24 Haziran 2017 Cumartesi

Son 2,5 yılda Beşiktaşımızın futbolcu satışları ve gelirleri

Kerim Frei (Birmingham) 2.5 milyon Euro

Olcay Şahan (Trabzonspor) 200 bin Euro

Denys Boyko (Malaga) 435 bin Euro (Kiralık)

Atınç Nukan (Leipzig) 5 milyon Euro

Alexis Delgado (Alaves) 400 bin Euro

Ersan Gülüm (Hebei Fortune) 7 milyon Euro

A.Milosevic (Darmstadt) 200 bin Euro (Kiralık)

Günay Güvenç (Göztepe) 75 bin Euro

Cenk Gönen (G.Saray) 600 bin Euro

Gökhan Töre (West Ham) 3 milyon Euro (Kiralık)

Jose Sosa (AC Milan) 7.5 milyon Euro

Demba Ba (S.Shenhua) 13 milyon Euro

Rhodolfo: 1.6 milyon euro

Toplam: 41,6 milyon Euro

Pazarlarda yeni sezon forması diye satılan 3 yıldızlı formalar




Ali Ece: "Eto'o atar da Pepe tutamaz mı?"

Hürriyet gazetesinden alıntıdır  yazının tamamını okumak için lütfen tıklayınız: http://mobil.hurriyet.com.tr/yazarlar/ali-ece/etoo-atar-da-pepe-durduramaz-mi-40500108

ON yıl Real Madrid’de oynayan Pepe, kariyer ve kalite olarak Marcelo’nun da üstünde bir stoper.


Şüphesiz bazı kafalardaki en büyük soru işareti şu: 34 yaşındaki Pepe çok mu yaşlı? Halen resmen Beşiktaş kadrosunda gözüken Franco,Mitroviç, Miloseviç ve Pepe sırasıyla 100 metre, 400 metre ve 800 metre koşsalar ben gitarlarımdan birini satar Pepe’nin kazanacağına yatırırım.

Benzer yarışı ayaklarında topla yapsak sadecePedro Franco top tekniği açısından biraz üstün gelebilir lakin o sprint yarışlarından geriye hali kalırsa? Pepe ile Vida arasında karşılaştırma yaparsak: Kiev’le sözleşmesinin son yılına girenVida’ya 10 milyon vermektense bonservisi elinde olan Pepe’yi bu sezon alıp seneyeVida’yı bedavaya transfer etmek daha akıllıca değil mi? O zaman Pepe’yi ne mi yaparsın, yazının sonunda okursunuz!

Beşiktaş kadrosundan çıkıp rakiplerle karşılaştırmaya gidelim: Türkiye’de Eto’o o yaşta gol olup yağıyorsa, Pepe de bu yaşta doktora seviyesinde stoperlik dersi verebilecek kalibrededir.

FAUL ORTALAMASI 1’İN ALTINDA

Peki, Pepe Türkiye’de çok kırmızı kart görür mü? Maalesef bizde hiç maç izlemeden meslektaşımız olanlar olduğu için okuyucuya, izleyiciye gram tepki gösterme hakkım yok! Ben yine de bilgiyi paylaşayım isteyen kullansın: Pepe, kulüpler seviyesindeki maçlarda en son 2011 Aralık’ta kırmızı gördü. 2012’den itibaren 5 yılda kulüpler arası 174 maçta gördüğü kırmızı kart sayısı ise 0.

Bir de bu Pepe gelirse Hollanda Ligi değil Türkiye Ligi’nde oynayacak: Avrupa’da sektöre harcadığı paraya göre ortalama en fazla faul yapılan ligde. Pepe’nin ise Real Madrid kariyerinde ligde maç başına faul ortalaması 1’in altında, Opta’ya göre 229 maçta 209 faul yapmış.

MOURINHO ORTA SAHADA OYNATTI

Pepe, Marcelo ile yan yana olur mu? YıllarcaRamos sağ stoper Pepe daha çok sol stoperde oynamadı mı? Ayrıca Pepe bazen Mourinhotarafından orta sahanın ortasında bile oynatıldı. Yani Real Madrid’de orta sahada şans bulan bir oyuncunun top tekniğinin Tosiç’in gerisinde olmasına imkan var mı?

MOURINHO ORTA SAHADA OYNATTI

Geçen sezon Zidane, Pepe’yi çok tercih etmedi. Dünyanın en iyi genç stoperlerinden Varane’a hak ettiği formayı verdi. Zaten Pepe, Euro 2016 sonrasında sakatlık geçirmişti. Sakatlığı ne durumda mı, geçen gün Konfederasyonlar Kupası’nda yanında yine Bruno Alves ile gayet iyi oynuyordu. Pepe, Euro 2016’da Portekiz’in en yeteneklisi değil ama en iyisiydi. Hiç boşuna“Ufak at da Ali Ece...” diye çemkirmeyin, ben değil Ronaldo böyle söyledi!

BEDAVAYA AL, DÜNYALARA SAT

Zago da Beşiktaş’a neredeyse aynı yaşta gelmişti şimdi bir de Çin pazarı var. Eğer Beşiktaş Pepe’yi bonservisi elinde alırsa seneye FFP bitince Çin’e hem de akla hayale gelmeyecek bir bonservis bedeline satılabilecek bir oyuncu Pepe.

23 Haziran 2017 Cuma

Beşiktaşın gölgesinde kalmamak için ffp filan takmamak

Sabah gazetesinden alıntıdır okumak için lütfen tıklayınız:

Bütün uyarılara rağmen, kulüplerin kara bilançoları S.O.S. verirken, yine transfer döneminde çılgın rakamlar havada uçuşuyor. Farkında mısınız, yerli futbolcuların adı bile geçmiyor şu günlerde! Sadece Fenerbahçe'nin devre arasında anlaşıp alamadığı Mehmet Ekici var. Bunun dışında bütün transferler yabancı odaklı. Son iki yıldır Beşiktaş'ın gölgesinde kalan Fenerbahçe ve Galatasaray iyi bir takım kurmak için yoğun bir çaba içindeler. İki camianın da önümüzdeki yıl kongreleri var. Küskün ve mağdur taraftarıyla barışmak isteyen iki ezeli kulüp de kurtuluş ve huzurun anahtarı olarak 'şampiyonluğu' görüyor. Galatasaray önemli yıldızları alıyor. Daha açıklanmadıama Gomis, Belhanda ve Maicon'un toplam maliyetleri 207 milyon TL'yi buluyor… Ve daha alacakları çok sayıda futbolcu var. Başkan Dursun Özbek ve ekibi gemileri yakmış durumda… Hayal kırıklıklarıyla geçirdiği sezonları unutturmak isteyen Başkan Özbek transferde oldukça cömert gidiyor. Fenerbahçe'nin de Galatasaray'dan farklı bir yanı yok. Onlar da 32'lik Valbuena'ya 3 milyon Euro bonservis ödeyecekler. Üzerine oyuncuyla 3 yıllık anlaşma yapacaklar. Yani maliyeti yaklaşık 15 milyon Euro'yu bulacak. Çünkü Aziz Yıldırım, Nisan'da yapılan divan kurulu toplantısında şampiyonluk sözü vermiş ve 'Seneye karşınıza şampiyon olarak çıkacağım'demişti. Demek isteğim şu, UEFA'nın Finansal Fair-Play kurallarına rağmen kulüplerimiz büyük risk alıyorlar. İlla ki bu işin hesabını, kitabını yapan ve onları izleyen, gözetleyen birileri vardır. Zaten son günlerde de hız kestiler. Artık, hem Fenerbahçe hem de Galatasaray aynı Beşiktaş gibi satmadan oyuncu alamaz. Şampiyonluk aşkı gözleri ve aklı kör ederse bunun sonuçları acı olur… Dimyat'a pirince giderken ,evdeki bulgurdan da olmak var… Alt yapıya ve Türk oyuncu yetiştirmeye sıra gelince ne hikmetse para muslukları bir anda bozuluyor!

22 Haziran 2017 Perşembe

Beşiktaş'ın şampiyonlukları çalınmasaydı üç büyüklerin şampiyonluk sayıları nasıl olacaktı


86-87 , 92-93 , 96-97 ve 2003-04  yıllarında Beşiktaş'ın şampiyonluğu  bir  takım  güçlerce  elinden çalınmıştır, büyük başkan  Seba  kendi döneminde  olanlar için  şerefli ikincilikler  terimini kullanmıştı, Beşiktaş  kamuoyunun tamamının üzerinde hem fikir olduğu bu  şampiyonluk  gaspları  olmasaydı  durum şöyle olacaktı. 3 ünde Gs  1 inde  Fb  şampiyonluğumuzu gasp etti

Gs: 17
Fb: 18
BJK:19

burda  gayemiz  sadece gerçeklerin  bilinmesi:















1. 1986-87 sezonu. şampiyon: galatasaray

galatasaray-beşiktaş çekişiyordu. beşiktaş-ankaragücü maçında ankaragücünün tek golunü hakem attı. ayrıca şampiyonluk maçı olan beşiktaş-malatyaspor maçında da malatyaya teşvik verildi. izleyin tinyurl.com/c3fjtfr

2. 1992-93 sezonu

sanırım bunu söylemeye bile gerek yok. galatasaray-beşitaş çekişiyordu. son haftaya puan puana girildi, ve galatasaray saçma sapan gollerle rakibini adil(!) bir şekilde 8-0 yenerek şampiyon oldu.

3. 1996-97 sezonu

12.04.1997 istanbulspor-galatasaray maçı

galatasaray maçta 2-0 öne geçti. istanbulspor maçı 2-2 e getirdi. ve 90+4 de penaltıyla uzaktan yakından alakası olmayan bir pozisyonda penaltı çalındı ve galatasaray haketmediği bir 3 puan aldı.

20.04.1997 beşitaş-galatasaray maçı.

beşiktaş amokachinin 1-0 öne geçti. daha sonra golü atan amokachi oyundan atıldı. sonra da yine bir galatasaray klasiği gerçekleşti ve penaltı olmayan bir pozisyona penaltı çalındı. penaltı gol oldu ve galatasaray hem haketmediği bir 1 puan aldı hem de rakibi beşiktaş 2 puan kaybetti

4.2003-04 sezonu

29 ocak 2004 beşiktaş-samsunspor maçı

bu maçı anlatmaya gerek var mı bilmem. meşhur 5 kırmızı kartlı maç..

inanmayanlar yukarıdaki sezonları ve maçları tek tek inceleyebilirler. şerefsiz şampiyonluklara inat şerefli ikincilikler!

Ekşi sözlükten mükemmel bir Aboubakar analizi

kalkayım da sahur yapayım diye alarm kurmuştum 2.30'a. e erteledik tabi, uyuyakalmışım. rüyamda bu zibidinin yuvadan uçtuğunu görüp ezanın okunmasına 15 dakika kala uyandım, içim nasıl sıkılıyor ama. bakayım başka transfer haberleri var mı diye bir girdim ki okuduklarımla gözlerim kör oldu.

bu adam bize saç baş yoldurdu mu? yoldurdu. çok saçma pozisyonlar kaçırdı mı? kaçırdı. 5-6 tane çok net hatırlıyoruz hepimiz çünkü gerçekten absürd derecede kaçırdı. ha o pozisyonlar dışında kaçırdı mı? yok agalar. o saçmalıklar hariç bu eleman önüne gelen her golü attı. hatta öyle goller attı ki şapkadan tavşan çıkardı. trabzon maçında attığı goldeki dönüşü gomez yapamazdı mesela. keza bir arkadaşın da belirttiği gibi ceza sahası dışından top sürüp gol atacak bir adam değildi gomez. gomez rakip sahada top kaptığında rakip oyuncu ile arasındaki mesafesine bakardım acaba rakip yetişmeden gomez kaleye varabilir mi diye. ki çoğu zaman da ya defans yetişiyor ya da gomez açısını kaybedecek şekilde çapraz sürüyordu topu. bu dürzü topu kaptığında tek baktığım şey nereye nasıl vuracağı. biliyorum ki aradaki farkı kolay kolay kapattırmaz abou ya da hesaplar, ona göre sürer topu.

gomez'i beslediğimiz kadar besleyemedik bu adamı. çoğu golü yaptığı dönüşlerle, çalımlarla, adam eksilterek attı. bitiriciliğinden ziyade yaratıcılığını ön plana çıkardı ki bize de bu sezon o lazımdı çünkü talisca sisteme oturana kadar orta saha kan ağlıyordu.

dostlar bu adam gomez'den çok farklı. çıktığımız deplasmanlarda pozisyon sıkıntısı yaşamadıysak bu adam sayesindedir. evet artık sistem takımıyız, evet yerini doldurabiliriz belki ama edirne'den öteye çıktığımızda yine "niye pozisyona giremiyoruz?" diye ağlarız. bu sezonki avrupa maçlarında bırak pozisyona girememeyi, kaçan pozisyonlara ah vah etmiyorduk nasılsa yakalar atarız diye.

ha lorente falan yazmışlar, komik olmayın. lorente beşiktaş'ın alması gereken en son adamlardan. o kırılganlıkla, o pasiflikle, yavaşlıkla beşiktaş forveti olunmaz. gomez de çok hızlı değildi ama "reis benim ulan, beni pozisyona sokacaksınız" deyip çatır çatır atıyordu.

şayet ki newcastle'a giderse 2 sezon sonra astronomik ücretlere en büyüklerden birine transfer olacaktır, demedi demeyin. welbeck, sturridge gibi adamlardan bir iki gömlek fazla bu herif.

2016 2017 Beşiktaş formaları 116.25 tl ye indi






21 Haziran 2017 Çarşamba

Uludağ sözlük yazarının Beşiktaş'ın yükselişini ingiliz lobisine bağlaması

var böyle bir lobi.

vodafone bildiğiniz üzere ingiltere'nin dev firmalarından biri ve beşiktaş'a büyük destek veriyor.

ayrıca ingiliz büyükelçi richard moore fanatik beşiktaşlı gibi takılıyor. https://onedio.com/haber/...-tesadufi-baglanti-772186

bunun dışında fikret orman'ın da chelsea, arsenal ve westham united gibi başkent londra'nın takımlarıyla iyi ilişkileri var. demba ba'yı o kadar ucuza alıp iki katına satması yine ingilizlerin desteğini açık ediyor. hele oğuzhan'ı arsenal'den neredeyse bedavaya almaları?

vodafone dönecek olursak, beşiktaş en zor dönemindeyken neden beşiktaş'a destek oldu? vodafone gibi bir firma için o zamanlar beşiktaş gibi mali durumu çok kötü olan bir kulübe yatırım yapmak doğru mu? bence değil. hiç bir yatırım danışmanı da tavsiye etmez.

ama bu bir sponsorluk değil bence açık destek ve bu destek lobiye dönüştü.

İlhan Mansız'ın elenmesi üzerine

Popülarite hemen herkesin bildiği ettiği birşey kişilerin popülerlik durumları vardır bu da belli bir kitleye ulaşmalarına o kitleyi büyütebilip başka gruplarada nüfuz edebilmelerine olanak verir bütün bunlar değişken konular biz ilhan mansız üzerinden gidelim Beşiktaş efsanesi kendisi milli takımın dünya 3 ncülüğünde Dünya futbolunun en çok konuşulan 6-7 isminden biri haline gelmişti jön bir isim fenomen gol kralı ve daha bir çok detay.. ismini burada anmak istemediğim yarışmada ilhan ile bir ismi sms ye çıkarıyorlar ve güya ilhan kaybediyor kazanan genç için birşey söylemeye gerek yok yarış performansları ayrı konu popülarite geniş kitleler tarafından kabul görüp sevilmek sosyal medya üstünlüğü fan desteği halk desteği vs tüm hepsinde MANSIZ açık ara öndeyken kaybetti denildi, belliki kaybetmesi icap etti öyle geldi işlerine  ama bunu yermiyiz??? Yemeyiz... tiyatrocular....

İyi varsın İlhan

Sms gönderilecek yerler var LÖSEV, MEHMETÇİK VAKFI...

3 yıldızlı 2017 2018 yeni sezon formaları (bu 2 tasarım kesin diyorlar)


Beko'dan Beşiktaş kahve makinası alana 2016-17 forması hediye



Fırat Günayer'den Beşiktaş transfer gündemine ayrıntılı bakış

Aboubakar için Lorient olumlu,olumsuz dönüş yapmadı..Bjk hala bekliyor..Ancak başta Fransa ve İngiltere'den ciddi talipleri var..

Bjk yönetimi Aboubakar'la ilgili oldukça pozitif..Oyuncunun kalma isteğine güveniyorlar..Çok ciddi bi alternatif arayışı yok kulüpte..

Talisca'ya Manu röportajı sonrası telefon açılıp, soruldu..
"Bu sezon Bjk'den ayrılma niyetin var mı ?" diye..
"Yok" dedi..

Vida..Hala önemli alternatif ama biten bir durum söz konusu değil..Boyko konusuna hala çok sıcak değiller..
Leicester da istiyor..

Mangala hedef isimlerden biriydi..Bu akşam itibariyle Lyon tesislerinde transfer görüşmesi yapıyor.
İmza atmazsa, tekrar gündeme gelir.

 Lyon,Mangala'yı alırsa,Marcelo kalır mı?
Evet ihtimal yükselir ama unutmayın, Lyon Başkanı 2 stoper aradıklarını daha önce açıklamıştı..

Bu arada Lyon,Beşiktaş'ın yeni teklif isteğine dönüş yapmış değil..
10 gün önce durum ne ise, şu anda da aynı..

Stoper arayışında Yohan Benalouane ciddi adaylardan biri haline geldi..

Gustavo Gomez,Beşiktaş'ın 3 yıldır gündeminde..Uygun rakam kovalıyorlar..Kiralamak için Milan'a ücret soruldu..

 Oğuzhan Özyakup için Roma'dan menajerler aracılığıyla gelen 10 milyon euro'luk teklif reddedildi..

Beşiktaş'ın Napoli'den Allan'ı kiralama düşüncesi var..
Tabi bunun için Napoli'nin o bölgeye iyi bir isim alması şart..

Atınç Nukan uygun şartlar oluşursa  yeni sezonda yine kadroda düşünülüyor..

Demba Ba..Yeni sezonda kadroda olmayacak..

Orkan Çınar,Deniz Türüç,Musa Çağıran'la  temas var ama yine ortaya ciddi bonservis rakamları çıktı..
İçlerinde en ciddisi Çağıran..


Kaynak: twitter.com/firatgunayer





Beşiktaş Avrupa da değerini en çok arttıran kulüp

Interpress’in KPMG Football Benchmark’ın hazırladığı Avrupa Eliti 2017 KPMG Futbol Kulüpleri Değerlendirme Raporu’ndan derlediği bilgilere göre Siyah Beyazlı ekip Avrupa’nın dev kulüplerini geride bırakarak zirveye yerleşti. Rapora göre Avrupa’da geride kalan futbol sezonunda 32 takım incelenirken, Süper Lig’de çok başarılı bir sezon geçiren siyah-beyazlılar, Avrupa’nın 32 takımı arasında borsada değeri en çok artan kulüp olarak dikkat çekti.

Zirvede Türk takımları var

KPMG Football Benchmark’ın yaptığı değerlendirmeye göre, 32 elit kulüp arasında değeri en çok yükselen kulüp olan Kara Kartallar’ın borsadaki değeri yüzde 85,2 oranında arttı. 2016’da çok başarılı bir sezon geçiren siyah-beyazlılar böylece bu başarısını borsadaki yükselişiyle de taçlandırmış oldu. Avrupa’nın zirvesinde yer alan Beşiktaş’ı, ezeli rakibi Galatasaray takip ederken, Sarı-kırmızılıların hisseleri de 2016 yılında borsada yüzde 82,8 oranında artış gösterdi. Türk takımları arasında Fenerbahçe’nin hisseleri ise yüzde 4,8 oranında yükselirken, Sarı-lacivertliler bu performansla kendisine sekizinci basamakta yer buldu.

20 Haziran 2017 Salı

Akıllı telefonları hızlandırma ve Pil ömürlerini uzatmak için 15 adım



Gittikçe artan mobil uygulamalarla birlikte küçük bir bilgisayara dönüşen cep telefonlarımızı artık hayatın her alanında kullanır olduk. Bir de bunlara sosyal medya paylaşımları için çekilen fotoğraf ve videolar da eklenince karşımıza doğal olarak‘performans’ sorunu çıkıyor. İşte genelde kullanım süresi arttıkça ortaya çıkan bu sorunu aşıp, cep telefonunuzu hızlandırmanın yöntemleri…

‘Şarjım bitti’ derdinizi de çözecek. Akıllı telefonların büyük ekranları, güçlü işlemcileri ve indirilip kullanılan uygulamalar nedeniyle pil ömürleri kısa sürüyor. Telefonunuzun performansını düşürüp yavaşlatan bilinçsiz kullanım, pil tüketimini de hızlandırarak, şarjınızın çabuk bitmesine neden oluyor. Aşağıda sıralanan kontrollerle alacağınız önlemler, aynı zamanda cep telefonunuzun pil ömrünü de uzatacaktır.

1. Kullanmadığınız gereksiz uygulamaları silin. İlk başlarda herkes büyük bir hevesle akıllı telefonunu uygulamalarla dolduruyor. Bu uygulamalar birikiyor, birikiyor.. Ancak telefonunuza indirdiğiniz bu uygulamalarınızın birçoğu kullanılmıyor ve adeta telefonunuzun çekmecesinde boşuna yer kaplıyor. Bu da yetmezmiş gibi arka plan hizmetleri için CPU gibi bir kaynağı kullandıkları için de telefonunuzun yavaşlamasını sağlıyor.

Zaman içinde önem verdiğiniz ancak daha sonra kullanmayı dahi unuttuğunuz uygulamaları tek tek kaldırın ve böylece telefonunuzun hafızasında fazlaca yer açma olanağını yakalayın. Sonuçta herhangi bir uygulamayı gereksindiğinizde yeniden cihazınıza indirebilirsiniz.

Silmeye kıyamadığınız uygulamaları ise en azından devre dışı bırakın.

Bu işlemi akıllı telefonunuzun Ayarlar > Uygulamalar bölümüne gittikten sonra, kullanmadığınız uygulamaları seçerek "Kaldır"a basarak yapabileceğiniz gibi; Ayarlar > geliştirici seçenekleri > çalışan uygulamalar bölümünden de, çalışan ama işe yaramayan ne varsa silebilirsiniz.

2. Depolama alanını temizleyin, eski fotoğraf ve videolarınızdan kurtulun. Telefonunuzu kullandıktan sonra depolama alanında birçok gereksiz unsur bulacaksınız. Örneğin WhatsApp uygulamasından size gönderilen fotoğrafların, videolar hatta arkadaşlarınızın görüntülediğiniz profil fotoğraflarının bile burada depolandığını görebilirsiniz. Bu olay tüm uygulamalar için geçerli.

Yüzlerce fotoğrafı ve onlarca videoyu telefonunuzda hele de dahili hafızada tutmak cihazınızı yavaşlatacaktır. Bunun yerine, biriken fotoğraf ve videolarınızı micro SD hafıza kartınızda, hatta en iyisi de Google Fotoğraf ve iPhoto ile yedekleyebilir ya da Google Drive Cloud ve iCloud ile internete saklayabilirsiniz.

3. Telefonunuzu güncel tutun. Gerek iOS ya da Android işletim sisteminiz, gerekse de kullandığınız uygulamaların güncellemelerini takip ederek yükleyin. Geliştiricilerin yayınladığı güncellemelerin amacı yeni özelliklerin yanı sıra performansını da arttırmak içindir. Eski sürüme göre uygulamalar güncellendikçe daha fazla optimize edildiğinden daha hızlı çalışırlar.

4. Cihazınızı tanıyın. Cihazınızın işletim sistemi, markası ve modeli de cep telefonu performansını artırmak konusunda önem taşır. Her bir cihazın kendine has özellikleri vardır ve birinde uyguladığınız performans artırma yöntemi diğerinde işe yaramayabilir. İşte bu yüzden performans düşüklüğü belki de cihazınıza yönelik işlemler yapmadığınızdan kaynaklanıyor olabilir. Cep telefonunuzu kişiselleştirip, verimli kullandığınızdan emin olun.



5. Kapatıp, açın! Başta bilgisayarlar olmak üzere tüm elektronik cihazlarda sorun çıktığı zaman esprisiyle birlikte ilk akla gelen ‘kapatıp açmak’ cep telefonunuzda da işe yarayacaktır. Telefonunuzu en az 2-3 günde bir kapatıp açın.

6. Senkronizasyon varsa kapatın. Yedekleme programlarınızın senkronizasyonunu kapatmak da performans sorunlarına çözüm olabilir.

7. Eski mesajları silin. Mesajlarınızın sayısı arttıkça telefonunuz da aynı ölçüde yavaşlayacaktır. Güncelliğini yitirmiş mesajlarınızı silin. Hatta gelen mesajlardan saklanması gerekmeyenleri biriktirmeden anında silin.

8. SD kartınızın ‘temiz’ olmasına dikkat edin ve ‘hızlısını’ kullanın. İnternetten ya da herhangi bir uygulamadan dolayı SD kartınıza virüs bulaşmış olabilir. Başka bir nedenden dolayı da yavaşlamış olabilir. Bu da sisteminizin akışını bozabilir ve cihazınızı da yavaşlatır.

Böyle bir durumda SD kartınızı formatlamanız en iyi çözüm olacaktır. Bunu yaparken ise verilerinizin yedeğini almak için bir bilgisayar kullanabilirsiniz. Ancak bazı uygulama ve oyunlarda bu işlemde verilerinizin kaybolduğunu görebilirsiniz.

Hafıza kartınız yavaşsa, bu da cep telefonunuzun performansını etkiliyor olabilir. Hafıza kartınız değiştirilebiliyorsa daha yüksek hızda olanını takın.

9. Web tarayıcı önbelleğini temizleyin, çerezleri ve kullanılmayan ortamları silin. Önbelleğe alınan veriler aslında bazı durumlarda telefonunuzda pratik kullanım kolaylığı sağlar. Çünkü herhangi bir uygulamanın verileri önbellekte tutulduğunda yeniden açtığınızda mesela şifre vs. gibi bilgileri yeniden girmek durumunda kalmıyorsunuz. Herhangi bir uygulama açıkken ana ekrana geçiş yaptığınızda bu veriler sizin kullanımınıza hazır bir şekilde önbellekte tutulmaya devam ediyor.

Buraya kadar her şey güzel ancak bu veriler cihazınızın RAM'inde ciddi şekilde yer kaplayabiliyor. Zaten birçoğunuz, telefonunuzun örneğin RAM'inin ancak yarısının kullanılabilir olduğuna rastlamışsınızdır.

Telefonunuzun Ayarlar > Depolama > Önbellek yolunu izleyerek temizlik yapabilirsiniz. Bu işlemi ara sıra yapmanız telefonunuzu rahatlatacaktır.

Masaüstü ya da dizüstü bilgisayarlarından da deneyimlediğiniz gibi web tarayıcı geçmişiniz sayfalarınızın açılmasını yavaşlatacaktır. CCleaner gibi programlarla ya da iPhone için Ayarlar > Safari > Geçmişi Sil yolunu izleyerek, tarayıcınızın belleğini silerek de telefonunuzu hızlanmasını sağlayabilirsiniz.

Çerezler, bir web sitesine girdiğinizde önceden girdiğiniz şifre vb bilgilerinizi saklayan metin dosyalarıdır. Web tarayıcınızın önbelleği dışında siz farkında bile olmadan biriken çerezleri ve kullanılmayan ortamları CCleaner gibi programlarla ara ara temizlemeyi ihmal etmeyin.



10. Otomatik güncelleştirmeleri kapatın. Sürekli arkaplanda uygulama güncelleştirmeye çalışan bu özellik de telefonu yavaşlattığından; iPhone için Ayarlar > iTunes & Uygulama Mağazası > Otomatik Güncellemeler bölümünden, Android işletim sistemli telefonlar için de Google Play Store > Ayarlar > Uygulamaları Otomatik Güncelle bölümünden iptal edebilirsiniz.

Tümüyle iptal etmek istemiyorsanız bile en azından “Otomatik güncellemeleri sadece kablosuz ağ bağlantısı üzerinden yap”ı işaretleyin ki, internet paketinizden yemesin. Ayrıca Otomatik Güncelleştirmeler özelliğinde olduğu gibi Otomatik İndirme özelliğinin de kapalı olması gerekiyor.

11. Son kullandığınız uygulamaları tümüyle kapatın. Kullanmadığımız uygulamalar aslında tam olarak kapanmaz dolayısıyla işlemci ve ram kullanmaya devam eder. ‘Home’, ‘menü’ ya da kullanıcıların taktığı “orta tuş” adıyla bilinen tuşa dokunarak, o an kullanmadığınız uygulamaları tek tek kapatın. Böylece gereksiz yere arka planda çalışan uygulamalar telefonunuzu yavaşlatmamış olur.

12. Gerekmediğinde Wi-Fi ve Bluetooth’u kapatın.Wi-Fi ve Bluetooth açık olduğu sürece eğer bağlı da değilseniz telefonunuz sürekli bağlanabileceği bir Wi-Fi ve Bluetooth arayacak; bu da hem şarjınızın daha hızlı tükenmesine hem de telefonunuzu yok yere yavaşlamasına neden olacaktır.

Bu nedenle Ayarlar > Kablosuz ve ağlar > Wi-Fi> Ağa Bağlanırken Sor bölümünden bu özelliği kapalı tutabilirsiniz. Aynı yol Bluetooth için de geçerlidir.

13. Battery Doctor gibi uygulamalar kullanın.Böylece hem şarjınızı daha etkin kullanarak telefonunuzun şarj ömrünü artırabilirsiniz, hem de manuel olarak yapmak zorunda kalacağınız pek çok işlemi üstlenerek telefonun belleğindeki artıkları temizleyebilirsiniz.

14. Kaldırıp, yeniden yükleyin. Sık kullandığınız bazı uygulamaları da ara sıra kaldırıp yeniden yüklemeyi deneyin. Facebook ve Instagram gibi fotoğraf ve video içeren uygulamalarda ortaya belirgin bir fark çıkabiliyor.

15. Fabrika ayarlarına dönüş zamanı! Eğer buraya kadar saydığımız işlemleri yaptıktan sonra yine de başarısız olduysa, fabrika ayarlarına dönüş sizin için başka bir seçenek olabilir. Telefonunuzun fabrika ayarlarına dönerek farkında olmadan performansı etkileyen nedenleri ortadan kaldırabilirsiniz. Fabrika ayarlarına dönüşle birlikte "Yazılım Güncelleştirmeleri" cihazınızda bulunabilir ancak bunun dışında tüm verilerinizi kaybedeceksiniz. Ancak unutmayın; bazen yeni bir başlangıç en iyi yoldur.

Bu da yine oldukça kolay bir işlem. Cihazınızın Ayarlar bölümüne giriş yapmak ve "Yedekleme ve sıfırlama" bölümünden "Telefonu sıfırla" ya da "Fabrika ayarlarına geri dön"e (hangisi varsa) basmanız yeterli olacak. Sonrasında tüm işlemleri cihazınız otomatik olarak halledecek.

Ancak bu işlemi yapmadan önce gerekli"yedekleme" işlemlerini yapmayı unutmayın! Bu işlemin kesin olarak cihazınızı hızlandıracağını belirtelim. Kaynak: http://www.farklibirbakis.com/15-adimda-cep-telefonunuzu-hizlandirma-ve-pil-omrunu-uzatma-yontemleri/

2016-2017 sezonu seyirci ortalamaları ve Passolig sayıları.

Beşiktaş sattığı 1 formadan ne kadar kâr elde ediyor

Aslında sadece Beşiktaş değil diğer kulüpler içinde bu hesap geçerli: üretim maliyeti, satış maliyeti (personel nakliye herşey), vergi, kdv tüm bunlar düşüldüğünde % 20 net kâr kaldığı ifade ediliyor, burdan hareketle 159 tl lik bir  formadan kulubün kârı net 32  tl.

Dip not 1: formaları lütfen kartal yuvası mağazalarından alalım.
Dip not 2: bulunduğunuz il ilçede mağazamız yoksa kartalyuvasi.com.tr den ürünleri edinebilirsiniz.
Dip not 3: Formanızı adidas ya da başka bir tedarikçiden alırsanız bu sefer kulüple adidas arasındaki ciro anlaşmasına bağlı kâr olayı devreye giriyor örneğin adidas kulübümüze 200.000 forma satışı için ödediği ilk sponsorluk anlaşması üzerine ekstra % 10 daha veriyor.

Ekşi'den:Transfer sezonuna bu kadar yavaş girilmesinden çok rahatsızım

herkes çok rahat olsa da ben transfer sezonuna bu kadar yavaş girilmesinden ve hocayla bu kadar geç imzalayıp düşmanlara laf verilmesinden çok rahatsızım. şampiyon olmuş bir hocayla böyle saçma haberler basına yansımadan bir sözleşme imzalak bu kadar mı zordu? ayrıca şu an bir transfer politikamız olduğunu düşünmüyorum çünkü elimizde para yok. bir oyuncu ve kulübü ile anlaşsak bile parayı çıkarıp veremiyoruz. sağlam talibi olan oyuncular marcelo ve quaresma sanırım. quaresma dünya kupası için ölürüm de gitmem diyor e 3 yıllık sözleşmeyi de kaptı 36 yaşına kadar kovsan gitmez artık. marcelo'yu 10'dan aşağıya vermeyiz ama 10 bile alsak bize bir değil iki stoper gerekecek o durumda. üstüne artık kiralanması zor olan aboubakar'ın bonservisi var ki ona para kalmıyor. bonservisi elinde olan iyi oyuncular var ama onlar da romantiklerim ahlak testinden geçemiyor (her maç bileğe basan quaresma'nın geçtiği test bu arada bu). yani yeniden kiralık modeline geçeceğiz gibi. hakkımızda hayırlısı. bu yıl her zamankinden daha güçlü karakterlerle yola çıkmalıyız. bu yıl şampiyonluk demek dominasyon demek juve olmak demek.


19 Haziran 2017 Pazartesi

Beşiktaş Borcunu nasıl öder

Yazarken  sorunun cevabı basit gibi duruyor lakin işin aslı öyle değil  kalem kalem yazalım önce:

-şampiyon olup lig gelirlerinde aslan payını alarak
-şampiyonlar ligine her sene katılarak gelir elde ederek
-zarar eden şubeleri kapatarak
-futbolcu satarak
-kulüp mağazaları iştirakleri lisanslı ürünleriyle
-dolu tribünlere oynarak maç günü stat gelirlerini arttırarak
-taşınmaz mülkleri satarak
-şirket giderlerini azaltarak
-kârlılığı arttırarak
-yeni  ve uzun vade sponsorlar bularak
-taraftar sayısını sürekli arttırıp kulübe destek olmalarını sağlayarak vs.
-faiz yükünden kurtularak (öncelikle banka ve faktoring borçlarını kapatarak)

300 den fazla personeli olan 13 şubede hizmet veren 28.000 aktif üyesi olan bir kulüp için ne kadar mümkün tartışılır ama yollar bunlar..
Dipnot: borç konusunda çok daha kötü bir örnek var önümüzde gs, gs 2.200.000.000 tl yi aşan borçlarını florya ve rivayı emlak konut ile gelir paylaşımı üzerinden satarak 800.000.000 tl ye ancak çekebildi o da uzun vade alacaklarla yani aktif borcları hala çok yüksek..

Cok dikkatli planlı programlı olunmalı bu borç yükü ile kulübün sağlam yürüyebilmesi imkansız

4 büyüklerin borçları

BORÇLAR:


Beşiktaş: 1 milyar 760 milyon 455 bin 388

Fenerbahçe: 1 milyar 543 milyon 229 bin 919

Galatasaray: 2 milyar 391 milyon

Trabzonspor: 762 milyon 61 bin 406


ALACAKLAR DÜŞÜLÜNCE NET BORÇLAR


Beşiktaş 1 milyar 548 milyon 531 bin

Fenerbahçe 920 milyon 348 bin 918 lira

Galatasaray 792 milyon lira

Trabzonspor 674 milyon 622 bin 977 lira


KAYNAK: ANADOLU AJANSI

Fikret Orman: Çin'e açılacağız geç kaldık 1 kurdun ardından kırk köpek havlar



Son iki yılın Spor Toto Süper Lig şampiyonu Beşiktaş, hedeflerini büyüttü. Kara Kartal artık değil Türkiye, Avrupa sınırlarını da aşıp bir dünya kulübü olmak istiyor. Bu vizyonu ortaya koyan isim ise başkan Fikret Orman... Siyah-beyazlı camianın 1 numarası Fikret Orman, kulübü hayâlindeki seviyeye nasıl getireceğini tüm detaylarıyla anlattı:

Bilindiği gibi göreve geldiğimizde tüzüğü değiştirdik. Beşiktaş’ta 3 dönemden fazla başkanlık yapamıyorsun. Ben şu an ikinci dönemimdeyim, bu nedenle ya 2019 ya da 2022’de bırakacağım.




100 MİLYON TARAFTAR OLACAK

Yapmış olduğumuz işleri sadece futbol takımının saha sonuçlarına bağlamamak lazım. İkinci dönemimin sonuna kadar olan süreçte en büyük hedefim 100 milyon taraftarı olan bir Beşiktaş yaratmak. Bunu başaracağımıza inanıyorum.

Temmuz ayının 16’sında Çin’e gideceğiz. Guangzhou’da Schalke ile maç yapacağız. Schalke dediğin kulübün sosyal medya hesaplarını 20 milyon Çinli takip ediyor. Bu kadar insanla iletişim kuruyorlar. Biz bunu 30-40 milyon yaparız.

Şunu unutmamak lazım. Mesela Manchester City, Uzak Doğu programına 2003’te başlamış. Biz şimdi başlıyoruz. Ben 2003’te başkan olsaydım ve ‘Çin’e gidiyoruz’ deseydim, ‘Manyak mı bu!’ derlerdi. Adamların o zaman gördüğünü biz şimdi görüyoruz. Arkadan geliyoruz ama bunları yapmadığımız takdirde bir yere gelemeyiz.”




Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nin yanındaki arazi için 15 defa Ankara’ya gittiğini söyleyen Orman, “Biz devlete müracaat ettik. Kamu yararına bir dernek olan Beşiktaş, burada çim saha yapıp oyuncu yetiştirecek. ‘Projesini yapın, ihaleye çıkalım’ dediler. Biz de yaptık, ihaleye çıkıldı, birileri girdi, kazandı, parasını yatırmadı. Tekrar ihaleye gidildi, yine aynı.

Böyle haksızlık olur mu? Trabzon’da, G.Antep’te, Sivas’ta, Eskişehir’de statlar, sahalar yapıyorsun, bakımlarını da devlet olarak sen yapıyorsun. Biz Türkiye’yi her sene dünyada temsil ediyoruz... Biz ne yapacağız oraya, gökdelen mi yapacağız! Çim saha yapacağız, altyapı tesisini taşıyacağız, çocuklar oynayacak. Bir ihale, iki ihale, üç ihale...” dedi.

‘Tribünden gelmesem başkanlık yapamam!’

“Beşiktaş başkanlığı gerçekten çok zor bir iş. Çok zor süreçlerden geçtik, geçiyoruz. Tribünden gelmediğin sürece, tribün aşkın olmadığı sürece yapılmaz. O aşkın olması lazım. Aşk olmadan meşk olmuyor.”

'Transferle işimiz az'

Transfer planlamalarına ilişkin ipuçları veren başkan Orman, “Takımda çok değişiklik olmayacak. Transferle işimiz az. Şöyle söyleyeyim, geride kalan sezonda oynadığımız maçlarda en çok oynayan 15 kişiyi ele alırsak örneğin, değişiklik yüzde 20’yi geçmeyecektir” ifadelerini kullandı.

'10-12 ÜLKEYE GİDECEĞİZ!'

“Çin bizim için başlangıç. Yalnızca Uzak Doğu olarak düşünmemek lazım. Pakistan ve Hindistan’ı da içine alan o bölgede milyarca Müslüman var. Kendimizi yüksek yerlere koyma arzusunda olalım ama çok da havalara girmeyelim. Biz bir Real Madrid, bir Barcelona, bir Manchester United değiliz. Messi, Ronaldo, Ibrahimovic gibi dünya yıldızlarını kadrosunda barındıran takımlardan bizim müşteri kapmamız öyle kolay iş değil. Ama Müslüman nüfusun yoğun olduğu yerlerde sempati kazanabiliriz. Mesela Azerbaycan’da inanılmaz sayıda Beşiktaş taraftarı var. Geçen sene oraya gidemedik. Bu sene kesin gideceğiz. Kazakistan’a, Endonezya’ya, Malezya’ya gideceğiz, buralarda maçlar yapacağız. Yaklaşık 10-12 hedef ülkemiz var.”


'FAİZLER ÇOK YÜKSEK"

“Artık futbol takımının Türkiye’deki yapılanmasının sonucuna doğru geliyoruz. Bundan sonra borçla alakalı hamlelerimiz olacak. Futbol takımına, basketbol takımına, amatör şubelere çok para harcıyor muyuz, kulüp harcamalarımız çok yüksek mi, yok. Adım çıktı cimriye. Ne var? Faiz var. Türkiye’de ekonomik şartlar belli. Faizler yüksek. Biz işi yürütmeye çalışıyoruz. Biz elimizden geldiği kadar en iyisini yapmaya çalışıyoruz.”

"Q7 VE TALİSCA ÇİNLİLERE HİTAP EDECEK YILDIZLAR"

“ŞİMDİ Çin’de yaşayan birini düşünelim. Barcelona’da Messi, Neymar, Suarez varken Beşiktaş’a sempati duyar mı? Orada bir sebep olması lazım. Bu sebep o adama hitap eden bir yıldız oyuncu olabilir. Mesela Quaresma, Talisca bana göre bu potansiyelde oyuncular. Ama biz daha büyük bir kitleye Müslüman ülkenin kulübü kimliğiyle ulaşabiliriz. Örneğin Endonezya’da, Malezya’da, Hindistan’da milyonlarca Müslüman var. Oradaki insanlar bu yönden Beşiktaş’a sempati duyabilir.”

"1 KURDUN ARKASINDAN 40 KÖPEK HAVLAR"

Fikret Orman, “Beşiktaş, F.Bahçe ve G.Saray kötü olmasa şampiyon olamazdı” yorumları için “Bir söz var, ‘1 kurdun arkasından 40 köpek havlar’ diye... Olur böyle şeyler, bir şeyler söylenecek. O zaman temennimiz seneye de daha güçsüz olsunlar, yine biz şampiyon olalım” değerlendirmesini yaptı.

Kaynak: Şampiy10

18 Haziran 2017 Pazar

Uefa 2016-2017 Kulüpler Avrupa sıralaması Türkiyeden 1 takım var


Cep telefonları yaydıkları radyasyon ısı sinyal durumu vs sağlımızı nasıl etkiliyor tüm detaylar



Acaba beynimizi etkiliyor mu, zararı ne kadar, ne uzunlukta konuşmalıyız, yoksa hiç zararı yok mu? Bütün bu soruları, son araştırmaları da dikkate alarak, radyasyon fizikçimiz Yüksel Atakan kapsamlı olarak açıklıyor...

Günlük yaşamımıza giren, çok kişinin yollarda bile iletişim kurduğu cep ve akıllı telefonların yaydığı yüksek frekanslı elektromanyetik (EM) radyasyonun sağlığımıza etkisi nedir? 30 ülkede yapılan yeni bir araştırmadan, Türkiye’deki kullanıcıların günde ortalama 72 kez cep telefonunu kontrol ettikleri ya da başka bir deyişle 7-8 saatlik uyku süresi dışında, her 15 dakikada bir, ekrana bakmakta, dünya birincisi olduğumuzu gösteriyor.

Cep telefonları özellikle kulağa yapıştırılarak sık ve uzun süre kullanıldığında kulak bölgesindeki dokuları ısıtarak zamanla olumsuz etkileyebiliyor. Umarız bunlar, çok daha az ve kulağa yapıştırılmadan kullanılır.

Elektromanyetik radyasyonun insan vücuduna etkileriyle ilgili olarak uzun yıllardır yapılan bilimsel araştırmalar sürüyor. Kanser, 20-30 yıl gibi çok uzun sürede oluştuğundan, cep telefonları kullananlarla, kullanmayanların vücutlarındaki etkilerin karşılaştırılabileceği uzun süreli bilimsel araştırmalara gerek var. Her ne kadar cep telefonlarından yayılan yüksek frekanslı EM radyasyonun baş ağrısı, depresyon ve uykusuzluk yaptığı gibi bulgular olduğunu öne süren araştırmalar var ise de bunlar kesinlik kazanmamıştır. Kesinlik kazanan, özellikle kulak bölgesindeki dokularda sıcaklık artımıyla ilgili ısıl etkidir.


Cep telefonuyla 15 dakika kadar konuşulması sonucu kulak bölgesindeki sıcaklık artımı, kırmızıyla gösteriliyor.

Yüksek frekanslı (Radyo Frekanslı /RF/) EM radyasyonun, girdiği dokulara enerjisini aktararak bunların sıcaklığını artırdığı artık kanıtlanmış bilimsel bir gerçek. Aşırı sıcaklık artımı ise dokuların işlevlerini bozabiliyor.

RF radyasyon, hücrelerdeki moleküllerin birbirleriyle bağlantısını koparacak ve hücre çekirdeğindeki DNA gibi molekülleri bozacak enerjide olmadığından, kansere neden olabilecek etkiyi göstermesi genellikle beklenmiyor. Ancak, özel durumlarda, dokularda belirgin bir sıcaklık artışı oluşturmadan, büyük moleküllerde, hücre zarlarında ya da hücre organellerinde bunların normal işlevlerini bozan ısıl olmayan olumsuz etkiler beklenebiliyor. Isıl olmayan etkilerle ilgili olarak, bilimsel güvenilirliği sınanmış tek bulgu, EM radyasyonun, vücuda yerleştirilmiş “kalp pili” ve benzeri aletleri bozabilmesidir. Ayrıca hastane ve uçaklardaki duyarlı bazı aletler de cep telefonlarından olumsuz etkilenebiliyorlar. Cep telefonları / akıllı telefonlar kulağa çok yapıştırılıp uzun süre kullanıldığında bunların kansere yol açabileceğiyle ilgili WHO’nun IARC kurulunun uyarıları vardır. Hatta IARC, koruyucu bir önlem olarak cep telefonlarını, ‚kanser yapma olasılığı olan‘ maddeler sınıfına koymuştur. Özellikle çocukların bunları, çok daha az kullanması öneriliyor.

Cep ve akıllı telefonlar, baz istasyonlarının yanı sıra, bina içindeki Wi Fi (WLAN /Router) aletleriyle de iletişim kuruyorlar. Eski cep telefonları, GSM standartları kullanırlarken, akıllı telefonlar UMTS (1900-2200 MHz) ve LTE (700 – 2600 MHz) standartlarında çok daha hızlı iletişimi, çok daha düşük enerjide kuruyorlar. Böylelikle bunların yaydıkları EM radyasyonun da eski cep telefonlarına oranla daha düşük enerjide kalması sonucu vücuda olabilecek etkisi de daha az; ama yok değil. GSM standardında, telefonla iletişim en yüksek elektriksel güçte kurulmaya başlanıyor ve daha sonra telefon kendini daha düşük güce ayarlıyor. UMTS ve LTE standartarında ise bunun tersi oluyor. En düşük güçte iletişim kurulmaya başlanıyor, daha sonra normal güce geçiliyor.

Değerler ve Özgül Soğurma Hızı (SAR)

SAR, vücudun kg’ı başına Watt olarak soğurulan enerji miktarını gösteren bir ölçüdür. Cep ve Akıllı Telefonların yaydığı EM radyasyondan korunmak amacıyla vücuttaki Özgül Soğurma Hızı Değerleriyle ilgili, SAR: (Specific Absorption Rate) sınır değerler kullanılıyor. Almanya’da yetkili kurumun yaptığı taramada, piyasadaki cep telefonlarının baş bölgesi için 0,10 ile 1,94 Watt/kg ve tüm vücut ışınlanması için ise 0,003 ve 1,87 Watt/kg arasında değerler gösterdiği saptanmıştır.

70 kilogramlık bir kişinin vücudu, “hareketsiz durumda” yaklaşık olarak saniyede 80 Watt’a eşdeğer bir enerji tüketiyor (80 Watt’lık bir elektrik ampulünün yanarken tükettiği enerji kadar). Buradan, vücudun kilogramı başına güç yoğunluğu olarak kabaca 80/70=1,2 Watt bulunur. Yürüdüğümüzde, spor yaptığımızda ya da bisiklete bindiğimizde ise vücudumuzun enerji alışverişi artıyor ve güç yoğunluğu vücudumuzun kilogramı başına 3 ile 5 Watt’a ulaşıyor. Bu düzeydeki bir güç yoğunluğu, dışarıdan Radyo Frekanslı (RF) radyasyon yoluyla vücutta oluşursa, bunun,vücuttaki organ ve dokuların normal işlevleri yoluyla giderilebileceği ve vücutta herhangi bir hasar oluşmayacağı düşünülmüş ve ilk sınır değer böyle belirlenmiştir. Son 40 yıldır özellikle hayvanlar üzerinde yapılan deneyler ve çeşitli bilimsel çalışmalar, herhangi bir nedenle tüm vücut ve dokulardaki 1 °C'ı aşan sıcaklık artımı sonucu, vücutta bazı bozuklukların ortaya çıktığını gösteriyor. Öte yandan vücutta 30 dakika boyunca 1 derecelik sıcaklık artımına yol açan ve RF radyasyondan kaynaklanan güç yoğunluğu ise kilogram başına 4 Watt kadardır. Bu değer “temel SAR sınır değeri” olarak kabul ediliyor. Korunma (ya da güvenlik) payı da göz önüne alınarak, bu değerin onda biri olan 0,4 Watt/kg, ilgili mesleklerde çalışanlar için sınır değer olarak öngörülüyor. Bunun da beşte biri olan 0,08 Watt/kg halktan herhangi bir kişinin tüm vücut ışınlanması için sınır değer olarak ICNIRP bilimsel kurulunca öneriliyor. Bu ise vücutta 1 derecenin 50’de biri (0,020 °C) kadar bir sıcaklık artışı demek. Vücudun baş bölgesi için sınır değer 1,6 Watt/kg (Bazı ülkelerde 2 Watt/ kg ki bu da 0,50 °C sıcaklık artışıdır). 0,08 Watt/kg’lık sınır değere eşdeğer olarak Volt/m ve Watt/ m2birimlerinde sınır değerler türetilmiştir. Bunlar sırasıyla 900 MHz için 41V/m, 4,5 Watt/m2 ve 1800 MHz için 58 V/m ve 9,2 Watt/ m2’dir.

2 GHz ile 300 GHz arasındaki yüksek frekanslar için türev sınır değerler ise elektriksel alan şiddeti için 61,4 V/m ve güç akısı için 10 Watt/m2 ’dir (ICNIRP İyonlayıcı olmayan ışınlardan korunma ölçütlerini belirleyen uluslararası üst kurulun önerisi). Türkiye’de sınır değerler 2001 yılında yayımlanan ilgili yönetmeliğe göre, ICNIRP “yönlendirici sınır değerlerinin” dörtte biri kadardır ve 900 MHz frekansı için elektriksel alan şiddeti 10 Volt/m’dir. 1800 MHz frekansı için ise sınır değer 14 Volt/m’dir (Sınır değerlere göre, Türkiye’deki uygulama daha koruyucudur). RF radyasyonun vücuda aktardığı enerji yoğunluğunun üst sınırlarını belirleyen tüm bu değerler, hayvanlar üzerinde 1970’li ve 1980’li yıllarda yapılan deneylere (özellikle fare ve maymunlarda doku ısınması sonucu davranış bozukluklarının gözlenmesine) dayanıyor. Ayrıca viskoz bir sıvı karışımıyla doldurulan yapay bir kafanın yakınına konup çalıştırılan bir cep telefonunun bu sıvıya aktardığı enerjinin, kafa içindeki çeşitli noktalarda elektronik algılayıcılarla ölçüldüğü deneylerden de yararlanılıyor (Fantomla ya da modellemeyle).


İçi insan başı dokusu eşdeğeri sıvıyla doldurulmuş modelde, EM radyasyonun etkisiyle sıcaklık artımının incelendiği deney düzeneği gösteriliyor.

Cep ya da akıllı telefon satın alırken düşük SAR-Değeri olanı seçilmeli

Düşük SAR-değerli bir telefon alan kişi kendi alacağı radyasyon dozunu önceden bir miktar düşürmüş demektir. Almanya’da ilgili Radyasyondan Korunma Kurumu (BfS), piyasadaki telefonların SAR değerlerini listeler halinde yayınlıyor (bkz: www.bfs.de/sar-werte-handy)

0,6 Watt/kg değerinin altındaki SAR değerleri olanlar, düşük radyasyonlu telefonlar olarak kabul ediliyor. Almanya piyasasındaki akıllı telefonların % 46’sının düşük radyasyonlu olduğu saptanmıştır. BfS kurumu, SAR değeri 0,6 Watt/kg’ın altında olan ve eskiyip atıldığında ya da geri dönüşümünde yapısı, çevreye az zarar verebilecek, cep telefonlarını‘Mavi Melek’ etiketiyle ödüllendiriyor. BfS, vücuda 2,5 cm yakınlıkta, 2 Watt/kg’lık SAR sınır değerini belirliyor ve bunun altında kalınmasını öneriyor.

Kulaklıklarla ilgili bilimsel çalışmalar

Cep telefonlarının doğrudan kulağa yapıştırılmasıyla, kablosuz Bluetooth ya da kablolu kulaklıklarla kullanılması durumları ayrı ayrı‚ ’insan başı modelleri (fantom)’ üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar ve ayrıntılı ölçümlerle karşılaştırılmıştır.

Elde edilen sonuçlar kulaklık kullanıldığında, cep telefonunun doğrudan kulağa yapıştırılmasına oranla:
Kulaklığın cinsine, telefonunun vücutta taşındığı yere ya da vücuttan uzakta bulunma durumuna ve telefonun elektriksel gücüne göre vücuda toplam etki değişiklik gösteriyor. Cep telefonu vücuttan uzaktaysa, vücuda etki önemli oranda (5-10 kat) azalıyor.
Kablolu kulaklıkların kulak bölgesinde oluşturabileceği doz (SAR), baş bölgesiyle ilgili sınır değer olan 2 Watt/kg’ın beşte birinden daha da az. Ancak en kötü durumda iç kulakta doz artabiliyor.
Kulaklık kablosu (bir anten gibi) çevresindeki EM alanların oluşturduğu elektriksel akımları, kulağa iletebildiğinden kablonun, kulağa oldukça yakın ucuna ‚ferit zırh bileziği’ geçirildiğinde vücuda etki azalıyor ve parazitler önleniyor (demiroksitli seramikli bir alaşım olan ferit maddesi EM radyasyonu soğurarak kulağa iletilmesini engellediğinden).
Kablosuz Bluetooth kulaklıklardan 1 miliwatt düşük güçte olan modeli 10 metre uzaklığa kadar yayın yapabildiğinden konuşanın cep telefonuyla iletişimı için yeterlidir ve vücuda etkisi de diğerlerinden çok daha azdır. Bluetooth kulaklıklarıyla yapılan ölçümlerde SAR değerleri, sınır değerlerin çok altında kalmıştır.
Kablolu kulaklıklarda, kablonun cep telefonuna bağlanan bölümü cep telefonuna sarılmamalı (cep telefonunun içindeki antenin EM alanından oluşacak elektrik akımını, kablonun kulağa iletmemesi için) ya da dış antenli telefonlarda, kablo antenden olduğunca uzakta tutulmalı. Kablonun ayrıca kulak ve yüze yapıştırılmaması vücuda etkiyi azaltacaktır.
Kablolu ya da kablosuz kulaklıklar kullanılırken cep telefonunun elde ya da pantalonun ön cebinde taşınması yerine pantalonun arka cebinde, telefonun ön yüzü vücuda bakacak şekilde, kapalı yerlerde ise yakındaki bir masa, koltuk üzerinde vücuttan oldukça uzakta bulundurulması vücuda etkiyi azaltacaktır (telefonun arka yüzü vücuda bakacak olursa, anten, telefonun arka yüzüne yakın olduğundan telefonun gücü artarak kullananı daha fazla etkileyeceğinden).
Kapalı yerlerde cep telefonuyla (kulaklıklı, kulaklıksız) uzun konuşmaların sık sık yapılması gerekiyorsa, telefona, bina dışındaki bir antenin bağlanmasıyla vücuda etki azalacaktır. Böylelikle baz istasyonundan gelen sinyal kalın duvarları geçerken zayıflamadan telefona ulaşacak ve cep telefonunun düşük düzeydeki sinyali alabilmesi için gücünü artırıp vücudu daha çok etkilemesi önlenmiş olacaktır.
Özellikle baz istasyonuyla iletişimin sorunlu olduğu yerlerde, cep telefonu gücünü otomatik olarak arttıracağından, vücuda etki de artacağından bu durumda uzun konuşmalar yapılmamalı.
Cep telefonları için zırhlama maddeleri kullanılmaması daha iyidir (zırhlama sonucu azalacak sinyali alabilmek için cep telefonu elektriksel gücünü artırmak zorunda kalacağından vücuda etki artacağından).



Kulaklıklarla ilgili sonuçlar

Kulaklık kullanıldığında etki, telefon ancak vücuttan oldukça uzaktaysa azalabilir (örneğin yarım metre kadar uzaktaysa ya da arka cebimizdeyse). Bu sağlanmadığında, vücuda olabilecek etki, iki kaynaktan gelen EM radyasyonla, çok az da olsa, bir miktar artabilir.

Her ne kadar kulaklıklar vücuda olabilecek etkiyi önemli oranda azaltıyorsa da, bulunulan yere göre, gerek kulaklığın ve gerekse telefonunun çevredeki başka EM radyasyonları da algılaması sonucu vücutta ısıl ve ısıl olmayan etkilerin artabileceği düşünülmelidir. Örneğin telefonlar, otomobilin dış antenine bağlanmadan kullanılırsa vücuda etki artacaktır. Bu nedenle genel olarak otomobillerde, (trenlerde de) kulaklıklı, hoparlörlü telefonlar dış antensiz kullanıldığında, karoserinin ‘Faraday Kafesi’ zırhlaması sonucu içeriye çok az girebilecek EM radyasyonu alabilmek için telefon elektriksel gücünü artırmak zorunda kalacak ve bunun sonucu olarak araçtaki telefonun artan güçteki yayını hem konuşanı ve hem de doğrudan ve metal yüzeylerden yansımalar sonucu araçtakileri daha çok etkileyecektir.

Çok düşük düzeydeki EM radyasyonunun vücuda etkileri yapılan on binlerce bilimsel çalışmaya karşın henüz kesinlikle ortaya konamadığından, çok zorunlu olmadıkça koruyucu bir önlem olarak (kablolu ya da kablosuz kulaklıklı) telefonlarla olduğunca kısa konuşulmalı, mesaj verilmeli, uzun konuşmalar ev ya da bürolardaki kablolu sabit telefonlardan yapılmalı.

Cep ve akıllı telefonlarla ilgili önerilen koruyucu önlemler

Her ne kadar kanser oluşumu ve DNA bozulması gibi etkiler, bugün bilimsel kesinlikle ortaya konamıyorsa da koruyucu önlemler olarak şunlar göz önüne alınmalıdır:
Cep telefonları daha çok haberleşme için kullanılmalı (olduğunca az ve kısa konuşulmalı, uzun iş konuşmaları ve söyleşiler kablolu telefonlarla yapılmalı).
Bina içinde, pencereye yakın durup, telefonu pencereyle aramıza alarak konuşmalı (telefonun yayın ya da çalışma gücü azalacağından bize etkisi de azalacaktır ve elektromanyetik radyasyon başımızdan önce, telefondan geçecektir).
Telefonda görülen sinyalin en yüksek olduğu yerler seçilmeli (baz istasyonuna yakın yerlerde telefon daha az güçle çalışacağından kişiye etkisi az olacaktır). Not: Çoğumuz oturduğumuz yerlere yakın baz istasyonu olsun istemiyoruz. Ancak, baz istasyonu bize uzaktaysa, telefonumuz daha büyük güçle çalışmak zorunda kalacak ve bizi daha çok etkileyecek. Yakınımızdaki bir baz istasyonunun yaydığı radyasyonun bize etkisi, ölçümlerle saptandığı gibi, telefonunkinden çok daha az.
Telefonda bağlantı kurulurken telefon baştan biraz uzakta tutulmalı, konuşurken kulağa yapıştırılmamalı araya parmağımızı koyarak etki azaltılmalı.
Telefonu göz, göğüs, (hamilelerde karından) ve üreme bölgelerinden uzakta tutmalı, kemerde ve pantolon cebinde değil, arka cepte ya da el çantasında taşımalı.
Özellikle küçük çocuklara cep telefonu almamalı, gerektiğinde sadece haberleşme için kısa konuşmaları sağlanmalı, olabilecek zararlı etkileri öğretilmeli.
Zorunlu bir durum olmadıkça otomobil ve trenlerde cep telefonuyla konuşulmamalı (Telefon metal karoserin iç kısmında oluşan elektriksel alanları yakaladığından konuşurken kulak bölgesindeki radyasyon dozu artıyor. Ayrıca, dış anten yoksa, karasorinin dış yüzeyi Faraday kafesi olarak EM radyasyonu engelleyeceğinden, telefonun gücünü artırarak iletişim kurarken, bizi daha çok etkileyecektir).
Yeni cep telefonu satın alırken özgül soğurma yoğunluğu (SAR değerleri) daha düşük olanlar seçilmeli (Aşağıdaki ‘Kaynaklar’daki ilgili internet sayfasına bkz.)
Cep telefonları, insülin pompası, kalp ve kulak aletlerinden en az 25 cm uzaklıkta kullanılmalı, hastanelerde, uçaklarda (özellikle uçakların kalkış ve inişlerinde) kullanılmaları zaten yasak.
Vücutları gelişmekte olduğundan EM radyasyondan daha çok etkilenebilecek bebeklerin ve küçük çocukların çok yakınında cep telefonuyla konuşmalar yapılmamalı. Gebeler ve çocuklar bunları çok az kullanmalı.

Notlar:

Watt ‘Fizikte ‘Güç birimi’ olup 1 Watt, 1 saniyede üretilen ya da tüketilen enerji miktarını (Joule/saniye) gösteriyor.
Hertz EM radyasyonun frekansını gösteren birim olup 1 Hertz, saniyede 1 adet titreşimdir. Evlerde kullandığımız alternatif akımın frekansı 50 iken, cep telefonlarının baz istasyonlarıyla etkileşime girdiği EM radyasyonun frekansı ya da saniyede titreşim sayısı 900, 1800 Mega Hertz (..milyar Hertz) olabiliyor.

Yüksel Atakan, Dr.,Radyasyon Fizikçisi, Almanya / ybatakan@gmail.com

16 Haziran 2017 Cuma

İlhan Mansız The legend of Beşiktaş

Şenol Güneş ile imzalanacak yeni sözleşme


Üç büyüklerin güncel Kongre üye sayıları



Beşiktaş sponsorlukları sponsorluk gelirleri ve süreleri tüm liste

SPONSOR BRANŞ SÜRE (YIL) ÜCRET (DOLAR)


VODAFONE FUTBOL 15 170 milyon

BEKO FUTBOL 3+2 16.6 milyon

KALDE FUTBOL 3+2 10 milyon

INTEGRAL BASKETBOL 3 (Bitti) 10 milyon

MOGAZ HENTBOL 3+2 2 milyon

RMK MARINE T.BASKETBOL 3+2 2 milyon

ADIDAS FUTBOL 5 25 milyon

ODEABANK BASKETBOL 1.5 250 bin

BAHÇEHİR FUTBOL 1 (Bitti) 240 bin

KALDE BASKETBOL 1 (Bitti) 200 bin

DENİZBANK FUTBOL(STAD) 5 6,5 milyon

AKTİFBANK FUTBOL 5 2,2 milyon

SOMPO JAPAN BASKETBOL 1 1 milyon

COCA COLA FUTBOL 2 6 milyon

SPOR TOTO FUTBOL 10 17,5 MİLYON

ALPEREN İNŞ FUTBOL 1 2 MİLYON

GÜRİŞ BASKETBOL 1 1 MİLYON

DUMANKAYA GENEL AÇIKLANMADI

THY AÇIKLANMADI (uçuş indirimleri BJK adına uçak)

TEMSA ULAŞIM SPONSORU

NESİNE 2 2 MİLYON

İos ve Android kullananlar için telefon hızlandırma yöntemleri

Akıllı telefonlara her gün yeni modellerin eklendiğini görmeye başladık. Sadece ünlü markaların değil bunun dışında birçok teknoloji markasının da akıllı telefon dünyasına giriş yapmasıyla beraber bu alanda kullanıcıların da tercih edebileceği ürün sayısında ciddi artışlar yaşanmaya başladı. Her ne kadar piyasada yer alan ürünlerin bu kadar çeşitlendiğini görmüş olsak da hemen her modelde ortak yaşanan sorunlarda yok değil. Amiral gemisi akıllı telefonlarından, giriş seviyesi akıllı telefonlarına kadar hemen her seride yaşanan sorunların başında da telefonun yavaşlaması sorunu geliyor. Tabi ki bu durumda telefonların kullanımında kaynaklı olarak ortaya çıktığı için kolayca çözülebiliyor. Akıllı telefon hızlandırma işlemi için bu noktada verilen birçok tüyo var. Tüm bu tüyolara bakalım. Akıllı Telefon Hızlandırma İşlemleri Ön bellek temizliği yapmak: Akıllı telefonların uzun kullanımlarına bağlı olarak telefonların ön belleklerinde zaman içerisinde kalıntı dosyalar birikme yapabiliyor. Kimi zaman internet arama geçmişlerinin kayıtları, kimi zaman uygulamaların log dosyaları ön bellek üzerinde birikebiliyor. Bu nedenle akıllı telefon hızlandırma işleminde öncelikle uygulama mağazalarında kolaylıkla bulabileceğiniz temizleme uygulamalarını kullanarak ön bellek temizlemesi yapmanız gerekiyor. Bu şekilde ciddi derecede hız artışı sağlanacaktır. Fazla Uygulamaları Silmek: Akıllı telefon hızlandırma işlemi için dikkat edeceğiniz bir başka nokta ise uygulama sayısı. Telefonlarınızda kullanmasanız bile çok fazla uygulama bulunması hem arka planda çalışan uygulamaların sayısını artıracak hem de bellek üzerinde yer toplayacağı için telefonları yavaşlatacaktır. Bu nedenle Akıllı telefon hızlandırma işleminde gereksiz uygulamaları silmeniz gerekiyor. Telefonu Sıfırlamak: Eğer bu işlemlerle bile en ufak hız artışı sağlayamıyorsanız en iyi yöntem yedekleri alarak telefonunuzu sıfırlamak olacaktır. Bu şekilde telefonların fabrika ayarlarına dönmesi haliyle ciddi oranda performans artışı yaşanması sağlanacaktır.

Kaynak Linki : http://bibilya.com/akilli-telefon-nasil-hizlandirilir/

bahis sitelerine göre 2017 2018 süper lig şampiyonu kim olur

en  büyük 5 bahis sitesini ve avrupa merkezli  siteleri  incelediğimizde uzun vadeli  bahis oranlarında  ortalama şöyle:

BEŞİKTAŞ: 3
FENERBAHÇE: 5
GALATASARAY: 6
BAŞAKŞEHİR: 7
ANTALYASPOR: 15
TRABZONSPOR 20



15 Haziran 2017 Perşembe

son 13 yılda Beşiktaş'ın kombine satış rakamları

2017/18... 28500 (kesin rakam Fikret Orman demeci)
2016/17... 32.000
2015/16... 32.000 (13 bini geçen yıldan devam)`(Fikret Orman 360 tv)
2014/15... 13.000
2013/14... 8.500
2012/13... 11.000
2011/12... 4.000
2010/11... 13.700
2009/10... 8.600
2008/09... 11.000
2007/08... 13.000
2006/07... 19.600
2005/06... 8.000 - 10.000 arasında

Beşiktaş kaç forma sattı

Şampiyon Beşiktaşımız geçtigimiz sezon 400.000 forma sattı bilgi Fikret Orman'ın katıldığı canlı yayınlardan ve Kartal yuvası sorumlusu Hüseyin Mican ın açıklamalarından alınmıştır. Onbinlerce taraftarın ise 🌟🌟🌟 lı formayı beklediği biliniyor.

13 Haziran 2017 Salı

Beşiktaş'ın Şampiyonlar ligindeki olası rakipleri kimler takımımız hangi torbada



Doğrudan Şampiyonlar Ligi gruplarına katılacak olan Beşiktaş, ön elemelerde seribaşları tur atlarsa 4. torbada yer alacak. Siyah-beyazlılar, 45.840 puanla 4. torbanın ikinci takımı. Elemelerde mücadele edecek ve Beşiktaş’tan daha yüksek puana sahip 6 takımdan (Celtic, Liverpool, Olympiakos, Ajax, Dinamo Kiev, Napoli) en az ikisi elenirse, Beşiktaş 3. torbaya çıkacak.

1.TORBA: Real Madrid, Bayern Münih, Chelsea, Juventus, Benfica, Monaco, Spartak Moskova, Shakhtar Donetsk

2.TORBA: Barcelona, Atletico Madrid, Paris Saint-Germain, Borussia Dortmund, Sevilla (Play-Off turu) Manchester City, Porto, Manchester United

3.TORBA: Napoli (Play-Off turu), Tottenham, Basel, Dinamo Kiev (3. ön eleme), Ajax (3. ön eleme), Olympiakos (3. ön eleme), Anderlecht, Liverpool (Play-Off turu)

4.TORBA: Roma, Beşiktaş, Celtic (2. ön eleme), Salzburg (2. ön eleme), Kopenhag (2. ön eleme), Ludogorets (2. ön eleme), Fejenoord, RB Leipzig

Adidas Juve Manu Real Bayern formaları Türkiye satış fiyatları





Beşiktaşımızın yeni sezon 🌟🌟🌟 lı forma fiyatları ne olacak

Kartal yuvaları bu konuda sır vermiyor ama adidas yeni sezonda forma fiyatı olarak 184 tl düşünüyor eğer kulüp farklı bir fikir beyan etmezse 3 yıldızlı formalarımızın satış fiyatları bu şekilde olacak.

Not: 169 tl olarak belirlendi.

Şampiyonluk sonrası Kartal yuvaları ne kadar satış yaptı

Beşiktaşımız üst üste ikinci şampiyonlukla  beraber mağaza  satışlarını çok artırdı, Antep maçı sonrasından bu hafta 74 mağaza ve internet üzerinden yapılan satışlarla beraber 10 milyon tl gibi bir gelire (kulüp rekoru bu rakam 1 aylık süreçte)  yaklaşıldı lakin asıl patlamanın üç yıldızlı formalarla yakalanacağı bekleniyor..

Beşiktaş transfer gündemine bakış

ekşisözlükten alıntıdır: https://eksisozluk.com/entry/68797904

transfer haraketliliği hakkında yorum yapmak istediğim takımım.

öncelikle nerelere transfer yapılmaz onu konuşalım.

kalede transfer yok gibi. tolga ve fabriyle yeni sezona başlanılacak. üçüncü kaleci de bizle devam ederse utku ya da hüseyin gibi paf takımdan gelen bir kaleci olacak.

sağ ve sol bek devam edecek. adriano ciddi para kazanıyor. çin filan işin içine girmezse bek transferi de yapmayacağız.

orta saha konusunda da sıkıntı yok. talisca devam edecek.

peki nerelere transfer yaparız?

bir kanat (aynı zamanda ofansif orta saha da oynayabilen) alınacak gibi. transfer sezonundan önce dudu'nun adı çok anılıyordu ancak son günlerde pek bir gelişme olmadı.

marcelo kalırsa bir, giderse iki stoper alınacak. vida bir numaralı aday gibi. titi konusunda resmi açıklama yok. ben titi gelirse mitrovic'in kiralık gönderileceğini düşünüyorum. çünkü marcelo + transfer ya da transfer + transfer ile zaten 2 stoperimiz olacak. tosic de stoper rotasyonuna dahil edildiğine göre 4. stoper de titi olursa mitronun gelecek sezon kiralık gönderilmesi olası olur.

aboubakar'a bağlı bir de forvet gelecek. aboubakar kiralık ya da bonservisiyle bu sene de bizimle olursa başka bir forvete ihtiyaç duyulmayacak. üçüncü forvet de yüksek ihtimal pektemek olacak. demba ba'nın devam edeceğini çok düşünmüyorum.

Beşiktaş transferde ne yapmalı

ekşisözlükten alıntıdır: https://eksisozluk.com/entry/68790168

modaya uyalım biraz da biz kasalım.

episode 1: kale

fikret orman, zamanında "adaletli bir maaş politikamız olmalı" diyerek 600bin euro alan cenk gönen'in maaşını durduk yere 1m euro'ya çıkarmıştı. şimdi bakıyoruz fabri 1.1m euro, tolga 1.3m euro alıyor. evet fikret orman haklı, maaş politikanız adaletli olmazsa takımda huzursuzluk olur, olmasa bile medyaya "talisca ben de aboubakar ile aynı parayı istiyorum dedi rest çekti" gibi asparagas haberler üretme fırsatı verirsiniz.

ben ona allah'ın bir lütfu diyorum. sizler fabri. fabri ikinci yılında garanti para 1.2m euro alacak, sözleşmesi böyle. yeterli mi yeterli, ama ufak bir jest ile tolga zengin'den az olmaması açısından 1.3m euro yapılmalı.

gelelim tolga zengin'e. beğenelim veya beğenmeyelim tolga zengin bu sene oynadığı maçlarda(3 lig, 4 kupa, 1 şampiyonlar ligi)(benfica maçında oyunun kaderini değiştiren topu çıkarmıştı maç 1-0 iken) hazır bir görüntü çizdi. eyvah tolga mı oynayacakmış dediğimiz bu maçlarda tolga beklenenden iyi performans gösterdi uzun süre yedekte beklemiş maç oynanamamış bir kaleci için. beşiktaş gibi 3 kulvarda mücadele eden bir takım için yedekteki kalecisinin hem yedek kalmayı sorun etmeyecek, hem de oynadığında takım kalitesine göre sırıtmayacak bir kaleci olması önemli. tolga zaten yapısı itibariyle sırıtmıyor ekşi suratını yediğim. homegrown olduğunu da düşünürsek kalmasında fayda var.

umarım utku'yu yakın zamanda takıma katabiliriz. mrmic gibi bir antrenör, önünde fabri gibi bir örnekle çalışmanın faydasını görecektir. 1-2 sene içinde beşiktaş'ın ilk 18'inde olmalıdır.

episode 2: defans

en sorunsuz ve en kuvvetli olduğumuz bölgeyi yani bekleri hiç konuşmayacağım. çünkü sadece adriano'dan bahsetmeye kalksarsam yazıyı bitiremem. 2-3 sene kalırsa beşiktaş'ın hagi'si olur diyeyim siz anlayın. o yüzden hemen stoper'lere geçiyorum.

beşiktaş bir sol stoper almak zorunda. tosic başarılı bir sezon geçirdi mi? evet diyorlar. kime göre? kendisine göre. bana göre kesinlikle değil. çünkü tosic bir stoper değil. bir stoperde olması gereken hiçbir özelliğe sahip değil. bu sebeple kendi açısından başarılı diyorum. yaptığı hatalar saymakla bitmez ama stoper olmadığı için kızamıyorum.

yıllardır vida'yı son avrupa şampiyonasından sonra da pazdan'ı istiyordum beşiktaş'a. şu sıralar vida konuşuluyor. kesinlikle avrupa'nın üst düzey stoperlerinden. yaşı da uygun. hırvat milli takımında mitrovic ile beraber oynuyorlar. hırvatistan milli takımının kadro değeri 280m euro beyler. forvette mandzukic, kanatta perisic, orta sahada modric oynuyor. bu takımın teknik direktörü defansta tandemi mitro ve vida'dan kuruyorsa mitro o kadar da yabana atılacak bir adam değil demektir. vida ile beraber oynadıkları milli maçları izledim. vida zaten lider ve öğretmen özellikli bir stoper. mitrovic'in gelişmesi açısından değerlendirirsek vida'yı transfer etmek kadro planlaması açısından hem akılcı hem karlı olacak gibi duruyor.

marcelo için lyon şayet 8m euro veriyor ve marcelo da gitmek istiyorsa, kim olsa marcelo'yu satar. stoperde son 5 yılda 1 kere şansımızın tuttuğunu düşününce, marcelo umarım gitmek istemez diye dua ediyorum.

ersan'ı şenol güneş'in düşünmediği çok açık. atınç'a gelirsek homegrown ve altyapı olduğu için tekrar kiralanacaktır.

episode 3: orta saha

talisca severler direk episode 4'e geçebilir.

talisca bu sene şampiyonlar liginde 2 maçta oynadı, bunlardan sadece birinde 90dk oynadı, diğerinde 45dk. napoli maçını saymıyorum, çünkü 1dk sahada kaldı. şampiyonlar ligindeki kaliteli oyunumuzu talisca'ya değil talisca'sızlığa borçluyuz. çünkü yerine koyduğumuz adamlar yardımlaşan, koşan, basan, pas yapan oyuncular oldu. şampiyonlar ligi gibi seviyelerde 2. ve 3.bölgede bağlantı noktanız olan pozisyona talisca gibi koşmasın, ama fırsat bulunca yapıştırsın bir tane, 90dk yatar 1 frikik atar maçı alır belki dediğiniz bir oyuncu koyarsanız sizi paket eder yollarlar. hadi uefa'da ve türkiye liginde eyvallah. hatta türkiye liginde talisca'nın olmadığı maçlarda da skor üretmekte zorlandık. çünkü türkiye ligi gibi bir seviyede, rakibe önlem alayım, pozisyon vermeyeyim, önce gol yemeyeyim diye düşünerek oynamıyorsunuz, ben beşiktaş'ım, rakip bana önlem alsın diyip allah allah diye saldırıyorsunuz ve talisca gibi oyuncularınız elini kolunu sallaya sallaya leblebi gibi gol atabiliyor. amma velakin şampiyonlar ligi çok ayrı bir seviye agalar. orada daha modern, daha elit, daha akılcı, daha bilimsel, daha futbolun doğruları ile oynamanız gerekiyor. talisca da bu sistemde zayıf halka oluyor.

işbu sebeple ben jose sosa gibi juan mata gibi miralem pjanic gibi modern ofansif orta saha bir oyuncunun transfer edilmesinden yanayım. çünkü o bölgede ne oğuzhan ne tolgay sırtı dönük oynayamıyorlar. bu tip oyuncular(bahsettiğin jose sosa gibi) önümüzdeki dönemde oğuzhan veya tolgay ayrılırsa kolay maçlarda 8 numaraya çekebileceğiniz, talisca'yı yine 2.forvet gibi kullanmanıza imkan sağlayabilirler.

quaresma, gaziantepspor maçından sonra kendisine sorulmasını bile beklemeden "bu sene çin'e gitmeyeceğim" dedi. fikret orman, quaresma 2018 dünya kupası sebebiyle bu sene gitmeyecek dedi. sonuç? quaresma kalacak. bu net. kalmalı mı? takıma faydalı mı zararlı mı? zararı da var faydası da. sadece türkiye liginde oynasak kalmasın derdim. ama şampiyonlar ligi gibi bir seviyede quaresma gibi oyunculara ihtiyacınız oluyor. o seviyeler bir alışkanlık, bir tecrübe meselesi. adriano ve quaresma bu sene şampiyonlar liginde oynadıkları futbol haricinde takımı psikolojik olarak o seviyede dirençli kılmada çok başarılı oldu. bunları görmek lazım. şenol güneş de görüyor. quaresma'dan vazgeçmemesinin, napoli maçında adriano'yu sol açık oynatmasının sebebi bu.

babel. sadece çektiği videolar için bile takımda kalması gerekiyor. takım ruhuna çok pozitif katkı veren bir oyuncu. kariyer sezonlarından birini bu sene yarım sezon ispanya yarım sezon türkiye olmak üzere yaşadı. 37 maç 13 gol 5 asist. yürü be.

babel ve quaresma ile forma savaşı verecek kalitede bir kanat forvet almamız gerekiyor. quaresma'nın çizgi oyuncusu olduğu, koşu yoluna değil ayağına top isteyen bir kanat olduğu malumunuz, olcay gibi basmadık yer bırakmayacak, kendini unutturacak, defans arkasına koşular yapacak, gol ve asist'ler üretecek bir kanat oyuncusuna çok ihtiyacımız var. visca bu bölge için transfer edilebilecek en sorunsuz, en formda, en risksiz oyuncudur. başakşehir kulübü ile olan iyi ilişkilerimiz de düşünülünce bu transferin mümkün olduğunu düşünüyorum.

bunun dışında takımda kalırlarsa cenk ve aboubakar da duruma göre kanat oynayabilen oyuncular. tek bir kanat oyuncusu transferi bu açıdan yeterli olacaktır.

episode 4: forvet

cenk 20 milyon euro len mq cilere hem katılıyorum hem gülüyorum. kabul cenk çok spektaküler bir golcü. avrupa'ya gidip üstüne koyup bir dünya yıldızı da olabilir, yerinde sayıp fiyasko ile geri de dönebilir. avrupada sayılı golcü cenk'in gol repertuarına sahip. ama bana gol repertuarında ceşitlilik değil, gol sayısında zenginlik lazım. hala mobil oynamayı öğrenemediği için, hala kaliteli stoperlerin altında ezildiği için yeterince gol pozisyonuna sokamıyor kendini. değerini bulursa satılmalı, kadroda kalırsa da milli takım forvetidir, yedek kalmayı sorun etmez, takım ruhuna pozitif katkı yapar.

aboubakar. senin allah müstahakını versin kara oğlan. nasıl ki gol attıktan sonra gol sevinçlerinde şaşırıyorsun, ben de attığın ve atamadığın gollere şaşırıyorum. ama şöyle bir şey var son 3 yıldır üstüste şampiyonlar liginde oynamış(chelsea, napoli, shaktar gibi takımlara karşı) ve 16 maçta 9 gol atmışsın. afrika kupası finalinde kupanın en güzel golünü atarak takımına kupayı kazandırmışsın. yaşın 24. bonservis bedelin 10m euro. seneye beşiktaş ile tekrar şampiyonlar liginde ve belki sezon sonunda dünya kupasında oynar ise değerini ikiye katlama ihtimali, ihtimalden de öte bir gerçeklik gibi duruyor. ama ffp nedeniyle kendisine 10m euro verilecekse, başka bir takımda kalması gereken feda edilmeli gibi görünüyor.

aboubakar kalsa da kalmasa da 29-33 yaş bandında, bonservis bedeli olmayan veteran bir santrafor kesinlikle takıma kazandırılmalı. bu isim kolaya kaçarsak demba ba olacak gibi gözüküyor.

(bkz: bitti demediniz mi lan)

dediğinizi duyar gibiyim. toparlıyorum.

beşiktaş'ın oyun anlayışı da göz önüne alınınca transfer ihtiyacımızı şu şekilde özetleyebilirim;

avrupa'da ismi ve kariyeri olan milli takım oyuncusu bir stoper.

modern ofansif orta saha/oyun kurucu.

forvet özellikli kanat oyuncusu.

veteran pivot santrafor+aboubakar

Beşiktaş'ın transfer açmazı

ekşisözlükten  alıntıdır: https://eksisozluk.com/entry/68785712

Beşiktaşımızın borçların ödenmesi çok zor. gönül ister ki buna sebebiyet verenler ödesin bunları ama futbolda o seviyeye gelemdik henüz.
yine de iyi yoldayız. öyle bir şirket düşünün ki borcunun faizi dahi gelirlerinin üstünde olsun. yıllar yılı takımımız böyle yönetildi.
haliyle hem borçları eritip, hem yeni yatırımlar yapıp, hem transferler yapıp hem de başarıyı kovalamak şu an çok zor bir iş. o sebeple kiralama gibi işlere giriyorlar. zira kiralamak çok da efektif bir iş değil. oyuncu başarılı olsa bir dert başarısız olsa başka bir dert.
2 oyuncu kiralamışız ve ikisinin satın alma opsiyonu 35 milyon euro gibi çılgın bir rakam.
bunları satarken de pay alamıyoruz. gomez gibi düşmüş bir oyuncuyu milli takıma soktuk, gol kralı yaptık para alamadan kaybettik. aboubakar ve talisca da aynı olacak.
öte yandan ömer ve pektemek elimizde patladı.
şunları bonservisi ile alabilseydik önemli ölçüde kar edbilirdik. bunlar oynadığı için başka oyuncu oynatıp parlatma imkanımız da olmadı. tabi burada bir denge var ve yönetim şuana kadar bunu yönetmeyi iyi başardı. demirören ile dibe vurmuş kulübü iyi yola soktu. stat yapıldı, kaçan şampiyonluğun ardından 2 yıl üst üste şampiyon olundu. takım mentali ve markası yükseltildi. gelirler arttı, seyircinin ilgisi arttı..
ancak durmamak lazım. zira halen borçlar çok yüksek. ffp ile anlaşma bitse de beşiktaş'ın borcu sıfır olana kadar bunu sürdürmek lazım.

beşiktaş'ın transfer yapabilmesi için futbolcu satması gerekiyor.
öte yandan beşiktaş'ın elinde tolga, aras, inler, veli, ömer, atınç gibi neredeyse hiç verim alamadığı futbolcular var. ayrıca demba ba, ersan gibi kiraladığı ama oynatmadığı futbolcular var. yine kiralık gönderilen töre ve pektemek var. bir de fellik fellik stoper ararken mitroviç gibi neredeyse 5m euro harcanan tartışmalı bir stoperimiz var.
bunlar duruken çok ço iyi bir teklif yokken elindeki oynayan oyuncuları satmak ve takımın dengesini bozmak da akıl karı değil.
aslında şenol hoca zaman zaman bunları kupada oynattı. kerim orada parladı ve gitti. rodolfo da kendine kulüp bularak gitti.
ligi bir türlü koparamadığımız için şenol hoca bu verimsiz futbolcuları ligde oynatmayı riske edemedi.
benim anlamadığım mesela aras diye bir futbolcu almışsın.bu adam 27 yaşında. hiç verim alamamışız. oynatmayacaksan satamayacaksan yazık verdiği paraya. o kadar stoper ihtiyacımız olduğunda ersan oynamadı. demba ba son 2-3 ay oynar denildi, garantiledikten sonra oynadığı tek maç hariç toplsan yarım saat oynamamıştır.
ömer desen öyle. 2 santraforumuzun 1'i sakat biri cezalı olduğunda dahi oynatılmadı. talisca santrafor oynadı.
yani ne kadar iyi yolda da olsak transfer konusunda sıkıntılarımız olduğu bir gerçek.

11 Haziran 2017 Pazar

Ekşisözlük yazarından Beşiktaş trasfer borsasına gerçekçi bakış



ligin bitmesiyle hakkında bir çok transfer haberi çıkmaya başladı. ateş olmayan yerden duman çıkmaz genelde, medya ufak temaslarda bile iş bitmiş gibi yazsa da bu ismi çıkan isimleri konuşmakta fayda var.

deniz türüç : beşiktaş geçen seneyi sadece 2 kanat oyuncusuyla kapattı. şuanda gökhan töre'nin gelmesiyle bu sayı 3 oldu. ancak 1 sene yatmış, bizdeyken de istikrarsız görüntü vermiş gökhan'a güvenemeyiz. deniz, kanat rotasyonuna çok faydalı olacaktır. seneye oynayamayacak oyuncularla bir takasa girilmesi halinde harikulade iş olur.

demagoj vida : beşiktaş'ın kanayan yarası stoper'e sınıf atlatacağı kesin. yani elimizdeki tek sol stoper olan dusko tosic'ten iyi. ama bana sorarsanız bu işi menajerler biraz fazla zorluyor. aynı matej mitrovic'te olduğu gibi. o yüzden vida'ya aşırı paralar verilmesine karşıyım. daha iyisi de bulunabilir bence ama, scout sistemimiz pek iyi çalışmıyor.

titi : çoğu maçını izledim kasımpaşa'da. bizim taraftarda türk takımlarında oynayan oyuncular için garip bir önyargı var. aynısı ryan babel'e de yapılmıştı. elbette şampiyonlar ligi oynayacak beşiktaş'ın sol stoperini kendisine emanet edemezsiniz. yani titi'yi alıp stoper transferi kapanacaksa ona ben de karşıyım. ama rotasyon için alınıyorsa harika olur. çoğu maçını izledim, forma savaşına kesin girer bizde.

eliaquim mangala : bu transfer zora girdi ama, bizim için muazzam uygun bir oyuncuydu. hücumcu takımlar için biçilmiş kaftandı. bizde kendini bulurdu. vida'dan daha çok isterim gelmesini ama zor gözüküyor. marcelo'yla ikisini yanyana düşündüğüm zaman gözümün önüne çin seddi geliyor.

burak yılmaz : bir temas yoktur, burak da gelmek istemez zaten. galatasaray'dan gelen eleştiriler yüzünden ayrıldı. beşiktaş taraftarıysa ona en basitinden kin besliyor. asla sahiplenilmeyecektir. he iş yapar mı derseniz, şenol güneş'le ikisinin son buluşmasına bakın derim. ama ben istemem açıkçası.

alexander mitrovic : vincent aboubakar'dan olumlu sonuç alınamadığı takdirde adı geçen isimlerden. 22 yaşında. bu oyun tarzına sahip forvetler bizim lige çok uyum sağlıyor. size'lı ve yıkıcı forvet sınıfında. bonservisle alınacaksa ben olumlu görüyorum. hatta aboubakar'dan çok isterim.fernandao'yu gol kralı yapan şenol güneş tedrisatı kendisine neler yapar görme fırsatımız olur.

andre-pierre gignac : santraforda ne yapacağı en belli olan isim bence. eski günlerine dönmek isteyenlerin her zaman verim aldığı bir takımdır beşiktaş. gignac da bizim oyun planımıza oturacaktır. hatta milli takım bile görebilir. meksika'da da iyi performans sergiliyor. bence iyi bir alternatif.

beşiktaş'ın şuanki kadrosunun tamamen korunduğunu düşünürsek; bir sol stoper, bir kanat oyuncusu eksiğimiz var. vincent aboubakar'ın alınamaması durumunda, gol atma geçmişi olan bir santrafor transferi de şart. kanat oyuncusu için çok büyük bonservisler verilmemeli. çünkü gelen oyuncu mutlaka rotasyona girecek. kulübeye oturma ihtimali olan oyuncular için bonservis yüküne girmeye gerek yok. bonservis bütçesinin çoğunu kesinlikle sol stoper'e harcamamız gerekiyor. bu mevki artık yapay çözümleri kaldırmaz. geçen sene bir stoper eksiğinden neler yaşadığımızı biliyoruz. bir de gitme ihtimali olan oyunculara bakalım:

ricardo quaresma : çin'de kendini gösteremeyeceğini düşünüyor, çünkü son kez dünya kupası'nda oynama hedefi var. çin'den gelen tekliflere bakılırsa o paraya iki kanat oyuncusu alabilirdik. ve ben bunu tercih ederdim açıkçası. quaresma'yı satabileceğimiz son yıllara giriyoruz çünkü artık. 2016 şampiyonluğundaki quaresma olacaksa takıma katkısı çok olur. 2017 şampiyonluğundaki, kritik maçlarda rakibe tekme savuran quaresma olacaksa kulübede bir yıl geçirir.

marcelo guedes : satılmamalı. ne kadar para verilirse verilsin satılmamalı. biz marcelo'yu yanında bir stoper yokken izliyoruz yıllardır. görünenden çok daha iyi bir oyuncu. son iki şampiyonlukta katkısı çok büyük. yerini doldurabileceğimiz oyunculara bonservis bütçemiz yetmez. bu konuda transfer sezonu boyunca elim kalbimde olacak. giderse şampiyonluk serisi tehlikeye girer.

adriano correira : çok cazip bir teklif gelmesi halinde satılabilir. 10 m. €'dan aşağıya masaya bile oturulmamalı. kendisi giderse yerini caner erkin alacak. orayı da tosic'in yedeklemesi için stoper transferi çok daha önem kazanacak. takımda dengeleri her türlü bozacaktır ama iyi transferler için de para kazanmamız gerekiyor maalesef.

vincent aboubakar : geldiğinde herkes söverken ben iyi bir forvet olduğunu söylemiştim. ikinci yarıda kendini gösterdi ama yine de beklentimin altında kaldı. bir büyük takım santraforu için çok gol kaçırıyor. maç özetlerini izlerseniz göreceksiniz. mario gomez 3 pozisyona girer 2'sini atardı. aboubakar 5 pozisyona giriyor 1'ini atıyor. bu açıdan ben bonservisine yüksek ücretler verilmesine karşıyım. yönetimin sunduğu 5 m. €'luk teklif makul. 10 m. € edecek bir oyuncu asla değil.

demba ba : çinliler futbola yavaş yavaş uyanıyor. takımlarına demba ba yerine forvet aldılar ama demba ba'yı da bize düşük ücretle vermek istemiyolar. 13.5 m. €'ya aldıkları oyuncuyu biz 1 m. €'ya almak isteyince biraz ölücülük yapmış oluyoruz. muhtemelen bırakmayacaklar demba ba'yı bize.

oğuzhan özyakup : ffp belasından kurtulmadan oğuzhan'ın yerini dolduracak bir oyuncu almamız mümkün değil. çok astronomik bir teklif gelmemesi halinde 1 sene daha bizimle kalmalı.

tolgay arslan : özellikle son maçlarda harika performans sergiledi. beşiktaş'ın son üç maçında dörder gol atmasındaki "arslan" payı onun. dikine oyunu ve sosavari pasları oyunun kilidini sıkça açtı. gönderilmemesi gerekiyor. çünkü önümüzdeki sene değerine değer katacağına çok eminim.

cenk tosun : ingiliz takımlarının kendisine ilgisi var. para sorunu olmayan bu takımlardan iyi fiyatlar gelebilir. gol atma geçmişi de var cenk'in, ligin gol krallığında ikincisi. avrupa'yı dahil ettiğinizde en çok gol atan oyuncu oluyor. söylenen fiyatlar doğruysa iki forvet alabilecek bir paraya tekabül ediyor. böyle bi' durumda da mutlaka satılması gerekir.

atınç nukan : kendisi için leipzig'den kolaylık bekleniyor. leipzig de çok istekli değil oyuncuyu takımda tutmaya. bana bonservisi alınacak gibi geliyor. ama yüksek ücretler vermek istemeyecektir yönetim. çünkü mevkisi çok şişik zaten. marcelo ve yedeği olarak matej mitrovic var bu mevkide. atınç için bonservis vermek istemememiz doğal.

ersan gülüm : bizden giderken çok iyiydi ama bize geri döndükten sonra sakatlık sorununu aşamadı. aşsa bile yeterli görülmedi. eski ersan olsa stoperde elimiz çok kuvvetlenirdi. ama hoca sanırım takımına geri dönmesi için rapor verecek.

luis rhodolfo : flamengo'ya gitti diyebiliriz artık. sakatlıktan önce çok iyiydi ama sakatlıktan döndükten sonra çıktığı her maçta kötü performans sergiledi. türkiye kupası'nda bile oynayamadı. 1.4 m. €'ya satılması büyük bir transfer başarısı oldu.

mustafa pektemek, denys boyko, alexander milosevic, pedro franco ve ömer şişmanoğlu ya takasta kullanılmalı, ya da satılmalı. en son tercih olarak yine kiralanacaklar mecburen.

edit : ssaa ve 2close2 uyardı, ömer'in sözleşmesi bitiyomuş zaten bu sezon.

Şampiyonlar ligine 7 nci kere giriyoruz işte büyük CL zaferlerimiz



1992-93'teki format değişikliği ile yavaş yavaş bugünkü popülaritesine erişen şampiyonlar ligi'ne 7. katılımı, 2017-18 sezonunda gerçekleşecektir.

bugüne kadarki 6 katılımda da en az 1 ses getiren galibiyet almayı başarmıştır.

2016-17...napoli 2-3 beşiktaş
2009-10..man utd 0-1 beşiktaş
2007-08...beşiktaş 2-1 liverpool
2003-04...chelsea 0-2 beşiktaş
2000-01...beşiktaş 3-0 barcelona
1997-98...beşiktaş 3-1 psg

10 Haziran 2017 Cumartesi

Slaven Bilic: Beşiktaş gs ve fb den çok güçlü önümüzdeki seneninde favorisi


Beşiktaş'ın eski teknik direktörü Bilic, üst üste ikinci kez kazanılan lig şampiyonluğunun harika bir planlamanın eseri olduğunu söyledi ve ekledi: "Her açıdan en iyisi Beşiktaş."


Beşiktaş'ın Süper Lig’de ikinci kez mutlu sona ulaşmasına en çok sevinenlerden biri de, eski teknik direktörleri Slaven Bilic’ti. İki sezon önce Kartal’dan ayrılan ve İngiltere Premier Ligi ekibi West Ham United’ın başına geçen tecrübeli hoca çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Hırvat hoca şunları söyledi: “Teknik direktör Şenol Güneş’i, oyuncuları, başkan Fikret Orman’ı, yönetimi ve taraftarları yürekten kutluyorum. Beşiktaş’ın şampiyon olmasına çok sevindim. Geçen sezondan sonra bir kez daha zirvede yer almak harika bir duygu. Ancak bu başarılar, elbette kolay olmadı.”

‘Bir kez daha teşekkür ediyorum’

“5 yıl öncesini çok iyi hatırlıyorum. Takımın başına geldiğimde stadımız yoktu, Vodafone Stadı’nın yapımına ise yeni başlanmıştı. Yeterli derecede transfer bütçesine de sahip değildik. Zor zamanlarımız oldu, birçok problemle başa çıkmak ve sahada yine başarılı olmak için mücadele etmemiz gerekiyordu. Buna rağmen hem Avrupa’da hem de Türkiye’de iyi işler yaptığımızı düşünüyorum. Yönetim, o dönem sahip olduğum oyuncularım ve başkanımız, ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. 5 yılın sonunda Beşiktaş, şu an Türkiye’nin her açıdan en iyi kulübü konumuna geldi.”

‘Ezeli rakiplerinden çok daha güçlü’

“Bugüne baktığımızda; çok kısa sürede harika bir planlamanın sonucunda gelinen bu noktadan dolayı kulüple bağı olan herkesin büyük bir gurur duyduğunu tahmin ediyorum. Beşiktaş çok iyi bir futbol oynayarak ve sonuna kadar şampiyonluğu hak ederek bu noktaya geldi. Şu an ezeli rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe’den çok daha güçlü. ‘Bu takım gelecek sezon da şampiyon olur mu?’ derseniz, elbette cevabım ‘Evet’ olur. Çünkü ortada harika işleyen bir yapı, yönetim, mükemmel bir takım ve teknik ekip ve her şeyden önemlisi kulübe kalpten bağlı olan bir taraftar grubu var. İşte bu yüzden Beşiktaş, şimdiden gelecek sezonun da şampiyonluktaki en büyük favorisi.”

(Fanatik)

About