19 Ağustos 2017 Cumartesi

Beşiktaş'a medya üzerinden başlatılan yoğun saldırı



müthiş bir saldırı altındadır, 4 koldan.

atiba, dün öğle saatlerinde kadrodan çıkartıldı. hadi buradaki zirzop ergenleri siktiret, twitter'da koca koca adamlar; 'ee tabi atiba yaşlandı, pili bitti, şenol güneş'in ağır idmanlarını kaldıramıyor artık, dediler. sonra anlaşıldı ki, adam cırcır olmuş. aşırı su kaybına bağlı, olağan bir rahatsızlık. maç öncesi olması şanssızlık.

'lens hedefsiz bir oyuncuymuş, geçen sene fener çok kötü diye yıldızlaşmış, bu takımda oynayamaz lens.' - kim dedi bunu, rıdvan dilmen. neden diyor? fenerbahçe'yi aklamak için, bakın kaybettik bu adamı ama zaten lüzumsuz bir adamdı, demeye getiriyor. adamın beşiktaş kariyeri henüz toplam 2 hafta, maç içinde de toplam 21 dakika. nereden anlıyorsun, adamın psikolojisini.

'şenol güneş, kendini kovdurmak istiyor, fatih ayrılmadan önce sözleşme yaptı, pişman şimdi. galatasaray'ın oyunu gözünü korkuttu' - kim diyor, erman. neden diyor, rıdvan'ın en azından bir misyonu var, fener'i aklamak, bunun o misyonu da yok, boşa sallıyor. geçen mayıs ayından beri mütemadiyen her 10 günde bir şenol güneş'i gönderiyor beşiktaş'tan. mahalle ağızlı çakma kabadayı.

'negredo, burayı katar zannediyor, zaten oyundaki vücut dili onu gösteriyor'. kim diyor bunu, adını bile hatırlamadığım bir gazeteci, twitter da. kaç dakika oynadı bu adam toplamda, ligde 16 dakika. neden diyor, bilemiyorum.

'abi, lens'i, negredo'yu, medel'i oynatmayacaksa şenol hoca, neden aldık bunları o zaman beşiktaş'. kimler diyor, gerizekalı taraftar, hem beşiktaş, hem diğer takım taraftarları. ulan, daha ligde 32, avrupa'da en az 6, kupada en az 4-5 olmak üzere, 42-43 tane maç var. belki bu sayı, 50'leri görecek. bir sabredin amına koyayım, daha çok maç var..

kısacası, bu sene zorlu geçecek. desem de inanmayın, bizi iddia ediyorum, yine bir tek başakşehir zorlar, onlar da, geçen seneden farklı olarak, avrupa kupası oynayacağı için, o yoğunlukta ne yapacaklarına bakacağız. diğer takımlara, 3.'lük hatta belki 4.'lük yarışında başarılar şimdiden.

Beşiktaş'ta ortaya konan oyunda düzenli bir yükseliş mevcut


3 haftadır düzenli olarak izlediğim ve gelişimini adım adım gözlemleyebildiğim biricik kulübüm. ortaya konan oyunda düzenli bir yükseliş mevcut her hafta bir öncekine göre. bu kesinlikle güzel bir şey. tıpkı söylendiği gibi eylül ortalarına doğru oldukça sıkı bir takım oyunu görecek olmamız olası. bu kısmı cepte.

yalnız beni düşündüren bir konu var. birinci santraforu alvaro negredo olacak takımın bildiğimiz anlamda net bir 10 numaraya ihtiyacı olması muhtemel. yani bu takımın bir talisca'ya değil de, bir sosa'ya ihtiyacı olacak gibi duruyor. aboubakar takımda kalmış olsaydı bu bir ihtiyaç olarak gözükmeyecekti - ki kalsın isterdim. talisca'nın bir önceki sezon asist istatistikleri de ortadayken bu konu kafamı kurcalıyor.

kasımpaşa deplasmanı özelinde caner, pepe ve tosic'ın (şaşırtıcı bir şekilde) performanslarını ve istekli hallerini beğendim. cenk ve oğuzhan bildiğimiz gibi. babel ve talisca iyi güzel de yine zaman zaman hayalet gibi gezindiler ortalıkta. fizik kondüsyonları da yeterli görünmüyor. toparlayacaklardır umarım.

şenol hoca yine çok gergin, yine çok kızgın. onun da formunu bulması gerekli.

Cenk ne kadar iyi olursa olsun Negredo'yı oyuna alıştırmamız, form tutmasını sağlamamız gerekiyor


konya ve antalya maçlarına rağmen gayet güzel bir oyun oynadık. en azından pas yapabildik, oyun kurabildik.

neden kaybettik? çünkü iki golde de fabri hata yaptı. bu kadar basit. ek olarak 2-1 öndeyken ve kasımpaşa geriye yaslanmışken bizim takım farazi top çevirmeye başladı. bu yorgunluk göstergesidir. ne yapmak lazım? hemen oyuncu değişikliğine gitmek lazım. hoca bu konuda geç kaldı.

karalar bağlamaya gerek yok. biraz sakin olun. 4 as oyuncun yedek kulübesinde oturuyordu. buna rağmen yine de istediğimiz oyunu oynadık ama bursa maçında yapılan transferler 11'e bir şekilde adapte edilmelidir.

halen daha quaresma 11'i ile çıkıp 70 dakika "ya şimdi tribe girecek kızacak edecek" diye top oynanmaz. bir tane adam akıllı hareketi yoktu. yeter artık!
orta sahada kim kötü ise ısrar etmeyeceksin medel'i oyuna alacaksın.

cenk ne kadar iyi olursa olsun negredo'yı oyuna alıştırmamız, form tutmasını sağlamamız gerekiyor. adamı 87'de oyuna alıp bunu başaramayız.

yükleme antremanlarının etkisi ve form tutma meselesi


Beşiktaş sezon başında form tutabilen bir takım değil, üzerine çin ve ispanya gibi yerlerde verimsiz bir hazırlık dönemi geçirildi ve göründüğü kadarıyla son zamanlarda transfer ettiği oyuncuların hiçbirisi de hazırlık kampı yemiş gibi durmuyor.

şenol hoca'ya oyuncu değiştirmiyor diye kızıyoruz ama göründüğü kadarıyla da talisca ve abubakar gibi hazır gelmemiş bu futbolcular. oyuna girdiklerinde takıma hemen uyum sağlamalarını beklemiyorum ama bazı pozisyonlarda akıllarındaki eyleme dönüştüremeyen futbolcular gördüm.

negredo olayı ise başımızı çok ağrıtacak gibi duruyor, negredo formda halinde bile hedef santrafor olabilir gibi duruyor, bu ise onu beslemek için ya kanatlardan ortaların ya da göbekten on numara oyuncunuz olmasını gerektiriyor. cenk ile aynı tip oyuncular olacaklar gibi duruyor. geçen sene beşiktaş'ın özellikle oyun planını çeşitlendiren iki futbolcusu vardı, birisi talisca diğeri de abubakar, bu sene ise tek oyun planına bağlı bir takıma dönüşeceğiz gibi duruyor. göbekten şöyle delici pasları olan ve aralara adam kaçıracak bir on numara eksikliğini hissedebiliriz.

bu kadar olumsuzluğa rağmen beşiktaş geçen sene sezonun ilk yarısı bitene kadar bize böyle çok maç izlettirmişti. ikinci yarı ise takım kendinden daha emin bir şekilde hedefe ulaşmıştı. şenol hoca iki senedir takımını erken forma sokmuyor ve sezon sonunda rakiplerinin pili bittiğinde hala futbol oynama aşkıyla dolu olan bir takım yaratabiliyor. şampiyonluğa beş maç kala takımın nasıl iştahlı oynadığını hatırlayın, futbolcular bile maç bitmesin daha çok oynayalım arzusu ile oynuyordu. ligin başlangıcında ise hepsi geç yapılan yükleme antremanlarının etkisinden kurtulmuş değiller. takıma bu yeni futbolcuların oturması için belki de milli maç araları çok etkili olabilir.

Sinan Vardar: nereden çıktı bu adam

Kaynak: http://m.fotomac.com.tr/yazarlar/sinan_vardar/2017/08/19/nereden-cikti-bu-adam




Beşiktaş, Kasımpaşa karşısında yıldızlarıyla oynadı. Beşiktaş'ın kazanması gereken maçtı ama hiç beklenmedik bir futbolcu Kartal'ın hesapalarını alt üst etti.
Kasımpaşasporlu futbolcu Trezeguet nefis futboluyla Beşiktaş'ı 2 puandan etti. Trezeguet harika oynadı.
Nereden bulmuşlar, ne kadar para vermişler, çok geniş araştıracağım. Demek ki böyle yetenekler transfer edilebiliyor.
İlk devre "Çok iyi bir futbolcu" yorumunu yaparken 2. yarı Beşiktaş'ın bu oyuncuya hiç bir önlem almamasına çok ama çok şaşırdım. Doğrusunu söylemek gerekirse Kasımpaşa deplasmanının zor geçebileceği hesap ediliyordu.
Gerçekten öyle de oldu. Teknik Direktör Güneş yeni transferleri yedek kulübesinde oturtarak takım oyunun ön plana çıkarmayı hedeflemişti.
Beşiktaş tecrübeli kramponlardan oluşan bir takım. Hangi yıldızın ne zaman sahneye çıkacağı belli olmuyor.
İlk 45 dakikada Dusko Tosic resitali izledik. Evet Tosic kardeşim yeri geldi seni çok eleştirdim ama dün hem savunmada görevini yaptın, hem de attığın nefis paslarla Beşiktaş'n hücum gücüne müthiş destek verdin. hele hele ilk gol öncesi Cenk Tosun'a verdiğin nefis pas gözlerimizin pasını sildi. Hep böyle Dusko Tosic... Babel gol perdesini açarken Talisca da nefis kafa golüyle parlayan başka yıldızlardı.
Beşiktaş'ın 'Fişek' lakaplı Caner ise iddia ediyorum Avrupanın en iyi sol beklerinden biri. Caner dün takımını ateşleyen isimlerinden başında gelirken Tolgay da Atiba'yı aratmadı.
Hatta zaman zaman yaptığı yerinde hareket ve attığı nefis paslarla Atiba'nın performansının üzerine çıktı.
Maç oynanırken gözüm yedek kulübesine takıldı. Aman Allah'ım o nasıl kulübe öyle! Lens, Negredo, Medel, Adriano...
Bırakın sahadakileri Beşiktaş'ın yedek kulübesi bile düşman çatlatacak cinsten. Ama onlar da belli ki daha takıma henüz adapte olamışlar.
Kasımpaşa 25 yaş ortalamasıyla ve çok beğendiğim teknik direktör Kemal Özdeş'le Beşiktaş'a karşı iyi mücadele etti. Veysel, Ramazan ve Adem, Befam'ın ürünü olması nedeniyle beni dün bir kez daha gururlandırdı.
Kasımpaşa'nın Marcus Neumayr'ın ayağından kazandığı gol harikaydı.
Beşiktaş'ın kaybedilmiş bir şey yok.
Lig uzun maraton ve Beşiktaş hâlâ Türkiye'nin en iyi takımı.

Gökhan Dinç: Beşiktaş'ın oyunu iyiye gidiyor


BEŞİKTAŞ’IN her hafta daha iyiye gittiğini ve gideceğini söylemek mümkün. Geçen haftaki Beşiktaş ile Kasımpaşa maçındaki arasında pozitif anlamda değişiklik var. Ama ikisi de geçen sezonki Beşiktaş değil. Beşiktaş’ta takım kurgusunun fazla değişmesini istemeyen Şenol hocanın takımında pas mesafesinin değiştirdiğini gördüm. Daha hareketli oynayan Beşiktaş’ın saha içindeki hareketliliğin düşmesi, oyuncuların birbirlerine uzak kalması, pas uzunluğunu arttırıyor. Geçen sezondan en büyük fark bu. Ayrıca kanat organizasyonlarının bu sezon da Beşiktaş’ın silahı olduğu gerçeğine bu sezon da alışmak lazım.

GELELİM Şenol hocanın standardına. Hep olduğu gibi yeni gelenlere çok zaman tanıyor. Milli takım daveti alan Medel, Atiba’nın yokluğunda ilk 11’de olmalıydı. Negredo ise Cenk’in gol kaçırmasını beklemek yerine sahada olmalıydı. Bu 2 oyuncuyu hamle oyuncusu olarak bekletmek yanlış. Umarım Şenol hoca, Medel’in gelişine obsesif) bir yaklaşım sergilemez. Ersan, G.İnler ve Aras da olduğu gibi.

SELÇUK’A İHTİYAÇ YOK

ŞENOL hocanın skoru tutma isteği siyah-beyazlı takımın kabusu olacak gibi. Maç 2-1’ken yaptığı değişiklikler tam anlamıyla skoru koruma amacı taşıyordu. Halbuki önce Cenk-Negredo değişikliği yapsa, rakip takımın savunmasını ve hocasını sıkıntıya soksa sonuç farklı olurdu. Sonra Cenk-Negredo ikilisi yapmak son dakikalarda kurtarmadı Beşiktaş’ı. Her zaman papaz pilav yemez. Futbol şansı her zaman yanında olmaz.

MAÇ sırasında bizimkiler masaya bir fotoğraf koydu. Beşiktaş’ın yedek kulübesinin fotoğrafı. Lens, Medel, Negredo, Adriano… Peşin satan kadar rahat oturtur bu kulübe. Şenol hoca da keyifle bakıyordur kulübeye, rakip takımlarınkine nazaran. Alternatifi, seçeneği her hocanın hayalini kurduğu bu kadronun Selçuk’a ihtiyacı yok hocam aman diyeyim. Türk oyuncu konusunda yönetimi sürekli ateşe atıyorsun hocam. 2 Türk oyuncu gelse daha karlı ve dengeli olurdu diyordun ya, onun için yazayım dedim.

Gökmen Özcan: Kartal'ın zamana ihtiyacı var

Kaynak: http://www.fanatik.com.tr/yazarlar/gokmen-ozcan/kartal-in-zamana-ihtiyaci-var/1313950

Süper Lig’de şampiyon olduğu son 2 sezondur Kasımpaşa deplasmanından puanla ayrılamayan Beşiktaş, mutlak galibiyet parolasıyla çıktığı dün akşamki mücadelede de istediğini alamadı. Siyah-Beyazlılar; Negredo, Lens ve Medel gibi yıldızlarının yedek başladığı karşılaşmadan 2-2’lik sonuçla ayrıldı. Maça hızlı başlayan Siyah-Beyazlılar, ilk düdüğün ardından adeta rakibini kendi yarı sahasına hapsetti. Büyük baskı ve coşkulu oyun, karşılığını kısa süre içerisinde verdi. 7.dakikada orta sahadan boşluğu gören Dusko Tosic, topu rakip ceza alanındaki Cenk Tosun’a gönderdi. Meşin yuvarlağı önüne alan milli golcü, çizgiye inip topu içeriye çevirdi, Ryan Babel’e sadece dokunmak kaldı: 0-1.

Talisca’yı 2 kişi bile durduramadı

Bu golün ardından maça ortak olan ev sahibi ekip, karşılığı 23.dakikada verdi. Sol kanattan kullanılan taç atışı sonrasında topla buluşan Olivier Veigneau, topu Markus Neumayr’la buluşturdu. Alman futbolcu, ceza sahası dışı sol çaprazdan yaptığı klas vuruşla fileleri havalandırmayı başardı: 1-1. Mücadeleye denge gelmesi sonrasında Kasımpaşa karşısındaki baskısını artıran Şenol Güneş’in öğrencileri, 34.dakikada yine öne geçti. Sol kanattan topla birlikte hareketlenen Caner Erkin, ceza sahasına doğru düzgün bir orta yaptı, iki oyuncu arasından yükselen Anderson Talisca, yaptığı kafa vuruşuyla topu ağlarla buluşturdu: 1-2. Oyunun ilk yarısı bu skorla sona erdi.

Fabri’nin formsuzluğu skoru etkiledi

Karşılaşmanın ikinci yarısında taraflar karşılıklı ataklarla etkili olmaya çalıştı. Oyunun 78. dakikasında Trezeguet ile Kasımpaşa yeniden beraberliği yakaladı. Sol kanattan kullanılan taç atışında topu göğsüyle kontrol eden Mısırlı futbolcu, uzak mesafeden topu kaleye gönderdi, seken meşin yuvarlak, Fabri’yi mağlup etmeyi başardı: 2-2. Karşılaşmanın kalan dakikalarında skoru değiştirmeye çalışan Beşiktaş, yakaladığı fırsatlardan yararlanamadı. Şenol Güneş’in öğrencileri; Markus Neumayr ve Trezeguet’e boş alan bırakmanın cezasını kalesinde 2 gol görerek ödedi. Fabri’nin formsuz tamamladığı karşılaşmada Beşiktaş, Paşa deplasmanında 2 puan bıraktı.

Hayri Ülgen: Beşiktaş eski halinde değil

Kaynak: http://m.takvim.com.tr/yazarlar/hayri.ulgen/2017/08/19/besiktas-eski-besiktas-degil




Beşiktaş geçen sezon ki havasında değil.
Şu bir gerçek ki Atiba'nın yokluğu veOğuzhan'ın da istikrarsız futbolu Beşiktaş'ın orta sahasının dengesini bozuyor.
Orta saha S.O. S veriyor.
Halbuki Beşiktaş'ın son iki şampiyonluğunda Atiba ve Oğuzhan'ın ve sonrasında da Babel'in muhteşem mücadelesi takıma zenginlik katıyordu.
Cenk Tosun hala bu Beşiktaş'ın santrforu değil. Çok ağırlaşmış ve rakibi de kendisini rahatsız etmesinden korktuğu için hata üstüne hata yapıyor.

CENK FIRSAT TEPTİ
Hele 56. dakikada eski Cenk Tosun olsa o golü atar ve Beşiktaş'ta daha rahat oynardı. Beşiktaş da bir de sağ kanat sorunu var. Kim ne derse desin Beck iyi bir oyuncu olabilir. Ama kalitesini sahaya yansıtamıyor. Pozisyonlar üretemeyince Quaresma ile de kopuk oynayınca Beşiktaş'ın sağ kanadı çöküyor.İki golde de kaleci hatalıydı. Dün Kasımpaşa'da çıplak gözle izlediğim oyununu alkışladığım Caner'e buradan bravo diyorum. Çünkü bu kadar sakatlıklardan sonra Adriano'yu yedeğe bırakarak haklı olarak formasını almış.
Futbolda bir deyim vardır.
Forma verilmez. Futbolcu çabalar mücadele eder ve formayı alır. Ve Caner de Güneş'ten formasını aldı. Öyle bir asist yaptı ki Talisca'nın kafası da muhteşemdi.

MAÇIN EN iYİSi CANER
Yıldız oyuncu dün muhteşemdi.

MAÇIN EN KÖTÜSÜ BECK
Alman sağ bek vasatı aşamadı.

Atilla Gökçe: Beşiktaş Kasımpaşa maçlarında sorun yaşıyor

Kaynak: http://m.milliyet.com.tr/attila-gokce/dar-gecitte-kaldilar-2504839-skorer-yazar-yazisi/

İki “Dargeçit” var... Birincisi Mardin’de. İkincisi Kasımpaşa’da... Özellikle Beşiktaş için Kasımpaşa’dan “vukuatsız” geçmek o kadar kolay değil. Hele Kemal Özdeş’le özdeşleştikten sonra, Kasımpaşa transferde oyuncu kaybettiği sanılırken, yenilerle yine başını dik tutuyor.

Peki Beşiktaş “dar geçit”te ne yaptı? İlk haftaya göre kuşkusuz daha iyiydi. Ama Pepe’ye rağmen iki golü önleyemedi. Beşiktaş’ın savunma zaafları geri dörtlü ile sınırlı değil. Orta alanda Atiba ile alıştığımız baskıcı oyun karakteri sanki gerilemiş gibi. O nedenle Oğuzhan da Tolgay da hücum oyununda rol alırken savunmada merkezi adeta boş bıraktılar. Beşiktaş iki golünü de çok paslı iyi kurulmuş oyunun sonunda atarken, Kasımpaşa iki uzak şutla geriden gelip dengeyi sağladı.

Kemal Özdeş’in sakin ama derinlikli bir futbol anlayışı var. Markus Neumayr, Sadiku, Trezeguet, Adem Büyük’le iyi işler yaptı Kasımpaşa. Attıkları gol için Beşiktaş’a şunu söylemek gerekiyor: Ağları havalandırmak için ille de ceza alanına girmek zorunda değilsiniz. Önce Neumayr, sonra da Trezeguet uzaktan öyle şık vurdular ki, Fabri çaresiz kaldı.

Beşiktaş transferde geç kalmış sayılmaz. Uygun hamleleri zamanında yaptılar. Ama Negredo, Medel, Lens’in geçen haftadan devreye girmesi gerekirdi. Şenol Güneş’in geçen yılın ezber kadrosunu temel alan tercihleri, şimdi sıkıntı yaratıyor.

Kimbilir ikinci yarıda telaşa dönüşen oyunda belki de Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılmanın verdiği rahatlık var. Beşiktaş Şampiyonlar Ligi için eleme maçları oynasaydı, kuşkusuz dün daha iyi bir sonuç alabilirdi

Cemal Ersen: kulüpler birliğinde sorun var BJK ve TS başkanlık düzeyinde katılmayacaklar

Kaynak: http://m.milliyet.com.tr/cemal-ersen/-kurtar-bizi-gumusdag--2504845-skorer-yazar-yazisi/




Seversiniz sevmezsiniz. Şu bir gerçek; Göksel Gümüşdağ’ın başkanlığını yaptığı Kulüpler Birliği Vakfı, kuruluşundan bu yana en verimli, en barışçıl, en üretken dönemini yaşadı.
Futbol zirveleri bu süreçte gerçekleştirildi. Önemli konuklarla Avrupa futbolu ve örnek modeller irdelendi. Video hakemliği projesinde etkin rol oynandı. Yayın ihalesinde vakfın katkıları oldu. Futbolla ilgili her konuda fikir beyan edildi, vakfın saygınlığı artırıldı. Huzur ve sükunet hakimdi.
Gümüşdağ’ın niçin bıraktığını net olarak bilmiyoruz. Belki yoruldu, belki geleceğe yönelik başka hedefleri var. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı da konuşuldu, Türkiye Futbol Federasyonu başkan adaylığı da... Zaman ne gösterecek, bekliyoruz.
Gümüşdağ’ın 10 Ağustos’ta görevi Galatasaray Başkanı Dursun Özbek’e devretmesinden sonra, geçmişte benzerini çokça yaşadığımız çatlak sesler yeniden duyulmaya başlandı. Sebep? Fenerbahçe’nin uzun zamandır başkan düzeyinde temsil edilmediği Vakıf’ta, Şekip Mosturoğlu’nun başkan vekilliğine seçilmesi.

Üzüm yemek mi?..

Vakıf senedinde engel bir hüküm yok. Etik mi derseniz; bakış açınıza ve niyetinize bağlı.
Kulübünde de başkanvekili olan Mosturoğlu’nun hukukçu kimliği ve yılların kazandırdığı deneyimle, işleyişe katkı sağlayacağından kuşkumuz yok. Maksat üzüm yemek değilse, bağcı dövmenin kime ne yarar sağlayacağı kısa bir süre sonra belli olur.
Lakin, Beşiktaş ve Trabzonspor’un bu yapılanmaya tepki gösterip, Dursun Özbek’in katılmadığı toplantılarda Mosturoğlu’nun başkanlık yapacak olmasına karşı çıkmaları, Vakfı daha şimdiden bir kaosun içine soktu. İkisini diğer kulüp başkanları da takip ederse, seyredin gümbürtüyü.
Gelinen nokta, ezeli rekabetin vakıf çıkarlarının önüne geçmesidir. Dört büyüklerin üç yıl boyunca başkanı desteklemesi ve icraatlardan rahatsızlık duymamasının nedeni, Gümüşdağ’ın kişiliği ve siyasi konumuyla Vakıf mozaiğini koruyabilmiş olmasıdır. Bu dönemdeki bir başkaldırı ve huzursuzluğun, bir başka makam tarafından hoş karşılanmayacağına dair kaygılardır! Güçlünün, dizginleri hep elinde tutmasından keyif alan bir toplum olduk ya sonunda...
Şimdi atış serbest. 17 yıl boyunca pek çok tartışma, hatta kavgayı atlattıktan sonra kurumsal bir yapıya kavuşan Kulüpler Birliği Vakfı, yeni sancılara gebe. Yakında “Kurtar bizi Gümüşdağ” sesleri yükselirse, şaşırmayın!

Canın “Sağ Olsun” Başkan!

Dursun Özbek, Galatasaray başkanlığındaki en stresli günlerini yaşıyor. Camianın beklentisi, hiç kuşkusuz şampiyonluk. İçeride de sıkıntı büyük. Hafta içindeki divan toplantısında yaşanan gerginlik, başkanın sinirlerini iyice yıpratmış görünüyor. Eleştirilerin dozu, sakinliği ile tanıdığımız Özbek’i sıra dışı söylemlere de yöneltiyor.
Birkaç gün önce katıldığı televizyon programında kullandığı ifadeler bunun kanıtı. Kayserispor galibiyetiyle morallenen Özbek’in “Ali Sami Yen’de 40-50 bin seyirci olursa, hiç kimse buradan sağ çıkamaz” gibi yadırganacak bir cümle kurdu.
Öküz altında buzağı aramayı sevmeyiz. Fakat, “buradan sağ çıkamazlar” diye aslında taraftarı teşvik etmek için yapılmış vurgu, farklı mecralara çekilebilir, futbol anarşisine karşı seferberlik ilan edilmişken, holiganların iştahını kabartabilir.
İmam-cemaat örneğini unutmayalım!

Hakem mutsuz ve pişman!

Sezonun ilk haftasına yine hakemler damgasını vurdu. Üst düzey isimler bile hatalı düdükler çaldı, yanlış kartlar çıkardı.
Peki neden? Lafı gevelemeye gerek yok. Hakem mutsuz. Hakem endişeli, gelecek kaygısı taşıyor.
Biliyorsunuz üç yıl önce profesyonel hakemlik çıktı. Önce bir bölümü, sonra Süper Lig kadrosunun tamamı geçti profesyonelliğe. Bakmayın, adı profesyonellik. Hepsi gerçek mesleklerini bir kalemde sildi. Geride bıraktıkları tazminatlar ve sosyal güvenceler, cazip teklifler karşısında direnemedi.
Şenes Erzik’in kulakları çınlasın; o günlerde “Sistem bize göre değil, acele etmeyin” uyarısında bulunmuş, dinleyen çıkmamıştı!
Şimdilerde Merkez Hakem Kurulu bırakın ücretlerde iyileştirme yapmayı, daha önce 4’er yıllık olacağını açıkladığı sözleşmeleri 10’ar aya çekip, rakamları yarıya indirmeyi düşünüyor.
Cebine girecek paraya göre plan ve yatırım yapan hakem ise kara kara düşünüyor. “Ah keşke...” diyen çok. Çünkü, her şey belirsiz.
Bu psikoloji içindeki hakemden kusursuz performans bekleyenler ise yanılıyor.
Birkaç hafta önce “hakemlerin sezonu” diye uyarmıştık. Aynen öyle. Sadece Süper Lig’de değil, tümünde var aynı huzursuzluk.
Buna adalet ve ödül-ceza sistemindeki defoları da ekleyin... Aman dikkat! Yüz milyonlarca euro yatırım yapan kulüpler bu kez affetmez. Ne MHK kalır ne hakem!

Selçuk, Trabzon’a gelir mi?

Gelemez diye iddia etmiyoruz. Neler gördü, ne pişmanlıklara şahitlik etti bu gözler. Gerçek şu ki, taraftarın hafızası güçlüdür. Geçmişi, hele yakın geçmişi asla unutmaz.
Her futbolcunun geleceğe dair planları olabilir. Selçuk 2011-12 sezonunda tercihini Galatasaray’dan yana kullandı. Kimse kızamaz. Şimdilerde forma rekabetini kazanamayacağı ve ayrılacağı konuşuluyor. Bu da normal.
Ama, Burak Yılmaz’dan sonra adının Trabzonspor ile anılması, kolay gerçekleşebilecek bir transfer gibi görünmüyor.
Geçen hafta Trabzon’da idik. Sokaklar taraftarın nabzıdır. Burak Yılmaz’ı kucaklayan camia, Selçuk’a aynı sıcaklıkta değil. İki sezon önce kırmızı kartların havada uçuştuğu olaylı Galatasaray maçında, Trabzonspor 7 kişi kalmışken son dakikada penaltıyı kullanan ve takımına üç puan kazandıran Selçuk’u affetmiyor insanlar.
İyi de ne yapacaktı? Dışarı mı atacaktı?
Türkiye, tribünlerin transferi yönlendirdiği, kulüpleri baskı altında tuttuğu bir ülke. Futbolcu ise profesyonel. Giydiği formanın rengine değil, kazandığı paraya bakar. Nokta!

Bilal Meşe Güneş geç kaldı

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/bilal-mese/gunes-gec-kaldi--2504840-skorer-yazar-yazisi/




Yeni transferlerden sadece Pepe sahada, Medel, Lens ve Negredo yedek kulübede... Efendim, sokaktaki ve tribündeki taraftarlar yeniler niye ‘yok’ diye mırıldanıyorlar! Öyle ki, hem hocaya içten içe kızıyorlar, hem de, “onca para herhalde yedek otursunlar diye harcanmadı”şeklinde yorumlar da yapıyorlar. Hatta Galatasaray’ı örnek gösteriyorlar! Valla taraftar söylenir, yorumlar da yaparlar, haklı olabilirler...

Ne var ki, Şenol Güneş hocanın adalet kantarı yanlış tartmaz, mutlaka bir bildiği vardır... Dememiz o ki, öyle uzaktan ahkam kesmek, hocaya sitem etmek kolaydır... Bizim tanıdığımız Güneş, iyi giden kadroyu kolay kolay bozmaz, form grafiği düşeni çeker yedeğe, daha iyi olana formayı verir. İki yıldır üst üstte şampiyon olmanın sırrı da zaten burada yatıyor... Artı Güneş hocanın dokunuşlarını yani oyuncu hamleleri de hep işe yaramadı mı, elbette yaradı! Eee o zaman niye kızıyoruz hocaya? Yalnız dünkü maçta bu dokunuşlarda geç kaldı, sanırız dalgınlığına geldi (!)

* * *

Kasımpaşa ilk yedi dakika içinde pas yüzdesini üst seviyeye taşıdı, hatta bu süreçte Beşiktaş topun yüzünü göremedi dersek, abartmış olmayız!Ne var ki, Cenk Tosun’un soldan ortasına arka direkte gelişine dokunan ve topu filelere gönderen Babel’in golü herşeyi bir anda tersine çevirdi. Topa daha çok sahip olan Beşiktaş, bunu pozisyon zenginliğine taşıyamazsınız, kalesinde golü gördü, şaşırdı! Markus Neumayr, sağıyla çarprazdan doksana topu gönderirken, Fabri’nin çırpınışları bu harika gole engel olamadı... Harika diyoruz, çünkü elinizle istesiniz o topu o köşeye atamazsınız, aferin Neumayr’a...

Belki Cenk Tosun forvetin uzağında kalıyor, ya da pozisyona giremiyor, olabilir... Ne var ki sürekli arayışı var, asla pes etmiyor, bakıyor olmuyor, asistliğe soyunuyor... İlk yarının skorunu belirleyen Talisca’nın kafa golünde Cenk’in katkısı müthiş, daha ne yapsın arkadaş?

* * *

İkinci yarıda skorun verdiği rahatlıktan olsa gerek, Beşiktaş’ın uzun süre savunmasına çekilmesini yadırgadık doğrusu... Bu oyunda ne kadar savunmaya gömülürseniz rakibin iştahını kabartırsınız arkadaş!Güneş, farkına vardı,Oğuzhan ve Quaresma’yı kenara aldı, Medel ve Lens’i sahaya sürerken, bizce geç kaldı, Kasımpaşa 78’de Trezeguet, faturayı harika bir vuruşla kesiverdi!Oğuzhan için bir şey diyemem, vasatın altındaydı...Ne var ki, top ayağında iken en az iki kişinin kovaladığı Quaresma’yı oyundan almasını anlayamadık!

* * *

Dünkü puan kaybında bizce en büyük faktör, Kartal’ın özellikle pas trafiğinde yavaş kalması, yanı vitesi bir türlü üst seviyeye çıkaramaması...O baş döndüren pas trafiğinden yoksun olmasının yanısıra, savunmasına uzun süre yaslanması ve de hocanın geç kalan dokunuşlarıdır! Kartal, değişikliklerle paralel rakip kaleye müthiş bir baskı kurdu, ne var ki iki puan kuş misali uçuverdi!

Hasan Sarıçiçek yanlış hamle Beşiktaş'ı yaktı

Kaynak: http://m.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hasan-saricicek/598090.aspx




Bu kadar yakın temaslı oyunda Şenol Güneş, Oğuzhan’ı kenara alarak yanlış bir hamle ile pişmiş aşa su kattı.

Şiir gibi derler ya; dün geceki Atiba’sız Beşiktaş aslında şiir gibiydi. Ta ki, Şenol Güneş’in yanlış Oğuzhan hamlesine kadar. O ana kadar sahada Antalya maçından çok daha hareketli, tempolu ve iştahlı bir Beşiktaş vardı.
İki dakikada bir faullerle kesilen oyuna rağmen tempo yüksekti. Yirmi metrelik alana sıkışan yakın temaslı oyun faulleri tetikledi.
EN İYİ HÜCUM...
Savunma hattını orta alana yakın bir yerde kuran Beşiktaş, 34 dakikaya iki gol sığdırırken alkışı en çok hak eden oyuncu Dusko Tosic’ti.
PEPE VE GÜNEŞ’İN YILDIZI
O nasıl bir istek, öyle? Ne cesur bir oyun; isabetli pas ve doğru koşular. Açıkçası Şenol Güneş’in bu futbolcuda neden bu kadar ısrar ettiğinin sebebi dün anlaşıldı. Pepe’nin gelişiyle birlikte öz güveni artan Sırp savunmacı, “en iyi hücum savunmadan başlar” tezini doğrulayan futboluyla dün gönüllerde taht kurdu. Sadece ilk golün hazırlayıcısı olmakla kalmadı; Caner ve Cenk Tosun ile kurduğu muazzam pas trafiğinde “Ne oynuyor?” diye sorgulanan Babel’i de gole taşıdı.
İşte ideal savunma oyuncusunun oyuna ve skora katkısı bu. Tebrikler.
Sadece Tosic mi, Caner de harikaydı. Tolgay ve Talisca da...
TAŞ GİBİ TAKIM KASIMPAŞA
Kemal Özdeş’i tebrik ederim, taş gibi dirençli bir takım yapmış Kasımpaşa’yı... Kontra- atak ve duran toplarda çok tehlikeliler. Özellikle hücuma hızlı çıkan Trezequet ve Kasımpaşa’nın golünü atan Neumayr’ın şutları bir harikaydı.

Maçın adamı: Trezeguet. Cesur, istekli, hızlı ve etkili futboluyla maça damgasın vurdu.

Oktay Derelioğlu ava giderken avlandı

Kaynak: http://m.takvim.com.tr/yazarlar/oktay_derelioglu/2017/08/19/ava-giderken-avlandi







Beşiktaş'ın Kasımpaşa'da kazanamama serisi dün de devam etti. Ben bunu şuna bağlıyorum; Beşiktaş'ın Kasımpaşa ile tekrarlanan bir maçı vardı. Kartal o maçtan sonra Kasımpaşa'daadeta lanetlendi.
Beşiktaş dün akşam maça çok iyi başladı.Babel'in golü takımın konsatrasyonunu artırdı. Orta alanda da Oğuzhan ve Tolgay pas alış verişlerini çok iyi yaptı.
Siyah-Beyazlılar eşitlik golünü kalesinde görmesine rağmen oyundan kopmadı veTalisca ile yeniden öne geçti.
İkinci yarıda Cenk'in kaçırdığı bir gol var ki eğer bu pozisyonda ağları bulsa Beşiktaş maçı çok farklı kazanabilirdi.

MARCELO'YU ARAR
Karta l dün çok rahat kazanabileceği maçta iki puan bıraktı.
Bu takım ilerleyen dönemde mutlaka daha iyi olacaktır. Uzun lig maratonunda da bu tarz puan kayıplarının telafisi olabilir. Şenol Güneşbence dün oyuna müdahale etmekte gecikti.
Quaresma her zamanki gibi takımını bir kişi eksik oynattı ve buna rağmen 75 dakika oyunda kaldı. Sonuç olarak Beşiktaş, Kasımpaşa'ya ava giderken avlandı. Şunu dabelirtmek gerekir; Beşiktaş bu sezonMarcelo'nun yokluğunu fazlasıyla arayacak gibi.

MAÇIN EN KÖTÜSÜ MURILLO
Murillo dün çok etkili değildi.

MAÇIN EN iYİSi TALISCA
Portekizli yıldız dün müthiş oynadı.



Ömer Güvenç: Babelle Quaresmayı oyunda göremedim

Kaynak: http://m.gazetevatan.com/Sampiy10/omer-guvenc-1094717-sampiy10-yazar-yazisi-kanatsiz-kartal/



GEÇEN haftaya oranla daha iyi bir performans gösteren Beşiktaş’a bu oyun 3 puan getirmedi ve çoğunlukla takıldığı Kasımpşa’ya bir kez daha takıldı. Aslında Beşiktaş maça çok tempolu başladı, çok oyuncuyla hücum etti ve golü de Babal’in ayağından buldu. Ama ben bu golde atana değil, attıran Cenk’e bakarım. Mükemmel bir asist yaptı. Cenk dün oynadığı futbolla gol atamamasına rağmen takım en çalışkanlarındandı.

BAŞKA iyi oyuncu sayabilir misin derseniz Atiba’yı hiç aratmayan Tolgay’ı ve en başta da Caner’i söylerim. Caner sadece sol bek değil, sol bekten çok sol açık gibi oynadı.

O GOLÜ TOLGA YESEYDİ

BEŞİKTAŞ’IN iki kanadında kim vardı? Biri Babel, diğeri Quaresma... Nasıllardı? Vallahi ben hiç sahada göremedim. Beşiktaş adeta kanatsız oynadı. Ki böylesine yetenekli futbolcuların daha iyi performans sergilemeleri gerekir. Bence bu iki oyuncunun daha önce çıkarılması gerekirdi.

BEŞİKTAŞ’IN yeni oyuncuları Medel, Lens ve Negredo iiçin iyi veya kötü demem mümkün değil. Zaten 10-15 dakika oynadılar. Fabri’nin yediği ilk gole diyecek bir şey yok. Golün sahibi Neumayr’ı alkışlamak lazım. Fabri’nin yediği ikinci gol için ise ‘Bu da yenir mi’ demem gerekiyor. Ve aklıma şu da geliyor. Böyle bir golü Tolga yese ne olurdu?..

Yemen Ekşioğlu: bu transferler niye yapıldı

Kaynak: http://www.fanatik.com.tr/yazarlar/yemen-eksioglu/bu-transferler-neden-yapildi/1313956



İki gün önce yapılan yönetim kurulu toplantısında Fikret Orman, takım arkadaşlarına, “Kişisel egolarınızı bir kenara bırakıp, Beşiktaş için çalışmalıyız” dedi. Aslında ne kadar da doğru söyledi. Zaten 6 ayda bir yapılan toplantıda 3-4 kişi ile kulübü yöneten Fikret Orman’ın bu davranışını ibretle seyretmekteyiz. Aslında buradaki olumsuzluklar takımı da etkilemekte. Negredo, Lens ve Medel; Yönetimin zorluklarla transfer ettiği oyuncular. 3’ü de kulübede. Toplam 20 milyon Euro civarında. Bir taraftan da Trezeguet’ye bakıyorsun 300 bin Euro kiralık ve üstelik 22 yaşında. Bu transferleri belli ki Şenol Güneş istememiş. Ancak Güneş şunu bilmeli; Bu sıra çok konuşulan Volkan Şen’i de hiç aklından geçirmesin. Babel’in erken golü aslında Tosic’e yazılmalı. Hem kesicilik olarak hem de ara pası olarak oyunu çok iyi takip etti.

Kurulan kadro hoşuma gitti

Negredo, Lens ve Medel’in takıma gelişi 20 günü geçiyor. Bunların şimdiye kadar hazırlanması lazımdı. Aslında takım çok arzulu başlamıştı. Yalnız görünen bir şey varki, Beşiktaş daha tam takım oyununu gerçekleştirememiş. Bireysel yetenekler ile bir yere varmaya çalışıyorlar. Kasımpaşa’da Trezeguet, Neumayr ve haftalardır kadroda olmayan Adem Büyük takıma bir hareketlilik getirmiş. Geçen haftaki Alanya galibiyetini ne kadar hak ettiklerini yine oynadıkları oyunla gösterdiler. Bu kadar imkansızlıkta kurdukları kadro çok hoşuma gitti.

Takım oyunu daha önemli

Beşiktaş ise kişisel becerilerini ön plana çıkartarak oynamaya çalıştılar ancak bilmeliler ki takım oyunu her zaman daha önemlidir. Şenol Güneş’le, Fikret Orman’ın birbirlerine sıcak baktığı tek konu transfer alacakları. Ancak şu anda Beşiktaş’ın da Şenol Güneş’e en çok ihtiyaçları oldukları dönem. Şenol Güneş’in kafasının başka bir yerde değil biraz da takımda olması lazım.

Metin Tekin 2-1 le yetinmek

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/yazarlar/spor/tekin/2017/08/19/2-1le-yetinmek




Mantıklı bir yorum olmasa da Kasımpaşa’nın Beşiktaş’a ters geldiğini yine gördük
Beşiktaş'ta Şenol Güneş'in oyuncu devamlılığı sürüyor... Bunu normal karşılayabilirsiniz. Lens gibi Medel gibi Negredo gibi oyuncular kenarda ve geçen senenin kadrosuna Pepe takviyesi var. Esasında Beşiktaş, oyun başlangıcı olarak iyiydi. Golü erken buldu. Skor eşitlense de yeniden öne geçmeyi bildi ama sonuç tehditkardı... Skor bir farkta kaldığı sürece rakibi hep oyunun içinde tutarsınız. Kasımpaşa maçında da aynen böyle oldu. İkinci yarı topa sahip olan Beşiktaş vardı ama rakip de bastırıyordu. Bu sorun yaratmıyor gibi göründü ancak sahanın en çok isteyen ve isyan eden oyuncusu Trezeguet ile Kasımpaşa 2-2'lik skoru yakaladı. Oyunu değiştirme mantığında olan Güneş, Lens ve Medel'le oyunu değil pozisyonu değiştirebildi. Oğuzhan'ın oyun liderliğinin olduğu bir maçtı o ana kadar karşılaşma. 2-2'den sonraki isyanı fazla değildi Beşiktaş'ın. Belki ligin başı oluşu, bu refleksi yaratmadı. Negredo'yu son bölümde Cenk'le kullanmayı denedi ama istediği sonucu alamadı.
Bireysel performanslara baktığımızda uzak vuruşlardan gelen iki gol dışında savunmanın zaafiyet göstermediğini ve orta sahanın da görevini yaptığını söyleyebiliriz. Ön bölge oyuncuları çok da efektif değildi. Beşiktaş 2-1'lik skorun yeteceğini düşündü ama tek farklı sonuç her zaman oyun ne olursa olsun tehlikelidir.
Oyun olarak Beşiktaş'ı çok da eleştirmeye gerek yok. Bir Negrodo, bir Medel'i belki zaman zaman daha geniş zamanlarda kullanılacak Lens'i takımda görmek farklılıklar yaratabilir. Bunu zorluk derecesi yüksek maçlarda belki de Şampiyonlar Ligi'nde daha net göreceğiz.
Oğuzhan'ı da Tolgay'ı da beğendiğimi söylemeliyim. Babel'in de etkili oyunu, Beşiktaş'ın öne çıkanlarıydı. Tabii ki iki uzak vuruşta kaleci Fabri'nin yeterli reaksiyonu gösteremediğini gördük. Futbolda çok mantıklı bir yorum olmasa da hakikaten Kasımpaşa'nın Beşiktaş'a ters geldiğini bu sezon başlangıcında bir kez daha gördük.

Güntekin Onay: fazla rahatlık baş yardı


Kaynak: http://m.gazetevatan.com/Sampiy10/guntekin-onay-1094715-sampiy10-yazar-yazisi-fazla-rahatlik-bas-yardi/



BEŞİKTAŞ maça iyi başladı. Tosic-Cenk-Babel işbirliği ile de golü buldu. Siyah-beyazlı takımın kadrosu tartışmasız çok kaliteli. Öyle ki sahadaki 11’in dışında kalan isimler tüm dünyaca tanınan Negredo, Medel, Adriano ve Lens… Bu isimlere ek olarak milli takımın sağ beki Gökhan Gönül ve Atiba da sakat.

ÇOK kaliteli bir kadro ve bunu bilerek müthiş bir özgüvenle oynuyorlar. Maç boyunca da dominant bir futbol ortaya koydular. Ancak zaman zaman özellikle de kendi yarı sahalarında 2. topları almakta sorun yaşadılar. Bir diğer sorun da bu kadar hakim ve güçlü bir oyun oynadıkları maçta atak sonuçlandırmakta tatmin edicilikten uzak kalmalarıydı.

PERFORMANS bakımından irdelersek Babel ve Tosiç mükemmele yakın bir oyun ortaya koydu. Cenk yine çok çalışkandı. Tolgay görevinin hakkını verdi. Caner ile Beck istekli ve konsantreydi. Talisca zaman zaman yaptığı klas işleri devamlılığa dönüştüremedi. Özellikle de 2. yarı kayboldu. Quaresma da bu karşılaşmada kalitesinin çok altındaydı ve etkisizdi. Kabul etmek gerekir ki Beşiktaş bu kalitesinin ve oyunun gerisinde pozisyon üretti.

FABRI BENCE İYİ DEĞİL

Ancak herkesin beğendiği kaleci Fabri konusunda ben çoğunlukla aynı fikirde değilim.Sadece karşı karşıya pozisyonlarda iyi. Dün hiç organize atak yapmayan bir Kasımpaşa karşısında ceza sahası dışından 2 gol yedi. Süper Kupa maçında Konya’lı Traore’den yedikleriyle birlikte bu bölgelerden yediği gol sayısı 11 ve bu alanda ligin en çok gol yiyen kalecisi.

ŞENOL Güneş’in Atiba’nın yokluğunda orta sahada Medel’i tercih etmemesi ise anlaşılır gibi değildi.

KASIMPAŞALI Trezeguet çok etkili oynadı ancak uzun lafın kısası Beşiktaş hiç pozisyon vermeden disiplinli oynayan Kasımpaşa’dan 2 gol yiyerek beklenmedik bir puan kaybı yaşadı



Ali Ece yeteri kadar iyi değil


KASIMPAŞA, Trezeguet farkıyla ilk 5 dakikada 5 gol girişiminde bulundu.


Ancak Beşiktaş’ın 2 yıldır şampiyon olan kurulu düzeni, Tosic-Cenk-Babel pas üçgeninde golü getirdi. Sol stoper Tosic top Beşiktaş’tayken sol bek-sol iç sentezi asistin asistini o esnada sol açık koşusu yapan santrfor Cenk’e yaptı.

Sol açık Babel ise soldan gelişen pozisyonda santrfor-sağ açık arası bir yerden koşu yapıp boş kaleye golü attı. İlk yarı sonu Beşiktaş, deplasmanda yüzde 66’lık bir oranda topa sahipti. Bu topa sadece topa sahip olmak için değil de tempolu hücum yapmak ve hücum sürekliliği oluşturmak için sahip olmak daha iyi sonuç verebilirdi. Pasın kısa ya da uzun olması çok da önemli değil. Değerli olan pas iseCaner’in Talisca’ya yaptığı asisttekiydi. O topa “orta” dersek, hakkını vermemiş oluruz.

EFEKTİF OLAMADI

Caner’in asisti, bir ortanın ötesinde havadan verilebilecek en isabetli pas örneklerindendi.Talisca da bazen sol ayağı kadar iyi kullandığı kafasını ‘falsolu ayak içi plase’ titizliğinde çok akıllıca kullandı.

Beşiktaş’ın sorunu Talisca’nın golündeki kanat organizasyonlarını maçın kalanında yarı kalitede bile efektif yapamamasıydı. Ezbere çok orta yapıldı. Quaresma sezona geçen yılki kadar formda başlamadı. Ancak asıl formsuzluğu sorun olan Fabri’ydi. İlk golde belki Neumayr, Neymar gibi vurdu ama ikinci golde Trezeguet, Fabri’nin yaptığı büyük pozisyon hatasından faydalandı.

MAÇIN ADAMI: TREZEGUET

HEM yetenekli hem de hırslı bir oyuncu. 3-4 yıl önce Aatif’ın Süper Lig’de fark yaratan oyun zekasını daha da hızlı sergiledi. Golde Fabri’yi faka bastırdı.

Rıdvan Dilmen Beşiktaş hazır değil


Henüz Şampiyonlar Ligi maçları başlamadığı içinrotasyon kaçınılmaz. Beşiktaş hala hazır değil

Geçen hafta 2-0'lık Antalyaspor maçından sonra Beşiktaş'la ilgili bekleyen ciddi tehlikeleri saymıştım. En başta iki şampiyonluk sonrası ve kısa sezon arası sonrası ortaya çıkacak olası mental ve fiziksel yorgunluk...
'Rotasyona girmeli Şenol hoca' demiştim. Henüz Şampiyonlar Ligi grup maçları başlamadığı için hoca bu rotasyona başlamadı ama bu bence kaçınılmaz. Beşiktaş henüz hazır değil. Ne mental anlamda, ne fizik anlamda...

Beck sürekli düşüşte
Geçen sezon dolu dolu ve dar alanda oynayan Beşiktaş, geçen yıllara göre hatların arası çok daha açık kalıyor. Talisca'nın pozisyonu da kırmızı istiyor gibi gözüküyor.
10 kişi kalacak Beşiktaş ve golü de atamayacak. Bu maçın kader anlarından biriydi.
Beşiktaş klasik düzeniyle oynadı aslında. Ancak şunu söyleyeyim, Beck geçen yıldan beri sürekli düşüş halinde. Kötü değil, çok kötüydü.
Caner hücumda etkili ama savunmada problem yaşıyor. Tosic'le Pepe henüz uyum sağlayamadılar.
Pepe'nin beklediğimiz topla çıkışlarını görmedik. Tolgay-Oğuzhan henüz tam formda değiller.
Talisca topla çok iyi ama gölge gibi dahi savunma yapmıyor, 10 kişi bırakıyor.
Cenk bildiğimiz gibi, "Bu Cenk oynar mı?" derken vurur, çatala atar.
Aklımda Negredo var, niye hazır olmadığını merak ediyorum.
Yakında "Türkiye'de çok sert ve yakın oynanıyor" demeci gelir.
İspanya'da biraz daha laylaylom oynanır bu açıdan. Lens bu takımda zor 11 oyuncusu olur.

Quaresma az gol atıyor
Quaresma bekiyle oynarken zaman da kazanıyor ve Babel o ara içeri giriyor. Lens alır almaz muz orta kesiyor ama Babel daha gelmemiş oluyor içeri, Cenk de yerleşemediği için orta iyi bile olsa boşa gidiyor.
Quaresma gibi büyük bir yetenek nasıl bu kadar az gol atıyor, inanılmaz.
Tek golünü penaltıdan atmış geçen sezon. Zaten öyle olmasa büyük fırsatları Barcelona'da, İnter'de tepti.

ÇOK CAN YAKARLAR
Geçen yıllarda da iyilerdi ama ben bu Kasımpaşa'yı gerçekten çok beğendim. Bu Kasımpaşa herkesi her yerde yenebilir. Geçen hafta Alanya'yı 3-1 yenmeleri tesadüf değil. Kemal Özdeş'i çok beğeniyorum, onu söyleyeyim. Yabancıları da iyi çıkmış. Çok enteresan oyuncular var. Murillo da, Trezeguet ikisi de çok iyi kanat oyuncuları... Trezeguet hem süratli, hem de hızlanarak süratini de artırıyor. 94'lü olmasına rağmen tecrübeli bir oyuncu. Neumayr de iyi. Bayağı kabuk değişikliğine gitti. 3-4 oyuncu hariç yenilenmiş bir takım. Çok can yakarlar bu sezon.

Uğur Meleke: Fabri düşüşte ama kredisi var


2. golde top köşeye gitmemesine rağmen Fabri yetişemeyerek ödedi faturayı.


Ama düşüşteki hali bile Tolga’nın önünde... Kredisi var. Ayrıca 2 haftada Pepe, Tosic, Caner, hepsi skora direkt katkı yaptı. Beşiktaş’ın savunmacılarını bağlasan durmuyorlar! Hep gol yiyecekler, hep fazlasını atmaya çalışacaklar.

18 Ağustos 2017 Cuma

Uefa Kulüpler sıralaması güncel liste

1Real Madrid CFReal Madrid CFESP39.60033.04237.78537.0284.414151.871
2Club Atlético de MadridClub Atlético de MadridESP37.60026.04232.78533.0284.414133.871
3FC BarcelonaFC BarcelonaESP28.60038.04230.78527.0284.414128.871
4FC Bayern MünchenFC Bayern MünchenGER29.94231.17132.28524.9144.371122.685
5JuventusJuventusITA25.83332.80020.30035.8504.366119.149
6Sevilla FCSevilla FCESP26.60032.04227.78523.0280.414109.871
7Paris Saint-GermainParis Saint-GermainFRA26.70023.18326.21622.8834.383103.366
8Borussia DortmundBorussia DortmundGER24.94221.17120.28524.9144.37195.685
9Manchester City FCManchester City FCENG22.35717.71428.85020.9854.54294.449
10SL BenficaSL BenficaPOR30.9839.81624.10018.6164.38387.899
11Arsenal FCArsenal FCENG21.35722.71417.85021.9850.54284.449
12FC PortoFC PortoPOR17.98326.81613.10018.6164.38380.899
13Chelsea FCChelsea FCENG28.35723.71420.8502.9854.54280.449
14SSC NapoliSSC NapoliITA18.83325.80015.30019.8500.36680.149
15Bayer 04 LeverkusenBayer 04 LeverkusenGER18.94221.17117.28520.9140.37178.685
16Manchester United FCManchester United FCENG26.3572.71415.85028.9854.54278.449
17FC Schalke 04FC Schalke 04GER18.94220.17114.28520.9140.37174.685
18FC Shakhtar DonetskFC Shakhtar DonetskUKR12.56619.00021.96015.1004.28072.906
19FC ZenitFC ZenitRUS18.08318.93321.30013.8400.40072.556
20ACF FiorentinaACF FiorentinaITA17.83323.80010.30013.8500.36666.149
21AS Monaco FCAS Monaco FCFRA1.70023.1837.21627.8834.38364.366
22Tottenham Hotspur FCTottenham Hotspur FCENG18.35711.71414.85012.9854.54262.449
23Villarreal CFVillarreal CFESP4.60016.04227.78513.0280.41461.871
24FC Basel 1893FC Basel 1893SUI20.44016.38013.0606.8604.26061.000
25AFC AjaxAFC AjaxNED11.18315.2167.15023.8200.34057.709
26FC Dynamo KyivFC Dynamo KyivUKR9.56618.00019.9609.1000.28056.906
27AS RomaAS RomaITA2.83315.80016.30015.8504.36655.149
28Olympique LyonnaisOlympique LyonnaisFRA16.7003.6839.21624.8830.38354.866
29Olympiacos FCOlympiacos FCGRE19.22012.24011.08011.1600.32054.020
30Athletic ClubAthletic ClubESP4.60014.04221.78513.0280.41453.871
31Valencia CFValencia CFESP26.6004.04218.7854.0280.41453.871
32RSC AnderlechtRSC AnderlechtBEL6.28011.92012.48018.5004.22053.400
33VfL WolfsburgVfL WolfsburgGER2.94219.17127.2852.9140.37152.685
34Beşiktaş JKBeşiktaş JKTUR1.34012.2008.32021.9404.30048.100
35Liverpool FCLiverpool FCENG3.35712.71424.8502.9850.54244.449
36PSV EindhovenPSV EindhovenNED6.1837.21619.1507.8201.34041.709
37VfL Borussia MönchengladbachVfL Borussia MönchengladbachGER2.94212.17111.28514.9140.37141.685
38FC Dnipro DnipropetrovskFC Dnipro DnipropetrovskUKR11.56621.0006.9601.1000.28040.906
39FC SalzburgFC SalzburgAUT18.56011.8252.2606.4750.52539.645
40AC Sparta PrahaAC Sparta PrahaCZE2.1007.77518.46010.1001.18039.615
41RC Celta de VigoRC Celta de VigoESP4.6004.0424.78523.0280.41436.871
42PFC CSKA MoskvaPFC CSKA MoskvaRUS8.0839.9339.3008.8400.40036.556
43SS LazioSS LazioITA12.8333.80016.3002.8500.36636.149
44Galatasaray AŞGalatasaray AŞTUR16.3406.20010.3201.9400.80035.600
45Club BruggeClub BruggeBEL2.28020.9205.4806.5000.22035.400
46Leicester City FCLeicester City FCENG3.3572.7142.85024.9850.54234.449
47KAA GentKAA GentBEL1.2801.92017.48012.5001.22034.400
48KRC GenkKRC GenkBEL12.2801.9201.48018.5000.22034.400
49AS Saint-ÉtienneAS Saint-ÉtienneFRA3.2007.18311.21611.8830.38333.866
50PFC Ludogorets 1945PFC Ludogorets 1945BUL15.1257.8501.2008.8500.37533.400

About