19 Ağustos 2017 Cumartesi

Beşiktaş'a medya üzerinden başlatılan yoğun saldırı



müthiş bir saldırı altındadır, 4 koldan.

atiba, dün öğle saatlerinde kadrodan çıkartıldı. hadi buradaki zirzop ergenleri siktiret, twitter'da koca koca adamlar; 'ee tabi atiba yaşlandı, pili bitti, şenol güneş'in ağır idmanlarını kaldıramıyor artık, dediler. sonra anlaşıldı ki, adam cırcır olmuş. aşırı su kaybına bağlı, olağan bir rahatsızlık. maç öncesi olması şanssızlık.

'lens hedefsiz bir oyuncuymuş, geçen sene fener çok kötü diye yıldızlaşmış, bu takımda oynayamaz lens.' - kim dedi bunu, rıdvan dilmen. neden diyor? fenerbahçe'yi aklamak için, bakın kaybettik bu adamı ama zaten lüzumsuz bir adamdı, demeye getiriyor. adamın beşiktaş kariyeri henüz toplam 2 hafta, maç içinde de toplam 21 dakika. nereden anlıyorsun, adamın psikolojisini.

'şenol güneş, kendini kovdurmak istiyor, fatih ayrılmadan önce sözleşme yaptı, pişman şimdi. galatasaray'ın oyunu gözünü korkuttu' - kim diyor, erman. neden diyor, rıdvan'ın en azından bir misyonu var, fener'i aklamak, bunun o misyonu da yok, boşa sallıyor. geçen mayıs ayından beri mütemadiyen her 10 günde bir şenol güneş'i gönderiyor beşiktaş'tan. mahalle ağızlı çakma kabadayı.

'negredo, burayı katar zannediyor, zaten oyundaki vücut dili onu gösteriyor'. kim diyor bunu, adını bile hatırlamadığım bir gazeteci, twitter da. kaç dakika oynadı bu adam toplamda, ligde 16 dakika. neden diyor, bilemiyorum.

'abi, lens'i, negredo'yu, medel'i oynatmayacaksa şenol hoca, neden aldık bunları o zaman beşiktaş'. kimler diyor, gerizekalı taraftar, hem beşiktaş, hem diğer takım taraftarları. ulan, daha ligde 32, avrupa'da en az 6, kupada en az 4-5 olmak üzere, 42-43 tane maç var. belki bu sayı, 50'leri görecek. bir sabredin amına koyayım, daha çok maç var..

kısacası, bu sene zorlu geçecek. desem de inanmayın, bizi iddia ediyorum, yine bir tek başakşehir zorlar, onlar da, geçen seneden farklı olarak, avrupa kupası oynayacağı için, o yoğunlukta ne yapacaklarına bakacağız. diğer takımlara, 3.'lük hatta belki 4.'lük yarışında başarılar şimdiden.

Beşiktaş'ta ortaya konan oyunda düzenli bir yükseliş mevcut


3 haftadır düzenli olarak izlediğim ve gelişimini adım adım gözlemleyebildiğim biricik kulübüm. ortaya konan oyunda düzenli bir yükseliş mevcut her hafta bir öncekine göre. bu kesinlikle güzel bir şey. tıpkı söylendiği gibi eylül ortalarına doğru oldukça sıkı bir takım oyunu görecek olmamız olası. bu kısmı cepte.

yalnız beni düşündüren bir konu var. birinci santraforu alvaro negredo olacak takımın bildiğimiz anlamda net bir 10 numaraya ihtiyacı olması muhtemel. yani bu takımın bir talisca'ya değil de, bir sosa'ya ihtiyacı olacak gibi duruyor. aboubakar takımda kalmış olsaydı bu bir ihtiyaç olarak gözükmeyecekti - ki kalsın isterdim. talisca'nın bir önceki sezon asist istatistikleri de ortadayken bu konu kafamı kurcalıyor.

kasımpaşa deplasmanı özelinde caner, pepe ve tosic'ın (şaşırtıcı bir şekilde) performanslarını ve istekli hallerini beğendim. cenk ve oğuzhan bildiğimiz gibi. babel ve talisca iyi güzel de yine zaman zaman hayalet gibi gezindiler ortalıkta. fizik kondüsyonları da yeterli görünmüyor. toparlayacaklardır umarım.

şenol hoca yine çok gergin, yine çok kızgın. onun da formunu bulması gerekli.

Cenk ne kadar iyi olursa olsun Negredo'yı oyuna alıştırmamız, form tutmasını sağlamamız gerekiyor


konya ve antalya maçlarına rağmen gayet güzel bir oyun oynadık. en azından pas yapabildik, oyun kurabildik.

neden kaybettik? çünkü iki golde de fabri hata yaptı. bu kadar basit. ek olarak 2-1 öndeyken ve kasımpaşa geriye yaslanmışken bizim takım farazi top çevirmeye başladı. bu yorgunluk göstergesidir. ne yapmak lazım? hemen oyuncu değişikliğine gitmek lazım. hoca bu konuda geç kaldı.

karalar bağlamaya gerek yok. biraz sakin olun. 4 as oyuncun yedek kulübesinde oturuyordu. buna rağmen yine de istediğimiz oyunu oynadık ama bursa maçında yapılan transferler 11'e bir şekilde adapte edilmelidir.

halen daha quaresma 11'i ile çıkıp 70 dakika "ya şimdi tribe girecek kızacak edecek" diye top oynanmaz. bir tane adam akıllı hareketi yoktu. yeter artık!
orta sahada kim kötü ise ısrar etmeyeceksin medel'i oyuna alacaksın.

cenk ne kadar iyi olursa olsun negredo'yı oyuna alıştırmamız, form tutmasını sağlamamız gerekiyor. adamı 87'de oyuna alıp bunu başaramayız.

yükleme antremanlarının etkisi ve form tutma meselesi


Beşiktaş sezon başında form tutabilen bir takım değil, üzerine çin ve ispanya gibi yerlerde verimsiz bir hazırlık dönemi geçirildi ve göründüğü kadarıyla son zamanlarda transfer ettiği oyuncuların hiçbirisi de hazırlık kampı yemiş gibi durmuyor.

şenol hoca'ya oyuncu değiştirmiyor diye kızıyoruz ama göründüğü kadarıyla da talisca ve abubakar gibi hazır gelmemiş bu futbolcular. oyuna girdiklerinde takıma hemen uyum sağlamalarını beklemiyorum ama bazı pozisyonlarda akıllarındaki eyleme dönüştüremeyen futbolcular gördüm.

negredo olayı ise başımızı çok ağrıtacak gibi duruyor, negredo formda halinde bile hedef santrafor olabilir gibi duruyor, bu ise onu beslemek için ya kanatlardan ortaların ya da göbekten on numara oyuncunuz olmasını gerektiriyor. cenk ile aynı tip oyuncular olacaklar gibi duruyor. geçen sene beşiktaş'ın özellikle oyun planını çeşitlendiren iki futbolcusu vardı, birisi talisca diğeri de abubakar, bu sene ise tek oyun planına bağlı bir takıma dönüşeceğiz gibi duruyor. göbekten şöyle delici pasları olan ve aralara adam kaçıracak bir on numara eksikliğini hissedebiliriz.

bu kadar olumsuzluğa rağmen beşiktaş geçen sene sezonun ilk yarısı bitene kadar bize böyle çok maç izlettirmişti. ikinci yarı ise takım kendinden daha emin bir şekilde hedefe ulaşmıştı. şenol hoca iki senedir takımını erken forma sokmuyor ve sezon sonunda rakiplerinin pili bittiğinde hala futbol oynama aşkıyla dolu olan bir takım yaratabiliyor. şampiyonluğa beş maç kala takımın nasıl iştahlı oynadığını hatırlayın, futbolcular bile maç bitmesin daha çok oynayalım arzusu ile oynuyordu. ligin başlangıcında ise hepsi geç yapılan yükleme antremanlarının etkisinden kurtulmuş değiller. takıma bu yeni futbolcuların oturması için belki de milli maç araları çok etkili olabilir.

Sinan Vardar: nereden çıktı bu adam

Kaynak: http://m.fotomac.com.tr/yazarlar/sinan_vardar/2017/08/19/nereden-cikti-bu-adam




Beşiktaş, Kasımpaşa karşısında yıldızlarıyla oynadı. Beşiktaş'ın kazanması gereken maçtı ama hiç beklenmedik bir futbolcu Kartal'ın hesapalarını alt üst etti.
Kasımpaşasporlu futbolcu Trezeguet nefis futboluyla Beşiktaş'ı 2 puandan etti. Trezeguet harika oynadı.
Nereden bulmuşlar, ne kadar para vermişler, çok geniş araştıracağım. Demek ki böyle yetenekler transfer edilebiliyor.
İlk devre "Çok iyi bir futbolcu" yorumunu yaparken 2. yarı Beşiktaş'ın bu oyuncuya hiç bir önlem almamasına çok ama çok şaşırdım. Doğrusunu söylemek gerekirse Kasımpaşa deplasmanının zor geçebileceği hesap ediliyordu.
Gerçekten öyle de oldu. Teknik Direktör Güneş yeni transferleri yedek kulübesinde oturtarak takım oyunun ön plana çıkarmayı hedeflemişti.
Beşiktaş tecrübeli kramponlardan oluşan bir takım. Hangi yıldızın ne zaman sahneye çıkacağı belli olmuyor.
İlk 45 dakikada Dusko Tosic resitali izledik. Evet Tosic kardeşim yeri geldi seni çok eleştirdim ama dün hem savunmada görevini yaptın, hem de attığın nefis paslarla Beşiktaş'n hücum gücüne müthiş destek verdin. hele hele ilk gol öncesi Cenk Tosun'a verdiğin nefis pas gözlerimizin pasını sildi. Hep böyle Dusko Tosic... Babel gol perdesini açarken Talisca da nefis kafa golüyle parlayan başka yıldızlardı.
Beşiktaş'ın 'Fişek' lakaplı Caner ise iddia ediyorum Avrupanın en iyi sol beklerinden biri. Caner dün takımını ateşleyen isimlerinden başında gelirken Tolgay da Atiba'yı aratmadı.
Hatta zaman zaman yaptığı yerinde hareket ve attığı nefis paslarla Atiba'nın performansının üzerine çıktı.
Maç oynanırken gözüm yedek kulübesine takıldı. Aman Allah'ım o nasıl kulübe öyle! Lens, Negredo, Medel, Adriano...
Bırakın sahadakileri Beşiktaş'ın yedek kulübesi bile düşman çatlatacak cinsten. Ama onlar da belli ki daha takıma henüz adapte olamışlar.
Kasımpaşa 25 yaş ortalamasıyla ve çok beğendiğim teknik direktör Kemal Özdeş'le Beşiktaş'a karşı iyi mücadele etti. Veysel, Ramazan ve Adem, Befam'ın ürünü olması nedeniyle beni dün bir kez daha gururlandırdı.
Kasımpaşa'nın Marcus Neumayr'ın ayağından kazandığı gol harikaydı.
Beşiktaş'ın kaybedilmiş bir şey yok.
Lig uzun maraton ve Beşiktaş hâlâ Türkiye'nin en iyi takımı.

Gökhan Dinç: Beşiktaş'ın oyunu iyiye gidiyor


BEŞİKTAŞ’IN her hafta daha iyiye gittiğini ve gideceğini söylemek mümkün. Geçen haftaki Beşiktaş ile Kasımpaşa maçındaki arasında pozitif anlamda değişiklik var. Ama ikisi de geçen sezonki Beşiktaş değil. Beşiktaş’ta takım kurgusunun fazla değişmesini istemeyen Şenol hocanın takımında pas mesafesinin değiştirdiğini gördüm. Daha hareketli oynayan Beşiktaş’ın saha içindeki hareketliliğin düşmesi, oyuncuların birbirlerine uzak kalması, pas uzunluğunu arttırıyor. Geçen sezondan en büyük fark bu. Ayrıca kanat organizasyonlarının bu sezon da Beşiktaş’ın silahı olduğu gerçeğine bu sezon da alışmak lazım.

GELELİM Şenol hocanın standardına. Hep olduğu gibi yeni gelenlere çok zaman tanıyor. Milli takım daveti alan Medel, Atiba’nın yokluğunda ilk 11’de olmalıydı. Negredo ise Cenk’in gol kaçırmasını beklemek yerine sahada olmalıydı. Bu 2 oyuncuyu hamle oyuncusu olarak bekletmek yanlış. Umarım Şenol hoca, Medel’in gelişine obsesif) bir yaklaşım sergilemez. Ersan, G.İnler ve Aras da olduğu gibi.

SELÇUK’A İHTİYAÇ YOK

ŞENOL hocanın skoru tutma isteği siyah-beyazlı takımın kabusu olacak gibi. Maç 2-1’ken yaptığı değişiklikler tam anlamıyla skoru koruma amacı taşıyordu. Halbuki önce Cenk-Negredo değişikliği yapsa, rakip takımın savunmasını ve hocasını sıkıntıya soksa sonuç farklı olurdu. Sonra Cenk-Negredo ikilisi yapmak son dakikalarda kurtarmadı Beşiktaş’ı. Her zaman papaz pilav yemez. Futbol şansı her zaman yanında olmaz.

MAÇ sırasında bizimkiler masaya bir fotoğraf koydu. Beşiktaş’ın yedek kulübesinin fotoğrafı. Lens, Medel, Negredo, Adriano… Peşin satan kadar rahat oturtur bu kulübe. Şenol hoca da keyifle bakıyordur kulübeye, rakip takımlarınkine nazaran. Alternatifi, seçeneği her hocanın hayalini kurduğu bu kadronun Selçuk’a ihtiyacı yok hocam aman diyeyim. Türk oyuncu konusunda yönetimi sürekli ateşe atıyorsun hocam. 2 Türk oyuncu gelse daha karlı ve dengeli olurdu diyordun ya, onun için yazayım dedim.

Gökmen Özcan: Kartal'ın zamana ihtiyacı var

Kaynak: http://www.fanatik.com.tr/yazarlar/gokmen-ozcan/kartal-in-zamana-ihtiyaci-var/1313950

Süper Lig’de şampiyon olduğu son 2 sezondur Kasımpaşa deplasmanından puanla ayrılamayan Beşiktaş, mutlak galibiyet parolasıyla çıktığı dün akşamki mücadelede de istediğini alamadı. Siyah-Beyazlılar; Negredo, Lens ve Medel gibi yıldızlarının yedek başladığı karşılaşmadan 2-2’lik sonuçla ayrıldı. Maça hızlı başlayan Siyah-Beyazlılar, ilk düdüğün ardından adeta rakibini kendi yarı sahasına hapsetti. Büyük baskı ve coşkulu oyun, karşılığını kısa süre içerisinde verdi. 7.dakikada orta sahadan boşluğu gören Dusko Tosic, topu rakip ceza alanındaki Cenk Tosun’a gönderdi. Meşin yuvarlağı önüne alan milli golcü, çizgiye inip topu içeriye çevirdi, Ryan Babel’e sadece dokunmak kaldı: 0-1.

Talisca’yı 2 kişi bile durduramadı

Bu golün ardından maça ortak olan ev sahibi ekip, karşılığı 23.dakikada verdi. Sol kanattan kullanılan taç atışı sonrasında topla buluşan Olivier Veigneau, topu Markus Neumayr’la buluşturdu. Alman futbolcu, ceza sahası dışı sol çaprazdan yaptığı klas vuruşla fileleri havalandırmayı başardı: 1-1. Mücadeleye denge gelmesi sonrasında Kasımpaşa karşısındaki baskısını artıran Şenol Güneş’in öğrencileri, 34.dakikada yine öne geçti. Sol kanattan topla birlikte hareketlenen Caner Erkin, ceza sahasına doğru düzgün bir orta yaptı, iki oyuncu arasından yükselen Anderson Talisca, yaptığı kafa vuruşuyla topu ağlarla buluşturdu: 1-2. Oyunun ilk yarısı bu skorla sona erdi.

Fabri’nin formsuzluğu skoru etkiledi

Karşılaşmanın ikinci yarısında taraflar karşılıklı ataklarla etkili olmaya çalıştı. Oyunun 78. dakikasında Trezeguet ile Kasımpaşa yeniden beraberliği yakaladı. Sol kanattan kullanılan taç atışında topu göğsüyle kontrol eden Mısırlı futbolcu, uzak mesafeden topu kaleye gönderdi, seken meşin yuvarlak, Fabri’yi mağlup etmeyi başardı: 2-2. Karşılaşmanın kalan dakikalarında skoru değiştirmeye çalışan Beşiktaş, yakaladığı fırsatlardan yararlanamadı. Şenol Güneş’in öğrencileri; Markus Neumayr ve Trezeguet’e boş alan bırakmanın cezasını kalesinde 2 gol görerek ödedi. Fabri’nin formsuz tamamladığı karşılaşmada Beşiktaş, Paşa deplasmanında 2 puan bıraktı.

Hayri Ülgen: Beşiktaş eski halinde değil

Kaynak: http://m.takvim.com.tr/yazarlar/hayri.ulgen/2017/08/19/besiktas-eski-besiktas-degil




Beşiktaş geçen sezon ki havasında değil.
Şu bir gerçek ki Atiba'nın yokluğu veOğuzhan'ın da istikrarsız futbolu Beşiktaş'ın orta sahasının dengesini bozuyor.
Orta saha S.O. S veriyor.
Halbuki Beşiktaş'ın son iki şampiyonluğunda Atiba ve Oğuzhan'ın ve sonrasında da Babel'in muhteşem mücadelesi takıma zenginlik katıyordu.
Cenk Tosun hala bu Beşiktaş'ın santrforu değil. Çok ağırlaşmış ve rakibi de kendisini rahatsız etmesinden korktuğu için hata üstüne hata yapıyor.

CENK FIRSAT TEPTİ
Hele 56. dakikada eski Cenk Tosun olsa o golü atar ve Beşiktaş'ta daha rahat oynardı. Beşiktaş da bir de sağ kanat sorunu var. Kim ne derse desin Beck iyi bir oyuncu olabilir. Ama kalitesini sahaya yansıtamıyor. Pozisyonlar üretemeyince Quaresma ile de kopuk oynayınca Beşiktaş'ın sağ kanadı çöküyor.İki golde de kaleci hatalıydı. Dün Kasımpaşa'da çıplak gözle izlediğim oyununu alkışladığım Caner'e buradan bravo diyorum. Çünkü bu kadar sakatlıklardan sonra Adriano'yu yedeğe bırakarak haklı olarak formasını almış.
Futbolda bir deyim vardır.
Forma verilmez. Futbolcu çabalar mücadele eder ve formayı alır. Ve Caner de Güneş'ten formasını aldı. Öyle bir asist yaptı ki Talisca'nın kafası da muhteşemdi.

MAÇIN EN iYİSi CANER
Yıldız oyuncu dün muhteşemdi.

MAÇIN EN KÖTÜSÜ BECK
Alman sağ bek vasatı aşamadı.

About