9 Ağustos 2017 Çarşamba

Beşiktaş'a karşı başlatılan sistematik savaş - 2


içinde bulunduğumuz dönemle ortamın halini göz önünde bulundurarak ve türk futbolunun geldiği noktaya bakarak, açık yüreklilikle söyleyebiliriz ki; beşiktaş’a karşı sistematik bir savaş başlatılmıştır.

2000’li yıllardan sonra camiamıza vurulan darbelerin nihayete ermesine tahammül edemeyen bazı “perde arkası” aktörler, bu darbelerden kurtulan ve yükselen beşiktaş’ın üst üste üçüncü şampiyonluğunu elde etmemesi için çalışmaktadırlar ve bunu insanların algılarını manipüle ederek yapmaktadırlar.

milli takımlar sorumlusu fatih terim’in basına yansıyan “yüz kızartıcı” olayından sonra istifa etmesiyle, beşiktaş teknik direktörü şenol güneş’in yıllarca hor görülmesine ve kendisiyle farklı farklı şekillerde alay edilmesine rağmen milli takımların başına çağrılması, sosyal medyada bununla alakalı kampanyalar başlatılması, beşiktaş’a darbe vurmak için düzenlenen algı operasyonlarının yüzeye vurmuş en güzel örneğidir.

yemedik, yemeyeceğiz.

bu algının tutmadığını görmüş olacaklar ki; beşiktaş’lıları, şenol güneş’i ve beşiktaş camiasını hiç çekinmeden, utanmadan, sıkılmadan “vatan haini” diye yaftalamaya çalıştılar. bizler inanıyoruz ki; asıl vatan hainleri, ülkelerini yurt dışındaki platformlarda temsil eden en iyi takımı "vatan hainliği" ile suçlayanlardır.

kamuoyunun ve sosyal medyanın toplumların kılcal damarlarına etki ettiğini çok iyi bilen bu “perde arkası” aktörlerin, en son beşiktaş ile atiker konyaspor arasında oynanan turkcell süper kupa mücadelesini de fırsat bilmesi bizleri hiç şaşırtmadı.

bizler biliyoruz ki; türkiye’de hemen hemen bütün taraftar grupları holiganlıkta aşırı ileri gitmektedirler. ancak hiçbir zaman "sahaya bıçakla girecek kadar” geniş hareket alanı bulamamışlardır. beşiktaş’lısı, galatasaray’lısı, fenerbahçe’lisi fark etmez, futbol terörüne karşı herkesin pek ve dik durması gerekmektedir.

hal böyleyken, konyaspor taraftarlarının bıçakla, patlayıcılarla stadyuma girip, futbolcular henüz sahadayken sahaya inmeleri, altını çizerek söylüyorum; “büyük bir utanç kaynağı ve cezasının verilmesi gereken bir çeşit suçtur.” daha önce hiç aşırılığa bulaşmadığı “söylenen” (!) konya taraflarlarının bu maç özelinde böyle bir aksiyon göstermeleri ise, anlaşılır gibi değildir.

olaylarla alakalı, fenerbahçe kongre üyesi “ismail er” isimli şahsın, başkanımız fikret orman’a “başkomutan recep tayyip erdoğan pankartı içeri alındı (daha önce oynanan başka bir müsabaka için söylüyor bunu), mustafa kemal atatürk pankartı içeri alınmadı” şeklindeki sorusu inanılmaz derece absürtlük içermektedir. bu nasıl bir sorudur? bu sorunun muhatabı nasıl beşiktaş başkanı olabilir? siz beşiktaş başkanını ne zannediyorsunuz? amacınız nedir? herkes lütfen biraz düşünsün ve bu konuya dikkat etsin. nasıl bir algı yaratılmaya çalışıldığını anlayacaksınız.

nitekim, pfkd’nın beşiktaş’ı da cezaya sevk etmesi başından beri bahsettiğim “perde arkası” aktörlerinin emellerini gerçekleştirmek için hiç çekinmeyeceklerini bizlere bir kez daha göstermiştir.

ama başarılı olamayacaksınız. hodri meydan! takımımızın haklarını daha önce yediniz ama bir daha yiyemeyeceksiniz; yedirmeyeceğiz. bütün algı operasyonlarına, karşı-algı oluşturmak amacıyla beşiktaş’lı yazarları birlik olmaya davet ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen değerli yorumlarınızı bizlerle paylaşınız.

About