28 Mayıs 2015 Perşembe

Bilic'in Hırvat medyasına verdiği röportaj


Eurosport Türkiye 

Hırvat basınına röportaj veren Slaven Bilic, ilk olarak sezon boyunca yaşadıkları stat sıkıntısına değinerek, "Gençlerbirliği Başkanı (İlhan Cavcav) bile bize kendi statlarında oynamamızı tekif etti ancak kabul etmedik" diye görüş bildirdi.

Türkiye'deki '3 büyük' imajının yanlış olduğuna dikkati çeken Hırvat teknik adam, "Türkiye'de sadece üç kulüp var gibi genel bir yanlış imaj var. Herkes herkesi yenebilecek oyunculara sahip. Avrupa maçlarının ardından yüzde 80'lik eforla maçlarınızı kazanacağınıza güvenemezsiniz" dedi.

Club Brügge ile yapılan maça değinen Bilic, "Sadece; Brugge'ün ne kadar iyi, güçlü ve tecrübeli bir takım olduğunu anlatmak için ne kadar enerji harcadım. Sonunda acı bir düşüş yaşadık" ifadelerini kullandı.

Galatasaray'ın Hollandalı yıldızı Wesley Sneijder hakkında da konuşan Bilic, "Sneijder,Fenerbahçe'ye goller ve bize gol attı. Şutu attığını gördüğümde hedefi bulmamasını istedim. Tabii ki içeri girdi, tıpkı daha önce birçok kez olduğu gibi. Galatasaray'ın yedek kulübesinde, geçen sezon Napoli'de forma giyen Dzemaili ve Pandev var, bizim için en iyi oyuncu ise sadece Avrupa ve dünya futbolunun yakından takip edenlerin tanıdığı Kanadalı Atiba" diye konuştu.

"Nasıl üçüncü bitirmeyecektik?" 
Galatasaray'ın, derbi öncesinde yaptığı 5 maçtan 4'ünü 1-0 ve birini de 2-0 kazandığının altını çizen Bilic, "Bizim rakiplerimize karşı girdiğimizden daha az pozisyona girdiler ve bize göre daha çok problem yaşadılar fakat onların Fernando Muslera'sı var. Biz ise 3. kalecimizle savunduk. İyi bir kaleci fakat 3. kaleci. Nasıl üçüncü bitirmeyecektik? Bazı maçları çözecek kaliteyi aradık. Demba Ba'nın yetenekleri,Gökhan Töre'den gelecek ilhamla yaşadık" dedi.

Fenerbahçe hakkında da konuşan Slaven Bilic, "Kuyt, hücum hattındaki üç pozisyonda da oynayabiliyor ve Dünya Kuypası'nda da gördüğünüz üzere ihtiyaç halinde savunmada da oynuyor. ValenciaMehmet Topal'ın eve dönmesine zar zor razı oldu. Emre; Inter'e, Newcastle'a, Atletico'ya gitti. Diego onlarda yedekti, bizde kilit bir oyuncu olurdu" diye görüş bildirdi.

Gaziantepspor maçında yaşananlara da değinen Bilic, "Ba'nın Ronaldo gibi ceza sahası içinde kendisini yere atmayacağını açıklamıştım. Tam şut çekeceği sırada, tüm Türkiye penaltı kararı bekledi ancak kimse bir şey çalmadı, 1-0 öndeydik fakat maçın gitmesine neden oldu" dedi.

Slaven Bilic, "Sonuçta unutulmaz iki yıllık muhteşem bir tecrübe yaşadım. Beşiktaş'a iyi şanslar diliyorum" diyerek sözlerine nokta koydu.

Radikal


Sezon burada bitmeliydi

27 Mayıs 2015 Çarşamba

HOŞÇA-KAL İKİ GÖZÜM!


“diğerlerini bilmiyorum ama Beşiktaş sermayesi insan olan bir takım” diyen Cemal Süreya anlar seni Biliç Efendi, Fikret Ormanlar Nur Çebiler Demirörenler anlamaz be kardeşim, onlar paraya bakar başarıya bakar ama dönüp kendilerine bakmazlar.

Biz bu ligde oyuncusunu yanağından öpen adamlarla büyümedik Biliç Efendi. Biz saha kenarında ağzından salya savrulan, oyuncularını tekme tokat döven ve yılda bilmem kaç milyon dolarlar alıp çaka satan adamlar büyüdük.

Biz bu ligde “ben oyuncularıma kazanma ve kaybetme yetisini öğretmeye çalışıyorum, futbolu herkes öğretir” diyen adamlar görmedik Biliç efendi. Biz “vur kır parçala ama ne olursa olsun bu maçı al diyen” adamlarla büyüdük.

Biz saha kenarında rakip takım oyuncusuna şaka yapan adamlarla değil rakip takım oyuncusuna ana avrat küfür eden adamlarla büyüdük. Sen kimsin her maç sonunda rakip takımın oyuncularına tek tek sarılıp başarı diliyorsun, bize insanlığı sen mi öğreteceksin Biliç Efendi?

Biz bu hayatta senin gibi çok adam tanımadık Biliç Efendi, sen daha “ben sosyalistim” dediğinde kaybettin, bu ülke de hiçbir şeyden korkulmaz sosyalistlerden korkulduğu kadar. Çünkü onlar eşitlikçidir, paylaşımcıdır, doğayı insanı severler, haksızın karşısındadırlar. Sen kimsin ki bu ülke de ben sosyalist bir takım yaratmak istiyorum diyorsun. Bak ilk fırsatta kapı önüne konursun.

Oysa Cem evindeki cenaze yerine Rabia işareti yapıp aynı anda daiş çetelerine destek verdiğini açıklasaydın ya da saha kenarında rakip oyuncularla şakalaşmak yerine suratlarına bakıp “fuck of” deseydin yıllarca bu ligde kalırdın.

Sen ruhunla bütünleşen bu takım yerine stadını bile devletin yaptığı bir takımın başına geçseydin uzun yıllar bu ligde kalırdın Bilic Efendi. Ne demek futbolcularıma insan olmayı öğretiyorum, sen kimsin ki sokaklarında her gün açlıktan yoksulluktan ya da polis kurşunuyla ölen insanların olduğu bu ülkeye sosyalizm öğreteceksin. Sen kimsin ki SOMA katliamından sonra “işte bakın sizin aldığınız paraları belki de ömür boyu göremeyecekler” deyip oyuncularına yoksulluğu öğretmeye çalışıyorsun ya da gösteriyorsun.

Sonucu önceden belli olan ve kuklalar tarafından yönetilen bu sahte ligde canlı yayına çıkıp “emeğin en yüce değer “olduğunu anlatırken, “umudumuzu bizden söküp alamazlar” diyorsun, pes doğrusu! Sana mı kalmış LİG TV'nin canlı yayının da “comon gıve me a break” demek.  

Sen kaşındın Bilic Efendi, sen misin “bizim taraftarımız zaten dünyaca ünlü politik tavırlar sergiliyor ve ben onları destekliyorum” diyen. Al işte şimdi gelip kurtarsın seni cArşı.
Daha hazırlık maçında yedek kulübesinde yaktığın sigaranın dumanı gökyüzüne yükselmeden orada kaybettin sen, doğallığından kaybettin sosyalist olmandan kaybettin Che fotoğraflı tişörtünün bazılarını rahatsız etmesinden kaybettin.

Rakip takımın malzemecisinin bile zor girdiği Nev-i zade sokaklarından içtiğin rakıdan belliydi gönderileceğin, insanlığından kaybettin be abicim.

Peki sen kaybedince biz kazandık mı?
Ben 27 senedir Beşiktaşlıyım ve biz asla kazanmadık be abicim, hep doğru olanı yaptığımız için biz hiç kazanmadık.

Biz senin gibi bir adamı kaybettik, ne demek 4 dil bilen teknik direktör, bize “wat ken ay du samtamys” diyen adamlar ve milliyetçiyim deyip sadece ayda 200 bin lira maaş alıp milli takım çalıştıran adamlar yeter de artar bile.

Biz senin gibi bir kişiliği kaybettik, maç sonlarında oyuncularımla gurur duyuyorum deyişini kaybettik be iki gözüm.

Ruhumuza oturan sözlerini entelektüel bakışını kaybettik,

Azla yetinmenin ne demek olduğunu her şeyin para olmadığını öğreten oyun sistemini kaybettik,
Babacan tavırlarını kaybettik,

Liverpoolu dize getirdikten sonra bile beni değil oyuncularımı taraftarı tebrik edin diyen tatlı diilini kaybettik.

Sen bu lige bir beden zaten büyüktün, ne diyelim ki Sır Bilic, sen kal biz gidelim yada diğer  direktörler gitsin sen kal be abi…belki futbolu az biliyordun ama insanlığını kaybettik be abi...

Yakışıklılığını karizmanı kaybettik, gitme be iki gözüm yada bizi de götür.

Ercan Nogay Alper
iletişim:
ercannogayalper@gmail.com
@ercanalper1903



25 Mayıs 2015 Pazartesi

HAYDİ KALK AYAĞA YÜRÜ GÜNEŞE…

Kalemin ele küstüğü günlere geldik. Yürekte öfke kalpte burukluk,  bizim hayatımız böyle işte. Herkese küsülür Beşiktaş'a küsülmez, herkese kızılır Beşiktaş'a kızılmaz. Öfke duy bağır çağır hatta git denize karşı söv de ki; “ne kadar Beşiktaş düşmanı varsa statta ki vinçlere gelsin de, çocuğu olmasın de, bindiği otobüs bozulsun de” ama asla küfür etme.

Futbolcuların arabalarına saldırmak takıma küfretmek bizim kültürümüzde yok, biz zaten  biliyorduk Beşiktaş adamı kanser eder, etti de ama gidip arabaya saldırmak adamlara ana avrat sövmek renkli takım taraftarının işi. Hepimiz kızgınız ama bize yakışmaz. 

Beşiktaş'a küsülmez, bir bakarsın gider Barcelona’ya 3 atar, sonra gider Bolubelediyespor’dan dört yer, niye yer çünkü öncesinde hakemi satın almaz, karşı takımın en iyi topçusuna transfer teklif etmez, mini cuper göndermez. Konsantre olamamıştır yorgundur, o kale küçülür o top o kaleye girmez bu böyle sürüp gider ve Beşiktaş elenir yada kaybeder, ama asla çirkefe yatmaz yenilse bile gider kartı iptal eder penaltıyı dışarı atar kornerse korner taçsa taç der.

Renkliler gibi penaltı olmadığı halde penaltı demez, yüzü kızarır utanır, çünkü bilir ki “hakkınla oyna şerefinle kazan” sloganın hayaleti etrafında dolaşır. Yenilse bile sırf mücadelesi için milyonlarca taraftarı arkasındadır. O bilir ki onun taraftarı mücadelesine formasının ıslaklığına bakar, küfrüne tekmesine tükürmesine prim vermez.

La oğlum Beşiktaş'a küsülür mü? Sevgiliye küsülür niye çünkü bütün sevgililer bir gün gider, Beşiktaş gitmez.
La oğlum Beşiktaş'a küsülür mü? Arkadaşa küsülür niye çünkü bazı arkadaşlar çıkarı bitince gider, Beşiktaş gitmez, o hep ordadır tertemiz çıkarsız.
La oğlum Beşiktaş'a küsülür mü? Dünyaya küsülür niye çünkü yuvarlaktır, Beşiktaş düzdür temizdir aktır paktır şandır şereftir.
Beşiktaş şampiyon olmadı diye takıma küfür edilmez, üstünde Beşiktaş forması vardır. Sitem edilir niye böyle yapıyorsun denir ama asla küfür edilmez.

Sabır biter eller terler nefes alınmaz sokağa çıksanız renklilerden çalıntı marşlarından mideniz bulanır deli olunur ama asla bir küfür cümlesi içinde Beşiktaş geçmez geçemez 112 yıllık çınara bu yapılmaz.
Yöneticiler de gider topçular da ama Beşiktaş asla gitmez… ona sövülmez, kanser etti denir deli etti denir ama o güzeldir, iyi olandır, heyecan olandır, yürek burkan aynı zamanda GURURLANDIRANDIR.

İyi oynasak ne kötü oynasak ne, bizi kimse şampiyon yapmaz, sadece bu sene hakem hataları ile giden puan 18 yani şuana kadar ilan edeceğimiz şampiyonluk için yeter de artan bir puan. Renklilerin bu kadar vergi borcu varken bizi yapmazlar, stadını devlet yapar borcunu siler oyuncusunu alır saraya çağırır öper koklar, onlar öyle gelen şampiyonlukla mutlu olur.

OlsunLAR, biz de   Atınçı kazandık, bakın  taş gibi kalecimiz oldu, alt yapıdan seneye en kötü bir iki kişi gelir stat biter elbet güzel günler bize de gelir, asla pes etme asla pes etmek olmaz.

Haydi, şimdi daha yüksek sesle… EVET SEN DE GÜZEL ABLACIM YAKIŞIKLI KARDEŞİM ABİM ABLAM HADİ HADİ DAHA YÜKSEK SESLE

HAYDİ KALK AYAĞA YÜRÜ GÜNEŞE…

Beşiktaş bu ülkenin mağrur güzel ama yetim çocuğudur…

Ercan Nogay Alper
İletişim:
@ercanalper1903



13 Mayıs 2015 Çarşamba

Beşiktaş Man United Taraftar budur

Sen “SOMAYI” bilirsin Beşiktaşlı



Bizi renklerimizden utandıranlar, insanlıktan çıkanlar, yer altında havasız kalanlar yer üstünde nefessiz bırakılanlar. Yumruklananlar, danışmanlar tarafından tekmelenenler, ölüm bu işin fıtratında var diyenler, iki gün aynı gömleği giydim deyip kir deryası içinde boğularak ölenleri hiçe sayanlar…

“Oğlum yüzme bilmez” diyen anneyi unutma Beşiktaşlı.
Ey Beşiktaşlı sen vicdanı olansın, konuyu biliyorsun.

Bizi nefes almaktan mahrum bırakanlar, insan olduğumuz için yüzümüzü kızartanlar. Yaşam odaları pahalı deyip meclisten geçirmeyenler, bütün patronlara dost işçilere düşman olanlar, ölümü olağan görenler.
“çizmem kirli sedye kirlenmesin” diyen işçiyi unutma Beşiktaşlı.

Biz bu yola kefenimizle çıktık deyip, kendinden önce 3000 polis bir o kadar jandarma koruma ordusu içerisinde kibirli elbiseleri ile işçileri insanlığı hor görenler, gözlerinden öfke okunanlar, bize millet görev verdi deyip, aslında milleti bahane edip kamyon kamyon rant götürenler…

“babasının mezarı başında güneşten yüzü kavuran çocuğu göz yaşlarını ” unutma Beşiktaşlı.
Ey Beşiktaşlı sen nefes alan her şeye saygısı olansın, konuyu biliyorsun.

Aylık 800 lira iyi para deyip deniz fenerini soyanlar, doymak nedir bilmeyenler, kaybettiği kaskın parasını işçisinden kesenler, mesaiden gider diye yer altında öğlen yemeğine maruz bırakılan işçiler, halkın karşısına geçip pişmiş kelle gibi sırıtanlar…

“beni bırakın Bilal’i alın” diyen maden işçisini unutma Beşiktaşlı.

Duble duble yollar yaptık diyenler, 301? tane mezarı yan yana duble kazdıranlar, soğuk hava depolarında ölülere bile saygısı olmayanlar, ölüsünü bile alamayanlar, dirisini dövenler tutuklayanlar, kamyon kamyon taput taşıyanlar...

“babasının mezarına takdir namesini götüren Beşiktaş atkılı çocuğu” unutma Beşiktaşlı.

Doktordan önce çevik kuvvet gönderenler, kameraları kapattıranlar, bilmem kaç bin liralık takım elbiseleri ile gelip kirli ellerle tokalaşmayanlar, kendini kurtarabilecekken madene arkadaşına koşanlar, miilet isyan etmesin diye ölü sayısını bile düzgün açıklamayanlar, biz onlara para vereceğiz, deyip sevgiyi ve insanlığı para ile alabileceğini düşünenler…

“göçükten çıkanları beklerken tırnaklarını yiyen akrabaları” unutma Beşiktaşlı
Ey Beşiktaşlı sen sabır nedir iyi bilirsin, konuyu biliyorsun.

İstifa bile etmek aklına gelmeyenler, gözümüzün içine baka baka yalan söyleyenler, sürekli sabır dileyen ama asla hesap sormayanlar, her şeyi birilerine yıkmaktan geri durmayıp asla sorumlu hissetmeyenler, günlük 30 lira için 12 saat çalışıp eş çoluk çocuk yüzü görmeyenler, görmeden can verenler, görüp de tutuklananlar, tutuklanıp özgürlükleri çalınanlar.

“o gün işe gitmediği için ölmeyen ama artık arkadaşsız yaşayacak olan işçiyi” unutma Beşiktaşlı.
Ey Beşiktaşlı sen yalnızlık nedir 112 senedir iyi bilirsin, konuyu da biliyorsun.

Konuyu siz de biliyorsunuz “gsli fbli Demirsporlu, hopasporlu  ve diğerleri hepiniz”.
Yerde yatan işçiye atılan o son tekmeyi karnında hissetmiyorsan, insanlığını sorgula benim vicdansız kardeşim…

Toprak altında yatanları
Üstünde perişan olanları
Bilerek ölüme yollananları
Saraylarda yaşayıp günlük 30 lirayı iyi görenleri
Ayakkabısız okula gidenleri
Yardıma gidenleri terörist ilan edenleri
Yardımları bankalara peşkeş çekenleri
Gözü yaşlı anaları
Çaresiz mezar bekleyen babaları
Bir daha boynunun altına girip babasıyla uyuyamayacak çocukları
Ömür boyu yalnız kalacak ve çocuklarıyla ortada kalan eş’leri
Sürekli ölümü meşru görenleri, halkı öldürmeyi adet edinenleri
Milletvekili maaşlarına zam yapıp asgari ücret böyle iyidir diyenleri
Madenler de ölüme terk edilen herkesi
Herşeyi
Roboskiyi
Reyhanlıyı
Geziyi
Her gün sokakta ekmek toplayan çöp karıştıranları…
Unutma kardeşim, unutma ki bir daha olmasın…
Hele sen hiç unutma Beşiktaşlı…

Ercan Nogay Alper
İletişim:
ercannogayalper@gmail.com

@ercanalper1903

Soma

SOMA FACİASI
SOMA DAVASI
ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
ADALETSİZLİK KOL GEZİYOR
SOMA FACİASI VİDEOLARI


 

10 Mayıs 2015 Pazar

İşte Kartal Yuvası Organizasyonumuzdan Fotoğraflar

twitter hesaplarımızdan RT ettiğimiz değerli Beşiktaşlı 1400 kardesimizden bazılarını sizinle paylaştık.
Teşekkürler Beşiktaş Ailesi.


6 Mayıs 2015 Çarşamba

Beşiktaş Şampiyon olursa ne olur?


Bir kere yakarız bu gezegeni,

Adalet yerini bulur,
Yaratılmaya çalışılan “iki büyük” çalışması son bulmuş olur.
Anadolu kulüplerine örnek olmuş olur.

Az bütçeyle neler yapılabileceğinin en büyük kanıtı olur.
Statsız sahasız Kartalın ligin en az beş senesine ambargo koyacağının kanıtı olur.

Pektemek ve Sivok’tan akan kanlar anlam bulur.

Sokak Çocukları sevinir.
Sokak Hayvanları sevinir.

Haksız penaltılar haksız kırmızı kartlar hakem satın almalar son bulur, 

Yirmi numaralı gibi saha da köpek taklidi yapanlar gibi “yaratıklar” kaybeder. Dua eden, zafer işareti yapan, arkadaşını öpüp sarılan adamlar kazanır.

Soyunma odalarında adam dövenler değil Bilic gibi entelektüel adamlar kazanır.

Hakemler değil futbol kazanır.

Tüpçüler değil, Azizler Aysallar değil, Sebalar, Özhan Canaydınlar, kazanır.

Beşiktaş şampiyon olursa alınteri kazanır, emek anlam bulur.
Beşiktaş şampiyon olursa, yaratılmak istenen düzen bozulur, düzene çomak sokulur, düzen tepetaklak olur.

Beşiktaş şampiyon olursa gezi parkı kazanır, çArşı kazanır.
Saha içinde katledilen futbol, tribünde baltalanan birlik kazanır.
Pasolig kaybeder, godomanlar kaybeder,

Siyah kazanırsa beyaz, beyaz kazanırsa siyah da kazanır.

Van kazanır, Soma kazanır, Hopa kazanır, Reyhanlı, Roboski, Lice kazanır.
Biz kazanırız,
Onlar kaybeder.
Ötekileştiren, sermaye odakları kaybeder.
Adanademir kazanır,
Pauli kazanır.
Altay kazanır.
Sarıyer kazanır.
Umut olur.

Beşiktaş kaybederse ne olur, biz yeniden mücadele eder yeniden çalışır yeniden… Kaybederiz belki ama  olsun daha güzel kaybederiz. Tekrar deneriz, ta ki haramilerin saltanatına son verene dek.

Onlar bilirler ki Beşiktaş orada, ayakta dimdik ve asla pes etmeden…

bir umudum sensin anlıyor musun?

Ercan Nogay Alper
@ercanalper1903
ercannogayalper@gmail.com 



5 Mayıs 2015 Salı

Beşiktaş Taraftarının 2'nci Kartal Yuvası Organizasyonu

2 hafta önce Twitter üzerinden duyurduğumuz ve büyük yankı uyandıran Kartal Yuvası Organizasyonumuzun çok olumlu tepkiler alması, taraftarlarımızın mağazalara yoğun ilgi göstermesi bunun neticesinde de kartal yuvasından (Sevgili  Cemil Kent'e organizasyonumuza olan tüm ilgisinden ve taraftarların bu heyecanını paylaşmasından ötürü çok teşekkür ediyoruz) bu bilinçli ve sorumluluk taşıyan hareketimiz nedeni ile teşekkür almış (yaşasın Beşiktaş'ı menfaatsız sevenler)  olmanın verdiği mutlulukla 2 nci kere büyük taraftarımızı yine yeniden Türkiye'de ki tüm mağazalarımıza davet ediyoruz, iyi günde kötü günde sadece Beşiktaş mantığı ile her kardeşimizi 9-10 mayıs 2015 tarihlerinde bulundukları illerde ki mağazalara  bulunduğu il ve ilçelerde mağaza olmayan arkadaşları ise sanal mağazalarımıza davet ediyoruz, ( İŞTE O ADRES :) ) başka Beşiktaş yok, Beşiktaş'a sarılın.. Kulübümüze destek olmak mağazalarımıza personelimize sahip çıkmak bizim için kutsal bir görevdir, çok kısa bir sürede 19 olan şube sayısını 72 ye çıkartan kartal yuvası mağazalarında ve mobil tırlarda buluşalım sevgili arkadaşlar..

Kartal Yuvası mağazalarımızın hepsi iletişim bilgileri ve adresleri için : sıralı tam liste

bilgi: Organizasyonu twitterda gördüğünüz rastladığınız ruh hastası Beşiktaş hesapları düzenliyor..

About