20 Ağustos 2018 Pazartesi

Gülengül Altınsay (cumhuriyet) Erzurum Beşiktaş maç yazısı


kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1060362/Felaketten_donus.html


25 günde 6. maç... Bir yanda Avrupa kupası ön elemeleri, diğer yanda 2. haftasına giren Süper Lig karşılaşmaları... Ve şimdi Beşiktaş’ın karşısında 17 yıl sonra Süper Lig’e dönmenin heyecanı içindeki Erzurum var. Şenol Hoca; bu deplasmanda orta alanı ayağı top yapanlardan değil, savunmacılardan kurmuş. MedelNecip ve önlerinde yalnız başına Oğuzhan... Belli ki hücumu kanatlardan yapmayı düşünmüş. Quaresma’nın vazgeçilmezliği biraz da bu seçimin nedeni... Bu yüzden Tolgay kenarda. Oysa ki kanatlardan hücum için de set oyunu ve akışkan paslaşmalar gerekli. Hatta etkin savunma için de... Bunun örneğini Akhisar maçının ilk yarısında görmüştük. 
Ancak Erzurum karşısında ne savunmadan ne de orta alandan oyun kuramazken rakip, kaptığı toplarla çok etkili oluyor. Ve art arda kazandığı kornerlerin sonunda Scuk’la golü de buluyor. Sonrasında gelen pozisyonlarda Beşiktaş kalesini melekler koruyor. 
Acilen topu kazanıp pas oyununa dönmek gerek ama Şenol Hoca, zaten yanlış yerde oynattığı ve atıl hale getirdiği Oğuzhan’ı çıkarıyor oyundan... Yerine de sezona çok formsuz başlayan Caner’i alıyor. Anlaşılan umudunu uzun toplara bağlıyor. Orta alandan düzgün ve hızlı çıkamayınca başka yapacak bir şey yok. 2. yarıya bu kez seri kornerlerle başlayan Beşiktaş oluyor. Ve duran toptan Siyah- Beyazlılar, Gökhan’la beraberliği buluyor. Nihayet sezona formda başlayan Lens oyuna giriyor ama Necip’in yerine!.. Böylece Adriano ortaya geçiyor; Caner sol beke ve Lens, sol açığa... İleride Babel ve Negredo çift santrfor... Bitişe 14 dakika kala Medel’in pasıyla Q7 pozisyona giriyor; ilk kez topu şişireceğine, Negredo’nun koşu yoluna pas veriyor. Ve Negredo’yla Kartal, skoru mucizevi bir şekilde 1-2’ye getiriyor. Bu gol, Beşiktaş’ın ancak hızlı pas oyunuyla başarılı olacağı gerçeğini de bir kez daha kanıtlıyor. Lens’in kazandırdığı, Q7’nin gole dönüştürdüğü penaltıysa skoru belirliyor. Sonuçta Beşiktaş, felaketten dönüyor. Ama sorunlar sürüyor.

Lemi Çelik (Sözcü) Erzurum Beşiktaş maç yazısı


kaynak:  https://skor.sozcu.com.tr/2018/08/20/quaresma-boyle-istedi-768155/


Quaresma böyle istedi

Son iki maça bakıldığında Beşiktaş'ın yeni formalarının harika olduğunu belirtmeliyim. Formalar güzelleştikçe oyun kalitesi aynı oranda düşüşe geçiyor desek yalan olmayacak. Müsabakaya bakacak olursak sistem olarak artık 4-2-3-1 sistemi Beşiktaş için son bulmuştur. Eğer Talisca gibi veya Alex gibi bir 10 numara bulamayacaksa siyah-beyazlıların böyle oynayamayacağı ortadadır. Şenol Hoca'nın ısrarla 10 numaralı formayı verdiği Oğuzhan, maalesef hızı ve temposu ile bu mevkiyi kaldıracak güçte değil. Ayrıca skora katkı sağlayamadığı da ortadadır.
Şenol Güneş; yoğun maç trafiği nedeniyle rotasyon yapmasına rağmen henüz takımını tam olarak hazır hale getiremedi. Beklenen olgun, kanatları iyi kullanan, daha çok topa sahip olan ve merkezden de yapmış olduğu akınlarla gol bulan bir takım oluşturmaya çalışıyor ama henüz beklenen düzeye bir türlü gelemedi.
Necip, Oğuzhan ve Lens'in ortaya daha iyi performans koymaları gerekiyor. Yoksa Şenol Hoca bir tek 11'e mahkûm kalıp sadece tek kulvarda mücadele edebilecek kadroya sahip olacaktır. Beşiktaş, hem şampiyonluk hedefleyip hem de Avrupa'da başarılı olmak istiyorsa Lens, Oğuzhan, Negredo ve Larin'in daha çok inisiyatif alıp skora yönelik performans göstermeleri gerekiyor. Yoksa Beşiktaş bu tür müsabakalarda zorlanacaktır. Sürekli neden oynamıyor diye yazdığımız Quaresma'nın performansı, geride olmasına rağmen Beşiktaş'ın lehine çevirdiğini izledik. İlk defa sonradan giren oyuncular skor adına katkılar yaptı. Bu sayede Beşiktaş zor bir deplasmandan galibiyetle ayrıldı diyebiliriz. Erzurumspor'u havaya sokan futbolcu Pepe'ye gelince; iki pozisyonda adeta rakibinden çalım yemek için çaba gösterdi. Son sürat rakibinin üzerine koşarak, “Bana çalım at” der gibi takımının kalesinde iki tane yüzde yüz pozisyon vermesine neden oldu. Elbette bunu en iyi gören Şenol Hoca'dır. Mutlaka Pepe'ye ve bütün defans oyuncularına ceza sahasında rakibine nasıl müdahale edeceğine anlatmalıdır. Pepe gibi üst düzey bir oyuncu bunları yapıyorsa ya vurdumduymazdır ya da başka bir sıkıntısı vardır. Yoksa böylesine kariyerli bir oyuncunun yanlış müdahaleler yapmaması gerekiyor.

MAÇIN KIRILMA ANI

Gökhan atmış olduğu gol maçı adeta çeviren andı. Kornerden gelen topa mükemmel bir gol vuruşu ile beraberliği sağladı. Takımını ayağa kaldıran golü attı ve galibiyette büyük rol oynadı.

MAÇIN ADAMI

Caner Erkin
Oyuna sonradan girerek oyunu çok iyi açtı. Topu kanatlara taşıdı, etkili akınlar ve ortalarla galibiyete katkı sağladı.

Şansal Büyüka (milliyet) Erzurum Beşiktaş maç yazısı


kaynak: http://www.milliyet.com.tr/sansal-buyuka/siyah-tan-beyaz-a--2727911-skorer-yazar-yazisi/

Bayram geldi ya, “nerede o eski bayramlar“ misali, Erzurum maçının özellikle ilk yarısında Beşiktaş’ın dağınık ve perişan halini gördükçe  “ahh nerede o eski Beşiktaş“ diye söylenmeye başladım...
/* */
Beşiktaş eski Beşiktaş olacak da, bir dakika içinde kalesine dört korner attıracak... Beşiktaş eski Beşiktaş olacak da o dört korner sonucu topu ağlarında bulacak... Beşiktaş eski Beşiktaş olacak da, bu kadar bireysel hata yapacak, rakibe bu kadar pozisyon yaratacak, tek pozisyona girmeden devreyi tamamlayacak...
Abartmıyorum, ilk yarıdaki Beşiktaş‘ı izlerken, gözlerimi sıkça ovuşturdum, bu bizim bildiğimiz, tanıdığımız, alıştığımız Beşiktaş mı diye...
Beşiktaş adına ilk yarının tek olumlu yanı, 4-0 bitecek olan devrenin 1-0 bitmiş olmasıydı... Dadaşların konukseverliği olmasa, 90 dakikalık maç 45 dakikada biterdi...
Beşiktaş devre arasında adına ister “fırça“ deyin, ister “terapi“, çok sıkı bir “uyarı“ almış olacak ki, ikinci yarının başlangıcı ile birlikte, o ilk yarıdaki perişan ve dağınık görüntüsünden kurtulup Beşiktaş gibi oynamaya başladı... Hemen başlangıçta önce Babel’in, sonra Negredo’nun kaçırdığı pozisyonlar “gol yakındır“ diyordu... Nitekim öyle oldu... Erzurum ilk yarıda üstüste dördüncü korneri sonunda gol atmıştı, Beşiktaş da üstüste üçüncü korneri sonucu beraberlik golünü buldu... Artık oyun, saha, futbola dair ne varsa hepsi Beşiktaş‘a aitti... Bu dakikalarda Erzurumspor sadece elindekini avucundakini korumaya çalıştı ama bu ateşe kar dayanmazdı... Karşısında kendini bulan Beşiktaş vardı...
Baktığınızda sahada fırtına gibi esen Quaresma yoktu ama iki asist yapıp bir gol attı...
Penaltı cambazı kaleci Hakan, bu kez Quaresma penaltısında çaresiz kaldı... İşte kalite böyle bir şey... Şenol Güneş‘in “kendine kulüp bul“ dediği Negredo önce Linz maçında, sonra Erzurum’da attığı golle “ben burdayım ve mevcutların en iyisiyim“ der gibiydi...
Beşiktaş her şeye rağmen “yangına itfaiye ile giden“ Atiba’yı, her sıkışıklıkta “fırıncı küreğine“ benzeyen sol ayağından çıkan gollerle takımı kurtaran Talisca’yı arıyor...
Beşiktaş ilk yarıda “ölümcül bir kaza“ yapmasına rağmen, bu kazayı hafif sıyrıklarla atlattı ve ikinci yarıdaki kalitesiyle maçı koparıp aldı...
Belki futbol ateşi yeterli değildi ama, dumanı bile Erzurum-spor’u boğmaya yetti... Futbol olarak siyahtan beyaza doğru çok radikal bir geçiş yaptı...
Biz Linz maçındaki, Erzurumspor maçının ilk yarısındaki Beşiktaş’ı istemiyoruz... Biz alıştığımız, futbolundan zevk aldığımız eski Beşiktaş’ı istiyoruz, o futbolu arıyoruz...
Bu kadar kaliteli futbolcularla, o alıştığımız futbolu oynamak çok mu zor?

Metin Tekin (sabah) Erzurum Beşiktaş maç yazısı


kaynak:  https://www.sabah.com.tr/yazarlar/spor/tekin/2018/08/20/hucumcu-orta-saha-arayisi

İlk yarı dökülen Beşiktaş'ın, ikinci yarıda değişen oyununu nasıl
değerlendiriyorsunuz? 
Linz maçında skordan ziyade eleştirilen, oyun ve performanstı. Erzurum'da lig için ne yapacağı önemliydi. Beşiktaş öyle bir ilk yarı oynadı ki bu kadar net pozisyonlar verdiği ve kaleye gidemediği bir 45 dakika hatırlamıyorum.'ın yapamadığı şey orta sahada pas işlerinde  ve Necip'in oyunu kuramayışıydı. Şenol hoca, 37. dakikada Oğuzhan'ı çıkarıp yerine Caner'i aldı. Sorulması gereken Oğuzhan mı kötüydü yoksa o mevkide mi verimsizdi? Bunu çok iyi ayırt etmek gerekir. Çünkü orta sahada becerikli oyuncu ile oynayacağım diyerek Oğuzhan ile Necip arasında Necip'i tercih etmek çok kolaydeğil. İkinci yarıda sadece oyuncu değil oyunu da değiştiren Beşiktaş, 4-4- 2'ye dönerek Babel'i de merkeze aldı. Topu orta sahada vakit geçirmeden kenara oynayarak Quaresma ve Caner'in kenar toplarıyla, ikinci yarının ilk 15 dakikası istediği işleri yapıp oyunu 1-1'e getirdi. Daha sonra Lens'i de oyuna alarak yaptığı hamlelerden istediği geri dönüşleri aldı. Erzurum oyuna ortak olacakken skoru 2-1'e getiren Beşiktaş, Quaresma'nın 3. golüyle de maçı kopardı. Lige 6 puanla başlamak çok önemli ama oyunun gücü hakkında her takımda olduğu gibi Beşiktaş'ta da 5. haftayı beklemek gerekir. Konu Negredo'ysa; Gomez, Demba Ba, Aboubakar ve Cenk gibi santrforlarla kıyasladığınızda performansı sorgulanır ama mevcut kadrodaki santrforlara baktığınızdaNegredo diğerlerinin önünde gözüküyor.

Ali Ece (fanatik) Erzurum Beşiktaş maç yazısı





Beşiktaş forması giyen futbolcular ilk 15’te her türlü bireysel hatayı yaptı: Tolga hatalı çıktı, Gökhan Gönül çıkarken kaptırdı, Babel uzaklaştıracağım diye rakibin önüne açtı. Beşiktaş maça adeta 1-0 yenik başladı. Kurallar izin verse Şenol Güneş ilk yarıdan 5 oyuncu değişikliği bile yapsa yeriydi. Yine de ilk çıkan Oğuzhan olmamalıydı. Oğuzhan kariyerinin en iyi maçlarını Atiba’nın yanında 8 numarada oynadı, en kötülerini de santrfor arkasında en ofansif orta saha rolünde. İlk 30 dakikada ligin yeni ekibi Erzurum 6 korner kullanırken Beşiktaş tek korner bile kazanamamıştı! Siyah- Beyazlılar ilk yarıyı skor olarak 1-0 geride kapatsa da oyun olarak daha da gerideydi. İkinci yarıda rüzgarı arkasına alan Beşiktaş da esmeye başladı. Sürekli kenarlardan yüklendi. Negredo’nun gol vuruşu krampon giymiş Pisagor zekası seviyesindeydi.
Gecenin sorusu
Oğuzhan erkenden oyundan alınacak, Tolgay 80’e kadar girmeyecek ölçüde formsuzsa orta sahanın ortasına halen kreatif oyuncu transferi yapılmayacak mı?
Maçın starı
Negredo bir kez daha Beşiktaş’ı kurtardı.
Maçın olayı
Porto deplasmanı performansı ile Erzurum deplasmanı ilk yarısı arasında sanki 1 yıl değil de aradan 5 yıl geçmiş kadar büyük oyun farkı olması.
Kısa Mesaj
İlk 45’i bu kadar kötü oynarken kazanmak önemli ama bir daha o kadar kötü oynamamak daha önemli.

Güntekin Onay (vatan) Erzurum Beşiktaş maç yazısı


kaynak: http://sampiy10.gazetevatan.com/guntekin-onay-1192450-sampiy10-yazar-yazisi-dersler-cikarilmali/



BEŞİKTAŞ dün Erzurum’da son yılların en kötü ilk 45 dakikasını oynadı. Futbol adına hemen hemen hiçbir şey ortaya koyamayan siyah-beyazlılar devrede soyunma odasına 1-0’lık skorla gittiği için şanslıydı. 
ŞENOL Güneş ilginçtir dün kendisini diğer teknik adamlardan farklı kılan futbol değerlerini rafa kaldırdı. Savunmanın önünde Necip-Medel ikilisi ile başlayan siyah-beyazlılar, pas yapamadı, oyunu rakip yarı sahaya taşıyamadı. Bu ikili savunmanın önünde statik kaldı, oyuna hiç girmedi. Takım halinde alan daraltamayan Beşiktaş, ev sahibi Erzurumspor’a baskı yapamadığı gibi orta alanda kaybedilen her top pozisyon olarak geri döndü.
ACİL TAKVİYE!
2. yarıda daha kararlı ve silkinmiş olan Beşiktaş, devrenin başında gelen golle ‘Maçı kazanırım’ duygusunu ve güvenini de kazandı. 72. dakikadaki Lens-Necip değişikliğinin ardından da daha ofansif bir kurguyla sonuca gitmeyi başardı. 
QUARESMA ve Negredo dün kaliteleriyle; Medel, Gökhan ve Vida da mücadeleleriyle öne çıkan isimler oldu. Caner, Lens ve Tolgay da oyuna girdikten sonra katkı yaptılar. 
AVRUPA Ligi’ndeki Linz ve Erzurum maçlarından çıkarılması gereken ciddi dersler var.
Beşiktaş’ın oyun kurucu meziyetleri olan bir forvet arkasına ve bir kaleciye acil ihtiyacı var. Dün rakip Erzurumspor değil de daha güçlü bir rakip olsaydı maç ilk yarıda biterdi.

19 Ağustos 2018 Pazar

ekşiden: bölgesel olarak, önem sırasına göre; -- bir ofansif orta saha, -- bir sağ bek, -- bir de kaleci, eksikliği ciddi şekilde göze çarpıyor.


acilen gençleşmesi ve bölgesel eksiklerini gidermesi gereken takımdır.

32'ye dayanmış yaş ortalaması ile genç ve önde basan takımlara karşı zorlanmaktadır. rakibin linz, akhisar, erzurum vs olması hiç farketmiyor. beşiktaş teknik bir takım. açık oynayan rakiplere karşı tecrübeli oyuncular ile etkili oluyoruz ancak koşmadan maç kazanamazsın. bakın bayern, real vs gibi çok teknik takımlar dahi koşuyor mücadele ediyor. beşiktaşta press ve markaj yükü sadece medele kalıyor. bunun dışında takımın yarısı hemen hemen hiç baskı yapmıyor. sadece gölge markaj ile rakip kovalıyorlar.

ayrıca yaşlı ve tecrübeli kadroların avantajı olduğu kadar dezavantajı da var. oyuncularda forma rekabeti azaldı. bir doymuşluk ve ruhsuzluk görülüyor. bu da maç seçme gibi durumlar oluşturuyor. yenik duruma gelmeden reaksiyon veremeyoruz. ilk yarıları çöpe atıyoruz. bunu geçen sene de çok yaşadık. rahat kazanacağımız 1-2 maçtaki laubaliliğimiz olmasaydı şampiyon olabilirdik.

beşiktaş takımı halen iyi pas yapmasına rağmen ön orta bölge ile santrafor bölgesini bağlamakta zorlanıyor. bu bölge yüzünden 2 yıldır sıkıntı yaşıyoruz.

bölgesel olarak, önem sırasına göre; 
-- bir ofansif orta saha, 
-- bir sağ bek, 
-- bir de kaleci, 
eksikliği ciddi şekilde göze çarpıyor. halen buralara transfer yapılamadı. ayrıca santrafor kadrosundaki yoğunluğa rağmen oyun tipine uygun ve takıma uyum sağlayan bir santraforumuz halen yok.
iyi bir takımda forma rekabeti açısından her mevkinin bir yedeği olması gerekirken beşiktaş yama yaparak ilerliyor. ancak bir sene sonu hedefi olacaksa yukarıda saydığım 3 bölgeyi muhakkak takviye etmesi gerekiyor. geçen seneki kadro ile şampiyonluğu alamadıysa şuanki kadrosu ile alması hayal olur.
hadi kagawayı vs almasınlar döviz kurları vs. ama şu anadolu takımları nasıl transfer yapıyor.. mevkisi 10 olan mevkisi sağ bek olan idare eder bir adam dahi mi bulamıyorlar anlamak mümkün değil..

** kale **
-- tolga --- fabriden sonra hiç güven vermiyor, ilk hatasında ıslıklanır ve işi biter.
-- utku -- ? hazır değil

**sağ bek**
-- gökhan gönül -- bu adam tüm sezonu mümkün değil çıkaramaz, bundan başka orjinal sağ bek yok. buraya beck gibi bir adam bile olur. istikrar ve sakatlık probelmi olan gökhanla tüm sezon gitmez.

**sol bek**
-- adriano -- en iyilerimizden biri. adrianonun esas mevkisi burası ama şuan nerede ihtiyaç varsa oynuyor.
-- caner -- kafayı gömüp orta yapar. bazı maçlarda gayet iyi ancak adam kaçırma, uzun oynama ve hakemle didişme huylarından hiç hazzetmiyorum.

**stoper**
-- pepe -- umarım sakatlanmaz. kesinlikle bu sene en iyilerimizden birisi.
-- vida -- satılmayacak gibi duruyor. satılmayacaksa pepe ile banko oynamalı.
-- roco -- linz maçındaki görüntü hiç iyi değildi. yediği çalımlar, kaçırdığı adamlar. necipten bile kötü göründü. soru işaretinden eksiye doğru kayış yaptı. bekleyip göreceğiz. umarım tosiç gibi sonradan açılır.
-- fatih -- henüz hazır değil gibi ama yedek olabilir.

**sağ kanat**
-- q7 -- yaşlansa da agresif olsa da, koşmasa da, bencil olsa da, takımda kilit çözücü olarak kalan çok az adamdan birisi oldu. satıp kaynak sağlamalıydık bence ama kalacaksa en az geçen seneki kadar katkı verir.
-- lens -- geçen sene tam bir balondu ama bu sene çok iyi başladı. umarım q7'yi kesecek kadar iyi olur.
-- gökhan töre -- uzun aradan sonra torşavn maçında oynadığı dakiklarda umut verdi. ancak sakatlığı sebebi ile kendini çok zorlayamaz diye biliyorum. nüksetme riski var. nüksederse muhtemelen veli gibi olur. her şekilde sağ kanatta her türlü alternatifimiz mevcut.

**sol kanat**
-- babel -- en sağlam adamlarımızdan biri. bu sene biraz tutuk gibi. umarım açılır. ayrıca caner, adriano, q7 vs de burada oynayabiliyorlar. sol kanatta da ciddi sıkıntı yaşamayız.

**ön libero**
-- medel -- adamsın
-- necip -- hata yapmazsa yedek olarak iyi ama stoper veya bek oynamaması gerekiyor.
-- atiba -- bu sene kendisini göremedik ama toparlarsa yine iş yapar.

** orta saha **
-- oğuzhan -- kendisi bir maç buradayım der 3 maç ortadan kaybolur. yaş kemale erdi oğuzhan ne zaman patlayacaksın. 
-- tolgay -- maalesef tolgay da kendisinden beklenen takım yükünü tam alamaıyor. bazen tamam budur diyoruz bazen oğuzhan'ı arar oluyoruz.
bu ikisini daha etkili hale getirecek kretif bir ofansif orta saha oyuncusu bu takımın ön şartıdır.

**santrafor**
-- negredo -- yüksek maaşı saymazsak bence eldekilerin halen en iyisi. ancak top alamıyor. koşu atamıyor. pozisyona giremiyor. takımın kanat oyununa pek uygun değil yine de topu saklıyor, indiriyor, duvar oluyor ve her türü katkı sağlamaya çalışıyor.
-- love -- bu adamı getirenin aq. hemen def olsun. oynadığı ilk maçta notunu vermiştim hiç değişmedi. bu adam hiç bir şekilde beşiktaş oyuncusu değil.
-- larin -- bizim futbolumuza uyum sağlayamış görünüyor. iyi ve istekli bir yapısı var ama kanada futbolundan gelip bu seviyeye alışmak kolay değil. cenk gibi çok çalışırsa çnümüzdeki senelerde iş yapabilir.
-- umut nayir -- ???
-- pektemek -- 3. forvet olacaksa neden bu kadar para veriliyor. umut nayiri alacaksak bunu satmalıydık. satmıyorsak umutu neden aldık. gereksiz işler bence..

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/80441265

tamam ticari zeka, tamam akşam pazarı, tamam döviz kuru, tamam algı yönetimi ama transfer pazarının kapanmasına 1 hafta kaldı be adam!


kaynak: https://eksisozluk.com/entry/80439307



10 numara pozisyonunda oğuzhan'ı oynatacağına guti'ye lisans çıkarın oynatın daha iyi.

yani böyle yapmakla oğuzhan'ı da yiyorsunuz. bu adam 8 numara. 8 yani bildiğin 8. oğuzhan yanında adam gibi bir 10 numara varken sizi iki üç adım yukarı taşır. 150 milyon ehühehe diye dalga geçiliyor ama bu tarz adamlar gerçekten çok değerli. günümüz futbolunda bulunmaz nimet teknik 8 numara. harcıyoruz çocuğu. 

kaç para ulan bi kagawa ?

döviz bir bize mi arttı amına koyayım? fener nasıl alıyor? galatasaray nasıl alıyor? 

şenol güneş'e oğuzhan'a sallayan futbol cahilidir. adres fikret orman gidin ona sallayın. 

anadolu takımı mıyız ulan biz? ne demek para yok? 30 bin kombine aldık, on yüzbinmilyon forma aldık. parayı öne süreceksen git gümüşhane'ye mersin'e sarıyer'e başkan ol. 

sezon başlamadan kombine ıvır zıvır 4 bin harcadım klube. senin fakir edebiyatını çekemem. benim gibi milyon insan para harcadı. güneş'in parlattığı adamlardan bi dünya milyon euro indirdin kasaya. sonuç? tolga iyi kaleci. 

tamam ticari zeka, tamam akşam pazarı, tamam döviz kuru, tamam algı yönetimi ama pazarın kapanmasına 1 hafta kaldı be adam! 

şenol güneş giderse yönetimi köpekler yemez. haberleri olsun.

About