17 Mayıs 2017 Çarşamba

Hayata Beşiktaş ile tutunmak yoğun bakımdan Beşiktaş maçı ile çıkış

Yazar: twitter.com/canigetahell
Not: Anlatılanlar yaşanmıştır ve tümüyle gerçektir.



İşten çıktım, servise yetişmem lazım.Telefonum ardarda çalıyor.İlk çaldığında açamadım.Yağmur yağıyor. üçüncü sefer yakalayabildim ancak..

Kilometrelerce uzaktan geliyor sesi, yabancı biri gibi “ Neredesin..iyi değilim.” Eşim. Sabah kahvaltı ettik beraber. Hepimiz iyiydik, sabah herkes iyiydi.Her şey iyiydi.

Çalıştığı hastaneden erken çıkıp eve geliyor.

Beyin kanaması geçirmiş.

O bir cerrah. O her şeyin farkında. Kendini izlemiş, beni beklemiş. Oysa ben ancak ambulansla beraber yetişebildim.

Yerde uzanırken gördüğümde daha hiçbirşey bitmemişti, hatta herşey yeni başlıyordu bizim için.

Ezbere bildiği koridorlarda koştum peşinden.Kayıtsız yatıyordu sedyede, hiç birşey olmamış gibi. Soğuk kollarını hızlıca salladım beni görmesi için, sesimi duysun istedim. Duymadı.

Beyin ilk önce nefes alma fonksiyonlarını bırakmış. Uğultular, temenniler, bilmediğim bir terminoloji de binbir sebep…tıbbi cihazlar.. günler…aylar..alternatif çözümler. Yoğun bakım.

Tavandaki ışıklara.. ilaç kokularına teslim oldum. Yoktu. Sol kısmı cevap vermiyordu nefes almayı ve yutkunmayı da bıraktı. Artik bizi de bıraktı.

Doktorlar işte… öyle söylemişler ama ben hiçbirini duymadım. Her gün umutla ve umutsuzlukla bekleyen günlere merhaba.

.........

Bir mucize bekliyorum. Gözünü açsın. Bir mucize bekliyorum.

Ne demek hayatı bırakmak! Aç gözünü be adam!

.......

Bir Cumartesi sabahı onun telefonu çaldı. Telefon sesiyle birden bire gözlerini açtı.

Diğer sabah sağ parmaklarını oynatabildi. Ve yine bir sabah kalem tutabildi. Sağ eli ile yazı yazmaya çalıştı bir sabah.

Bir Pazar ilk defa “seni seviyorum” yazdı…

Bir Pazartesi sabahı “Bursa maçı var Beşiktaş atkımı getir” yazdı.

Getirmez miyim.?

Maçı izledik beraber. Atkıyı sıkıyor izlerken, homurdanıyor, sesini duyuyorum, hareket etmeye çalışıyor, gözlerini kısıyor, kafasını sallıyor. O maçı izliyor ben onu.. 90+4 dakika.

Ben bunu size tarif edemem.

Aylarca sadece gözünü kırpması için bekledim.

Ben futbol bilmem ki hiç. Ben Şenol hoca bilmem, ben taç atışı bilmem.O maça giderken, maçtan gelirken, Beşiktaş 'ın derdini dert ederken ben neredeymişim.? Ben bu sevgiyi nasıl çocukça bir heves, kör bir bağlılık olarak görebilmişim.




O kadar mutluydum ki. Şampiyonsunuz diyorum, sarılıyorum..ağlayarak odanın içinde sağa sola koşuyorum.

Atkı isteyen adam maça da gider değil mi ? Gider. Marş da söyler bağıra çağıra.

Bende gideceğim seninle diyorum. Söylemediğim ne kadar marş varsa söyleyeceğim.




Birden kafasını sallamaya başladı…kağıt..kalem…




“Daha 3 maç var ama evet Şampiyon olacağız” yazdı.




Beşiktaş söyledi, o yazdı.

İlk gözlerini açtığında çalan telefonunun melodisi Vodafone Arena marşıydı. Öğrendim.

Hastahane ye en yakın Kartal Yuvası neredeymiş. Öğrendim.

Beşiktaş hayatmış. Öğrendim.

Benim beklediğim mucize siyah beyazmış….Öğrendim.

7 yorum:

  1. Gözlerim doldu ⛿⛿⛿⛿

    YanıtlaSil
  2. çokça Beşiktaş yazısı yazdım, birçok büyüğümden hikayeler,anılar dinledim ama hiç birinin sonu bu kadar umutlu bitmemişti. Beşiktaş gariplerin tutunduğu yemyeşil daldır . Bambaşka baharlarda yanyana omuzomuza maçlara gidip mutlu olmanızı dileklerimle .

    YanıtlaSil
  3. Gözyaşlarıma engel olamadım sen ne güzel aşksın be Beşiktaş'ım 😍😍❤

    YanıtlaSil
  4. Çok geçmiş olsun...Bu aşk dır sevdadır Beşiktaş tutkusudur...inanın gözlerim doldu

    YanıtlaSil
  5. Çok geçmiş olsun...Bu aşk dır sevdadır Beşiktaş tutkusudur...inanın gözlerim doldu

    YanıtlaSil
  6. Gözlerden yaşlar gelerek okudum, aslolan hayattır hayatta Beşiktaş dedirten bir hikaye

    YanıtlaSil
  7. İşte gerçek BEŞİKTAŞ lılık budur ne denir bilemem allah en kısa zamanda acil şifalar versin

    YanıtlaSil

Lütfen değerli yorumlarınızı bizlerle paylaşınız.

About