29 Ocak 2017 Pazar

BEŞİKTAŞ TARAFTARI BU OYUNA GELMEZ HODRİ MEYDAN

Medyadaki pavalı trollerin uzun zamandır yaptıklarını yazdıklarını görüyoruz Hakem kararları federasyonun maç saati ayarlamaları mhk tarafından açık açık kollanan takımlar hakem atamaları ve malum başkanın kendi kongresinde 1 numaralı gündemi Beşiktaş yaparak ulaşmaya çalıştığı şeyler....

Hepsi Beşiktaş kamuoyu tarafından bilinen hissedilen rakip cenah tarafından hersene uygulanan kağıt üzerinde birşeyler elde etme amaçlı ahlaksız işler, biz bu noktada varız ve bu planları bozacağız..

Sosyal medyadaki pavalı tetikçilerin amaçlarına ulaşmalarına izin vermeyeceğiz ezebildigimiz kadar ezecegiz onları...
Hakemlerin düzgün maç yönetmeleri tarafız olmaları için çağrılarımıza baskımıza devam edeceğiz...


Tribünde küfür etmeyecek taşkınlık yaratmayacak takımımıza ceza aldırmayacak içerde oynayacağımız kalan 9 maçın tamamında tribündeki yerimizi alacağız başka Beşiktaş yok bunlar bizim görevimiz...

Takımımızı motive etmek için hocamıza oyuncularımıza her türlü desteği vereceğiz bu 4 aylık süreçte moral motivasyonu en üst noktada tutmalıyız.

Medyadaki her türlü yalanı iftirayı hemen deşifre edeceğiz kaynaklarını ifşa edeceğiz bu tür algı sahiplerini pavalı köpekleri bu işlerin içinde olmalarına pişman edeceğiz..

Tüm maçlarda Vodafone Arena'yı dolduracağız Kartal Yuvasına destek olacağız bu kulubün büyümesi için her türlü desteği vereceğiz..

Camiamızın içinde olup kötü yayınlar yapan onümüze taş koymaya çalışanlara karşıda göz açık olacağız böyle bir zamanda  kulübü futbolcuyu hocayı yıpratmaya çalışanlara karşı sesimizi yükselteceğiz..

Malum spor programlarında Beşiktaş'ımıza karşı yapılan yayınlara en sert tepkileri vereceğiz  susmak yok..

Şampiyonluk yolu meşekatli olacak savaşacağız eğer ligi zirvede bitirmek istiyorsak bizde emek vereceğiz sinsi sinsi mhk ile ilerleyen gs ye zirve için her türlü yolu mübah gören fb ile bu savaşı büyüterej vereceğiz, durmak yok uyanık olalım susmayalım..


Şampiyon Beşiktaş için hep birlikte çalışmaya devam..

21 Ocak 2017 Cumartesi

futbol tarihinin en ilginç küme düşme hikayesi son hafta son dakika son düdük

kaynak:  http://vliegendenederlander.blogspot.com.tr/2011/09/efsane-sezon-2-1998-99-almanya.html

Lig sonlarında takımların birbirine yakın puanlarla yer aldığı her sezonun bitişi efsane olmuştur. Bu özellik 2 takımın şampiyonluk veya küme düşme şansıyla son haftaya girdiği sezonlarda nice hikaye çıkarırken sayı arttıkça dramatiklik de artar. Geçtiğimiz hafta 1988-89 İngiltere ile başladığımız serinin ikinci bölümü için Bundesliga'yı zıyaret ediyoruz. İlk bölüm ligin tepesini anlatan bir hikayeydi. Bu sefer ise ligin dibini anlatan bir hikayeye bakacağız. 1998-99 sezonunun dramatik Bundesliga finaline. Bu köşede Bundesliga'yla ilgili başka hikayeler de göreceksiniz, zira her 5 yılda bir bu ligde efsane bir sezon sonu yaşanıyor. Ya dipte, ya da tepede. 1998-99 sezonu, şampiyonun elini kolunu sallaya sallaya sonuca gittiği ama ligin dibinde, dünya futbol tarihinin en heyecan verici hikayelerinden birisinin yaşandığı sezondu, zira son hafta küme düşme mücadelesinde bırakın devreleri veya dakikaları, saniyeler adeta camiaların kaderini belirlemişti.

Ottmar Hitzfeld'in takımı Bayern Munich o sezon Bundesliga'da fırtına gibi esmiş ve Şampiyonlar Ligi'nde o efsane finali oynayacak olan takım Giovanni Elber, Stefan Effenberg, Bixente Lizarazu, Carlsten Jancker, Samuel Kuffour, Mario Basler, Alexander Zickler, Jens Jeremies, Thorsten Fink, Hasan Salihamidzic, Markus Babbel, Ali Daei gibi isimleri kadrosunda bulundurarak herkesi ezip geçmişti. İlk devre bittiğinde en yakın rakipleri BayerLeverkusen'e 6 puan fark atmışlardı. İkinci devrede performanslarında hiç düşme olmaz ve tam 15 puan farkla şampiyon olurlar. DFB Pokal'de de Werder Bremen'e finalde penaltılarla mağlup olurlar. Aslında Manchester United'ın o sezon yaptığı treble onlara da çok yaklaşmıştır ama 1 kupayla yetinirler. Asıl hadise ise alt sıralardadır, zira 29 Mayıs 1999 tarihi, Bundesliga tarihi için çok önemli bir kilometre taşıdır.

Söz konusu gün gelip çattığında, Bundesliga'dan küme düşecek 2 takım çoktan belirlenmiştir. Lig boyunca sadece 4 galibiyet alabilen Borussia Monchengladbach (üstelik lige 3-0'lık Schalke 04 galibiyeti ile başlamışlardır), Toni Polster'li kadrosu ile 21 puanla küme düşer. Bochum ise Klaus Toppmöller yönetiminde ilk yarıyı 18 puanla 14. sırada bitirmesine rağmen ikinci yarı sadece 11 puan alır ve M'Gladbach'a katılır. İlginç olan Toppmöller'in 2.ligi boyladıktan sadece 3 sene sonra Şampiyonlar Liigi finali oynayacak olmasıdır. Ya peki küme düşecek üçüncü takım? İşte dananın kuyruğunun devreye girdiği an da budur.

29 mayıs 1999 günü, Almanya saatiyle 15:30'da takımlar perdeyi kapatmak için sahaya çıktığında, Bundesliga'nın son sıralarındaki o çılgın puan durumu şöyledir.

12 Nürnberg 37 puan / 39-48 gol / -9 13 Stuttgart 36 puan / 40-48 gol / -8 14 Freiburg 36 puan / 34-43 gol / -9 15 Rostock 35 puan / 46-56 gol / -10 ------------------------------------------------------------ 16 Frankfurt 34 puan / 39-53 gol / -14 17 Bochum 29 puan / 38-62 gol / -24 18 Gladbach 21 puan / 41-77 gol / -36



Tam 5 takım alttaki ikiliye katılmamak için büyük çaba harcamaktadır. Dahası 12 ve 15. sıralar arasındaki takımların sadece puanları değil averajları da birbirine yakındır. Aslında bu hikaye dünya futbol tarihinde hiç yer almayacaktır zira, 1 hafta önce Eintracht Frankfurt, Schalke deplasmanına gitmiş ve daha 14. dakikada 2-0 mağlup duruma düşmüştür (Schalke'nin ikinci golünü Hami Mandıralı kaydetmiştir), ancak maçı 3-2 kazanarak umutları son haftaya taşırlar. Dahası takım 29. haftadan sonra geçen 4 haftada toplam 10 puan almıştır ve nisan ayında göreve gelen Jörg Berger bir anda takımı şaha kaldırmıştır. Takım kendi evinde Kaiserslautern'i konuk etmektedir. Kaiserslautern son sezonun şampiyonudur ve Otto Rehhagel'in takımı o sezon da Şampiyonlar Ligi'ni kovalamaktadır. Borussia Dortmund 3 puanla arkalarındadır dolayısıyla Devler Ligi için Kaiserslatuern'e en az 1 puan lazımdır.



15. sıradaki Hansa Rostock küme düşmesi garantilenmiş Bochum deplasmanına gidecektir. Ewald Lienen'in mart ayında kovulmasından sonra görevi devralan ve yıllarca Rostock takımının bünyesinde çalışmış Andreas Zachhuber, Frankfurt'un tökezlemesine ve Bochum'un maçı pek ciddiye almamasına umut bağlamıştır. 13. sıradaki Stuttgart 38 puanlı ve kümede kalmayı garantilemiş, ancak 1981'de lige yükseldiğinden beri en kötü sezonunu geçiren Werder Bremen ile oynayacaktır. Bremen, 9 mayısta Felix Magath'ın (yukarıda) görevden ayrılmasından sonra 2. takımı çalıştıran, kariyeri boyunca o kulüpte forma giymiş Thomas Schaaf isimli 38 yaşında bir hocayı göreve getirmiştir. İlginç olan Magath'ın kellesini alan maçın, 7 mayısta oynanan ve Eintracht Frankfurt'a 2-1 kaybedilen maçı olmasıdır. Schaaf takımı kümede tutmuştur ve sonradan da sezonun yenilmez armadası Bayern Munich'i mağlup ederek kupa şampiyonu yapacaktır. 14. Freiburg ve 12. Nürnberg ise, Nürnberg'in evi Frankenstadion'da karşı karşıya gelecektir. Nürnberg'in başında, eski takımı Fenerbahçe'yle adı sık sık anılan Fridel Rausch, Freiburg'un başıda ise, Bundesliga tarihinin bir takımda ne uzun süre görev yapan hocası Volker Finke vardır. Dolayısıyla, neredeyse hiçbir takımın maçı kolay değildir ve 4 ayrı stadyumda hemen herkesin gözü kulağı diğer stadyumlardadır. Merak etmeyin, yazının sounda bu muhteşem anların vidoesunu bulacaksınız.

Fredi Bobic, maçın henüz 7. dakikasında attığı golle Stuttgart'ı Bremen önünde 1-0 öne geçirir. Böylece takım tehlike bölgesinin üstüne fırlayıp 11. sıraya kadar yükselmiştir. Maçların 29. dakikası oynandığında Freiburg'da oynayan Türk asıllı, Ali Güneş (altta)adında bir genç sahneye çıkar ve takımını 1-0 öne geçirir. Böylece Nürnberg 14. sıraya iner. Hafta başında en rahat takım olarak görünmesine rağmen tehlikeyi hissetmeye başlamıştır. Derken maçın 34. dakikasında Ali Güneş bir kere daha sahneye çıkar. Durum 0-2 olmuştur. Ancak bu skora rağmen Nürnberg kümede kalmaktadır zira Rostock ve Frankfurt maçlarında halen gol haberi yoktur.



Dakika 37. Oliver Neuville, Bochum deplasmanında Hansa Rostock'u 1-0 öne geçirir. Böylece Nürnberg 15. sıraya iner. Artık tehlike ciddi ciddi hissedilmeye başlanmıştır. Devreye girilir. Frankfurt'ta skor hala 0-0'dır. Berger'in takımının Rostock, Stuttgart ve Freiburg'u yakalaması zor görünmektedir ama kendi maçını farklı kazanıp Nürnberg'in mağlubiyetini devam ettirmesini dilemekten başka çareleri yoktur. Zira halen rakipleriyle aralarında 2 puan fark ve 3 gol averajı fark vardır.

İkinci devreler başlar. Bundesliga'daki ilk Çinli oyuncu Yang Chen, Waldstadion'u 47. dakikada ayağa kaldırır. Frankfurt evinde 1-0 öne geçmiştir. Ümitler halen ufak olsa da bir ışık doğmuştur. Ancak yine de yemeden 2 gol daha atmaları ve Nürnberg maçının da 2-0 Freiburg üstünlüğüyle bitmesi gerekmektedir. Bu arada Borussia Dortmund, 53. dakikada Chapuisat'ın golüyle küme düşmüş M'Gladbach deplasmanında öne geçer ve Şampiyonlar Ligi potasına girer. Bütün bu hesaplar içerisinde 69. dakika geldiğinde kartalların ümitleri tükenir. Kaiserslautern'in Danimarkalı oyuncusu Michael Schjønberg beraberlik golünü atar. Takım tekrar Dortmund'u altına almıştır ama daha trajik olanı Frankfurt'un artık 3 gol atması gerektiğidir.

2 dakika sonrası. Dakika 71. Thomas Sobotzik Eintracht Frankfurt'u tekrar öne geçirir.

1 dakika sonrası. Unutulan Bochum - Hansa Rostock maçından gol haberi gelir. Stefan Kuntz Bochum'a beraberliği getirir. Rostock 36 puna inmiş ve o anki skorlarla 37 puanda olan Frankfurt küme düşme hattından kurtulmuştur. Şimdi bomba başka bir takımın elindedir.

3 dakika sonrası. Bochum bir daha çakar. Peter Peschel bitime 15 dakika kala Bochum'u 2-1 öne geçirmiş ve Rostockluları çaresiz duruma sokmuştur. Frankfurt kenti rahatlar.

Dakika 78. Victor Agali Rostock'a beraberliği getirir. 2-2. Her şey 5-6 dakika içinde olup bitmiştir ama heyecan giderek yükselmektedir. Maçların bitimine artık 10 dakika kalmıştır. Frankfurt hala Hansa'nın üstünde 15. sıradadır.

Dakika 80. Marco Gebhardt Frankfurt'un 3. golünü, muhteşem bir soloyla kaydeder. Takım o an potanın dışına çıkmıştır ama öte yandan Nürnberg'e yaklaşmaktadır. Artık arada sadece 1 gol fark kalmıştır. Stuttgart maçı halen 1-0 ev sahibinin üstünlüğüyle sürmektedir ve onlar neredeyse kümede kalmış gibidir.

Dakika 83. Bernd Schneider. 4-1! Frankfurt, Nürnberg'i çok edici biçimde altına alır.Averajları eşitlenmiştir ama Frankfurt daha fazla gol attığı için 14. sıraya fırlar. Nürnberg 15.liğe iner ve maçı 2-2 devam eden Rostock'tan sadece 1 puan yukarıdadır. Dua etme sırası onlardadır.

Dakika 84. Sadece 60 saniye sonra, oyuna sonradan giren Slawomir Majak, Hansa Rostock'u tekrar öne geçirir. 2-3!. Akıllara bile gelmeyecek olmuş, haftaya tehlike hattının en üstünde giren Nürnberg, 16. sıraya inmiştir. Frankenstadion sessizliğe bürünür. Bu arada Rostock 38 puana fırlayıp, Frankfurt'u geçer ve iş yine kırmızı siyahlılarla Nürnberg'in çekişmesine kalmıştır.

Dakika 85. Frankenstadion yıkılır. Marek Nikl Nürnberg'n golünü atar ve fark 1'e iner. 1-2. Takım hala mağluptur ama taraftarlar bayram havasındadır zira bu gol onları aynı puanda oldukları Frankfurt'un üstüne çıkarır. Sadece 1 gol farkıyla. Waldstadion'da ise onca heyecan fırtınası sonucu gelinen yer, yine maçlar başlamadan önceki sıradır.

Dakika 89. Futbol ilahları, o günün tarihe geçeceğini yazmıştır bir kere. Norveçli Jan Åge Fjørtoft, kariyerinin belki de en önemli golünü atar. Eintracht Frankfurt 5-1 öne geçmiştir. Yine küme düşme hattından çıkarlar. Artık kulaklar Nürnberg'in stadyumunda, kabusun ikinci perdesinin hiç açılmaması için dua edilmektedir.

Dakika 90. Marek Nikl, Nürnberg'i kümede tutmak için 30 metreden füzeyi çakar, Richard Golz uzanır, top direkten döner, açılır ve o sırada tüm hatlarıyla rakip kaleye yüklenmiş Nürnberg'in defans oyuncusu Frank Baumann'ın önüne düşer. Baumann yavaşça plase yapar ama Golz bir daha uzanarak topu kurtarır. Rausch'ün yüzlerce saç teli o pozisyon sırasında beyazlar (altta).




Maçlar sona erer...58 bin Frankfurt taraftarı Waldstadion'u bayram yerine çevirir. Bir mucize gerçekleşmiştir. Takımları 37 puanla 15. sıraya yükselmiş, haftaya küme düşme tehlike hattının en üstünde, 12. sırada giren Nürnberg ise tepetaklak olarak 16. sıraya inmiştir. Onların da puanı 37'dir ve hatta 2 takımında averajı -10'dur ama Frankfurt, Nürnberg'in 40 golüne karşılık 44 gol atmıştır ve kümede kalır. Bu tarih, Bundesliga tarihindeki en büyük kümede kalma savaşı olarak bilinir.

Jörg Berger bu mucizeye rağmen sezon sonrası görevi bırakır. İroniktir ki, Frankfurt'un deplasmanda 2-1 mağlup ederek kellesini aldığı Felix Magath, bizzat Frankfurt'un yeni hocası olur. Stefan Kuntz kariyerine noktayı koyar. O golü kaçıran Baumann, Werder Bremen'in yolunu tutar ve 10 sezon boyunca kulübün formasını giyer. Nürnberg'i kümeye yollayan gollerin sahibi Ali Güneş, 1 sezon daha Freiburg'da forma giyip Fenerbahçe'nin yolunu tutar. Jan Åge Fjørtoft (altta), 2 sezon daha Almanya'da kalıp Stabæk ve Lilleström'de oynayarak kariyeri bitirir. O günkü Bochum-Hansa Rostock maçının hakemi Markus Merk yıllar sonra Türkiye'nin yolunu tutar. Friedel Rausch, Türkiye'ye dönmez ve bugün 71 yaşında Almanya'da hayatını sürdürmektedir.













Efsane bir son dakika Watford vs Leicester, penaltı gol desibel sahaya inme herşey mevcut

Japonya liginden inanılmaz bir şampiyonluk hikayesi son saniye son düdük 5 aday

Kaynak: http://vliegendenederlander.blogspot.com.tr/2011/12/efsane-sezon-3-2005-japonya.html



Dünya futbol tarihi son haftaya 2 takımın aynı puanda girdiği lig finalleri görmüştür. 3 takımın şampiyonluk şansına sahip olduğu muhteşem sezonları da. Peki ya 4...Ya peki 5...Son haftaya girilirken 5 takımın birden şampiyonluk şansına sahip olduğu kaç lig bitişine tanık oldunuz. İşte bugün anlatacağımız hikaye de tanık olmanız için. 2005 J-League'in dillere destan finali.

Japon Ligi 1993 yılından itibaren J-League adıyla anılıyor ve 1 takvim yılını kapsayacak şekilde düzenleniyor. 2005 yılına kadar format, 16 takımlı ligde 15'er maçtan oluşan 2 devre oynanması ve her devrenin sonunda devreyi lider bitiren takımların aralarında 2 ayaklı bir final mücadelesi oynaması şeklindeydi. Tabii her 2 devreyi de lider bitiren takım aynı takımsa otomatikman şampiyon oluyordu. Ama bu sistem, lig sonunda en çok puanı toplayan takımın, 2 devreyi de lider bitirememe gibi sonuçları doğuruyor ve hakkaniyetli bir yarışma olmuyordu. Örneğin ilk devreyi lider bitiren takım ikinci devrede 10. olsa dahi şampiyonluk için final oynuyor ama örneğin her 2 devrede de üçüncülüğü alan takım sezonu eli boş kapatıyordu. Bu nedenle 2005'ten itibaren Avrupa tipi tam sezon sistemine geçildi ve geçilir geçilmez de bir efsane yarattı.

2005 J-League başlangıcında takım sayısı 18'e çıkartıldı. Ligin iddialı ekiplerinden Gamba Osaka ilk 6 maçta 1 galibiyet 1 mağlubiyet ve 4 beraberlik alırken, Japon futbolunun lokomotif ismi Kashima Antlers 8 haftada 7 galibiyet ve 1 beraberlikle zireye oturur. Antlers'i 1978 ve 1982 Dünya Kupası'nda Brezilya milli takımı forması giymiş, Sampdoria'nın 1991'de kazandığı efsane Serie A şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Toninho Cerezo çalıştırmaktadır.İlk yarı bittiğinde de Toninho'nun takımı zirvededir. Bosnalı Ivica Osim'in çalıştırdığını JEF United, 2004-10 arası tamamen ALman teknik adamların görev yaptığı ve Guido Buchwald'ın yönetiminde olan (aşağıda) Urawa Red Diamonds zirvenin ortağıdır. İkinci yarının başlamasıyla birlikte Shinji Kobayashi'nin çalıştırdığı Cerezo Osaka müthiş bir atak yapar. İlk yarı sonunda ilk 17 maçta 20 puan toplayan takım, ikinci yarının 31. haftasında kadar mağlup olmamış 11 galibiyet ve 3 beraberlik almıştır. Bu müthiş koşu onları zirveye ortak eder. Ancak Gamba halen tepededir. 32. haftaya gelindiğinde puan durumu şu şekildedir.


Sıra Takım Puan Averaj
1 Gamba Osaka 57 24
2 Cerezo Osaka 56 8
3 Kashima Antlers 55 20
4 Urawa Red Diamonds 53 24
5 JEF United 50 11






Gamba, Cerezo ve Kashima şampiyonluk potasında görünmekte Urawa Reds ise daha uzaktadır. JEF United ise bir mucize peşindedir. Gamba Osaka 31. haftada Nagoya Grampus Eight deplasmanında 2-1 mağlup olup önemli bir puan avantajını yitirmiştir. Üstelik 31 haftada 31 gol atan Araujo'nun da son haftalardaki formunda bir düşüş söz konusudur. Cerezo'nun sürekli yükselişi ve Urawa Reds'in gerilemesi olar için kötü sinyaller verir. Bu ortamda 32. hafta maçları oynanır.

Gamba Osaka, ligin alt sıralarındaki takımlardan Omiya Ardiija'ya 1-0 mağlup olarak bir darbe daha alır. Cerezo ise bu fırsatı tam anlamıyla değerlendiremez. Kendi evinde Oita Trinita ile berabere kalırlar. Kashima Antlers kendi evinde Yokohama F.Marinos'a 2-0 mağlup olur ve bir fırsat da onlar teper. JEF United ise bir sıra üstündeki Urawa Reds'i evinde 1-0 mağlup edip bir anda potaya girer. 32 hafta sonrası puan durumu şu şekilde oluşmuştur. Sıralama değişmez ama heyecan artar ve şampiyonluk iddiasına sahip takım sayısı bir anda 5'e yükselir.


Sıra Takım Puan Averaj
1 Gamba Osaka 57 23
2 Cerezo Osaka 57 8
3 Kashima Antlers 55 18
4 Urawa Red Diamonds 53 23
5 JEF United 53 12



33.hafta. 1 hafta önce Kashima Antlers'e darbe vuran Yokohama F.Marinos bu sefer de Cerezo Osaka'yı sarsar. Naoki Matsuda'nın 89. dakikada attığı gol maça beraberliği getirir ve Cerezo 1-1'lik sonuca razı olur. Ama bu sonuç onları liderliğe yükseltir. Zira Gamba Osaka üstüste 3. mağlubiyetini almıştır. Hem de kendi evinde Ivica Osim'in (aşağıda) takımı JEF United'dan. Kashima Antlers deplasmanda Shimizu S-Pulse maçından 2-2'lik beraberlik çıkartır. Urawa Reds ise Jubilo Iwata'yı 1-0 ile geçer ve son haftaya girerken aşağıdaki inanılması güç puan durumu oluşur. Gamba Osaka şampiyonluğu ilan etmiş olacakken üstüste 3 mağlubiyet almış ve liderliği kaybetmiştir. Öte yanda rakibinin bu kötü grafiğini lehine çevirecek olan, 2. yarıdaki çıkışın sahibi Cerezo da teklemiş ama en azından lierliğe yükselmiştir. Kashima ve Urawa Reds takiptedir ve JEF United şampiyonluk yolundaki direk 2 rakibin mağlup ederek bir anda iddialı konuma girmiştir.




Sıra Takım Puan Averaj
1 Cerezo Osaka 58 8
2 Gamba Osaka 57 22
3 Urawa Red Diamonds 56 24
4 Kashima Antlers 56 18
5 JEF United 56 13



Son hafta bu takımların hiçbirisinin birbirleriyle oynamayacak olması heyecanı daha da artırmaktadır. Her takımın taraftarlarının gözü kendi maçlarında diğer 4 duyu organı da başka stadyumlarda olacaktır. Lider Cerezo kendi evinde FC Tokyo'yu konuk edecektir ve büyük bir avantajı vardır. Zira altındaki 4 takımdan Gamba Osaka Kawasaki Frontale deplasmanına, Urawa Reds de Albirex Niigata deplsmanına gitmektedir. Kashima kendi evinde Kashiwa Reysol'u konuk edecekken, averaj sebebiyle iddiası en az olan kulüp JEF United Nagoya Grampus Eight'i konuk edecektir. Ancak yine de son haftalardaki grafik ligin sonunda her takımın şampiyon olabileceği ihtimalini değiştirmez. Maçlar doğal olarak aynı saatte başlayacaktır. Bu muhteşem lig bitişini dakika dakika aktarmakta fayda var.

Dakika 3: Lider Cerezo, Espanyol ve Bolton Wanderers maceraları pek iyi sonuç vermemiş ve evine dönmüş olan Akinori Nishizawa'nın golüyle, FC Tokyo önünde 1-0 öne geçer. Şampiyonluk şarkıları söylenmeye başlamıştır.

Dakika 4: Urawa Reds, Albirez deplasmanında Satoshi Horinouchi'nin golüyle 1-0 öne geçer ve sıralamada ikinci sıraya oturur.

Dakika 7: Gol sırası Antlers'dedir. Kariyeri boyunca takımın formasını giyen (halen kariyerini sürdürüyor) Takuya Nozawa perdeyi açar. Onlar da üçüncülüğe yükselmiştir ve Gamba Osaka dördüncülüğe kadar gerilemiştir.

Dakika 12: Haftalardır suskun olan Brezilyalı Araujo Gamba Osaka'yı, Frontale deplasmanında düzgün bir vuruşla 1-0 öne geçirir. Gamba, ikinciliği tekrar geri almış ve Cerezo'nun ensesine gelmiştir.

Dakika 13: Alman Ligi'nde Bayer Leverkusen formasını uzun süre giyen ve 29 yaşında Japonya'ya transfer olan Brezilyalı Robson Ponte (aşağıda)Urawa Reds'i 2-0 öne geçirir.

Dakika 20: FC Tokyo, Cerezo deplasmanında Norio Suzuki'nin golüyle beraberliği yakalar. Daha 8 dakika önce dördüncülüğe inmiş Gamba Osaka, önce kendi attığı sonra da rakibinin yediği bu golle liderliğe oturmuştur. İlk 20 dakikada sıralama 4 kez değişmiştir.

Dakika 36: Her şey bir anda alt üst olur. Shuhei Terada kornerden gelen topa vurduğu kafa ile Frontale'e Gamba önünde 1-1'lik beraberliği getirir. Üstelik aynı anda Cerezo penaltı kazanmıştır. Ancak Brezilyalı Fabio Lopes penaltıyı kaçırır. Cerezo lider olma şansını teper ve Urawa Reds bir anda zirveye oturur.

Dakika 44: Brezilyalı Alex Mineiro Antlers'i 2-0 öne geçirir.



JEF United-Grampus Eight maçı 0-0 devam etmektedir. Devreler bu skorla biter. Son 45 dakika öncesi puan durumu aşağıdaki gibidir. Gamba Osaka ilk yarının son 10 dakikasına lider girmiş ve düdük çaldığında dördüncü sırada kapatmıştır. Cerezo Osaka üçüncülüğe inmiş, Buchwald'ın takımı Urawa Reds averajla liderliğe yükselmiştir.


Sıra Takım Puan Averaj
1 Urawa Red Diamonds 59 26
2 Kashima Antlers 59 20
3 Cerezo Osaka 59 8
4 Gamba Osaka 58 22
5 JEF United 57 13



...ve son 45 dakikalar.

Dakika 48: Cerezo da yine bayram. Nishizawa kendisinin ve takımının 2. golünü atarak tekrar Osakalıları liderliğe taşır. 61 puana ulaşmışlardır.

Dakika 53: Takuya Nozawa Antlers'in farkı 3'e çıkaran golünü atmıştır. Golden sonra çok fazla sevinmez zira aklı diğer stadyumlardadır. Zaten aynı puana sahip oldukları Urawa Reds'den de averajları daha kötüdür. Toninho'nun takımı hafiften devre dışı kalmış gibidir.

Dakika 56: Gamba Osaka ben burdayım der. Daha sonra Red Bull Salzburg forması da giyecek olan Tsuneyasu Miyamoto, frikikten gelen topa kafayı vurarak takımını deplasmanda 2-1 öne geçirir. Gama 60 puana yükselip 61 puanlı Cerezo'nun ensesine yine yapışmıştır. 2 Osaka takımı son yarım saate fotofinişvari bir finalle girer.

Dakika 60: 11 yıl boyunca Bundesliga'da top koşturduktan sonra Japonya'ya yolu düşen Hırvat Tomislav Maric, Urawa Reds'in deplasmandaki 3. golünü atar. Kashima ve Diamonds 3-0'lık üstünlüklerle artık yapacaklarını yapmış ve Osaka takımlarının yiyeceği golleri beklemektedir.

Dakika 62: O gollerden ilki gelir. Hıroyuki Taniguchi, Frontale adına golünü atmış ve maç 2-2'ye gelmiştir. Gamba Osaka tekrardan 58 puanla dördüncü sıraya iner.

Dakika 79: Yasuhito Endo, Gamba Osaka'yı penaltıdan attığı golle 3-2 öne geçirir. Tekrar ikinci sıraya yükselmişlerdir. Aynı anda Kashima Antlers, Yasuto Honda ile kendi evine Reysol karşısında durumu 4-0'a getirir. 1 dakika sonra Nobuhisa Yamada da Urawa Reds'i deplasmanda 4-0 öne geçiren golü atar. Artık son 10 dakikaya girildiğinde gözler Tokyo'da, FC Tokyo-Cerezo maçındadır. Bu arada 81. dakikada ses seda çıkmayan JEF united maçında Nagoya deplasmanda 1-0 öne geçer.

Dakika 89: Tarih yazılır. FC Tokyo korner sonucu oluşan karambolde Yasuyuki Konno'nun golüyle deplasmanda Cerezo önünde beraberliği yakalar. Cerezo bu golle dördüncülüğe inmiş, Gamba liderliğe yükselmiştir. Aynı anda Araujo, Gamba Osaka adına ligdeki 33. golünü atar ve durumu 4-2'ye getirir. Böylece herkes Osaka'daki bitiş düdüğünü beklemeye başlar.

Dakika 90: Hakem maçın bitiş düdüğünü çalar. Gamba Osaka şampiyon olmuştur. Cerezo lider girdiği son haftada ligi beşinci bitirir, çünkü Ivica Osim'in takımı JEF United son 2 dakikada 2 gol birden bulmuş ve maçı 2-1 kazanmıştır, böylece dördüncülüğe yükselmiştir. Lig sonu puan durumu şöyle oluşur.


Sıra Takım Puan Averaj
1 Gamba Osaka 60 24
2 Urawa Red Diamonds 59 28
3 Kashima Antlers 59 22
4 JEF United 59 14
5 Cerezo Osaka 59 8



Bu absürd puan durumunda şampiyon olan Gamba Osaka dışındaki 4 takımı gol averajı ayırmaktadır. Gamba Osaka son 4 haftada 3 mağlubiyet almış ama takipçisi Cerezo'nun son 3 maçta 3 beraberlik almasıyla şampiyon olmuştur. JEF United son 3 hafta 3 galibiyet alır ve önemli bir işi başarır. Urawa Reds ve Kashima da son 3 haftada puanlar kaybetmişler ve ellerine gelen fırsatları harcamışlardır. Kısacası herkesin hata yaptığı mükemmel bir lig bitişi olur.




Araujo 33 golle gol kralı olur (yukarıda). Cruzeiro'ya transfer olarak ülkesine döner. Toninho Cerezo Kashima Antlers'in başından ayrılır ve ülkesi takımlarından Guarani'nin başına geçer. Guido Buchwald izleyen sezon Urawa Reds'i lig şampiyonluğuna ulaştırır sonra da görevi bırakır. Akira Nishino, Gamba Osaka'yı bu şampiyonluktan sonra 2008 Asya Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaştırır ve şu an halen takımın başında. Kashima Antlers, Brezilyalı teknik adam Oswaldo de Oliveira yönetiminde 2007,2008 ve 2009'da lig şampiyonluğunu kazanır. Ivica Osim 2006 yılında görevi oğlu Amar Osim'e bırakır. Amar babası kadar başarılı olamaz. Cerezo Osaka o şokla 2006 yılında 17. olarak ligden düşer. Bu sezon başında lige döner ve dün Kashiwa Reysol'un şampiyon olduğu 2011 sezonunda ligi üçüncü bitirir. Robson Ponte 5 yıl daha Urawa Reds'de kalıp önemli başarılar yaşar.


Beşiktaşımızın attığı inanılmaz son dakika golleri

Kerim Frei Satış bedeli ve bonuslar resmen açıklandı

Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret AŞ'den Borsa İstanbul'a gönderilen, Kamuyu Aydınlatma Platformunda da yayımlanan açıklamada, "Kerim Frei'ın transferi konusunda Birmingham City ile anlaşmaya varılmıştır. Sözleşme fesih bedeli olarak Birmingham City tarafından şirketimize 2 milyon 250 bin avro ödenecektir. Oyuncunun, sözleşmesi boyunca Birmingham City bir üst lige çıkarsa 500 bin avro, Birmingham City yükseldiği ligde kalırsa 500 bin avro, Birmingham City'de oynayacağı 20. maçtan sonra 250 bin avro tarafımıza ödenecektir." denildi.



20 Ocak 2017 Cuma

Beşiktaş’ımızın son 1,5 yılda giden futbolcuları ve elde edilen gelir:

Kerim Frei (Birmingham) 2.5 milyon Euro

Olcay Şahan (Trabzonspor) 200 bin Euro

Denys Boyko (Malaga) 435 bin Euro (Kiralık)

Atınç Nukan (Leipzig) 5 milyon Euro

Alexis Delgado (Alaves) 400 bin Euro

Ersan Gülüm (Hebei Fortune) 7 milyon Euro

A.Milosevic (Darmstadt) 200 bin Euro (Kiralık)

Günay Güvenç (Göztepe) 75 bin Euro

Cenk Gönen (G.Saray) 600 bin Euro

Gökhan Töre (West Ham) 3 milyon Euro (Kiralık)

Jose Sosa (AC Milan) 7.5 milyon Euro

Demba Ba (S.Shenhua) 13 milyon Euro

Toplam: 40 milyon Euro /163 milyon TL

Beşiktaş Fenerbahçe Türkiye kupası eşleşmeleri sonuçlar

Beşiktaş-Fenerbahçe kupa eşleşmeleri

83-84 0-0 4-2 Beşiktaş turu geçti

88-89 1-0 2-1 F Beşiktaş kupayı aldı

89-90 3-0 Beşiktaş turu geçti

92-93 1-0 1-1 Beşiktaş turu geçti

93-94 2-1 Beşiktaş turu geçti

96-97 2-2 2-1 Beşiktaş turu geçti.

05-06 3-2 F Beşiktaş kupayı kazandı

06-07 1-0 1-1 Beşiktaş turu geçti.

08-09 4-2 F Beşiktaş kupayı kazandı




Bilgi: Beşiktaş-Fenerbahçe kupa eşleşmelerinin tamamında turu geçen Beşiktaş oldu.

Bağdat caddesinde Beşiktaş diye bağıran onbinlerce fenerli

17 Ocak 2017 Salı

Mario Gomez'in the player tribune'ye verdiği röportaj

Kariyerini Wolfsburg'da sürdüren Mario Gomez, The Player Tribune için kaleme aldığı yazısında Türkiye'de yaşadığı günleri anlattı. Fiorentina'da kötü bir dönem geçirdikten sonra Beşiktaş'a gittiğini söyleyen Gomez,''Fiorentina'daki her şeyi unutup Türkiye'ye gitmek istedim. Türk taraftarlar Dünya'da kulüpleri için var oluyorlar. Kulüpleri için yaşıyorlar. Onların önünde oynamak inanılmazdı. Beşiktaş'ı Euro 2016'da oynamak için bir şans olarak gördüm. Orada gerekli zıplamayı yaptım ve yeni bir başlangıç yaptım. Gol kralı oldum ve Beşiktaş, 7 yıl aradan sonra şampiyon oldu.'' dedi.

  ''EVE DÖNME ZAMANIM GELMİŞTİ'' Türkiye'den ayrılık süreciyle ilgili de konuşan Gomez, ''Futbol oynadığım sürece farklı kültürleri deneyimledim. Türkiye'de yaşamak ailemden uzak kalmak anlamına geliyordu. Her gün haberleri okumalarına karşın onları arayıp iyi olduğumuzu söylüyordum ancak endişelerim hiç bir zaman geçmedi ve eve dönme zamanı gelmişti.'' dedi.

 ''ÇOCUKLUK İDOLÜM; JAY-JAY OKOCHA'YDI'' Çocukluk yıllarındaki günlerine de değinen Alman yıldız, ''Çocukluk dönemimdeki idolüm Jay-Jay Okocha'ydı. Babam onun gibi başka bir futbolcu olmadığını söylerdi. Topla hayal edilmeyecek şeyler yapıyordu. Sanatçı gibi topu sürerdi. İmkan oldukça babamla her pazar Okocha'nın maç özetlerini izliyordum.'' diyerek sözlerini noktaladı.

Fikret Orman'dan Rıdvan Dilmen'e Canlı Yayın Fırçası!

ilgili başka bir link: https://youtu.be/hu0NbAhaV0M --

Osmanlıspor 0-2 Beşiktaş Goller Özet

16 Ocak 2017 Pazartesi

Ligde puan durumu ve fikstür güncel



Bahis Bağımlılıktır

ekşi sözlükten alıntıdır.

bahis çok açık ve net bağımlılıktır, ben hobi için oynuyorum veya futbolu sevdiğimi için takiplik ufak miktarlarla oynuyorum diyenler dahil hepsi kendini kandırıyordur. benim hayatım iddaa'dan bile önceye dayanır, zamanında kağıda yazdırıp bahis oynuyorduk düşünün. o zamanlar illegal el altından oynatanlar vardı, internet üzerinde siteler türkiye pazarına daha giriş yapmamıştı, yeni yeni entegre oluyorlardı. gerçi şimdi bile bu el altı oynayanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla, millet iddaa'daki oranlara oynamak istemiyor ama diğer taraftan da illegal diye site üzerinden oynamaya da korkuyor. hal böyle olunca el altından oynamak zorunda kalıyor, neyse bunlar konuyla alakasız.

anlatmak istediğim ben yıllardır bahisin her türlüsünün içinde bulundum, asla casino falan oynamam ama spor bahislerinin en ufak detayına kadar bilirim. hangi site nasıldır, hangi site ne oran verir, nasıl milleti kandırır hepsinden haberdarım. yıllardır farklı platformlarda türlü türlü insan tanıdım. kimisi 1 ayda 50 lirasını 5000 lira yapıp çekti, kimisi 1000 lirasını 15000 lira yaptı, kimisi 100000 lira para yedi. ne kazananlar ne de kaybenler bu meretten asla uzak duramadı. iyi kazananlar borcumu kapatmak için bu miktarlar yeter diyip borcunu kapattıktan sonra kolay para tatlı geldiği için tekrar para yatırıp gereksiz yere kendisini borca soktu. bahiste kaybettiğini geri almak isteyenler para yatırdıkça daha da batırıp iyice borca girdiler. arada verdiğini geri alıp benden bu kadar diyebilen çok sayılı insan çıktı.

sadece benim çevrem değil, bahis geneline yaydığınızda da bu durum böyledir. insanoğlu bu, işin içine para girdi mi gözünüzü hırs bürür 1 kazanırsınız 3 kazanmak istersiniz, 3 kazanırsınız 5 kazanmak istersiniz. tam tersi; 1 kaybedersiniz onu kurtarayım derken 2 daha kaybedersiniz, kaybettiğinizi alsanız ben buradan kara geçerim diyip yine kaybedersiniz. kısacası bu bir kısır döngü ve bahis bağımlılığıdır. uzun vadeye vurduğumuzda bahisten para kazanan insanların çok çok az olduğunu kendinizde rahatlıkla görebilirsiniz. zaten aksi halde, bahis şirketleri birer birer kapanır gider.

kumar bağımlılığı ve bahis bağımlılığı arasında hiçbir fark göremiyorum ben. zira sezon içerisinde o kadar yoğun bahis oynanıyor ki maç fazlalığından belki kumar oynasan ayda 1 kumarhaneye gidersin ama bunda canlı bahis, o bu derken hergün düzenli bahis yapıyorsun, o kadar zamanını ayırıyorsun farkında bile olmuyorsun. olayın boyutu çok tehlikeli yani, bu bağımlılık yüzünden yuvası dağılan, intihar eden, durumu iyiyken muhtaç duruma gelen o kadar insan var ki aklınız almaz.

bu oyunu oynuyorsanız en başta bağımlı olduğunuzu kabul etmeniz gerekir, aksini iddia ettiğiniz taktirde kendinizi kandırıp daha da dibe doğru batarsınız çünkü. bahis aslında dipsiz bir kuyu, kazansanız da kaybetseniz de. 1 yıl boyunca kazandığınız parayı tek bir maçta bile bırakma şansınız var çünkü. kaldı ki son yıllarda bahis oynamak iyice zorlaştı hem oran açısından hem maçlar açısından. ben en büyük liglerde bile bazı maçlarda çok net bahis döndüğünden eminim, taraf bahisi oynamıyor artık millet gol bahisine yöneliyor. onlara bile rahatlıkla el atıyorlar, teniste yıldız oyuncuları etki altına alabilecek kadar büyüdü bahis şirketleri. en büyük futbol kulüplerinin ana sponsoru bahis şirketleri olmuş durumda.

bu şartlar altında en güzeli bahisi tamamen bırakabilmek, bırakamıyorsanız destek almak. ben ne zaman bıraktım desem, bir şekilde bu bahisin içine tekrar dönüyorum çünkü çevrem müsait. sezon boyu hiç oynamasam olmayacak bir maçta gelip birisi aklımı çeliyor ve bana bir şekilde oynatıyor. 3 yıl bıraktığım dönem olmuştu, yemin ederim huzurluydum. şimdilerde ise 3 senedir yine aralıksız bahis oynuyorum, bazen güzel maçların olduğu haftasonlarında sabah kalkıp 3-4 saat bültendeki maçlara tek tek çalıştığım oluyor. son zamanlarda güzel kardayım ama bırakmak isteyip de başaramıyorum açıkçası. şimdi sezon yavaş yavaş başlıyor, yok şampiyonlar ligi elemesi yok ligler başladı derken işin boku çıkıp gidecek yine. hani haftasonları sadece şu simitçi kuponları yapıp sayısal loto gibi şansına 1/2 2/1 kombineleri yapıp veya 5-6 tane beraberlik maçı seçip yüksek orandan sistem kuponları yapanlar var ya, en fazla onlar için bağımlılık değildir bahis. adam tüm haftasonuna 2 kupon yapar, takip eder yatarsa zorlamaz bırakır. diğer hafta yine kovalar 2 liraya 10000 lira almayı, en güzeli de bu aslında. diğerleri için çok büyük sıkıntı yoksa.

Beşiktaşlı Futbolcuların Güncel TransferMarkt değerleri


#OyuncuDoğ. tar. / yaşUyr.Sözleşme bitiş tarihi:Piyasa değeri
1
Deportivo La Coruña
Fabricio
Kaleci
31 Ara 1987 (29)Ispanya30.06.2019
29
Tolga Zengin
Kaleci
10 Eki 1983 (33)Türkiye30.06.2019
97
Beylerbeyispor
Utku Yuvakuran
Kaleci
2 Kas 1997 (19)Türkiye30.06.2017
30
Hannover 96
Marcelo
Stoper
20 May 1987 (29)Brezilya30.06.2018
2
HNK Rijeka
Matej Mitrovic
Stoper
10 Kas 1993 (23)Hırvatistan30.06.2020
44
Rhodolfo
Stoper
11 Ağu 1986 (30)Brezilya
Italya
30.06.2018
6
Dusko Tosic
Stoper
19 Oca 1985 (31)Sirbistan30.06.2017
33
RasenBallsport Leipzig
Atinc Nukan
Stoper
20 Tem 1993 (23)Türkiye30.06.2017
88
Inter
Caner Erkin
Sol Bek
4 Eki 1988 (28)Türkiye30.06.2017
3
Barcelona
Adriano
Sol Bek
26 Eki 1984 (32)Brezilya
Ispanya
30.06.2019
32
Andreas Beck
Sağ Bek
13 Mar 1987 (29)Almanya
Rusya
30.06.2018
77
Fenerbahçe SK
Gökhan Gönül
Sağ Bek
4 Oca 1985 (32)Türkiye30.06.2020
20
Necip Uysal
Önlibero
24 Oca 1991 (25)Türkiye
Kosovo
30.06.2018
13
Atiba Hutchinson
Önlibero
8 Şub 1983 (33)Kanada
Trinidad ve Tobago
30.06.2018
15
Oguzhan Özyakup
Merkez orta saha
23 Eyl 1992 (24)Türkiye
Hollanda
30.06.2018
18
Tolgay Arslan
Merkez orta saha
16 Ağu 1990 (26)Almanya
Türkiye
30.06.2018
80
Leicester City
Gökhan Inler
Merkez orta saha
27 Haz 1984 (32)Isviçre
Türkiye
30.06.2018
8
Veli Kavlak
Merkez orta saha
3 Kas 1988 (28)Avusturya30.06.2019
21
Kerim Frei
Orta saha sol
19 Kas 1993 (23)Türkiye
Isviçre
30.06.2018
94
SL Benfica
Talisca
On Numara
1 Şub 1994 (22)Brezilya30.06.2018
49
Deportivo La Coruña
Ryan Babel
Sol Kanat
19 Ara 1986 (30)Hollanda
Surinam
30.06.2019
7
Ricardo Quaresma
Sağ Kanat
26 Eyl 1983 (33)Portekiz30.06.2017
22
Rayo Vallecano
Aras Özbiliz
Sağ Kanat
9 Mar 1990 (26)Ermenistan
Hollanda
30.06.2020
9
FC Porto
Vincent Aboubakar
Santrafor
22 Oca 1992 (24)Kamerun30.06.2017
23
Cenk Tosun
Santrafor
7 Haz 1991 (25)Türkiye
Almanya
30.06.2019
17
Antalyaspor A.Ş.
Ömer Sismanoglu
Santrafor
1 Ağu 1989 (27)Türkiye
Almanya
30.06.2017

About