar.
Efendim ikinci arıza da şu: Beşiktaşlı futbolcular asla ikili mücadeleye girmiyorlar. Bu satırları yazmaya başladığımda Beşiktaş’ın yaptığı faul sayısı 5, Malatyaspor’unki 9’du. Bu çekingen, statik ve “gelgeç” oyunun nedeni ne acaba?
Hafta sonunda oynanacak Galatasaray maçı öncesinde sakatlanmak ya da cezalı duruma düşmek korkusu olmasın sakın! Bilemem. Belki başka nedenleri vardır ama, risk almadan,  mücadele etmeden, göğüs göğüse oynamadan maç kazanmanın garantisi yok.
Beşiktaş, Quaresma’nın ortalarına kafa ile vuramadığı, ayağında topla adam geçip ceza alanına giremediği, yeterince şut atamadığı için oyunu adeta rehine verdi.
Pereira’nın attığı gole bakalım. Pas arasından yararlanıp ceza alanında topla buluşan Malatyasporlu futbolcu, Tosiç ve Vida’ya rağmen beraberliği sağlıyor.
Sonrası adeta kâbus... Talisca’nın, Babel’in, Negredo’nun şaka şutları hep Fabien’de kalıyor.
Dakikalar ilerledikçe başka hasletler (!) de çıkıyor ortaya. Beşiktaşlı futbolcular “çökmeye” ve “çözülmeye” başlıyorlar. Öfkelerini, morallerini, enerjilerini koruyup gerekli reaksiyonu gösteremiyorlar. Vodafone Park’taki on binler tam aksine takımdan daha umutlu, daha istekli, daha enerjik...
İşte o enerji, sonunda Adriano’nun asistiyle Talisca’nın kafasından beklenen golü getiriyor.
Talisca, attığı golle sadece Beşiktaş’ı değil, hakem Halis Özkahya’yı da kurtarıyor. 47’de Murat Yıldırım, topu kazanıyor ama Quaresma’ya da uçan tekme atmaktan geri durmuyor. Doğrudan kırmızı kart gerek.. Gösterilmiyor. Belki de hareketi yapan Pepe olmadığı (!) için... 67’de Pereira Vida’nın suratına koluyla darbeyi indiriyor. Sarı kart ve penaltı olmalı. Hayır, olmuyor!
Serbest vuruşlara el ve ayak koyan Quaresma nihayet amacına ulaşıyor.
Eh, geçmiş olsun... Beşiktaş’a da Halis Özkahya’ya da. İki golcü felaketi önlüyor.
Not: Malatyasporlu oyuncular, maaş ve transfer taksitlerini alamadıkları için antrenmanları da boykot etmişler. Ona rağmen Beşiktaş’a karşı yiğitçe oynadılar, bravo!

Güntekin Onay: Beşiktaş Malatya maç yazısı

kaynak: http://m.gazetevatan.com/Sampiy10/guntekin-onay-1160523-sampiy10-yazar-yazisi-telasli-ama-cok-kaliteli/


BEŞİKTAŞ harika bir başlangıç yaptı maça. Coşku, baskı ve kalite vardı ilk 20 dakika. Golü buldu, rahat oynadı. Herkes çok kolay geçeceğini düşündü maçın. Ancak Beşiktaşlı futbolcular da öyle düşünmüş olacak ki 25’inci dakikadan sonra tempo düştü basit top kayıplarıyla olumsuz bir Kartal izledik.
ÇOK güvenilen öndeki 4 oyuncunun tamamı üretkenlikten uzaktı. Özellikle Babel kendi kalitesinin altındaydı. Yenilen golde Vida, Perreira’ya çok uzak kaldı. Fabri’nin de böyle bir gol yemesi düşündürücü.
2. yarıda telaşlı bir Beşiktaş vardı sahada. Başta Babel olmak üzere Oğuzhan ve Negredo inanılmayacak derecede kötü oynadılar. Negredo ilk 15 dakikadan sonra sahada yoktu. Talisca erken ve acemice vuruşlar yaptı. Net goller kaçırdı. Babel kariyerinin en kötü maçını oynadı. Ancak Adriano’nun mükemmel ortasında Talisca harika bir kafa vuruşuyla bocalayan Beşiktaş’ı öne geçirdi.
HER YERDE TALISCA
TALISCA öyle bir oyuncu ki gole ihtiyacınız varsa mutlaka sahada kalmalı. Dün hem attı ve çok kaçırdı. Aksiyon alanlarında hep o vardı. Adriano, Quaresma ve 2’nci yarıda oyuna giren Gökhan Gönül de maçın iyileriydi. Malatya’da ise Sadık ve Chabek savunmada çok üst düzey bir performans ortaya koydular. Dünkü telaş Beşiktaş’ın tecrübesine ve kalitesine yakışmadı.

Erman Toroğlu: Beşiktaş Malatya maç yazısı

kaynak: https://m.fotomac.com.tr/yazarlar/erman.toroglu/2018/04/23/yuzde-50si-talisca

Talisca’yı Beşiktaş’tan ayrılırsa siyah-
beyazlıların gücü yüzde 50 oranında düşer. O zaman Quaresma da Babel de kurtaramaz onları. Malatya dün akşam “Benim adım hıdır, yapabileceğim budur” der gibiydi. Elinden geleni yaptılar
Beşiktaş, Malatyaspor karşısında ilk 45 dakika tempo yapmadı. Ama topla fazla oynadılar, fazla şut attılar, oyunu kontrol ettiler. Tamam da rakibi boğacak bir baskı, tempo yoktu sahada. Oğuzhan çıkıp, Tolgay girene kadar bu oyun aynı şekilde sürdü. Tolgay oyuna dahil olduktan sonra oyun biraz hareketlendi. Beşiktaş bu yıl eski Beşiktaş değil, bunu bir defa kabullenelim!
Şunu diyebilirsiniz; Yahu Erman hoca, Beşiktaş kazandı yine eleştiriyorsun!
Bakınız! Kazanıyor ama nasıl kazanıyor?
Üst düzey oyuncuları var. Tamamen bireysel becerilerle kazanıyorlar. Bir gün Babel çıkıyor, bir gün Talisca, bir gün Quaresma.
Zaten bu üçünden biri yetiyor. İkisi olduğu zaman zaten kolay hallediyorlar. Üçü de tam kapasiteyle oynadığı zaman bayıltıyorlar. Peki rakibe pozisyon veriyorlar mı? Evet...
İstanbul'dan büyüklerden puan alacaksan veya yeneceksen bir gol de kafi gelmez artık, iki gol atman lazım. İki gol atarsan rakibin dengesini bozarsın ve işi halledebilirsin.
İlk yarıda bir Malatyasporlu hücumdaydı, üç Beşiktaşlı geride, bazen de dört… Böyle olduğu halde bile gol pozisyonu yakaladı Yeni Malatyaspor. Hele ikinci yakaladığı pozisyonu atsalar maç ne hale gelir?
Ama şu bir gerçek öyle veya böyle Beşiktaş'ın en tehlikeli adamı Talisca.
Onu Beşiktaş'tan çıkarırsanız siyah-beyazlıların gücü yüzde 50 düşer. Quaresma ve Babel kurtaramazlar o zaman Beşiktaş'ı.
Malatyaspor elinden geleni yaptı. Ama bir laf vardır ya; Benim adım hıdır, yapabileceğim budur. İşin özü de budur!

Uğur Meleke: Beşiktaş Malatya maç yazısı


kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/yazarlar/ugur-meleke/oguzhanla-baslamak-hataliydi-40813782


Beşiktaş’ın 2017-2018 sezonu hikayesini yazarken hem en büyük yıldızının, hem de en büyük sorununun Talisca olduğunu söyleyeceğiz sanırım. Talisca, muazzam bir “ikinci santrfor”. Hem orta mesafe şutu, hem kafa topları hakimiyetiyle çok farklı bir oyuncu. Kritik golleriyle de bu yıl Beşiktaş’a defalarca hayat verdi, dünü de kurtaran yine oydu. Umarım bu performansları onu Dünya Kupası’na da taşır.

Ancak Talisca klasik bir “on numara” değil. Top rakipteyken orta ikiliye eklemlenmiyor. O yüzden de üçlü sert orta sahalara karşı Beşiktaş’ın kaderi hep aynı oluyor. Kaliteleriyle kazanabiliyorlarsa kazanıyorlar. Kalite yetmezse, merkezdeki fizik mücadeleyi 3’e 2 kaldıkları için kaybediyorlar.

Bu sezon defalarca yaşadı bunu Beşiktaş: İlk yarıda Malatya’nın Murat-Azubuike-Aytaç üçlüsü vardı, dün Murat-Azubuike-Diallo’su. Sivas’ın Hakan-Ndinga-Rybalka’sı da, Konya’nın Ali-Jonsson-Mehdi’si de aynı zafiyetinden faydalandı Beşiktaş’ın. Orta saha yumuşaklığından. Dün Beşiktaş kazanmış olsa da şunu söylemek zorundayız: Malatya gibi ligin en sert orta üçlülerinden birinin karşısına çıkarken merkezde Oğuzhan’la başlamak doğru bir tercih değildi bence.

Beşiktaş’ı dün Malatya karşısında 80 dakika zorlayan bir başka faktör de, “pivotal santrfor” Boutaib’di. Türkiye’de bu tarz “sırtı dönük oynayabilen” santrfor tipi çok iş yapıyor. Çünkü bu lig, temas ligi, çarpışma ligi, göğüs göğse oynanıyor bu lig. O yüzden de Fernandao gibi, Makukula gibi, Boutaib gibi başka ülkelerde yıldız olamayacak santrforlar, burada stoperlerle çarpışarak çok iş yapıyorlar. Dün Boutaib’le çarpışmada da zorlandı Beşiktaş savunma göbeği. Dün eğer göbekte Oğuzhan yerine Tolgay başlamış olsa muhtemelen Medel’in de merkezdeki yükü azalacak, geleneksel defansif katkısını daha fazla yapacaktı Şilili oyuncu.




Beşiktaş sezonun en zorlu günlerinden birini kenar ortalarıyla aşmış oldu böylece... Kenar hücumlarının kahramanları Caner, Quaresma, Talisca ve Negredo, Beşiktaş’ın ligin ikinci yarısında oyunda kalmasında başrol oynadılar kesinlikle.



Rıdvan Dilmen: Beşiktaş-Malatya maç yazısı

kaynak: https://m.fotomac.com.tr/yazarlar/ridvandilmen/2018/04/23/kartalda-anahtar-cok

Beşiktaş oyunun büyük bölümünde favori gibi oynadı ama bazen anlamsız şekilde oyundan koptular. İki takım arasında yıldızlar ve kalite açısından büyük fark var zaten...
Beşiktaş ısrar etti ve kazandı...
Malatya karşısında oyun temposunu artırdı ve kazandı. Adriano'nun gerçek yerine dönmesi de bunda etkili oldu. Çünkü soldaki etkinliği daha fazla bu oyuncunun... Gökhan oyuna girince, Oğuzhan-Tolgay değişikliğiyle orta sahadan da dönen topları aldılar ve sonuca gittiler. 80'den sonra Erol Bulut, Beşiktaş'ın hamlelerinden sonra 1 puana oynamaya başladı... 5'li savunmaya dönerken, Adriano devreye girdi kesti ve gol yaptırdı.
Başakşehir ve Galatasaray'ın kazanması, Beşiktaş'ın bir hafta sonra TT Stadyumu'na gidecek olması kazanmasını mecbur kılıyordu.
Kolay maç yok... Düştü denilen Osmanlı, Gençlerbirliği'ni potaya attı. Bu Osmanlı, Başakşehir ve Beşiktaş'la oynayacak... Fenerbahçe'nin de Antalya maçı kolay olmayacak.
Beşiktaş oyunun büyük bölümünde favori gibi oynadı ama bazen anlamsız şekilde oyundankoptular. İki takım arasında yıldızlar ve kalite açısından büyük fark var zaten...
Malatya için kolay bir sezon değil... Erol hoca ilk kez teknik direktörlük deneyiminde, bitime 4 hafta kala tehlikeli bölgede olmaması pozitif bir durum... 80'den sonra kafada bir puan vardı.
Adriano gibi iki ayağıyla kesebilen, Talisca gibi müthiş koşular yapan bir oyuncu, duran topları da iyi kullanan Beşiktaş var karşında. Yani, anahtarları çok olduğu için kilidi açtı... Önümüzdeki hafta da finale çıkacak. Beşiktaş kazanırsa dev bir adım atacak.
Kaybederse yarıştan kopar ama berabere kalırsa yarışta kalır.
Sinan Gümüş ile Talisca'nın attığı goller dengeleri değiştirdi... Fenerbahçe- Antalya maçı da son 4 haftaya girilirken olayı renklendirecek gibi görünüyor tabii Fenerbahçe kazanırsa...

EŞİĞİ GEÇEMİYOR
Oğuzhan'a bir parantez açmak gerekirse; sinirli ve gergin... Tam olgunluk döneminde. Kuvvetlendi ilerledi ama bir eşik var onu atlayamıyor. Geldiğinde yeteneğini görüyorduk ama malzemesini daha yukarlara çekemiyor. Güven problemi var. Hep kuvvetli olmak zorunda. Bu tip oyuncular antrenöre değil, sadece ve sadece aynaya bakacaklar. Talisca'dan sonra ceza sahasından uzaklaştı.

About