21 Ekim 2017 Cumartesi

Slaven Bilic dibe vururken

bugün kendi evinde brightona 3-0 yenilmiş küme düşme adayı takım
öncelikli olarak bu takımdan çok daha iyi fransa ikinci liginde 5 takım sayabilirim. hayatımda önlem alınması bu kadar kolay bir premier ligi takımı görmedim. bir zamanların stoke citysi gibi.pas tempoları o kadar yavaşki,halısahadan takım çıkarsak bize bile gol atamıyabilirler. şöyle açıklayayım, 


örneğin top x oyuncusunda ve potansiyel pas atabileceği iki oyuncu var biri 3 diğeri ise 5 metrede, asla ama asla 5 metredeki oyuncuya pas gitmiyor. tek hücum planları topu çizgiye indirip orta yapmak, bu takıma karşı yapılması gereken tek şey çizgiyi savunmak ve ortayı kapatmak,inanın ikinci bir hücum opsiyonları yok. lanzini dışında yaratıcı oyuncuları yok,onun seviyesi ise premier ligin çok ama çok gerisinde. savunma ise her an hata yapabilecek gibi duruyor ve kompakt oyundan çok uzaklar.tahminim bilic sezon sonunu göremez,takımsa seneye premier ligi..


https://eksisozluk.com/entry/71526716

yapılan araştırmaya göre Beşiktaş Türkiye'nin en sempatik büyük takımı

andy'ar'ın anketine göre tuttuğu en fazla sempati duyulan takım (tutulan takımdan sonra) beşiktaş'mış. oranlar da şöyle:

beşiktaş %27.1
galatasaray %15.4
fenerbahçe % 12.1

artık herkes beşiktaştan nefret ediyor diye zırvalayan ergenler nerede? beşiktaşlıların yaptıkları söyledikleri sizin kıskançlığınızdan dolayı batıyor olmasın sakın size?


https://eksisozluk.com/entry/71528200


ayrıca:

ekşi'den: cenk 50 milyon len

bu noktadan şuan oldugu yere gelmesi ve hakikaten gonlumuzde ilhan mansız gibi bir yer edinmesi takdire şayan siyah-beyaz forvet.önce kendini yere atmayı bıraktı,sonra hakemle oynamayı -belki birazcık oguzhan'a uymayı bu konuda-.kendine getirilen olumsuz eleştirileri dinleyen ,olumlu olarak nasıl çozumleyebilirim diye duşunen ender yerli futbolculardan olması onu bu noktaya getirdi.sonra zaten yaz tatiline eşinin yanında, kişisel antrenörunu göturdu.


taraftar ona bunu yapma dedi,yapmadı,onun gibi ol dedi ondan daha iyi oldu.taraftarla bir oyuncunun bu kadar iyi etkileşim içinde oldugunu en son 100.yılda gorduk sanırım.gol atması avrupa'da takımını yuklenmesi beşiktaşlıların gozunde sahada her şeyini verip durust oynamasından onemli degil.çok şukur konya'ya eliyle gol attıgında yan hakeme bakıp sonra sevinen burak yılmaz'a evrilmedi,turkiye kupası maçında kaşı açılıp beyaz forması kırmızı lekelerle dolup 3 gol atıp elenildiginde gozleri dolan ilhan mansız'dan daha mucadeleci bir futbolcu haline donuştu.avrupa kupalarında attıgı gollerle oktay'ı da geçip tarihimizin en golcu futbolcusu olarak ayrılacak sanırım.

cenk 50 milyon len*

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/71528862

20 Ekim 2017 Cuma

Hoffenheim Başakşehir maçı Abdullah Avcı ülke puanı meseleleri ve Beşiktaş a karşı yapılanlar ile ilgili mükemmel bir yazı

kaynak:

https://eksisozluk.com/entry/71502200


19 ekim 2017 hoffenheim başakşehir maçı göstermiştir ki,

hoffenheim'ı avrupa'nın iki numaralı kupasının grup maçında deplasmanda yenmektense, avrupa'nın bir numaralı kupasında monaco'yu deplasmanda yenen bir takımı deplasmanda yenmek bir kulup icin daha büyük bir olay haline gelmiştir. halbuki bu ve benzeri takimlarin amaci, ilk 5 icinde yer alip, kendisini avrupa kupalarina atmak ve basari saglamak degil midir lig basinda?

abdullah avcı gibi "vizyonu" olduğunu düşündüğümüz bir adam, şu basitlikte mi düşünüyor; 
"..besiktas takımı tecrubeli oyunculara sahipse de yasli bir takim. fransa'da 90 dakika tam konsantre oynadilar ve fiziksel bir yıpranmanın icine girdiler, bu önemli maçta. özellikle quaresma ve talisca gibi mac secen oyunculara da sahipler ki, bu benim macimda isime gelecek bir durum. monaco ile başakşehir macinin motivasyonu cok farkli olacak, zaten yorgunlar. babel gibi efektif ofans oyunculari da cezali. ozellikle 2.yarida leipzig macindaki gibi yipranacaklar ve ben oynatmadigim, dinlendirdigim tum oyuncularimla onlarin vodafone'deki 31 maclik yenilmezlik serisine son verecegim.. herkes beni yazacak, avrupa basini bile.." 

buyuk insanlar buyuk islerle ugrasirlar da, boylesine bir sinsilik icinde, futbolun fair cercevesinden ve adil rekabet kosullarindan uzak küçük bir anlayisla kurgulanması futbolun kiran kirana oynanmasindan hazzeden bana hic hos gelmedi..

para yatırılarak bahis oynanan bir dünyada, uluslararası bahis baronları bile akla gelmiyor değil.. bundesliga'da olsa bu takım, savcı bugün soruşturma açardı sanırım bu kulüp hakkında..

yani "ulke puani" klisesinden pek hazettmem ama, inanin tff baskani olsaydim, bilinçli yapilan bu eylemi karsiliksiz birakmazdim. turkiye'yi temsil hakki verilen bu takimin grubunda bir iddiasi soz konusu. gruptan cikmayi garantilesen, ya da gruptan cikma sansin kalmasa bir prestij maci edasiyla yedeklerle, hatta a2 ile cikarsin bir sey diyemem. bunun bile fair ve adil olmadigi konusunda bir cok elestiri soz konusu dunyada ayrica.. senin aklın sadece beşiktaş maçında, ligin daha 9.haftasında hem de.. bu nasıl bir hırs, nasıl bir misyon!

gazeteci dövdüler, beşiktaş maçı öncesi geçen sezon, hatırlayın... lobi uzerine lobi, ozur uzerine ozur, cicek uzerine ciceklerle alinmasi gereken cezalari besiktas macina sirayet etmeyecek sekilde ayarladılar!

abdullah avci ve kendisine akıl veren küçük insanlarla konusmak lazim, merak ediyorum cidden bu zihniyeti? kimler bu senaryoyu yazıp oynatiyor, gaye ne?
....
son donemde bursa, galatasaray ve fenerbahce haricinde konya, antalya, basaksehir, kasimpasa gibi takimlarin da besiktas'la bir rekabet icine girmeye çalıştığını gormemek elde degil.

riza calimbay gibi 85-95 yillari arasinda alinan tüm kupalara teri sinmis bir insanin dahi hakemler uzerinden besiktas'i hedef gosteren, gergin ve sivri yorumlarinin altında ne yatıyor mesela? kulubünün besiktas aleyinde oluşturduğu algı, onda bir mobbing etkisi yaratmış olabilir diye de düşünüyorum.. 
...
bugun denk geldigim bir roportajda, joseph de souza'nin fenerbahce-galatasaray derbisi üzerine yorum yaparken, "beşiktaş maçları bu derbinin yanına yaklaşamaz" demecinin altında dahi, yönetsel bir algı ve mobbing söz konusu. kaç derbi maça çıktın da bu demeci verebiliyorsun? bunlar kamuoyunda algı yaratma, havuzu, tüketiciyi ve büyük pastayı kaptırmama adına yürütülen küçük insanlarca hazırlanan, küçük akıl oyunları maalesef.. ama nema ve portföy büyük, unutmayalım.

endüstriyel bazda uzun vadeli hesap yapan kulüp ekonomistleri sanırım bu hazımsızlığı lobileşerek çözmeye çalışmakta.. çünkü geleceğe ambargo koyabilecek bir risk unsuru var ortada..

misal, türkiye kupası maçında van persie'nin maç başından sonuna kadar tahrik edici davranışları, bu futbolcuya maç oynanmadan verilen misyon ve görevden başka bir şey değildi.. amaç eksik bırakmak, saha kapattırmak, cezalandırmak, önünü kesmek.. 

2017-18 sezonunun ilk 8 haftasında son iki yılın en az faul yapan, amacı göze hoş gelen ofansif bir futbol oynamak olan takımımın 5 kırmızı kart görerek ligden koparılmaya çalışılması, kadıköy'de 1 metre gerideki oyuncuya yan hakemin ofsayt diye bayrak kaldırmasına vesile olan bu şeyin adı da "üst emir" olabilir mi, ya da organize bir operasyon? şike değil bakınız, algı, baskı vs.. 
...
slaven biliç döneminde özellikle tottenham, arsenal, liverpool maçları ile başlayan süreçte; bugün bir bayern, dortmund, juventus, atletico olmadı beşiktaş belki, olanayacakta belki ama lyon, benfica, napoli, porto, monaco gibi avrupa'nın güçlü takımlarıyla baş edebilecek kalibrede olduğunu gösterdi bu dünyaya...

gösterdi ama, övülürken yerildi. kavgalar, uçan tekmeler baş gösterdi, şenoş güneş ve orman arasına nifak tohumları ekildi.. 

basın ve medya daha ligin ilk maçından itibaren hakemler üzerinde baskı kurmaya, algı yaratmaya başladı.( bkz. bjk-antalyaspor maç sonrası, ntvspor rıdvan dilmen'nin maç yorumu) (bkz. erman toroğlu ve ahmet çakar'ın beşiktaş ve hakemler üzerine olan yorumları)

haliyle küçük insanların, büyük koltuklarda oturduğu bu ülkede, beşiktaş'ı örselemek üzerine oynanan bu komplike oyunları görememek için tecrübesiz ve çok iyi niyetli olmak gerekir.

biz tecrübeliyiz. 2004'te bir kalemde infaz edildi takımım, sürgün edildi, ama ölmedi. ve bugün öldürmeyen acılar bizi daha da güçlendirdi.. 

işte ondan bu dik duruşumuz.

açmayın +18

Türk futbolu tff mhk ve futbol baronlarının elinde türlü beklentilerle geriye gidedursun Beşiktaşın son 3 yıldır Aldığı puanlarla avrupada kendinden söz ettirmeye devam ediyor
milli takımında yokları oynadığı bu dönemin yükselen markası Beşiktaşa tff ve kurulları üzerinden büyük bir savaş açılmış durumda.. cevap çok net ↘↘↘



Uefa kulüplerin geçen sezon için Şampiyonlar liginden kazançlarını resmi olarak duyurdu


dört büyükler 2017 2018 kombine satış rakamları

kulüplerin passolige kombine satış rakamları
şöyle:

1-Trabzonspor:22.400
2-Galatasaray: 37.000
3-Fenerbahçe:26.500
4-Beşiktaş:32.500


Ekşiden Avrupa Kupalarında 3 büyüklerin maç/puan ortalamaları üzerine mükemmel bir bilgi seli

üç büyükler arasında avrupa'da başarı yüzdesi en yüksek kulüptür. 


galatasaray avrupa'da 269 maça çıktı. 98 galibiyet, 70 beraberlik ve 101 mağlubiyeti var. maç başına puan ortalamaları 1,35. galibiyet ortalaması % 36,43. gol averajları -32.

fenerbahçe avrupa'da 220 maça çıktı. 81 galibiyet, 45 beraberlik ve 94 mağlubiyeti var. maç başına puan ortalamaları 1,30. galibiyet ortalaması % 36,81. gol averajları -52. 

beşiktaş avrupa'da 199 maça çıktı. 76 galibiyet, 42 beraberlik ve 81 mağlubiyetimiz var. maç başına puan ortalamamız 1,36. galibiyet ortalamamız % 38,19. gol averajımız -16. 

diyelim bu istatistikler tüm turnuvaları içerdiği için yanıltıcı. en üst organizasyonu baz alalım bir de.

galatasarayşampiyonlar ligi / şampiyon kulüpler kupası'nda toplam 139 maça çıktı. 39 galibiyet, 34 beraberlik ve 66 mağlubiyet aldı. maç başına puan ortalaması 1,08. galibiyet yüzdeleri % 28,05.

fenerbahçeşampiyonlar ligi / şampiyon kulüpler kupası'nda toplam 73 maça çıktı. 20 galibiyet, 10 beraberlik ve 43 mağlubiyet aldı. maç başına puan ortalaması 0,95. galibiyet yüzdeleri % 27,39.

beşiktaşşampiyonlar ligi / şampiyon kulüpler kupası'nda toplam 78 maça çıktı. 27 galibiyet, 17 beraberlik, 34 mağlubiyet aldık. maç başına puan ortalamamız 1,25. galibiyet yüzdemiz %34,61. 

bu istatistikleri nasıl değerlendirebiliriz peki ? galatasaray vefenerbahçe avrupa'da belirli dönemlerde yükseliş yapmışlar. çeyrek finaller görmüşler ve bir de uefa kupası kazanmışlar. ama istikrarlı bir grafik çizememişler. beşiktaş, katılımı daha az olmasına rağmen hep bir çizginin üzerinde tamamlamış.fenerbahçe'nin sıfır çektiği bir sezon var mesela. galatasaray'ın 1 puanla tamamladığı bir grup var. ama beşiktaş'ın en düşük şampiyonlar ligi performansı 4 puanlı. 

bu istatistiği; beşiktaş'ın avrupa'da hiçbir varlık gösteremediğini ima edenlere karşı çıkarmak istedim. ama bu işe başlarken böylesi rakamları ben bile beklemiyodum. bundan sonra "beşiktaş, geçmişte galatasaray ve fenerbahçe'nin kazandığı puanlarla bugün şampiyonlar ligi'ne gidebiliyor" demeden önce bi' kez daha düşünürsünüz. ve beşiktaş'ın 8-0, 6-0 mağlubiyetleriyle alay etmeden önce bu sonuçlara rağmen beşiktaş'tan nasıl 36 gol averajı fark yediğinizi sorgularsınız. 

her zaman, her yerde...

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/71500429

About