26 Eylül 2017 Salı

her seferinde daha güçlü ayağa kalkmayı başardı. bunu yine yapacak güce sahiptir Beşiktaş

geçen sene dinamo kiev maçı ile bir kırılma anı yaşadı bu takım, üzerine de fenerbahçe kupa maçında teknik direktörünün bile ceza aldığı bir dönem yaşadık, sonraki hafta da karabükspor deplasmanında beşiktaş maçı kaybedince beşiktaş eski kırılgan yapısına geri döndü denilen takım, uefa'da yarı finali penaltılar ile kaçırdı ve türkiye ligini çok zorlanmadan kazandı.

ondan önceki sezon ise maçları ertelendiğinden uzun süre iki maçı eksik durumda kaldı ve medyada rıdvan dilmen eşliğinde psikolojik üstünlük fenerbahçe'ye geçti denildi. o dönemde akhisar deplasmanında maç berabere bittiğinde necip ve serdar gibi oyuncular sanki şampiyonluk kaçmış gibi ağlarken, mario gomez tüm hırsı ile bu takımın hiçbir şey kaybetmediğini ve şampiyon olacağını söylüyordu bağırarak. 

beşiktaş eskiden kırılma dönemlerinde genelde hep ligden kopardı. bunun en büyük sebebi de oyuncu kalitesinin yetersiz olması ve tecrübesiz oyuncu sayısının fazlalığı idi. bu sezon ise unutmayalım ki tarihimizde gördüğümüz en tecrübeli kadrolardan birisine sahibiz, yaşlı bir takımız ama cl seviyesinde bile çok fazla maç yapmış futbolcumuz var. bunların hepsinin de lider özelliğine sahip olduğunu görebiliyoruz, o eski devirler bitti artık. kırılgan denilen beşiktaş iki sezon üst üste kötü dönemler yaşadı ve her seferinde daha güçlü ayağa kalkmayı başardı. bunu yine yapacak güce sahiptir.

Beşiktaş büyük bir sistematik savaş ile karşı karşıya

yazının  tamamı   https://eksisozluk.com/entry/71012581
teşekkürler   https://eksisozluk.com/biri/kasar-yaza



beşiktaş son iki şampiyonluğundan önce 13 kez şampiyon oldu. 3 yıl üst üste şampiyon olmuşluğu, 85 puanla şampiyon olmuşluğu, namağlup şampiyon olmuşluğu, tüm derbileri kazanarak şampiyon olmuşluğu da var. şahit olduğum şampiyonluklar var. ama beşiktaş tarihine olan ilgimden kaynaklı şahit olmadıklarıma da hakimim diyebilirim. sizi temin ederim ki bu kadarı olmadı. böylesi olmadı. 


beşiktaş'a karşı başlatılan sistematik savaş başlığını açtığımızda güldüler bize. ağlamakla itham ettiler. ki adaleti tesis etmek için ağlak olmayı çoktan göze aldık biz. evet savaş devam ediyor. ama bu savaşta öyle eziciyiz ki hiçbir korkum yok. 

cem papilaahmet çakarvahap beyaz taş koydu geçmişte beşiktaş'ın önüne. şampiyonluktaki rakibimize kalesini açıp, onların 8 gol atmasına izin verenler taş koydu. bizden puan alan rakiplerimize giden araba dolusu teşvik primleri taş koydu. rakiplerimize ayrıcalık veren mafyatik cemaatler taş koydu. bize satılmayan oyuncuları, rakiplerimize onda biri fiyata satanlar taş koydu. şikeciler, rekabetten beslenen medya baronları taş koydu tarihte. her birinde ya tökezledik, ya da tepetaklak olduk. 

peki şimdi ne oluyor ? 3 senedir "beşiktaş'ı hakemler kolluyor" algısı var. bu açıdan hakemler her zaman insiyatifini rakipten yana kullanıyor. geçen yıldan örnekler vereceğim. 

evimizde oynadığımız fenerbahçe maçı. verilmeyen penaltıgalatasaraydeplasmanındayız. arkadan tekme savruluyor. karar devam. 3-1 kaybettiğimiz başakşehir maçındayız. skor 1-0 başakşehir lehine. beşiktaş dengeyi kurmuş. rakibimiz 43 cm ofsayttan golü buluyor. maç bizim için bitiyor. antalyaspordeplasmanında gol arıyoruz. vincent aboubakar, kaleci degaj dikerken topa ayağını uzatıyor. temas yok. hakem tereddütsüz şekilde aboubakar'ı oyundan atıyor. trabzonspor deplasmanındayız. kırılma haftaları. dünyanın en net ellemüdahelelerinden birinde penaltı verilmiyor. ziraat türkiye kupası'nda evimizdeyiz. kontrol bizde. robin van persiedusko tosic'in kasığına tekme atıyor. pozisyonda tosic kırmızı, van persie sarı kart görüyor. bu yetmemiş olacak ki çirkinhareketlerle tamamen beşiktaş'ı demoralize etmeye çalışıyor. taraftara da dilçıkarıyor. amaç belli.

yani "hakemler tarafından kollanan" beşiktaş'ın, ligin ilk 6 sırasındaki takımlarla yaptığı maçların hepsinde en az bir golü yenmiş. ziraat türkiye kupası'ndan da hakem nedeniyle elenmiş. sonuç ne oldu ? fenerbahçe, galatasaray, antalyaspor, trabzonspor ve başakşehir'e toplamda 75 puan fark atarak şampiyon olduk. 

bu seneye de topla tüfekle başladılar. yaz transfer döneminde beşiktaş'ın ilgilendiği alvaro negredo sanchezjeremain lensvincent aboubakar ve pepe'ye teklif götürdü fenerbahçe. her bir oyuncu şampiyonlar ligi'ni gerekçe gösterip reddetti fenerbahçe'yi. sonra aziz yıldırım, emir eri yıldırım demirören'i kullanarak şenol güneş'i beşiktaş'tan koparmaya çalıştı. hocaya şuan beşiktaş'ı bırakması halinde 4 yıl için teklif edilen parayı duysanız dudağınız uçuklar. bir an bile düşünmedi. en son da beşiktaş'ı ziraat türkiye kupası'ndan eleyen ali palabıyık'a tekrar beşiktaş'ın önüne taş koyma görevi verildi. taş koyuldu evet. böyle iğrenç şekilde alınan galibiyetten sonrası daha da ilginç. galatasaray ve fenerbahçeliler birlikte beşiktaş'ın hakkının yenmesine alkış tutuyorlar. mahmut uslu, futbolcumuza özel hayatından vuruyor. fenerium çocukça bir tişört bastırıyor, aykut kocaman, "hakem bizim hakkımızı yedi" diyor. ben uzun süredir büyük sayılan kulüplerin herhangi birisinin bu kadar aciz duruma düştüğünü hatırlamıyorum. e beşiktaş'ın önüne taş koyuyorlar geçmişte olduğu gibi. neden bu kadar rahatım ? 

dancer in the dark filminde güzel bir diyalog vardır. 

"+ neden gözün kapalı yürüyorsun ? 
- bütün yolları ezberledim. 
+ ama düşebilirsin. 
- bütün düşüşleri de ezberledim"

evet yolla ilgili her şeyi ezberledik. artık önüne konan taşlara takılıp düşen beşiktaş yok. beşiktaş öyle güçlü geri döndü ki, önüne konan taşlara tekme atıyor ve yoluna devam ediyor. ayağı incinmiyor bile. keyfinden bir şey kaybetmiyor. belli bir hedefe doğru dümdüz gidiyor. 

birbirine sıkıca kenetli dört parçadan oluşan bir makine düşünün. birlikte oldukları zaman çok güçlüler. o parçalardan biri şenol güneş. onu bu makineden sökmek istediler yazın. sökülmedi. transfer etmek istediği oyuncuları ayartmaya çalışarak yönetim parçasını işlevsizleştirmeye çalıştılar. o da olmadı. iki parça kaldı. biri futbolcular. onlara neden güveniyorum ? 2 penaltın, 1 golün verilmemiş. rakibine 2 penaltı verilmiş. 2-0 geridesin. 9 kişisin. bu travmayı atlatıp 3 kişiyle atağa çıkıyosun ve golü atıp dönüyosun. 16 kurşun yemiş tupac shakur'un kameralara orta parmağını göstermesi gibi bi' şey bu. bu parçayı da sökemediler. gülüş cümbüş antrenman yaptılar bu akşam bizim çocuklar. 

ve son parça. biz. taraftar. bu akşam; hakkı yenmiş beşiktaş'ımıza nasıl sarılacağımızı, hakkımızı yiyenlere cevabımızı iyi görün. ve önümüze koyabileceğiniz en büyük taşları, kayaları koyun. andolsun içlerinden geçeceğiz. 

bu semtte sokaklar yine denize çıkacak. bu takım şampiyon, yine şampiyon olacak !

Ercan Güven: Palabıyıklı bir mağduriyet ile hak etmeden kazanılan üç puanı sakal yapan Fenerbahçe

yazının tamamı için link: http://m.milliyet.com.tr/ercan-guven/alem-buysa-uslu-kahraman--2525893-skorer-yazar-yazisi/

En baştan söyleyelim... Fenerbahçe Genel Sekreteri Sayın Mahmut Uslu’nun “Er Meydanı” derbi ardından Beşiktaş’ın Başkanı ve futbolcusuna “ters paça, iç kazık” dalması, gelenek/hukuk/nezaket sınırlarını aşmıştır. (nokta)
Lakin bir de “söyleyene” değil “söyletene” bakmak lazımdır!..
Nedir o söyleten?Elbirliği ile yarattığımız “Futbol mekaniği”.
Yani, ayağını yorganına sığdıramadığı için rekabet falan gibi nahif duyguların kontrolünden çıkmış “yaşamak veya ölmek” ikilemine mahkum hale gelmiş kulüplerimizin bırakın futbol kurallarını, savaş kurallarını bile hiçe sayan bir mücadele içinde olması.
Ve son iki yıldır ortadaki tek tayını mideye indirip, peşinde koşan diğerlerini aç bıraktığı yetmezmiş gibi üçüncü defa aynı niyetle yola çıkan Beşiktaş’ın “kimyasını bozma” gerekliliği!..
Hazır sendelemişken işini bitirme gayreti.
Ayıp mı?.. Evet ayıp.
Ancak koşullar yaşamak için öldürmeyi gerektiriyorsa kaçınılmaz.
Alem buysa; Mahmut Uslu’yu kahraman sayarlar o tek tayın geldiğinde karnını ve ruhunu doyuracak olanlar!..
Kuantum mekaniği nasıl bildiğimiz fizik kurallarının ötesindeyse, elbirliği ile yarattığımız futbol mekaniğimiz de toplumsal / ahlaki / medeni kuralları yok sayacak boyuta gelmiş işte.
Sapla saman karışmış.
Bir tek şey kesin…

Sayın Uslu, yüksek Fenerbahçe “değerlerini” değil, yüksek Fenerbahçe “çıkarlarını” temsil ediyor bu olayda.
(Değer ve çıkar… İkisi de farklı kapıları açıp farklı yolculuklara başlangıç olan iki anahtar kelime.)
Üstelik feda ettiği “kendisi” olduğu için kullandığınız anahtar ve açtığınız kapıya göre “kahraman” da sayılabilir Sayın Uslu.
Bakınız… Sayın Uslu’nun kızıl derbi ertesi o mikrofona kimleri ne kadar rencide edeceğini hesaplayarak çıktığı apaçık ortada.
Maçı kaybetmemiş ki, ağzından çıkanı kulağın duymasın…
Hakem hataları aleyhine değil ki, çileden çıkmış sayılsın.
Fikret Orman ile maçtan önce veya bir ay geride bir tartışma yamamış ki, hırsını ondan çıkarsın.
Caner seyircisi önünde diz çökmüşse ona ne… Dönüp göz bile kırpmamış kendisine ve Fenerbahçe seyircisine.
Niyet belli.
Derbiden önce yazdığım gibi “yumaktan yakaladığı ucu çekip” Beşiktaş’ın çözülüvermesini istiyor Fenerbahçe Genel Sekreteri.
Çünkü o ekmeğine düşman!
Yenmek yetmez, perişan etmek lazım ki, bir daha rakip olamasın.
Tabi bir de kazanılan derbiye “hakem hatalarının” katkısını gündemden düşürerek Fenerbahçe’nin ağır aksak toparlanmasını “bitti” gösteriyor Sayın Uslu.
Konuşmasa ne kalacaktı derbiden geriye?
Palabıyıklı bir mağduriyet ile hak etmeden kazanılan üç puanı sakal yapan Fenerbahçe.
Açık konuşalım… Yaptığının ayıbı günahı dışında son derece başarılı Mahmut Uslu.
Tabi olaydan rol çalmak için Futbol Mekaniğimizin “tanımlanamayan parçacıkları” tarafından bombardımana uğramasını saymazsak…
Tanımlanamıyorlar; çünkü şovmen mi yorumcu mu oldukları, reytingden arındırılmış gerçek fikirleri, hatta cıyak cıyak bağırmalarından bazen dedikleri anlaşılamayan bir güruh var.
Onlarınki de “değer” yerine “çıkar” parantezinde; o belli.
Uslu bir söylüyor, yorumcular iki…

25 Eylül 2017 Pazartesi

Fikret Orman başkanımızın bu akşam yaptığı açıklamalar

Çarşamba günü sponsorluk anlaşması sonrası açıklamalarda bulunacağını açıklayan başkanımız şöyle devam etti


Yarın Beşiktaş'ın çok önemli bir maçı var; Leipzig ile. Bu nedenle Fenerbahçe maçını bugün konuşmayacağım. Çarşamba günü sponsorumuz Temsa ile bir basın toplantımız var. O toplantıdan sonra Fenerbahçe maçını konuşuruz. Futbol takımının bir lideri var. O da Şenol Güneş. Dolayısıyla ben o tarafa müdahale etmem. Onları motive etmeye çalışmam."

'Quaresma'ya yatıştıramadım'

"Beşiktaş dünya standartlarında yönetiliyor. Bu yüzden oyuncularla fazla temasım yoktur.Fenerbahçe maçında gördüğü kırmızı kartı Quaresma'ya hiç yakıştıramadım."

'Yapılanlar ayıp'

"Caner Erkin'le de maçtan hemen sonra konuştum. Onlar benim ailemin bir parçası. Hepsi himayem altında. Ama yapılanlar ayıp... Beşiktaş iki sene üst üste şampiyon olunca, üçüncü kez şampiyon olması engellenmesi gereken bir kulüp gibi görülmeye başladı."

'Biz işimizi yapmaya devam edeceğiz'

"Bizi aşağı çekmeye çalışacaklardır. Güç birlikleri olacaktır ama biz işimizi iyi yapmaya devam edeceğiz. 10 milyon nüfuslu Portekiz'in 3 büyük kulübü de Şampiyonlar Ligi'nde. Bizim de artık en az iki takımımız orada olmalı. Biz Fenerbahçe ile 110 senedir maç yapıyoruz. 110 sene daha yapacağız. Ama Leipzig ile bir daha ne zaman yapacağımızı bilemem."

'Çarşamba günü hesap veririz'

"Seviyenin düşürülmesiyle beraber bunlarla muhatap olmak zorunda kalıyoruz. Çarşamba günü hepsine cevap veririz. Şu anda dünyada en çok konuşulan Türk takımı Beşiktaş. Dünyanın en iyi müslüman takımı da Beşiktaş."

'Burak Yılmaz Beşiktaşlı'dır'

"Burak Yılmaz çocukluğundan beri Beşiktaşlı bir çocuk. Bunu da inkar etmiyor. Yabancı sınırıyla ilgili bir değişiklik olacaktır. Ama bu değişiklik yokken Türkiye çok iyi yerdeydi de, şimdi mi geri düştü? Niçin oyuncu yetiştiremiyoruz? Niçin antrenör yetiştiremiyoruz? Bunları konuşmadan yabancı sayılarıyla oynamak sorunu çözmez."

mhk ve futbolun baronları Palabıyık üzerinden diğer hakemlerede mesaj vermiş olabilir

Beşiktaş düşmanı tff mhk ve hakem çevrelerinin özellikle  dikkatlerini çekmek istiyorum; bir hakem apaçık bir şekilde bir maçı katlediyor Beşiktaşın % 100 bir penaltısını çalmıyor % 100 bir golünü iptal ediyor (bakın iptal ediyor) sarı kartlarla doğruyor Medel'in penaltı pozisyonunu Pepe ile Valbuena'nın pozisyonunda uydurduğu faulü Şenol hocamızı tribüne göndermesi sarı kart silsilesini 3 kırmızı kart kepazeliğini hepsini toplayıp denklediģiniz de bu hakem müsveddesinin oraya tembihli geldiğini net anlıyorsunuz, mhk daki abileri bu tetikçinin bi de yan
hakemi Cem Satman var bunun bu ikisi üzerinden diğer hakemlerede işaret gönderiyorlar Beşiktaş a karşı aşırı cesur olun!!!

Beşiktaş taraftarı ve yönetimi herseyin farkında haddinizi bilin haddinizi boyunuzun yetmeyeceği sulara dalmayın açılmayın Beşiktaş taraftarının kendine sözü var bu camiaya sözü var hepinizi afişe ederiz hepinizi ezeriz Beşiktaşın kılına zarar veremezsiniz emek hırsızları rantçılar futbol mafyaları, çevirdiğiniz dolapları başınıza çevireceğiz..


biz hep buradayız.

yazar: OZ

Şenol Güneş'ten ayar dolu açıklamalar

İşte Şenol Güneş'in açıklamaları;
"Bir anlamını bilmiyorum. Kamuoyuna bilgilendirmeyi siz veriyorsunuz ben veriyorum. Ben kimseyle konuşmuyorum, beyenaat vermiyorum. Kimseye davada açmıyorum. Ne oyuncularla ilglii ne de ötekilerle ilgili bir bilgim yok."
'Beni sevmenize ihtiyacım yok'
Konuşmalarımla ilgili yeri geldiği zaman konuşacağım. Şu an bunu yapmamın kimseye Beni sevmenizi beklemiyorum, ihtiyacım da yok. Ülkenizi sevin, kendinizi sevin beni sevmeseniz de olur. Kiev maçında da oldu,
Napoli maçında da oldu. Sezon başından bri hakemle ilgili
'beIN Sport bu işleri iyi yapıyor'
"70. dakika falandı sanırım hiç birinde tepkimiz olmadı. Para atıldı yine bir şey yapmadık. Caner provakasyon yapmadı sadece dizlerinin üstüne çöküp taraftarı selamladı. Buna belki bir şey diyenler olabilir. Lens'i beklettim sonradan aldım. Ali Palabıyık ile ilgili olanları biliyorsunuz. Kendi seyircimiz önünde burada ki maçta neler yaptığınızı biliyorsunuz. Artistlik yapıp neden çalmıyorsun dedim. beINSport sağolsun hemen yakından çekim yapmış, bu işleri iyi yapıyorlar."
'Size yine malzeme verdik'
Size lazım olan malzemeyi yine vermiş olduk. Stattan çıkarken anama yine küfür ettiler olsun biz küfür yemeye müsait bir milletiz. Başkasına gelince kafalarına göre saha kapatma cezası veriyorlar. Maçla ilgili bir beklentiniz yok. Gündemi değiştiriyorsunuz. Dönerken hakeme tepki gösterdim. Olumsuz olan bir şeyi kabul etmek, doğru bulmak doğru değil. Doğru olan veya bulan varsa yapsın.
"İlk 11 için kararımı vermedim. Yarın gereken kişilerle görüşüp kararımı vereceğim. Yarın yazarsınız..."

unutun satın alınmış bir hakemin yönettiği maçı Leipzig i yenelim önümüze bakalım

dünkü mücadele, beşiktaş açısından kritiklikten çok uzak, hatta sıradan bir lig maçıydı tarih ve rekabet bağlamlarından koparılırsa. ama ev sahibi için kaostan önceki son çıkıştı biliyorsunuz.

• bu maçla beraber ligde iki deplasmanımızı üst üste yöneterek tarihe geçen bir hakemin yönetimi altında bana kalırsa gereğinden fazla efor sarfettik, geçen sezonki gibi bir kilitleme oyunu benim tercihim olurdu. yine de ilk başta söylediğim gibi; önemi yok. 3-0 kaybetsek de önemi pek olmazdı. aynı fenerbahçe'nin galatasaray'ı kadıköy'de 4-0 yenip birkaç hafta sonra şampiyonluğu kaptırdığı gibi, derbiyi kazananın lig şampiyonu ilan edildiği bir format icat olmadıkça ezeli rakibimizin derbilere yüklediği bu metafizik anlam uzun vadede kesinlikle lehimize. kaldı ki, süper lig 30. haftadan önce çözülen bir yarışma değil, biliyorsunuz. öyle olmasa son 6 sezonda sadece 1 şampiyonluğu olan ve 10 yıldır şampiyonlar ligi oynayamayan bir ezeli rakip bu kadar mutlu olmazdı bugün itibariyle.


• saha içerisinde kuvvetimiz, planımız programımız gayet yerinde. ben süper lig'de bir aksilik olmadığı takdirde üst üste 3. şampiyonluğa uzanacağımızdan eminim. dolayısı ile saha içerisinden çıkmak bizim dezavantajımızdır. çünkü saha dışında ve masa başında biz güçlü değiliz. oralara gitmeyelim. pepe'de, negredo'da, cenk'te, babel'de kalalım. bu noktada bir görev de şenol hoca ve başkan'a düşüyor. derbilere zafere kaçışfilmindeki gibi bir hakem yönetimini umarak çıkma yönünde hazırlansın takım, başka türlü olmayacak. kalan maçlarda zaten üçer adım öndeyiz. başkan da seviyesizliklere aynı şekilde cevap vermesin. çünkü istenilen bu. camialarını dalaşma üzerinden konsolide etmek. gerek yok. irrasyonaliteye tutunmaya devam etsinler. sonuçlar zaten ortada.

• babel'in bugünkü instagram paylaşımı üzerine bu yazıyı yazmaya karar verdim. "dünü değiştiremeyiz ama tüm takım vodafone'daki rövanşın bugün oynanmasını isterdi" demiş hollandalı. çıkartılacak sonuç; bu mağlubiyet aynı geçen sezonki gibi takımı hırslandırmış. bu müsibetten müspet sonuçlar çıkacağına eminim. derbiler haricinde kaybetmemiz çok zor bu ligde. 2-3 mağlubiyetle şampiyon olacağımızı tahmin ediyorum. adetim değil ama bunu da not olarak düşeyim.

• beşiktaş'ın söyleyecek çok sözü var. hem ligde hem avrupa'da. farklı bir rotaya doğru ayrılıyoruz. o yüzden kafamız geride değil ileride olmalı. her zaman ama her zaman. en büyük iş biz taraftara düşüyor. tek yapmamız gereken takımı ileri doğru itmek. dalaşmaya, hır güre girmemek. dediğim gibi, senede 4 zafere kaçış maçımız olduğunu kabul edin ve o maçlar oynandığı anda kafada bitirin. 3-0 yensek de yenilsek de.

• leipzig maçı beşiktaş tarihi açısından farklı önemlere sahip. ilk kez bir alman takımını yenmek, ilk kez şampiyonlar ligi'ne 2 maçta 6 puanla başlamak, ilk kez şampiyonlar ligi'nde grubu lider bitirmeye yaklaşmak...

• vakit o kadar hızlı geçiyor ki... açılış maçına gitmeyi iple çektiğim günler dün gibi (nisan 2016). o günden bugüne 2 kere şampiyon olmuşuz. bir sonraki mayıs da göz açıp kapayıncaya gelecek.

• leipzig, leipzig, leipzig... sonra trabzon, trabzon, trabzon.. aklımız fikrimiz burada olmalı çünkü 16. şampiyonluğa giden yol buradan geçiyor, geriden değil.

• herkes her şeyin farkında. bu uzun bir yol ve herkesi her zaman kandıramazsınız. bazı değerler uzun vadede açığa çıkar ve buna karşı koyamazsınız. futbol işinin doğasına uygun ve akılcı yönetiliyorsanız başarı kaçınılmazdır. beşiktaş için başarı kaçınılmaz. süper lig'de üst üste 3. şampiyonluğumuz çok büyük bir olasılık. söyleyeceklerimiz daha çok. sahada konuşmak ve mayıs 2018'de motorları üst üste 3. kez maviliklere sürmek ise paha biçilemez bir cevap, bir kutlama ve kendini gerçekleştirme olacaktır.


kaynak: https://eksisozluk.com/entry/70987424

24 Eylül 2017 Pazar

sahadaki adaletsizliği görmeyenler, hepiniz mahmut uslu çocuğusunuz

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/70978295


Beşiktaş'tan, oynadığı güzel futbolun ve iki senedir kazandığı şampiyonlukların vergisini tahsil ettiler bu maçta. 

fener kötü olduğunda taraftarın cebindeki parayı alamayan yayıncı kuruluş, spor medyası, fb yönetimi ellerini ovuşturuyor şimdi. 
zavallı fb taraftarı da derbi kazandık diye seviniyor. bir çoğu beinsportsu arayıp üyeliklerini yeniledi bile. bu galibiyete sevinen taraftar, fb nin oynadığı rezil futbola mahkumdur. sahadaki adaletsizliği görmeyenler, hepiniz mahmut uslu çocuğusunuz..

and olsun ki sizin bu kirli düzeninizi yıkacağız. beşiktaş taraftarı bu maçı asla unutmayacak. sorumlular eninde sonunda bu kahpeliğin bedelini ödeyecek!

About